Çetin

2.8K posts

Çetin

Çetin

@ceto3460

İstanbul

İstanbul, Türkiye Katılım Eylül 2020
1.8K Takip Edilen456 Takipçiler
Çetin
Çetin@ceto3460·
@alihaydarfirat Seni @inanguney in babasına yazdığı babalar günü mektubunu okumaya davet ediyorum eyyy vicdan nerelerdesin
Türkçe
0
0
2
8
Dr. Ali Haydar Fırat
Dr. Ali Haydar Fırat@alihaydarfirat·
Sabah babalar günümü ilk Deniz kutladı. “Sen dünyanın en güzel babasısın ve ben de senin gibi bir baba olacağım” dedi. Bir babaya söylenebilecek en güzel sözdür ve benim için bir babanın sahip olabileceği en güzel çocuktur Deniz… En büyük ve en sonsuz aşktır… Ve elbette canımın içi babam… İnandığı bir doğru için bütün dünyayı karşısına alabilecek cesareti gösteren kahramanım… Işığım… İçimizdeki en görkemli yürüyüşün başlatıcısı büyük insanlara, babalara sonsuz selam olsun❤️❤️🙏🙏💐💐
Dr. Ali Haydar Fırat tweet media
Türkçe
312
17
391
17.3K
Çetin retweetledi
Umut Akdoğan
Umut Akdoğan@AKDOGANumut·
İnan Başkan ağlattın bizi. Seviyoruz seni…
inan güney@inanguney

BABAMA... “14 yaşında düştüm yola, gurbete, köyde anne yok, baba yok ne yapacaktım? Köyden Zara'ya yürüdük" der, anlatırdı babam. "Kulaksız Çöpçüler Koğuşu’nun orada 20 kişi bir evde kalırdık. Gündüzcüler kalkar, gececiler yatardı ama yataklar hiç boş kalmazdı. Araba falan nerede, koşarak giderdik işe… Sonra, Maksim'de bulaşıkçılık yaptım, taksicilik yaptım, sonra askere gittim" derdi. Askerlik anıları hem babam için hem Türkiye siyasi tarihi için bir tanıklıktı. Şöyle anlatırdı: “Deniz'i, Yusuf'u, Hüseyin'i idam eden mahkeme hakiminin şoförüydüm. Komutanı bırakır kapı arasından dinlerdim duruşmaları. Gelir giderken Deniz'i izlerdim. Koç yiğitti, boylu posluydu, aslan gibiydi. Annesiyle babası gelir tel örgülerin orada otururdu, izler üzülürdüm. Bir gün yanlarına gittim gizlice, ellerini öptüm, ‘Ben hakimin şoförüyüm’ dedim. Ana, 'Hakim ne diyor evladım bizim çocuklar için?' diye sordu. Ben de, ‘Bir şey der mi bana anacığım’ dedim ve boynum bükük ayrıldım yanlarından’ der, titreyen sesiyle anlatırdı o günleri. Askerden gelip, Beyoğlu Belediyesi'nde şoför olarak işe girmiş babam. Çöp kamyonu kullanır, sokak sokak gezermiş Beyoğlu'nda. Her gün gittiği sokaklardan birinde çöpünü aldıkları evlerden birinde bir kız görmüş, sevmiş ve böyle evlenmişler annemle... Üç kardeştik, çocuktuk, babamız evde olmazdı çoğunlukla, sabah 5'te kalkar belediye işine gider, öğleden sonra 3’te taksiye çıkar, gece 12’de eve gelir yatardı. Yatmadan teybe bir kaset koyar; ya Papur, ya Aşık Gülabi dinler, öyle yatardı. Belki de tek keyfiydi o. Sadece Pazar günleri görürdük babamı. Öyle yoğun çalıştı yıllarca, ekmek aslanın ağzında derdi. 
