Av. Ağa DaDa

1.5K posts

Av. Ağa DaDa banner
Av. Ağa DaDa

Av. Ağa DaDa

@dada_agha

Avukat | Hukuk Okuryazarlığı ⚖️ Summum ius, summa iniuria. 📺 YouTube: https://t.co/5AZ1JfbOs0 🌐 Daha fazlası: https://t.co/sFLCuNwI9L

Türkiye Katılım Nisan 2021
2.5K Takip Edilen875 Takipçiler
Av. Ağa DaDa
Av. Ağa DaDa@dada_agha·
Gece yarısı polis arayıp “gelince öğrenirsin” diyorsa, ilk cümleniz şu olmalı: “Avukatımla görüşmek istiyorum.” Çünkü mesele sadece ifade vermek değildir. Bazen “ifadeye çağrı” diye başlayan süreç, fiilen yakalama, hastane raporu, nezarethane ve sabaha kadar belirsizlik olarak karşınıza çıkar. Suçlama söylenmeden, haklar açıkça bildirilmeden, neyle karşı karşıya olduğunuzu bilmeden verdiğiniz her söz; sonra aleyhinize kurulabilecek bir dosyanın ilk malzemesine dönüşebilir. Avukat o an sizin yerinize konuşmak için değil; size yöneltilen isnadı netleştirmek, hak ihlalini tutanağa geçirmek, hangi belgeyi neden imzaladığınızı görmek, yakalama/gözaltı tedbirinin hukuka uygun yürüyüp yürümediğini denetlemek için gerekir. İnsanlar bazen “Ben suçsuzum, avukata ne gerek var?” diye düşünüyor. Tam tersine: Avukat en çok, suçsuz olduğunu söyleyen insan için ilk dakikada gerekir. Çünkü ceza dosyalarında mesele sadece gerçek değil, gerçeğin dosyaya nasıl girdiğidir. Devlet gücüyle ilk temas anında yalnız kalmayın. Önce avukat.
Erzurum, Türkiye 🇹🇷 Türkçe
0
0
1
301
Şehit Evladı
Şehit Evladı@Sehit_Evladi·
Gece saat 23.00 gibi polis aradı; - İfade vermek için karakola gelmeniz gerekiyor. - Konu nedir? - Gelince öğrenirsiniz. Gelecek aracınız yoksa ekip yollayıp sizi aldıralım. - Kendim geleceğim ama konuyu söylerseniz sevinirim. - Gelince bilgi alırsınız. Karakolun önüne geldiğinizde bu numaradan arayın, önce hastaneye gidip rapor aldırmamız gerek. - Neden rapor alıyoruz? - Rutin işlem. - Daha önce de karakola İfade vermeye geldim, böyle bir rutin işlem yok. Gözaltına mı alınıyorum? - Gelince bilgi alırsınız. Karakola gidince numarayı aramadım, direkt içeri girdim. Yeni uygulamada karakola girişte kimlik sorgulaması yapıyorlar. Girişteki polis memuru, hakkımda yakalama kararı olduğunu söyledi. Neden aranıyorum diye sorunca, onu içeriden öğrenirsin dedi. Beni arayan ekip geldi, önce hastaneye darp raporu almaya gittik. Onlara da aynı soruyu sordum ama karakolda öğrenirsin diyerek bilgi vermediler. Gece 1'de karakola döndük. Bu gece "misafirimizsin" dediler. "Daha neyle itham edildiğimi bile bilmiyorum, neden gözaltına alındığımı öğrenmek istiyorum" diye çıkıştım. Biraz sonra nöbetçi karakol amiri geldi. "Biz sadece yakalama kararını görüyoruz. Nedenini savcılıkta öğreneceksin" dedi ve gidip savcılığa ifade vereceğime dair evrak imzalatarak beni bıraktılar. Eve geldiğimde gece saat 3 olmuştu. Sabah savcılığa gittim. Savcı hanım, "Falanca kişinin evini kurşunlattığın