Deniz Dede

1.3K posts

Deniz Dede banner
Deniz Dede

Deniz Dede

@denizdede91

Academic | @siyasimarka | Political Communication | International Relations | Sociology | Photographer | Short Story Writer

Katılım Aralık 2012
371 Takip Edilen978 Takipçiler
Sabitlenmiş Tweet
Deniz Dede
Deniz Dede@denizdede91·
📍Her insanın kendine sorması gereken bir soru: “Gerçek olan ben miyim, yoksa aynadaki görüntüm mü?” 🔗 Bu soru, karanlıkta kalan iki noktayı aydınlatır: 1) Hayatta kendimizi konumlandırmak istediğimiz yer. 2) Geleceğe dair beklentilerimiz.
Türkçe
0
0
4
2.7K
Deniz Dede
Deniz Dede@denizdede91·
Haftalardır mahalleliyi rahatsız ediyorlar. Bir köpeği yakalamak için sürekli geliyorlar, belediyenin kaynaklarını israf ediyorlar, köpeği yakalayamamalarına rağmen sırf mahalleliye inat olsun diye tekrar tekrar gelmeye devam ediyorlar. Yapacak başka işiniz yok mu? @kartalbld
Türkçe
91
138
373
11.9K
Deniz Dede
Deniz Dede@denizdede91·
Çok klasik yöntemdir. Üzerine çok gidilen siyasetçi, bürokrat, bakan gibi politik figürler, kurmaca bir “suikast” geçirirler. Politik doğrucuların hepsi de “mağdur” olduğu için etraflarında toplanır. Hiç kimse kendisine yöneltilen suçlamalara cevap vermekle vakit kaybetmez..
Türkçe
0
1
0
236
Deniz Dede
Deniz Dede@denizdede91·
@umutelmas Gerçekten olağanüstü, pandemi tedbirleri gibi yıllar sonra “ne günlerden geçmişiz” diyeceğiz kesinlikle :))
Türkçe
0
0
1
23
Deniz Dede
Deniz Dede@denizdede91·
Bir akademisyen olarak söylüyorum: Kopya çekmekten de kopya kavramının kendisinden de nefret ederim. Fakat öğrenciyken biri benim telefonumu buzdolabı poşetine koymam gerektiğini söyleseydi, sınava iki telefonla gelir ve arkadaşlarımın da bunu yapmasını sağlardım. Bu insanların statüsü “öğrenci” sadece. Yoksa hocalarından ya da gözetmenden bir farkları yok. Yetişkin ve sorumluluk alabilen insanlar, çoğunun araba ehliyeti var. Bu eziyet nedir?
Bi Bak!@haberebibak

Bahçeşehir Üniversitesi’nden sınava giren öğrencilerin kopya çekmemesi için üniversite yönetimi öğrencilerin telefonlarını buzdolabı poşetine koymasını istedi. ▫️Yapay zekanın okullarda yoğun olarak kopya çekmek amacıyla kullanılmasına karşı yeni teknikler geliştiriliyor.

Türkçe
0
0
1
122
Deniz Dede
Deniz Dede@denizdede91·
Biz bu noktaya dün gelmedik. Bu insanlar sosyolojik vaka olarak çalışılmalı.
Deniz Dede@denizdede91

