Celalettin Güneş

17.4K posts

Celalettin Güneş banner
Celalettin Güneş

Celalettin Güneş

@celalettingunes

Cümleler, bazen kelime, bazen fotoğraf ile. Fotoğraf sûretinde, hayata dair muhteviyat.

İstanbul Katılım Haziran 2009
364 Takip Edilen22.6K Takipçiler
Sabitlenmiş Tweet
Celalettin Güneş
Celalettin Güneş@celalettingunes·
Yemekten, yataktan, sıcaktan utanırmış insan.
Türkçe
68
9.8K
70.3K
3.1M
Celalettin Güneş
Celalettin Güneş@celalettingunes·
Bülbüller öter güller açar şâd gönül yok Hiç böyleliğin görmemişiz faslı baharın Şeyhülislam Yahya Efendi #sakura #kirazçiçeği
Celalettin Güneş tweet media
Türkçe
1
3
108
1.7K
Celalettin Güneş
Celalettin Güneş@celalettingunes·
Aydınlığın dokunduğu kahve kokusu,
Celalettin Güneş tweet media
Türkçe
1
4
98
1.1K
Celalettin Güneş
Celalettin Güneş@celalettingunes·
İstanbul, lâlelere emanet şimdi.
Celalettin Güneş tweet media
Türkçe
1
24
319
3.4K
Celalettin Güneş
Celalettin Güneş@celalettingunes·
Hayalin en güzeli, gerçeğin makulünden daha mutlu etmez. Hayat gerçekle yürür, hayalle fiyakasını düzeltir.
Celalettin Güneş tweet media
Türkçe
1
14
124
1.9K
Celalettin Güneş
Celalettin Güneş@celalettingunes·
Hayat akar mütemâdiyen, Zincirlihan’ın zincirlerinden akan yağmur gibi.
Türkçe
1
21
201
3.6K
Celalettin Güneş
Celalettin Güneş@celalettingunes·
Akşama, martılara, vapurlara ve İstanbul’a dair,
Celalettin Güneş tweet media
Türkçe
2
33
632
7.8K
Celalettin Güneş
Celalettin Güneş@celalettingunes·
Tüm güzellikleri geride bıraktık da artık her şey için daha çok çaba sarfetmek gerekiyor gibi bir dünya.
Celalettin Güneş tweet media
Türkçe
0
10
93
1.4K
Celalettin Güneş
Celalettin Güneş@celalettingunes·
Yaprağını dökmüş bir manolyadan kalan da güzeldir.
Celalettin Güneş tweet media
Türkçe
0
5
70
1.6K
Celalettin Güneş
Celalettin Güneş@celalettingunes·
Manolyalar vedaya hazırlanıyor,
Celalettin Güneş tweet mediaCelalettin Güneş tweet media
Türkçe
2
17
428
24.3K
ibrahim Ethem
ibrahim Ethem@hayalvehatira·
Bugün 26 Mart. Tam iki yıl önce bu tarihte, öğle vakti bir telefon geldi, açtım ve dünyam karardı. Bir cümleyle. Duyar duymaz içime ateş olup dolan kara, uğursuz bir cümlenin şiddetli darbesiyle sendeledim. Tenim yanmaya, gözlerim kararmaya, kulağım uğuldamaya başladı. Bir feryat kopardım gâlibâ, bilmiyorum. “Hayır, olamaz” gibi bir şeyler söylemiş olmalıyım ki iş arkadaşım odasından fırlayıp sordu “Ne oldu?” diye. “Kızım…” dedim dehşet içinde. Koştuk. O uzun koridor, merdivenler, araba. Bir yandan arkadaşıma yolu tarif ederken, nefesimi kesen felaket ihtimâline karşı umut telkin ediyorum kendime: “İyidir, hayattadır, iyileşir…” Fakat yarım saat kadar sonra yine bir kara cümleyle yıkıldım. “Başınız sağ olsun.” Canım kızım, Mehlikam yoktu artık, gitmişti bu dünyadan, onsuz kalmıştım. Mahvoldum, yerlerde çırpınmaya başladım, hemen can vermek istedim acıdan. Sonrası malûm, burada şâhit oldunuz hepiniz. Zâlim bir yanışla, perişan hâllerle, takat bırakmayan ağlamalarla geçen iki sene. Sevenlerim için hayata dönmeye çalışıyorum hâlen. Son bir iki aydır biraz daha iyiyim sanki, olduğu kadar işte. On üçüne basmasına birkaç ay vardı. Çok başka bir çocuktu Mehlika. Gören hayran kalırdı. Duyarlı, düşünceli, merhametli, ince ruhlu, olgun… Anlatılır gibi değil, farklı bir hâl vardı onda. Bakışında, duruşunda, konuşmasında tezâhür eden, onu akranlarından farklılaştırıp eşsiz kılan bir hâl, küçüklüğünden beri. Kendine has bir asâleti vardı. Bu dünyaya ait değildi sanki. Belki Allah onu bu denî dünyada daha fazla tutmak istemedi, acı çekmesine râzı olmadı da aldı yanına, bilmiyorum. Burada anlatamayacağım bazı alâmet ve haberleri de hesâba katınca, ben onun görevlendirildiğine ve tasarrufunun devam ettiğine inanıyorum. Geziyor, görüyor, duyuyor, haberdâr her şeyden bence. Muhterem Osman Nuri Topbaş Hoca, onun şehit olduğunu söylemişti vefât ettiği gün. İnşallah öyledir. O gitti ya, artık mutluluk uzak bana sanırım. Kabullendim. Belki bir parça huzûr ve sükûnet kısmet olur. Bâzen buruk bir neşe belki, gölgeli. Umduğum bu kadar. Bu dünyada hasretinin kolaylaşması ve onunla cennette kavuşmamız için duâlarınızı beklerim dostlarım. Mehlika güzellik… Mehlika iyilik… Mehlika firâk… Mehlika hasret… Mehlika hicrân… Mehlika kapanmaz yara… Mehlika sır… #MehlikaRana
ibrahim Ethem tweet mediaibrahim Ethem tweet media
Türkçe
223
64
3.5K
365.6K
Celalettin Güneş
Celalettin Güneş@celalettingunes·
Kış, yorar bozkırı. Kavak ağaçları savaştan dönen yorgun askerler gibi dağılmış su kenarlarına. Ekinlerin göğermesi, baharın ilk nefesidir, ısıtır, umut doldurur insanın içine. Dağların karı, sulak bir yazın habercisi, "kar senesi var senesi"dir çünkü.
Celalettin Güneş tweet media
Türkçe
1
12
98
1.6K
Celalettin Güneş
Celalettin Güneş@celalettingunes·
Osmanlı’dan cumhuriyete bir aydının takdire şayan çabasının sonucu. Yayına hazırlayan Mustafa Hocamıda tebrik etmek lazım.
Ketebe@ketebe