gerekçesiyle hakkında suç duyurusunda bulunulmuş. İfade vermeye gelmediğin için yakalama emri çıkardım" dedi. Oysa kimse beni ifade için aramadı ve bana herhangi bir tebligat da gelmemişti! Bahsettiği kişi, bir ay önce evimde yapılan hırsızlığın baş şüphelisi kargocu idi. Böyle bir şey yapmadım derken, savcı hanım o sırada dosyayı karıştırmaya devam ediyordu. "Kargocunun evini kurşunlayan kişi bir gün sonra yakalanmış ve kargocu gelip suç duyurusunu geri çekmiş" dedikten sonra bir söyleyeceğin var mı diye sordu. "Madem suçlu bulunmuş ve yakalama kararı çıkartılmadan suç duyurusunu geri çekmiş neden hakkımda yakalama kararı çıkartıldı ve neden dün geceyi karakolda geçirdikten sonra şu an buradayım" diye sorunca, "Prosedür böyle, beyanını almamız gerekiyordu" dedi. Ez cümle; adalete boynumuz kıldan ince ama adaleti sağlamak zorunda olanlar adalete güveni artık zedelemesinler...
Türkçe
590
2.5K
25.1K
1.6M
Av. Ağa DaDa
Av. Ağa DaDa@dada_agha·
Ceza dosyasında asıl mesele “ilk avukat izin verdi mi?” değildir. Asıl mesele şudur: Müvekkilin savunma hakkı, ilgisiz bir avukatın keyfine bırakılabilir mi? Bence hayır. Bir avukat cezaevine gitmiyor, duruşmalara gelmiyor, dosyayı takip etmiyor ama yeni avukata da “sana niye muvafakat vereyim” diyorsa, orada korunması gereken şey meslektaş egosu değil, özgürlüğü tehlikede olan insanın savunma hakkıdır. Evet, önceki avukata bildirim yapılır. Evet, ücret ilişkisi ayrıca tartışılır. Ama bu, ilk avukata veto yetkisi vermez. Avukatlık Kanunu’ndaki muvafakat meselesi, savunmayı kilitlemek için değil; önceki avukatın ücret ve emek hakkını düzenlemek içindir. Ceza dosyasında savunma hakkını bloke eden yorum tehlikelidir. Hele ki cezaevindeki kişi mağdur oluyorsa, “muvafakat vermedim, o yüzden yeni avukat giremez” yaklaşımı hukuku değil, alan kapatmayı savunur. Doğru cümle şu: Bildirim ayrı meseledir. Veto ayrı mesele. İlk avukatın bilgilendirilmesi gerekir; ama ilk avukatın kibri, müvekkilin savunma hakkının önüne geçemez.
Erzurum, Türkiye 🇹🇷 Türkçe
0
0
1
80
Attorney
Attorney@attorney_av·
Diyelim bir ceza dosyası var, aile özel avukat tutmuş ama avukat bir kere bile cezaevindeki müvekkilini ziyarete gitmiyor, çoğu duruşmalara gelmiyor, dosya ile yeterince ilgilenmiyor, aile de ikinci bir avukatla çalışmak istiyor, ikinci avukat ilk avukatı aradı, muvafakat istedi, ilk avukat da sen kimsin, sana niye muvafakat vereyim diye üstten üstten konuştu, hatasını kabul etmedi, o zaman dosya burda tıkanacak mı, aile ikinci avukatla çalışmayacak mı, cezaevindeki kişinin mağduriyeti nasıl önlenecek, böyle durumlarda muvafakat için izne gerek yok bence
SUBUTAY KESGİN@jurisgala

@attorney_av Bu bir meslek etiğidir, konulması ve uygulanması avukatlar elindedir. İİBF mezunu birinin maddeyi iptal etmesi bu etik kuralını değiştiremez ratio legis :*