Toplum mühendisliğinde sabır çok önemlidir, hiçbir şey aceleye gelmez. Bunun bir örneği, senelerdir devam eden ve yakın dostları bile birbirine düşman eden hayvan hakları meselesi. Case study olarak çalışılması gereken, raporlanıp devletin her kademesinde duyulana kadar her yerde anlatılması gereken uzun ve saman altından yürüyen kapsamlı bir süreç bu. 1) Köpeklerin toplatılması için yapılan olağandışı kampanyalar, satın alınan troller, spam mesaj olarak gönderilen parçalanmış çocuk fotoğraflarıyla geçen yıllar sonuç verdi, köpekler toplatılıp itlaf ediliyor. Birkaç ay, köpeklerin can sağlığıyla alakalı herkesin ilgili olduğuna dair paylaşımlar yapıldı. Şimdi toplanıp barınaklara yerleştirildiği söylenen köpeklere ne olduğunu hiçbirimiz bilmiyoruz. Belediyelerin ilgili birimleri telefonlarını açmıyor. Başına kürekle vurarak köpekleri katleden belediye çalışanlarına ne olduğunu bilmiyoruz. Tüm bunların yaşandığı sırada canlı düşmanları, köpeklerin korunması için sesini çıkaran duyarlı hayvansever vatandaşları, köpeklerin “zararlı” canlılar olduğuna ikna etmek için, “ama onlar kedileri yiyorlar, siz nasıl hayvanseversiniz ki kedilerin yok edilmesine göz yumuyorsunuz?” diyerek bastırıyordu. Pek çok hayvansever, bütün uyarılarımıza rağmen bu süreçte sesini çıkarmaktan vazgeçti. Bu süreçte hepimize “itperest, itetapar, köpekçi” sıfatlarıyla saldırıldı. 2) Kediler. Çöp kutusundan atlayıp “insanları rahatsız etmeleri” ile başladılar, sokağa dışkıladıkları yalanını savundular, kedilerin civardaki kuşları kovaladığını iddia ettiler. Şimdi, bize “itperest” diyerek aklınca ayrımcılık yapan bir kesim “petperest” ifadesini kullanarak deli saçmas fikirlerine kedileri de katmış. “Kedilerin olmadığı çevrelerde daha güzel kuşlar ve tatlı neşeli cıvıltılar var” temalı paylaşımlar yapılıyor, önümüzdeki altı ay boyunca da bu paylaşımlar devam edecek. Çünkü başta söylediğim gibi, toplum mühendisleri için sabır çok önemlidir, bu işleri asla aceleye getirmezler. 3) “Deniz hocam, kediler de toplanınca daha problem edecek ne kalacak ki?” sorusu aldım daha önce. Olacak olan şu, bu aşağıdaki paylaşımda görülen kuşların sabah saat 5 civarı cıvıldamasını kayda alıp, “bu kuşların gürültüsünden uyuyamıyoruz” paylaşımı yapacak. Ondan sonraki bir yıl boyunca, bu kuşların dışkılarının arabaların boyalarına zarar vermesinden başlayıp, toprak solucanlarıyla beslendikleri için toprağın yeşillenmesini engellemeler gibi, doğal biyolojik süreçlerin tamamını hiçe sayan söylemlerle kuşlara saldırmaya başlayacaklar. Çimenlerin arasında kene gören bir vatandaş, hastaneden rapor alıp belediyelere “uzun çimenlerin yok edilmesi” başvurusu yapacak. Önümüzdeki beş yıl bu ve bunun gibi hadiselerle geçecek. O zaman hâla hayvanları ve doğanın dengesini savunan yılmamış insanlar kalırsa eğer ki, toprak solucanlarını bile savunmak zorunda olacağız. 4) “Toplum mühendisleri tüm canlıları yok etti, şimdi ne olacak?” sorusu geldi. Tüm canlıları yok etmedi. Tüm canlıları yok etmez zaten, amacı bu değil. Amacı şehirleri ve tamamen bozdukları doğayı kontrol edilebilir hâle getirmek. Sokakta gezen köpek, kedi, kuş… Tüm bunlar “kontrolün dışında yaşayan” canlılar. Maksat bunları ya kontrol edilebilen alanlara hapsetmek, ya da yok etmek. Bunu yapacakları yol yine aynı: linç kültürü ve ayrıştırma. Seneler boyu uyguladıkları tekniği uygulayacaklar. Bir parkta, bankta oturan yaşlı bir adam kuş beslerken fotoğraflanıp sosyal medyada, “şehri kirleten biri” olarak linç edilecek. O noktada artık hayvanları konuşmuyor olacağız. Etrafımızda olanları, yediğimiz propagandayı fark etmek, nelerin döndüğünü gerçekten anlamak ve gerekli önlemi almak için yeterli değildir. Ama bir başlangıçtır. Olanları fark etmeden, medya araçlarının insanları nasıl yönlendirdiğini görmeden önlem almak da mümkün değildir. Bu mesajı okuyorsanız, görüyorsunuz ve fark ediyorsunuz demektir.

Türkçe
0
0
0
67
Deniz Dede
Deniz Dede@denizdede91·
Tuvaletten çıktıktan sonra ellerini yıkamayan insanlar, köpeğin temizliğine laf ediyor. O köpek kimseyi rahatsız etmeyecek bir köşeye uzanmış oturuyor. Yanından geçip hayatına devam edecek insanlar. Ortalığı germenin ne faydası var?
Pamuk Prenses@seda_su7

Okullar ve üniversiteler adeta dingonun ahırına dönmüş durumda. Hacettepe Üniversitesi'nde bir sınıfta at kadar başıboş köpek kafasına göre gezerek parazitlerini saçıyor.