Ablam, abim, ben okuyalım diye her fedakarlığı yapardı, yemez yedirir, giymez giydirir derler ya, o fedakarlıkla, 'Yeter ki okusun çocuklar' derdi. Belki de yaşamadığı çocukluğunu, görmediği mevkileri, çalışarak geçen gençliğinin, yitip giden yıllarının, ezilmişliğinin bedeli olarak çocukları, bizler, güzel yerlerde olalım, okuyalım istiyordu. Babam;  artık büyüdük, evlendik, gelinlerin, damadın oldu, 7 torunun oldu. Oğlun, o çöp kamyonunun direksiyonunda ter döktüğün, sokaklarını arşınladığın, Beyoğlu'na başkan oldu sayende. Her işçiye baktığımda sen aklıma geldin, seni gördüm gözlerinde, evlidirler, evlerinde onlar da evlat sahibidirler, belki de geleceğin başkanlarını yetiştiriyorlar diye düşünür, sana duyduğum saygıyı, sevgiyi gösterirdim tüm işçi kardeşlerime. Senden öğrendim ben, “Emek en yüce değerdir” demeyi. Başkan oldum, çok çalıştım baba, şimdi yolum düştü mahpusa. Cezaevine girdiğimde dimdik ayaktaydın, arabanı kullanır, Örnektepe’ye kahveye giderdin. Ama ilk açık görüşümde tekerlekli sandalyeyle getirdiler ya seni, o an dünya başıma yıkıldı. Sen bizim dağımızdın, kaç yaşında olursak olalım, mevkimiz ne olursa olsun gölgene sığındığımız çınardın. O an sen beni mahpus, ben seni hasta görünce ağladık, sarıldık ya gitmiyor aklımdan. Erkekler ağlamaz derler, oysa bal gibi ağlarmış işte... Bu Babalar Günü kapını çalamayacağım, elini öpüp sarılamayacağım ama biliyorum ki yol arkadaşlarım, dostlarım, eşim ve kızlarım çalacak kapını, onlarca İnan Güney öpecek elini. Üzülme dayan babam, elbet bu günler geçecek ve ben kapını çalıp elini öpeceğim, gölgene sığınacak, sarılacağım ve 
mutluluk gözyaşları dökeceğiz. O güne kadar, özgür günlerde kucaklaşana kadar kal sağlıcakla babam. Hani bir türkü dinlerdin ya hep; "Ben yanarım yavrum sana, yavrum yanar yavrusuna" derdi; biliyorum sen bana, ben yavrularıma yanarım hücrede.
 Bu Babalar Günü sen evladından, ben evlatlarımdan ayrıyım baba… 
Ne sana ne bana kutlu olmayacak ama kutlayacağımız, güleceğimiz, sarılacağımız daha nice Babalar Günü’ne olan inancım tam. Ellerinden öpüyorum, elbet bugünler geçer, zulüm son bulur, yeter ki sen sağlıklı ol, var ol babam. Sağlıcakla kal…