Cemaleddin Server Revnakoğlu, çalışmalarıyla tarih ve kültür araştırmalarına büyük katkılar sunmuş ve ömrünü İstanbul’un hafızasını sokak sokak gezerek kayıt altına almaya adamış müstesna bir şahsiyettir. Revnakoğlu’nun İstanbul’u: Suriçi’nden Boğaziçi’ne, işte bu “hafıza”nın kâğıda aktarılmasıyla oluşan anıtsal bir eserdir. Revnakoğlu’nun devasa arşivini temel alan ve Prof. Dr. Mustafa Koç’un yıllar süren derin araştırmalarıyla hayat bulan bu külliyat; Revnakoğlu’nun hayatını ve çevresindeki mühim şahsiyetleri, tasavvuf kültürünü, edebiyat ve sanat yaşamının önemli portrelerini, eski İstanbul’un sosyal dokusunu ve İstanbul’daki tekkelerin tarihlerini bizzat yapılmış gözlemler ve belgelerle gün yüzüne çıkarmaktadır. Kapsamlı arşiv ve alan araştırmalarının sonucu olan 8 ciltlik bu özel çalışma, Revnakoğlu’nun daha önce yayımlanan Suriçi (Fatih) notlarının yanı sıra Eyüp, Beyoğlu, Kasımpaşa, Sarıyer, Üsküdar, Beykoz, Kartal, Maltepe, Pendik semtlerine dair notlarını da içermektedir. Kültürel bir hazine niteliği taşıyan metin; mezar taşlarının, kitabelerin, tarihî yapıların, mühim şahsiyetlerin fotoğraflarıyla ve çeşitli arşivlerden alınan belge ve görsellerle zenginleştirilmiştir. Yine bu çalışmaya özel olarak, Revnakoğlu’nun tarikat-tekke terimlerine dair notlarından meydana gelen ve müstakil bir eser hacminde olan bir sözlük de ilk kez yayımlanmaktadır. Cemaleddin Server Revnakoğlu’nun ömrünü vakfettiği İstanbul’a dair tüm notları, 8 ciltlik kutulu özel baskısıyla şimdi Ketebe’de!

Türkçe
0
6
63
3.4K