Türkçe
2
0
0
110
Deniz Dede
Deniz Dede@denizdede91·
“Kediyle kimin ne derdi var, derdimiz köpeklerle” diyenler iyi izlesin. 1) Videonun başı yok. O kedi oraya nasıl geldi, o dönerin başında bir usta yok mu? Bu bilgiler yok. 2) Videoya gelen yorumlar. “Sokakta başıboş kedi olmaz” ifadeleri gelmeye başladı. Zamana yayılmış bir operasyon var. Bunu fark etmeyi başaranlar mutlaka bu gidişata dur diyecektir.
Asayiş Berkemal@asayisberkemal0

İstanbul’da bir kedi, dükkanda asılı halde pişen döneri yerken görüntülendi.

Türkçe
0
0
1
99
Deniz Dede
Deniz Dede@denizdede91·
Arka arkaya iki okula yapılan saldırılarda, çocukların silahı nasıl bulduğu konusundan daha önemli bir mesele daha var.. Bu çocuklar son bir aydır gerek sosyal medyadan gerekse arkadaş çevrelerinden erişebilecekleri ne gibi bir propagandaya maruz kalıyorlar, bunun çok acil bir şekilde tespit edilmesi gerekli. Çocukların ellerine silah alıp okullara saldırı düzenlemeleri hadisesi, ABD’deki olaylardan gördüğümüz, Türkiye’de münferit olaylar haricinde hiç denk gelmediğimiz durumlardan biri. Türkiye’deki çocuklara bunu yapabilecekleri yönündeki cesaret nereden geldi, bunu sorgulamak önemli. Fakat bunu yaparken suça sürüklenen çocuklar meselesinde düşülen hataya düşülmemesi gerekiyor . Uygulanacak cezalandırmanın caydırıcılığı bu konunun daha da karmaşıklaşarak daha fazla olaya sebep olmasını engelleyecektir..
Türkçe
0
0
0
50
Deniz Dede
Deniz Dede@denizdede91·
Toplum mühendisliğinde cevap birinci söylediğinizdir. Karar vericiler bir politika belirlerler ve bu politika sanki halkın kendi kendine gerçekleştirdiği bir talepmiş gibi operasyona başlarlar. Bu konu özelinde hatırlayın: Şu an "başıboş köpek" yayını yapan haber kanallarımız daha 4-5 sene önce sokak hayvanlarının Türkiye'nin sembolü hâline geldiği üzerine yayınlar yapıyordu. Kediler için de aynı durum geçerli. Bugün camilerde sorun olarak lanse edilen kedilerimiz, Obama Türkiye'yi ziyaret ettiğinde ülkenin ne kadar barışçıl ve canlı dostu bir yer olduğunu gösterir nitelikte kampanyalara zemin hazırlamıştı. Ayasofya'nın kedisi Gli, buna güzel bir örnek.
Deniz Dede tweet media
Türkçe
0
0
2
52
Deniz
Deniz@denizcyo·
@denizdede91 @pamirgokhan2 Uğraş mı sonuç verdi ve yasa çıktı, yoksa zaten çıkarmak istedikleri yasaya halkı hazırlamak için zaten bu uğraşı kendileri mi verdi ?
Türkçe
1
0
2
74
Deniz Dede
Deniz Dede@denizdede91·
Toplum mühendisliğinde sabır çok önemlidir, hiçbir şey aceleye gelmez. Bunun bir örneği, senelerdir devam eden ve yakın dostları bile birbirine düşman eden hayvan hakları meselesi. Case study olarak çalışılması gereken, raporlanıp devletin her kademesinde duyulana kadar her yerde anlatılması gereken uzun ve saman altından yürüyen kapsamlı bir süreç bu. 1) Köpeklerin toplatılması için yapılan olağandışı kampanyalar, satın alınan troller, spam mesaj olarak gönderilen parçalanmış çocuk fotoğraflarıyla geçen yıllar sonuç verdi, köpekler toplatılıp itlaf ediliyor. Birkaç ay, köpeklerin can sağlığıyla alakalı herkesin ilgili olduğuna dair paylaşımlar yapıldı. Şimdi toplanıp barınaklara yerleştirildiği söylenen köpeklere ne olduğunu