Oğlun İnan Güney
Silivri Zindanı

Türkçe
20
314
4.2K
87.4K
Çetin
Çetin@ceto3460·
@inanguney İnan Deniz Aslan gibiyiz devrimci babanıza hürmetle özgür günlerde motorları maviliklere süreceğiz inancımız tamdır 🙏
Türkçe
0
0
0
90
inan güney
inan güney@inanguney·
BABAMA... “14 yaşında düştüm yola, gurbete, köyde anne yok, baba yok ne yapacaktım? Köyden Zara'ya yürüdük" der, anlatırdı babam. "Kulaksız Çöpçüler Koğuşu’nun orada 20 kişi bir evde kalırdık. Gündüzcüler kalkar, gececiler yatardı ama yataklar hiç boş kalmazdı. Araba falan nerede, koşarak giderdik işe… Sonra, Maksim'de bulaşıkçılık yaptım, taksicilik yaptım, sonra askere gittim" derdi. Askerlik anıları hem babam için hem Türkiye siyasi tarihi için bir tanıklıktı. Şöyle anlatırdı: “Deniz'i, Yusuf'u, Hüseyin'i idam eden mahkeme hakiminin şoförüydüm. Komutanı bırakır kapı arasından dinlerdim duruşmaları. Gelir giderken Deniz'i izlerdim. Koç yiğitti, boylu posluydu, aslan gibiydi. Annesiyle babası gelir tel örgülerin orada otururdu, izler üzülürdüm. Bir gün yanlarına gittim gizlice, ellerini öptüm, ‘Ben hakimin şoförüyüm’ dedim. Ana, 'Hakim ne diyor evladım bizim çocuklar için?' diye sordu. Ben de, ‘Bir şey der mi bana anacığım’ dedim ve boynum bükük ayrıldım yanlarından’ der, titreyen sesiyle anlatırdı o günleri. Askerden gelip, Beyoğlu Belediyesi'nde şoför olarak işe girmiş babam. Çöp kamyonu kullanır, sokak sokak gezermiş Beyoğlu'nda. Her gün gittiği sokaklardan birinde çöpünü aldıkları evlerden birinde bir kız görmüş, sevmiş ve böyle evlenmişler annemle... Üç kardeştik, çocuktuk, babamız evde olmazdı çoğunlukla, sabah 5'te kalkar belediye işine gider, öğleden sonra 3’te taksiye çıkar, gece 12’de eve gelir yatardı. Yatmadan teybe bir kaset koyar; ya Papur, ya Aşık Gülabi dinler, öyle yatardı. Belki de tek keyfiydi o. Sadece Pazar günleri görürdük babamı. Öyle yoğun çalıştı yıllarca, ekmek aslanın ağzında derdi. 
Ablam, abim, ben okuyalım diye her fedakarlığı yapardı, yemez yedirir, giymez giydirir derler ya, o fedakarlıkla, 'Yeter ki okusun çocuklar' derdi. Belki de yaşamadığı çocukluğunu, görmediği mevkileri, çalışarak geçen gençliğinin, yitip giden yıllarının, ezilmişliğinin bedeli olarak çocukları, bizler, güzel yerlerde olalım, okuyalım istiyordu. Babam;  artık büyüdük, evlendik, gelinlerin, damadın oldu, 7 torunun oldu. Oğlun, o çöp kamyonunun direksiyonunda ter döktüğün, sokaklarını arşınladığın, Beyoğlu'na başkan oldu sayende. Her işçiye baktığımda sen aklıma geldin, seni gördüm gözlerinde, evlidirler, evlerinde onlar da evlat sahibidirler, belki de geleceğin başkanlarını yetiştiriyorlar diye düşünür, sana duyduğum saygıyı, sevgiyi gösterirdim tüm işçi kardeşlerime. Senden öğrendim ben, “Emek en yüce değerdir” demeyi. Başkan oldum, çok çalıştım baba, şimdi yolum düştü mahpusa. Cezaevine girdiğimde dimdik ayaktaydın, arabanı kullanır, Örnektepe’ye kahveye giderdin. Ama ilk açık görüşümde tekerlekli sandalyeyle getirdiler ya seni, o an dünya başıma yıkıldı. Sen bizim dağımızdın, kaç yaşında olursak olalım, mevkimiz ne olursa olsun gölgene sığındığımız çınardın. O an sen beni mahpus, ben seni hasta görünce ağladık, sarıldık ya gitmiyor aklımdan. Erkekler ağlamaz derler, oysa bal gibi ağlarmış işte... Bu Babalar Günü kapını çalamayacağım, elini öpüp sarılamayacağım ama biliyorum ki yol arkadaşlarım, dostlarım, eşim ve kızlarım çalacak kapını, onlarca İnan Güney öpecek elini. Üzülme dayan babam, elbet bu günler geçecek ve ben kapını çalıp elini öpeceğim, gölgene sığınacak, sarılacağım ve 
mutluluk gözyaşları dökeceğiz. O güne kadar, özgür günlerde kucaklaşana kadar kal sağlıcakla babam. Hani bir türkü dinlerdin ya hep; "Ben yanarım yavrum sana, yavrum yanar yavrusuna" derdi; biliyorum sen bana, ben yavrularıma yanarım hücrede.
 Bu Babalar Günü sen evladından, ben evlatlarımdan ayrıyım baba… 
Ne sana ne bana kutlu olmayacak ama kutlayacağımız, güleceğimiz, sarılacağımız daha nice Babalar Günü’ne olan inancım tam. Ellerinden öpüyorum, elbet bugünler geçer, zulüm son bulur, yeter ki sen sağlıklı ol, var ol babam. Sağlıcakla kal…

