Masallara, kahramanlara, hikayelere… en çok da duygulara inandık.
Ama gerçek dünya bu derin olgulara sahip değil.
Bir çıkar olmadığı sürece kimse elini tutmuyor.
Saf sevgi dediğimiz şey, çoktan roman ve masalların tozlu sayfalarında kayboldu…
Doğru kişi; yanında huzuru bulduğun değil, huzurlu hissettiğin yerdir.
Eksik değil, yeterli hissettiğin.
Kendini sevmeyi öğrendiğin ve aynaya baktığında kaçmadığın.
Yanındaki sana yetersizlik ve güvensizlik bırakıyorsa,
o hikaye bitmiştir; sadece sen çıkmamışsındır!
Bazı gözyaşlarının sana dökülmediğini bildiğin halde cehaletten mi yoksa duygusal aptallıktan mı bilinmez, üstüne alınıyorsun ya işte o aşk buhranı geçince geriye bir tek mide bulantısı kalıyor.