Türkçe
34
2
138
119.4K
Av. Ağa DaDa
Av. Ağa DaDa@dada_agha·
Bu tartışmada 3 şeyi birbirine karıştırıyoruz: 1. Meslektaşa haber vermek, 2. bunun hukuken zorunlu olması, 3. ilk avukatın emeği ve ücret hakkının korunması. Bugün “dosyaya girecek ikinci avukat önce ilk avukatı aramak zorundadır” cümlesi fazla kesin. Neden? Çünkü mesele artık eski refleksle değil, Avukatlık Kanunu m.172 üzerinden okunmalı. Kanun, yükümlülüğü ikinci avukata değil; iş sahibine ve ilk vekâlet ilişkisine bağlıyor. Yani soru şu değil: “Meslektaşı aradın mı?” Asıl soru şu: “İlk avukatın muvafakati var mı?” “Yoksa önceki vekâlet ilişkisi hukuken sona mı erdi?” “İlk avukatın ücret hakkı ne olacak?” Bence “rızam olmadan mümkün değil” cümlesi de eksik. Müvekkil avukatını değiştirebilir. Ama bunu hiçbir hukuki sonuç doğurmadan yapamaz. Korunan şey avukatın dosyada kalma tekeli değil; emeği, ücreti ve vekâlet ilişkisinin hukuken temiz kapatılmasıdır. O yüzden doğru cümle bence şu: Meslektaşı aramak bugün başlı başına bir zorunlu disiplin kuralı değil. Ama dosyaya girmeden önce önceki vekâlet ilişkisinin statüsünü netleştirmek, ciddi bir meslekî özen yükümüdür. Sorun telefon etmemek değil. Sorun, statüyü netleştirmeden dosyaya girmektir.
Erzurum, Türkiye 🇹🇷 Türkçe
0
0
0
17
Av. Arb. Merve Akyol Çörekci
Av. Arb. Merve Akyol Çörekci@avmerveakyolcor·
Avukatı olan dosya için taraf size gelip vekalet vermek istediğinde dosyanın avukatı olan meslektaşı aramak gerekir mi?
Türkçe
46
1
73
163.5K
Av. Ağa DaDa
Av. Ağa DaDa@dada_agha·
Sigorta hukukunda mesele sadece “bazı büyük bürolar çok dosya alıyor” meselesi değil. Asıl mesele şu: Dosya gerçekten serbest rekabetle mi o büroya gidiyor, yoksa hasar ağı, veri erişimi, servis yönlendirmesi, çağrı merkezi, danışmanlık zinciri ve kapalı referral ilişkileri üzerinden mi akıyor? Bence tartışmayı doğru yere koymak lazım. “Her avukata kota verilsin” fikri ilk bakışta cazip görünebilir. Ama ben bunun hukuken problemli olduğunu düşünüyorum. Çünkü kota demek; devletin, hak sahibinin kimi vekil seçeceğine dolaylı biçimde karışması demektir. Aynı zamanda avukatın çalışma alanına da müdahaledir. Sorun büyük büro değil. Sorun, dosyanın birkaç ayrıcalıklı kapıdan akmasıdır. Nitekim mevcut hukuk da zaten bu sorunu sezmiş durumda: Sigorta tazminat alacağının takibi sınırlandı, ödemenin hak sahibi veya avukatı dışına kayması engellendi, alacağın devri yasaklandı, yetkisiz hasar danışmanlık yapılanmalarına karşı mücadele başlatıldı. Demek ki ihtiyaç duyulan şey “avukat kotası” değil; şeffaflık, denetim ve tekelleşmiş dosya akışını kıracak kurallardır. Benim önerim şu: Sigorta şirketi, servis, eksper, asistans, çağrı merkezi, platform veya üçüncü kişiler belirli bürolara münhasır dosya yönlendirememeli. Komisyon, referral, iş ortaklığı, veri paylaşımı ve yönlendirme