Oğlun İnan Güney
Silivri Zindanı
inan güney tweet media
Türkçe
289
1.4K
7.9K
224.8K
Çetin
Çetin@ceto3460·
RT @eczozgurozel: Köhnemiş, eskimiş, kaybetmeye alışmış siyaseti geride bıraktık. Önümüze bakıyoruz. Bugün bir bankın üstündeyiz ama mille…
Türkçe
0
148
0
18
Çetin retweetledi
Naz YAVUZARSLAN
Naz YAVUZARSLAN@NazYavuzarslan·
Bilmiyorum 🙂
Türkçe
18
40
406
4.8K
Çetin
Çetin@ceto3460·
@TCAytunCiray Bay doktorun tipik sağcı ustenci bakışı devam ediyor
Türkçe
0
0
4
120
Dr. Aytun Çıray
Dr. Aytun Çıray@TCAytunCiray·
Aytun Çıray’dan Özgür Özel’e uyarı: PARTİ BÖLÜNÜRSE HAİN DURUMUNA DÜŞER Yeni parti meselesini ise önceden planlamışlar. Yeni parti konusunu çok önceden duyuyorduk. Bir ara vazgeçtiler. Öyle sanıyorum ki Sayın Meclis Başkanı ve Sayın Bahçeli; Bülent Arınç'la açıktan, diğer kişilerle de kapı arkası görüşmelerle Özel ve arkadaşlarını mutlak butlanın çıkmayacağına inandırdılar. Nitekim bunun göstergesi olarak Özgür Bey, 'Mutlak butlan çıkarsa bileklerimi keserim' dedi. Ondan sonra biraz rehavete girdiler. Mutlak butlan çıkınca tekrar bir yeni siyasi parti kurma arayışı ortaya çıktı. @herkesicinCHP @Akparti egedesonsoz.com/aytun-ciraydan…
Dr. Aytun Çıray tweet media
Türkçe
49
51
233
17.1K
Çetin
Çetin@ceto3460·
@kilicdarogluk Biz alacağımızı akşam Sözcü TV de aldık bay bay kemal
Türkçe
0
0
11
119
Kemal Kılıçdaroğlu
Kemal Kılıçdaroğlu@kilicdarogluk·
Dokunulmazlıkların kaldırılması süreci, verdiğimiz hukuk mücadelesi ve yalan bilgilerle çarpıtılmak istenen gerçekler; Son dönemde geçmişteki milletvekili dokunulmazlıklarının kaldırılması süreci üzerinden yapılan haksız eleştiriler ve oluşturulmaya çalışılan algılar karşısında, gerçekleri ilk günkü netliğiyle halkımızla paylaşmak bir zorunluluk hâline gelmiştir. Şu anda hiçbir dokunulmazlığı olmayan ve Erdoğan’ın açtığı birçok davada onlarca yıl hapis cezasıyla yargılanan, bir kısmından da ceza almış bir siyasetçi olarak tekrar söylüyorum; kürsü dokunulmazlığı dışında hiçbir dokunulmazlığı doğru bulmuyorum. 22. Dönem milletvekillerimizin ve aday adaylarımızın noter huzurunda, kendilerine tanınan dokunulmazlık ayrıcalığından faydalanmayacaklarını beyan etmeleri de bizim konuya bakışımızın göstergesidir. 2016 yılındaki dokunulmazlıkların kaldırılma sürecinde AKP, anayasa değişikliklerini referanduma götürerek yapmak istedi. Bu, ülkenin üzerine bir karabasan çöktürme niyetiydi. Bağrımıza taş bastık, risk aldık; bu karabasanı ve ülkenin tehlikeli bir biçimde kutuplaşmasını engelledik. Sayısal çoğunluğumuz ancak buna imkân verdi. Dönemin milletvekili arkadaşlarımız her adımına şahittir. Biz, iktidarın bu algı operasyonunu ve kurduğu siyasi tuzağı bozmak, bütün milletvekillerinin hiçbir suçtan korkusu olmadığını göstermek adına o dönem “Evet” dedik. Bu karar, iddia edilenin aksine, siyasi bir günah veya teslimiyet değil; iktidarın elindeki en büyük propaganda silahını elinden alma hamlesiydi. Üstelik o günkü anayasal ve yasal sürece göre, dokunulmazlığı kalkan bir siyasetçinin tutuksuz yargılanması, yargılama bittikten sonra eğer bir ceza kesinleşirse gereğinin yapılması gerekiyordu. Ancak iktidar, yargıyı sopa gibi kullanarak yasal süreci ve evrensel hukuk ilkelerini çiğnedi; milletvekillerini apar topar gözaltına alıp tutukladı. Burada suçlanması gereken muhalefet değil, hukuku katleden Saray rejimidir. Bu sürecin perde arkasını, hukuki boyutunu ve o günkü siyasi iklimi en iyi bilen kişilerden biri de Sayın Selahattin Demirtaş’tır. Biz, Sayın Demirtaş’ın ve tüm siyasi tutsakların haksız, hukuksuz bir şekilde cezaevinde tutulmasına karşı ilk günden beri en gür sesi