Synergy Kendiyas@SynergyKendiyas
🟢EŞLER ARASI GEÇİMSİZLİK VE BOŞANMA
➡️METAFİZİK SEBEPLERİ VE ÇÖZÜM YOLLARI
➡️YAPILAN HAYIRLARIN EŞLER VE AİLE İLE PAYLAŞILMASI
En çok uğraşılan, sorun olan konu; eşlerin birbirleriyle geçinememesi ve zaman geçtikçe çiftlerin belli yıllar sonra inanılmaz şekilde şiddetli geçimsizlik ve sıkıntıya düşmesidir.
Bu konu ile ilgili istihare, istişare ve araştırmamız neticesinde vardığımız sonuçlar ve çözüm olabilecek konulardan biraz bahsedelim.
Eşler birbirlerini tanımaya başladıktan sonra birbirlerine alıştığı süreçte aralarındaki bakış açılarının farklılığından dolayı birtakım problemler çıkabiliyor.
Eğitim farklılıkları, hayata bakış farklılıkları derken, çiftler birbirlerindeki bakış açısını anlayıp, anladıklarını birbirlerine aktararak birbirlerini yetiştirirlerse; bu çiftler problemleri olsa bile kısa sürede çözerek devam ediyorlar. Mutlu bir hayat sürüyorlar.
Bu para pul veya olabilecek başka sıkıntılarla alakalı değil. Çiftlerle ilgili, ailelerle ilgili
İstihare ve istişarelerimizin neticesinde ana konu şu: Yıllar geçtikçe eşlerin farklı ilgi alanları oluyor, farklı çevreler oluyor, tanıdıklar oluyor.
Mesela ev hanımlarının yakın arkadaşları oluyor, arkadaşlarını sonradan ediniyorlar. Onların bilgi ve donanımlarını alıyorlar. Bu aldıklarıyla hayata bakış açıları değişebiliyor. Bu değişim sonucunda de eşi yani erkek geride kalmış olabiliyor ya da tam tersi; belirli bir zaman sonra özellikle erkeklerin dışarıda olması ve farklı çevrelere rahat giriyor olması hasebiyle eşleriyle, bayanlarla iletişimlerini en az noktaya düşürüyorlar.
Buradaki en önemli konu, farklı bir çevre, farklı bir arkadaş grubu veya farklı fikirler edindiklerinde edindikleri bilgileri, bakış açılarını eşleriyle paylaşmıyorlar. Her 2 taraf içinde geçerli bu
Yani biri öğrendi, farklı bir bakış açısı aldı, farklı konuları öğrendi. Bunu gelip eşiyle paylaşmadığında eşini de kendi seviyesine doğru çekmiyor. Kendi seviyesine yakın noktaya almıyor.
Belirli bir düzen kurmuş ya da farklı bir gezi programı veya iş çevresinde farklı görüşleriyle birçok bilgi edindiği oluyor. Bu bilgi ve donanımlarını eşine vermiyor, eşine bunu aktarmıyor. Halbuki bakış açılannı aktarmış olsa eşiyle hem bir takım şeyleri paylaşacak hem de öğrendiği bilgilerle eşini de hazırlamış olacak. Aralarındaki farklılığı ortadan kaldırmış olacak.
Yani kendisini yetiştiriyor ama aldığı bilgilerle eşini yetiştirmiyor. Bu sefer de aradaki görüş farklılıklarıyla beraber zaman sonra eşini yetersiz görmeye başlıyor.
Halbuki yetersiz değil kendi aradaki farkı açtı, ufkunu genişletti. Eşinin ufku daha kapalı kaldı ya da kendi konularıyla alakalı yani bir problem olduğunda bakış açıları farklı oluyor ve anlaşamıyorlar. Bu da eşleri şiddetli geçimsizliğe sürüklüyor.
Neden?
Çünkü erkek farklı bakış açısıyla hareket ediyor ama eşi önceki stabil haliyle devam ediyor. Halbuki bakış açısını edindiği bilgileri eşiyle paylaşmış olsa eşiyle aynı görüşlere ve yakın seviyeye çekecek.
Bu çok önemlidir.
Boşanmalar dahil bütün sıkıntıların hepsinin ana konusu bu. Bakış açıları
Örneğin akrabalarına bakış açıları, anne babalara karşı bakış açıları, ticari hayatta iş hayatındaki bakış açıları, tatil bakış açısı, yemek kültürü gibi tüm bunlarda eşler birbirleriyle iletişim kurduklarında birbirlerinin açığını kapatmaları lazım ama karşıdakinin eşini bilinçlendirerek bunu yapması lazım.
Yani "geri kaldın, dar görüşlüsün" gibi suçlayarak değil. Bu çok önemli.