ilişkileri zorunlu olarak açıklanmalı; gizli anlaşmalar ağır yaptırıma bağlanmalı. Hak sahibine açıkça şu bildirim yapılmalı: “İstediğiniz avukatı seçebilirsiniz. Hiçbir büro zorunlu, ayrıcalıklı veya önerilen tek adres değildir.” Sigorta tahkim ve hasar süreçlerinde belirli bürolara fiilî avantaj sağlayan özel entegrasyonlar, ayrı portal erişimleri veya kapalı akış modelleri yasaklanmalı. Kamu otoritesi avukatı paylaştırmasın; ama eksper, bilirkişi ve teknik değerlendirme ayağında şeffaf/otomatik/random sistem kursun. Avukata çıkar karşılığı iş getirme, kitlesel vekâlet toplama, veri sızıntısıyla dosya devşirme ve reklam üzerinden yapay üstünlük kurma çok daha sert denetlenmeli. Özetle: Kota çözüm değil. Çözüm; dosyayı büyüklere dağıtmak değil, dosyanın neden hep aynı kapılardan aktığını hukukla görünür kılmaktır. Gerçek reform şudur: Büyük büroyu cezalandırmak değil, ayrıcalıklı dosya trafiğini kırmak. Sigorta hukukunda serbest rekabet olsun. Ama kapalı devre iş dağıtımı olmasın. Müvekkil serbest seçsin. Avukat emeğiyle yarışsın. Sistem, bağlantıyla değil hukukla yürüsün.
Erzurum, Türkiye 🇹🇷 Türkçe
0
0
0
34
Av. Ağa DaDa
Av. Ağa DaDa@dada_agha·
“Avukat spor müsabakasında, konserde, düğünde veya organizasyonda aranabilir mi?” sorusuna tek kelimelik cevap vermek doğru değil. Önce ayrımı doğru yapmak lazım: Duyarlı kapıdan geçirme, çantayı X-ray’den geçirme, el tipi dedektörle kontrol başka şeydir; elle üst araması ve klasik anlamda arama başka şeydir. 5188 sayılı Kanun ve ilgili yönetmelik; konser, spor müsabakası, düğün ve benzeri etkinliklerde güvenlik görevlilerine kimlik sorma, duyarlı kapıdan geçirme, dedektörle kontrol ve eşyayı X-ray’den geçirme yetkisi veriyor. Ama Avukatlık Kanunu m.58 de açık bir güvence getiriyor: “Ağır ceza mahkemesinin görev alanına giren bir suçtan dolayı suçüstü hali dışında avukatın üzeri aranamaz.” Benim kanaatim şu: Avukatın teknik güvenlik kontrolüne tabi tutulması ile elle aranması aynı şey değildir. Özellikle “görev sırasında değilsiniz” denilerek avukatın beden temasına dayalı şekilde yoklama/elle kontrol adı altında aranması ciddi biçimde hukuka aykırıdır. Konser, düğün ve genel organizasyonlarda dedektör/X-ray sınırı aşılıp elle aramaya geçilmesi, Avukatlık Kanunu’ndaki özel güvencenin dolanılması sonucunu doğurur. Spor müsabakalarında idarenin dayandığı özel güvenlik düzenlemeleri daha güçlüdür; ancak burada bile genel önleme araması normunun, avukata tanınan özel kanuni güvenceyi otomatik olarak ortadan kaldırdığını söylemek kolay değildir. Kısacası: “Avukat hiçbir kontrolden geçirilemez” demek de doğru değil, “Görevde değilse herkes gibi elle aranır” demek de doğru değil. Asıl mesele şudur: Teknik güvenlik taraması ayrı, avukatın üstünün elle aranması ayrıdır. Ve bence hukuk, ikinciye bu kadar kolay izin vermez.