çıkardık; Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarının uygulanması ve Demirtaş’ın özgürlüğü için meydanlarda, Meclis kürsülerinde ve Adalet Yürüyüşü’nde her zaman en ön safta mücadele ettik. Hal böyleyken, bugün gelinen noktada hem bu büyük hukuk mücadelesini görmezden gelen hem de el altından Erdoğan yönetimiyle pazarlık masasına oturan ve sözüm ona Sayın Demirtaş’ın yol arkadaşı olduğunu iddia eden bazı kişilerin tavırları tam bir tutarsızlıktır. Biz geçmişte kurulan tuzakları bozarak hukuk zemininde kalırken, bugün Erdoğan’ın muhalefeti bölme oyunlarından biri olan dokunulmazlık meselesini yalan ve yanlış bilgilerle kamuoyunda işleyen siyasetçi ve gazeteciler, bilerek ya da farkında olmadan iktidara hizmet etmektedir. Bizim ne halkımıza karşı bir günahımız ne de Adalet Yürüyüşü’müzden bir milim sapmamız vardır! Dün olduğu gibi bugün de ilkeli duruşumuzdan taviz vermeden; hem Saray rejimiyle hem de onunla iş birliği yaparak demokratik muhalefeti zayıflatmaya çalışanlarla mücadele etmeye kararlıyız. Buradan bir kez daha ilan ediyorum: Sayın Demirtaş’ın, Selçuk Kozağaçlı’nın, Can Atalay’ın, Gezi tutuklularının, haksız yere tutuklu bulunan bütün belediye başkanlarımızın ve bu milletin her bir üyesinin hakkını sonuna kadar arayacağımı bilmenizi isterim. Bu ülkede tek bir adaletsizlik, tek bir mazlum kalmayana dek; herkes için adalet, herkes için hukuk demeye inatla ve kararlılıkla devam edeceğiz!
Türkçe
7.9K
678
2.8K
1.6M
Çetin
Çetin@ceto3460·
@sonceneviz Biriz,beraberiz Atatürk'ün kurduğu Türkiye Cumhuriyeti emanetine sahip çıkacağız.
Türkçe
0
0
3
29
Muharrem Coşkun
Muharrem Coşkun@muharice·
Sayın Kemal Kılıçdaroğlu (@kilicdarogluk), @szctelevizyonu'nda hem Özgür Özel yanlılarına, hem de karşısındaki gazetecilere tam anlamıyla meydan okuyor, dahası dürüstlük ve gazetecilik dersi veriyor.. #CHPLideriSözcüTvde
Türkçe
667
113
792
61.5K
Çetin
Çetin@ceto3460·
@avrasyaanket Ulan düşkün adam rezil oldu konuşamıyor kekeliyor bitik acınacak durumda şu anda merdan yanardağ konusunda yerin dibine girdi çirkef adam
Türkçe
0
0
51
425
Kemal ÖZKİRAZ
Kemal ÖZKİRAZ@avrasyaanket·
#CHPLideriSözcüTVde iddialarla ilgili "komisyon kurduk, bu komisyon ayrıca inceleyecek" diyor. Gazeteci ısrarla "siz yargı bağımsız mı diyorsunuz" diyor. Yargı bağımsız güvenilir olsa niye komisyon kuralım:) "Belediye başkanı kendisi itiraf etmiş ihraç etmeyecek miyim" diyor. Gazeteci "masumiyet karinesi" diyor.🤣
Türkçe
294
66
428
54.8K
Hilal Köylü
Hilal Köylü@hilalkoylu·
Kılıçdaroğlu: Her belediye yaptığı harcamaların hesabını verecek. Kreş açtın diye, vatandaşa para dağıttın diye kimse sana karışmaz. Ama para dağıtıp, 500 bini cebine attıysan soruşturulursun. Bir parti belediyeden para isteyemez. Hazine'den gelen parayla, belediyeden gelen para aynı olmaz. İlkokul çocuğu bunu bilir. Bir gazeteci çıkıp da -Sayın Özel sen yanlış diyorsun- demiyor. Belediye başkanı rüşvet verdiğini söylüyor. Rüşvet iddiası altındaki genel başkan yardımcıları niye tazminat davası açmıyor. (Sözcü TV)
Türkçe
33
3
55
16.4K
Çetin retweetledi
Tele2 Haber
Tele2 Haber@tele2haber·
Özgür Özel, Denizli'de pazar esnafıyla buluştu. "Gençlik arkanda başkanım!"
Türkçe
3
100
1.1K
12.5K
Çetin
Çetin@ceto3460·
@MstSelanik22 Sana gazeteci diyenin ben taa silkeleyim yozdil
Türkçe
0
0
4
97
TÜRKİYE GERÇEKLERİ (yeni)
Belgelendi ama belge yok…. Yıllardır muhalif görünen ama iktidar zora düştüğünde ilk yardıma koşan bu kendine ulusalcıyım diyen nasyonal sosyalistler olur…. Yıllardır bu ülkenin en güvenilmeyecek canlıları bunlardır diye defalarca yazmıştım
Yılmaz ÖZDİL@Yilmaz_Ozdill