➡️Bir diğer konu da yine aynı konunun daha farklı bir manevi yönü. Asıl burası çok önemli. Istiharelerde çokça bununla karşılaştık.
Şöyle bir durum var; bayan veya erkek ibadetlerine daha fazla önem veriyor veya bir yardım kuruluşu ya da işinin haricindeki zamanlarla insanlara daha faydalı olacak bir takım konularla uğraşıyor
Burada yaptığının manevi getirisini ailesiyle paylaşmıyor.
Örneğin erkek işe gidiyor ama bayan sürekli eşinin anne babası veya kendi anne babasına bakıyor.
Buraya kadar bir şey yok ama buradan sonra manevi olarak altyapı çok değişiyor. Şöyle ki, erkek dışarıda yaptığı yardımı hayır, hasenatı veya koşturmayı ya da bir ilim meclisindeki sohbetlerindeki feyz ve bereketi, buradaki kazanılacak sevabı, Allahu Teala'nın rızasını eşiyle paylaşmış olsa, anne babasıyla paylaşmış olsa, çocuklarıyla paylaşmış olsa zaman sonra anlaşmazlıkların en aza indiğini görecek.
Her 2 taraf eşiyle paylaştığında ne oluyor?
Örneğin bir kadın paylaşıyor. Buradaki sevap eşinin hanesine de yazılıyor. Velev ki eşi doğru düzgün ibadetlerini de yapmıyor. Velev ki kullanması yasak olan haram olan şeyleri de kullanıyor diyelim.
Sürekli yaptığı hayır ve hasenat üzerine devam ettiğinde, aktardığında birbirleriyle paylaştıklarında bu defa sürekli eşinin hanesine kendi yaptığı sevaptan da eklenince manevi olarak aradaki fark da çok açılmamış olacak ve birbirlerine yakın olmuş olacaklar.
Manevi halde de birbirlerine yakın olduklarında şöyle bir durum oluyor:
Ruhların derecesi birbirlerine yakın olduğunda bu defa ruhlar birbirlerinden keyif alır. Birbirlerinden rahatsız olmaz. Birbirlerine itici gelmezler. Ufak tefek problemleri de çok rahatlıkla atlatabilirler ve değiştirebilirler.
Örneğin erkek dışarıda yaptığı çalışmalardan yine anne babası, kardeşleri, çocukları, eşinin anne babasıyla paylaştığında, bunu bir kere değil sürekli ölene kadar, hizmet devam edene kadar ebedi olarak niyet ettiğinde belirli yıllar geçtikten sonra bakılıyor ki burada arada hiçbir çatışma kalmamış.
Velev ki ticari olarak rahatlama olmamış, aile içindeki problemler çözülmemiş dahi olsa o birinin yaptığı hayır hasenatı diğerleriyle paylaşmasından dolayı yapmayan, uymayan, ruh olarak zayıf hale kalmış olan kişinin hanesine işlediği için otomatikman o ruhu da canlı ve diri tutmuş oluyor.
İşte bu canlı ve diri tutmuş olduğundan dolayı ruhun birisi ölmüş olmuyor. "ölmek" burada mecazidir. Yani arada çok büyük bir fark olmamış oluyor, her daim iletişim kurulmuş oluyor ve birbirlerini suçlamaktan da vazgeçmiş, eleştirmekten de vazgeçmiş oluyorlar.
Buna şöyle bir örnek verebiliriz: Örneğin hep gıpta ettiğimiz bazı evlilikler vardır. Görücü usulü olmasına rağmen hiç birbirini tanımayan 2 insan evlenmişler 30 sene 40 sene yaşamışlar. Aralarında en ufak bir tartışma, en ufak bir gürültü, kavga oluşmamış çünkü hayatı ortak paylaşmışlar, gitmişler ekini beraber ekmişler, biçmişler. Hayvanı beraber sağmışlar ya da ne yapıyorlarsa hep beraber yapmışlar. Bir şekilde bunları paylaşmışlar. Bu paylaşımın neticesinde de aralarında bir bağ oluşmuş ve hiçbir konuda sıkıntı yaşamamışlar.
Aslında bunlar şu andaki bizim tırnak içerisinde "medeni" hayattaki gibi bir flörtleşme, birbirini tanıma çabası ya da bir birlikte zaman geçirmeden evlendikleri halde bu, bahsetmiş olduğumuz bu ruhların dengelenmesi mantığı çerçevesinde bizim gıpta ettiğimiz birlikteliklere dönüşmüş.
Kesinlikle işin özü bu. Evliliklerdeki veya aile içindeki çatışmaların tamamı, hepsi bunun içinde. Yani herhangi aile içinde probleminiz var ise bakmanız gereken bu.