Erzurum, Türkiye 🇹🇷 Türkçe
0
0
0
215
Av.Soner Güzel
Av.Soner Güzel@avsonerguzel·
POLİS OLARAK GÖREV YAPARKENDE ÇOK KARŞILAŞTIĞIM UYGULAMADADA SIKLIKLA KARŞILAŞILAN BİR KONU : AVUKATIN ÜZERİ SPOR MÜSABAKASI,KONSER,DÜĞÜN VEYA ORGANİZASYONLARDA ARANABİLİR Mİ ? BENCE KANUN AÇIK ARANAMAZ.KANUN MADDESİNİ DAR YORUMLAYIP 'GÖREV SIRASINDA DEĞİLSİNİZ' DENİLEREK ARAMA VEYA YOKLAMA ADI ALTINDA ELLE KONTROL HUKUKA AYKIRI OLACAKTIR
Türkçe
54
3
172
116.7K
Av. Ağa DaDa
Av. Ağa DaDa@dada_agha·
5 Nisan Avukatlar Günü kutlu olsun. Avukatlık; sadece bir meslek değil, hak arama özgürlüğünün sahadaki karşılığıdır. Her dilekçede, her duruşmada, her itirazda aslında sadece bir dosya değil; insanın hakkı, onuru ve adalete erişimi savunulur. Bugün; savunmanın susturulmadığı, avukatın değersizleştirilmediği, hukukun gerçekten güven verdiği bir düzeni yeniden hatırlama günü. Emek veren, mücadele eden, yorulan ama yine de hakikatin peşini bırakmayan tüm meslektaşlarımın Avukatlar Günü kutlu olsun. Savunma güçlüysa, hukuk devleti ayaktadır. Kaydetmeyi, paylaşmayı ve görüşünü yorumlara bırakmayı unutma. #avukat #5NisanAvukatlarGünü #AvukatlarGünü #avukatlık #savunma #savunmahakkı #hukuk #hukukdevleti #adalet #hakaramaözgürlüğü #avukathakları #meslektaş #barobirlik #dava #mahkeme #hukukibilgi #hukukbilgilendirme #türkhukuku #erzurumbarosu #istanbulbarosu
Erzurum, Türkiye 🇹🇷 Türkçe
0
0
0
68
Av. Ağa DaDa
Av. Ağa DaDa@dada_agha·
Dünyanın en büyük sınavı, gücü kimin elinde tuttuğu değil; masum olanı kimin koruduğudur. Bugün çocukluğu, vicdanı ve merhameti koruyamayan bir dünya; yarın adaleti de koruyamaz. Bu yüzden mesele yalnızca üzülmek değil. Ayık kalmak, görmek, konuşmak ve korumaktır. Çünkü bazen insan olmanın özü, uçuruma yaklaşanı fark edip sessiz kalmamaktır. Eğer sesimi duyacak vicdanlar varsa, paylaşın. #masumiyet #çocukluk #adalet #vicdan #insanlık #toplumsalfarkındalık #çocuklar #umut #merhamet #hukuk #reelsvideo #duyarlılık #insaniyet
Erzurum, Türkiye 🇹🇷 Türkçe
0
0
0
22
Av. Ağa DaDa
Av. Ağa DaDa@dada_agha·
Sayın @TCNufus, @TCNufusDestek Erzurum Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Müdürlüğünde 28.11.2025 tarihli ve 126187 sayılı evrak kapsamında başvurum alınarak Genel Müdürlüğünüze gönderilmiştir. Çalışma izni sürecimde gerekli belgelerden biri olan Türk soylu kütüğüne kayıt işlemi ve buna bağlı Türk Soylu belgesinin düzenlenmesi için istenen evraklar tarafımdan eksiksiz şekilde sunulmuştur. Başvurumun, iş yoğunluğu da gözetilerek mümkün olan en kısa sürede değerlendirilmesini; eksik evrak sürecini tamamlamam ve çalışma iznini alabilmem bakımından dosyamın incelenmesini saygılarımla arz ve rica ederim. Sarkhan Aghasoy
Erzurum, Türkiye 🇹🇷 Türkçe
0
0
1
64
Av. Ağa DaDa
Av. Ağa DaDa@dada_agha·
Sabah sabah yine iğrendirdiler meslekten. Bide #afkatım diye yazıyor. Yılların efsanesi gerçekmiş. Afkat diye sesleniyorlarmış. Doğru duyuyormuşuz meğerse.