Özgür Özel yönetiminin aparat medyaya 755 milyon lira ödediği belgelendi, şimdi sıra, bu parayı alan televizyonların, gazetelerin ve gazetecilerin isim isim açıklanmasına geldi

Türkçe
8
70
469
17.9K
Çetin
Çetin@ceto3460·
@barisyarkadas Atananlar kaile alınmaz önemli olan secilenlerdir
Türkçe
0
0
13
193
Joker 💧𓆗⚘
Joker 💧𓆗⚘@bettlejuiceeee·
Milliyetçi partiye oy vermek isteseniz hangisine oy verirsiniz?
Türkçe
75
8
49
7K
Çetin
Çetin@ceto3460·
@avrasyaanket kemal kk ve ekibinden 2023 ve öncesi reklam anket ücretleri olarak büyük paralar aldığını kahvede konuşuyorlar şaşırdım olamaz bu kadar dedim. Ha belge sorma artık sorulmuyor böyle şeyler konuşuluyor duydum vb. Bil istedim
Türkçe
0
0
1
82
SÖZCÜ Televizyonu
SÖZCÜ Televizyonu@szctelevizyonu·
"Mutlak butlan" kararının ardından CHP Genel Başkanlığı koltuğuna oturan Kemal Kılıçdaroğlu, Sözcü Televizyonu'nda özel röportajla ekranlara geliyor. Eski yol arkadaşlarını suçlaması, peş peşe gelen ihraçlar ve yeni parti iddialarıyla birlikte "iplerin koptuğu" süreçte tüm gözler Kılıçdaroğlu'nda. Peki, parti ne zaman kurultaya gidecek? Kılıçdaroğlu CHP'yi kimden ve neden arındıracak? Gündem yaratacak soruları deneyimli gazeteciler Barış Terkoğlu, Senem Toluay Ilgaz ve Aslı Kurtuluş Mutlu soruyor; Kemal Kılıçdaroğlu canlı yayında yanıtlıyor. Özel Röportaj, yarın akşam saat 20.00'de Sözcü Televizyonu'nda! @kilicdarogluk @ilgazsenem @baristerkoglu @aslikurtuluss
Türkçe
273
0
12
12.9K
Çetin
Çetin@ceto3460·
@ZeydanKaralar01 Üzülme başkan tavrını koy Adana gibi başkan dedik lütfen sürece ortak olmayın secilmisin yanında olun
Türkçe
0
1
23
233
Zeydan Karalar
Zeydan Karalar@ZeydanKaralar01·
Anıl Tanburoğlu görevini layıkıyla yerine getiren, bütün seçim süreçlerinde çok çalışmış ve başarılı da olmuş bir il başkanımızdır. Son derece de liyakatlidir. Benim tutuklu olduğum dönemde de beni yalnız bırakmamış, Adana’da bize destek olmuş ve bunu da gayet sağ duyulu şekilde gerçekleştirmiştir. Geldiğimiz süreçte, kendisinin bu şekilde görevden alınması doğru olmamış, beni de ziyadesiyle üzmüştür.
Türkçe
576
274
3K
218.8K