Hakan Öztürk@HakanOzturkEHP
“MUTLAK BUTLAN” DARBESİNE KARŞI MÜCADELE EDECEĞİZ
CHP’nin güçlenerek yürümesini durdurmak isteyen hükümet, Kemal Kılıçdaroğlu ve ekibini bir piyon gibi kullanarak bütün imkanlarıyla partinin binasına operasyon düzenledi. Ülkeyi biz yönetiyoruz diyen sömürenler sınıfı adına çok aciz bir görüntü.
CHP’nin seçilebilme imkanı yüksek cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu’nu ve diğer seçilmiş belediye başkanlarını hapse attılar. Belediye başkanlıklarına kayyım atadılar. CHP belediyelerinde görev alanları casuslukla, suç örgütü üyeliğiyle ve rüşvetle suçladılar. Halkın gözüne kül üfürüyorlar. Hala bütün CHP’lilerin mahkemesi yoğun olarak sürüyor.
Bütün bunlara rağmen istedikleri sonuca ulaşamadılar. Hiçbiri tutmadığı için şimdi mahkemenin sözüm ona “mutlak butlan” kararını uygulamaya çalışıyorlar.
Asıl gerçeklik nedir? AKP her seçimde aşama aşama oy kaybederek eridi. Şu anda CHP ondan daha yüksek oy alıyor. O çok güvendikleri dağlara karlar yağdı. Türkiye’nin yüzde yetmişinin sağ partilere oy veriyor olması iddiasına dayanırız diye düşündüler ama sökmedi. Tarih nazlıdır ama yavaş yavaş da olsa tarih değişir ve değişti.
Şimdi cumhurbaşkanı seçilebilme ve Mecliste çoğunluğu oluşturabilme gücünden düştüler. Eskiden sosyolojik ve değişmez bir gerçek olarak aldıkları oy oranıyla övünenler ve bu oyun milli irade olduğunu söyleyenler, artık bir azınlık. Evet, o oy milli iradeydi ama şimdi kaybettiniz.
Türkiye’de değişim isteyenlerle, istemeyenlerin dengesi değişmiştir. Ne kadar çırpınılsa da nafile. AKP için niyet bambaşkaydı ama akıbet bu. Kapitalizm ve AKP kendi çelişkilerinin ağırlığı altında takatsiz kalıyor.
Eninde sonunda demokrasi mücadelesi verenler, seçme ve seçilme hakkının mücadelesini verenler kazanacak. Yatağından kopmuş toprağı hiçbir set tutamaz. Halkın heyelanına ve heyecanına karşı durabilecek bir güç yok.
Emekçi Hareket Partisi olarak, bütün saldırılara rağmen direnen CHP’nin ve onun Genel Başkanı Özgür Özel’in yanındayız. Bu kavga demokrasi düşmanlarına karşı, bu kavga hürriyet kavgası. “Hangi dağ efkarlıysa oradayız, perişan edilen her şey bizimdir.” diyoruz.
Bu her alanda, her aşamada verilmesi gereken bir siyasal haklar mücadelesidir, demokrasi mücadelesidir. EHP işçi sınıfının hak ve iktidar mücadelesini verdiği gibi, Kürt halkının mücadelesini güçlendirmeye çalıştığı gibi, mevcut baskı rejimine karşı demokrasi mücadelesini verenlerle de birlikte yürür.
Bütün tezgâhlarda paydosa giden eller, kontağı kapatıp açıp eller, şalteri indirebilen eller bir bahar akşamı ülkenin gidişatını ve bu hükümeti değiştirecektir. Yaralı ve bahtı karalı halkımız, bu kara vicdanlıların düzenine son verecek.
Kimin butlan, boş ve batıl olduğu yakında gözler önüne serilecek.
Ve yarın, kendini azametli yıldız sananlar, üflenen mumlar gibi birer birer sönecek. Bu kötü zamanlar yırtılıp atılacak. Emeğin tam karşılığının alındığı, kimsenin aç açık kalmadığı, Kürt halkının özgür olduğu, kadınların mutlulukla yaşadığı, gökkuşağının parladığı, kamunun ürettiği, paylaştığı ve yönettiği bir ülkeyi aşkla öreceğiz.
Kardeşliğin, çalışmanın, beraberliğin, atom güllerinin katmer açtığı, şairlerin, bilginlerin dünyalarında. Olmayanın alabildiği, olanların paylaştığı sosyalizme uzanacağız.