Av. Ağa DaDa tweet media
Erzurum, Türkiye 🇹🇷 Türkçe
0
0
1
111
Av. Ağa DaDa
Av. Ağa DaDa@dada_agha·
Size garip gelmesi normal; ama sırf arabanız yok diye otomatik olarak muaf sayılmıyorsunuz. Yine de 5400 TL’nin niteliği ve nasıl paylaştırıldığı burada belirleyici. En zayıf halka büyük ihtimalle “bakım” denilip aslında yenilik yapılması ya da bedelin herkese eşit yüklenmesi olabilir.
Erzurum, Türkiye 🇹🇷 Türkçe
0
0
0
13
Av. Ağa DaDa
Av. Ağa DaDa@dada_agha·
Hər birinizi Novruz bayramı münasibətilə ürəkdən təbrik edir, ailə səadəti və firavan günlər arzulayıram. Bahar bayramı həyatınıza sevinc, yeni ümidlər və bol ruzi-bərəkət yetirsin. Bayramınız mübarək! #NevruzBayramıKutluOlsun
Av. Ağa DaDa tweet media
Erzurum, Türkiye 🇹🇷 Türkçe
0
0
1
39
Av. Ağa DaDa
Av. Ağa DaDa@dada_agha·
Kural olarak evet, alt katta otursanız ve asansörü kullanmasanız bile mevcut asansörün bakım/işletme giderine katılmanız gerekir. Ama istenen tutarın dayanağı, hesap biçimi ve giderin gerçekten bakım mı yoksa yeni/lüks masraf mı olduğu mutlaka kontrol edilmelidir. Bu üç nokta temiz değilse itiraz alanınız doğar.
Erzurum, Türkiye 🇹🇷 Türkçe
0
0
1
652
Av. Ağa DaDa
Av. Ağa DaDa@dada_agha·
Ben olsam 3 şey yapmadan adım atmam: 1) Evi/arabayı satmam. 2) “Ortak hesap açmazsan evlenmem” cümlesini kırmızı bayrak sayarım. 3) Evlilik olacaksa, önce açık açık konuşur; gerekiyorsa noterde mal rejimi sözleşmesi yaparım. Sevgi paylaşımı başka şeydir, evlenmenin ön şartı olarak mevcut malvarlığını tasfiye etmeye zorlamak başka şeydir. Bu talep ilişki testi değil, kontrol testi gibi duruyor.
Erzurum, Türkiye 🇹🇷 Türkçe
0
0
1
59
Av. Ağa DaDa
Av. Ağa DaDa@dada_agha·
Avukat tavsiyesi olarak söyleyeyim: Evlilik, “önce malını bozdur, sonra ortak hesaba koy” şartıyla kuruluyorsa burada sadece romantik değil, ciddi bir hukuki risk de var. Evlilikten önce sana ait ev ve araba kural olarak kişisel mal niteliğindedir; bunların yerine geçen değerler de ispat edilebildiği ölçüde kişisel mal sayılabilir. Ama sen bu varlıkları satıp parayı ortak hesapta belirsizleştirir, üstüne bir de baskı altında tasarruf yaparsan ileride ispat ve mal rejimi tartışması çıkarırsın. Türk Medeni Kanunu’nda yasal rejim edinilmiş mallara katılmadır; evlilik öncesi sana ait mallar ise kişisel mal sayılır ve kişisel malların yerine geçen değerler de kişisel mal kabul edilir. Eşler ayrıca mal rejimi sözleşmesini evlenmeden önce veya sonra yapabilir; bunun noterde düzenleme veya onaylama şeklinde yapılması ya da evlenme başvurusunda yazılı bildirilmesi mümkündür.