Eğer ki ruhların birbirlerine sevgi saygısı olursa ki işte sevgi saygının olma şekli de tam burada: Yaptığınız bir hayır hasenatı, iyiliği veya ibadetten sonra ettiğiniz bir duayı paylaşmanız, duanızın içine onları da kattığınızda ya da bir sadaka verdiğinizde anne babalarınızı eşiniz, eşinizin, anne babaları evlatlarınızla birlikte bunu verdiğinizde bunu çözersiniz. Hatta çevrenizdeki tanıdığınız eşiniz, dostunuz, değer verdikleriniz de bunun içine kattığınızda o kişi gördüğünde size karşı bir sempati duyar.
Efendimiz aleyhisselam zamanında 2 sahabe konuşuyor. Karşıdan da bir sahabe geçiyor, oradan selam veriyor. Yani elini kaldırdığını selam verdiğini düşünün. O konuşan 2 sahabiden bir tanesi "Aleyküm selam" diyor ve arkadaşına "ben onu çok seviyorum, o da beni çok seviyor" diyor.
Diğer sahabi "tamam senin onu sevdiğini anladım, peki onun seni sevdiğinin nereden biliyorsun" diyor.
"Biliyorum çünkü ben onu seviyorum sevgi tek taraflı olmaz, karşılıklı olur. "
Beni seviyor, sevdiği için benim kalbim de onu seviyor demek istiyor.
Eşler arasında, evlatlarınız arasında özellikle sevgi ve saygının olması -ki sevgi saygı olursa tüm hepsini toparlayıp çözecektir- olmasını istiyorsanız önce siz harekete geçin, karşıdan beklemeyin.
Siz harekete geçer, yaptığınız her iyilikte hayır hasenatta hatta eşiniz rahatsızsa onun adına iyilik yapıp hediye etmek de dahil bunları yaptığınızda mutlaka ve mutlaka bunu ruh bilir. Onu anlar ve o ruh karşılık verir.
İşte bu karşılık vermesini gördüğünüzde bakıyorsunuz ki beni çok seviyor, değer veriyor ya da çok kızacağı bir iş yaptınız, size kızmadı. Hatanızı tolere etti, görmemezlikten geldi. Zaman içerisinde affetti, çok affedilemeyecek bir şey bile yapmış olsanız sürekli gıyabında dualar ve paylaşımlarla mutlaka affeder. Kendi seviyenizle eşitlemiş olursunuz. Bütün aile içi, akraba, kardeş, anne baba dahil temelinin temeli bu
Hem istihare, hem manevi sohbetler ve istişarelerle birlikte bütün yılların içinde araştırmaların neticesinde aslında aldığımız en önemli ve tek sebep.
Kesinlikle yaptığınızı paylaşın ki paylaştığınızda da eksilmiyor ama siz vermeyi öğreniyorsunuz. Siz merhameti öğreniyorsunuz. Merhamet edene merhamet olunur.
Efendimiz aleyhiselam değil mi "Merhamet etmeyene, merhamet olunmaz" diyen?
İşte merhamet'in başı buradan başlıyor. Bütün iyiliklerin başı buradan başlıyor.
Siz eşinizle yaptığınız hayrı hasenatı paylaşmazsanız, gıyabında dua etmezseniz, rabbimden istemezseniz ne olacak?
Eşlerin birbirine karşı, evlatlarına veya aile içini birbirine karşı merhameti kalkmış olacak.
Merhameti sağlamanın en güzel yolu özellikle onların haberi olmadan paylaşın ama arada paylaştığınızda söylerseniz onların da nefsine dokunduğunuz için nefslerini mutlu etmiş olursunuz ki bu da çok önemli.
Bakın tüm problemlerin hepsinin çözümü burada. Zaman içinde istikrarlı bir şekilde çoluğunuzu, çocuğunuzu, eşinizi, anne babanızı, aynı seviyeleri dengelerseniz ya da siz aşağıda kaldıysanız karşı taraf aynısını yapar, sizi dengelerse kesinlikle bu sorunların tamamı en düşük seviyeye iner ve bu konuyu aşmadan da hiçbir dostluk, arkadaşlık uzun süreli olmaz.
Eski zamanlarda "ahiretlik" varmış, birbirlerine selamını gönder.irlermiş. O zaman sorgusuz yaparlarmış ya hani öyle bir dost olsun ki çağırdığımda neden diye sormasın. Bir şey istediğimde neden diye sormasın.
İşte bu hep aynı şekilde karşılıklı sorgusuz hediyeleşme, vermeyle olacaktır.
Ne öğrendiyseniz çevrenizdekilerle paylaşırsanız seviyeniz birbirine yakın olur. Anlaşmanız kolay olur, birbirinize bağlılığınız çok olur ve daim olur.
Sohbetin spotify linki ektedir👇
open.spotify.com/episode/4Ho9os…