Erzurum, Türkiye 🇹🇷 Türkçe
3
0
27
3.4K
MEHMET
MEHMET@buneabicimya1·
Evlenmek üzereyim, müstakbel eşim kendi arabam ve evim olduğunu biliyor, arabayı ve evi satıp parayı ortak hesap açmak için kullanmamızı, aksi takdirde evlenmememizi istiyor. 27 yaşındayım, ne düşünüyorsunuz veya bana ne tavsiye edersiniz?
Türkçe
1.3K
16
337
183.5K
Av. Ağa DaDa
Av. Ağa DaDa@dada_agha·
Bence ana problem cezaevi sayısının az olması değil, cezaevine giriş üreten mekanizmaların çok güçlü olması. Yeni cezaevi yapmak, akan suyu tahliye etmek için daha büyük kova koymak gibi; musluk açık kaldıkça taşma bitmiyor. Nitekim CTE verisine göre cezaevi nüfusu 2 Ocak 2026’da 402.014 iken 2 Mart 2026’da 412.991’e çıkmış. Bunun 348.735’i hükümlü, 64.256’sı tutuklu. CİSST’in Şubat 2026 için verdiği 304.956 kapasite esas alındığında sistem yaklaşık 108 bin kişi fazlayla çalışıyor; bu da kabaca %135 doluluk demek. Sorun bence 5 yerde düğümleniyor. Birincisi: hapis, istisna değil refleks haline geliyor. Türkiye’de 2024 sonunda ceza infaz kurumlarında her 100 bin kişiye düşen kişi sayısı 448’e çıkmış. Avrupa Konseyi SPACE I 2024 raporunda da Türkiye, hem “prison density per 100 places” başlığında yüksek grupta hem de cezaevine giriş ve çıkış oranlarında çok yüksek/hızlı sirkülasyon gösteren ülkeler arasında yer alıyor. Bu, meselenin sadece “içeride uzun kalanlar” değil, sisteme çok sayıda insanın sürekli girip çıkması olduğunu gösteriyor. İkincisi: tutuklama pratiği kapasiteyi ayrıca şişiriyor. Mart 2026 itibarıyla 64.256 kişinin tutuklu statüsünde olması, yani henüz mahkûmiyet kesinleşmeden içeride bulunması başlı başına ciddi bir yük oluşturuyor. Elbette her tutuklama gereksiz değildir; ama adli kontrol, elektronik izleme, imza, konut terk etmeme gibi araçlar daha etkin kullanılsaydı bu sayı aşağı çekilebilirdi. Üçüncüsü: cezaevi nüfusunu sadece “ağır suçlar” doldurmuyor. Adalet Bakanlığı’nın 2023 resmi bülteninde, hükümlüler açısından en sık görülen kayıtlar arasında hırsızlık (%26,1), konut dokunulmazlığının ihlali (%9,4), kasten yaralama (%6,7), kullanmak için uyuşturucu/uyarıcı madde bulundurma veya kullanma (%6,2) ve mala zarar verme (%5,8) sayılıyor. Aynı bültende 2023’te cezaevine giren hükümlüler arasında da hırsızlık, yaralama, uyuşturucu kullanma/bulundurma, dolandırıcılık ve tehdit öne çıkıyor. Yani kalabalığın önemli bir kısmı, sadece “çok ağır ve organize suçlar” yüzünden oluşmuyor; alt ve orta yoğunluklu suçlar, bağımlılık ve sosyal kırılganlık da tabloyu besliyor. Dördüncüsü: sosyal politika açığı ceza politikasına bindiriliyor. Hırsızlık, mala karşı suçlar, bağımlılık, tekrar suç işleme, işsizlik ve dışlanma birbirini besliyor. Devlet kimi yerde sosyal destek, barınma, ruh sağlığı, bağımlılık tedavisi ve istihdam politikasıyla çözmesi gereken alanı, gecikmeli biçimde ceza hukuku üzerinden yönetmeye başlıyor. Cezaevi o zaman çözüm aracı değil, “son depo” haline geliyor. Bu kısmı rakam tek başına anlatmıyor ama mevcut suç dağılımı buna güçlü işaret veriyor. Beşincisi: infaz ve alternatif yaptırım mimarisi erken aşamada yeterince rahatlatmıyor. Oysa sistemde alternatif araçlar var. CTE’nin 31 Aralık 2025 denetimli serbestlik istatistiğine göre denetim ve takibi yapılan toplam yükümlü sayısı 487.398. Yani kağıt üstünde alternatif kanal mevcut; fakat buna rağmen cezaevleri 400 binin üzerine çıkıyorsa, sorun sadece “alternatif yok” değil, bu araçların ne zaman, hangi profile, ne kadar cesur ve dengeli uygulandığı. Peki çözüm ne?
Erzurum, Türkiye 🇹🇷 Türkçe
0
0
0
126
Av.Dr.Muhammet TOKALI
Av.Dr.Muhammet TOKALI@muhammet_tokali·
Sürekli yeni cezaevleri yapıldığı halde cezaevleri tıklım tıklım. Kapasite yetmiyor. Sizce problem nerde? Biz nerde hata yapıyoruz? Bu sorun nasıl çözülür?
Türkçe
87
23
160
16.4K
Av. Ağa DaDa
Av. Ağa DaDa@dada_agha·
Avukatın müvekkille ilişkisi ne fazla soğuk olmalı ne de sınırları eritecek kadar samimi. Çünkü avukatlık, dostluk ya da duygusal yakınlık mesleği değil; güven, bağımsızlık ve profesyonel mesafe mesleğidir. Müvekkil sana güvenmeli. Ama seni 24 saat ulaşılabilir özel hattı gibi görmemeli. Sen onun hakkını sonuna kadar savunmalısın. Ama onun öfkesine, paniğine ve sınırsız beklentisine teslim olmamalısın. Ücret baştan net konuşulmalı. Masraf cebinden karşılanmamalı. Süreç düzenli anlatılmalı. Ama sonuç garanti edilmiş gibi sunulmamalı. Çünkü mesafe, ilgisizlik değildir. Sınır koymak da kabalık değildir. Tam tersine, avukatın emeğini, zamanını, dikkatini ve bağımsızlığını koruyan şey o sınırdır. Müvekkile en iyi yardım, onunla tamamen iç içe geçmek değil; dosyasına akılla, soğukkanlılıkla ve mesleki disiplinle yaklaşabilmektir. Avukat müvekkiline sadık olmalıdır. Ama müvekkiline bağımlı hale gelmemelidir.
Erzurum, Türkiye 🇹🇷 Türkçe
0
0
0
37
Av. Ağa DaDa
Av. Ağa DaDa@dada_agha·
delil → yöneticiye yazılı başvuru → ihtar → zorunlu arabuluculuk → sulh hukukta hâkimin müdahalesi / eylemin durdurulması davası. Bu olayda üst komşunun “kimse karışamaz” sözü hukuken karşılıksız. Karışılır; hem yönetim karışır, hem arabulucu önüne gider, hem de gerekirse hâkim müdahale eder.
Erzurum, Türkiye 🇹🇷 Türkçe
0
0
1
212
47Ahmett
47Ahmett@algurahmet47·
Üst komşumuz sürekli balkonumuza sofra silkeliyor. Yedikleri her şey – ekmek kırıntıları, yemek artıkları – doğrudan bizim balkona. Defalarca uyarmamıza rağmen aynı davranış devam ediyor. En son konuşmamızda ise “Kimse karışamaz, silkelerim. Benim balkonuma da silkeleniyor.” şeklinde bir savunma yaptı. O zaman biz de başkasının balkonuna mı silkeleyelim? Bu nasıl bir savunma? Bizim ne yapmamız gerek ?
Türkçe
507
26
655
299.8K