hiçbirimiz bilmiyoruz. Belediyelerin ilgili birimleri telefonlarını açmıyor. Başına kürekle vurarak köpekleri katleden belediye çalışanlarına ne olduğunu bilmiyoruz. Tüm bunların yaşandığı sırada canlı düşmanları, köpeklerin korunması için sesini çıkaran duyarlı hayvansever vatandaşları, köpeklerin “zararlı” canlılar olduğuna ikna etmek için, “ama onlar kedileri yiyorlar, siz nasıl hayvanseversiniz ki kedilerin yok edilmesine göz yumuyorsunuz?” diyerek bastırıyordu. Pek çok hayvansever, bütün uyarılarımıza rağmen bu süreçte sesini çıkarmaktan vazgeçti. Bu süreçte hepimize “itperest, itetapar, köpekçi” sıfatlarıyla saldırıldı. 2) Kediler. Çöp kutusundan atlayıp “insanları rahatsız etmeleri” ile başladılar, sokağa dışkıladıkları yalanını savundular, kedilerin civardaki kuşları kovaladığını iddia ettiler. Şimdi, bize “itperest” diyerek aklınca ayrımcılık yapan bir kesim “petperest” ifadesini kullanarak deli saçmas fikirlerine kedileri de katmış. “Kedilerin olmadığı çevrelerde daha güzel kuşlar ve tatlı neşeli cıvıltılar var” temalı paylaşımlar yapılıyor, önümüzdeki altı ay boyunca da bu paylaşımlar devam edecek. Çünkü başta söylediğim gibi, toplum mühendisleri için sabır çok önemlidir, bu işleri asla aceleye getirmezler. 3) “Deniz hocam, kediler de toplanınca daha problem edecek ne kalacak ki?” sorusu aldım daha önce. Olacak olan şu, bu aşağıdaki paylaşımda görülen kuşların sabah saat 5 civarı cıvıldamasını kayda alıp, “bu kuşların gürültüsünden uyuyamıyoruz” paylaşımı yapacak. Ondan sonraki bir yıl boyunca, bu kuşların dışkılarının arabaların boyalarına zarar vermesinden başlayıp, toprak solucanlarıyla beslendikleri için toprağın yeşillenmesini engellemeler gibi, doğal biyolojik süreçlerin tamamını hiçe sayan söylemlerle kuşlara saldırmaya başlayacaklar. Çimenlerin arasında kene gören bir vatandaş, hastaneden rapor alıp belediyelere “uzun çimenlerin yok edilmesi” başvurusu yapacak. Önümüzdeki beş yıl bu ve bunun gibi hadiselerle geçecek. O zaman hâla hayvanları ve doğanın dengesini savunan yılmamış insanlar kalırsa eğer ki, toprak solucanlarını bile savunmak zorunda olacağız. 4) “Toplum mühendisleri tüm canlıları yok etti, şimdi ne olacak?” sorusu geldi. Tüm canlıları yok etmedi. Tüm canlıları yok etmez zaten, amacı bu değil. Amacı şehirleri ve tamamen bozdukları doğayı kontrol edilebilir hâle getirmek. Sokakta gezen köpek, kedi, kuş… Tüm bunlar “kontrolün dışında yaşayan” canlılar. Maksat bunları ya kontrol edilebilen alanlara hapsetmek, ya da yok etmek. Bunu yapacakları yol yine aynı: linç kültürü ve ayrıştırma. Seneler boyu uyguladıkları tekniği uygulayacaklar. Bir parkta, bankta oturan yaşlı bir adam kuş beslerken fotoğraflanıp sosyal medyada, “şehri kirleten biri” olarak linç edilecek. O noktada artık hayvanları konuşmuyor olacağız. Etrafımızda olanları, yediğimiz propagandayı fark etmek, nelerin döndüğünü gerçekten anlamak ve gerekli önlemi almak için yeterli değildir. Ama bir başlangıçtır. Olanları fark etmeden, medya araçlarının insanları nasıl yönlendirdiğini görmeden önlem almak da mümkün değildir. Bu mesajı okuyorsanız, görüyorsunuz ve fark ediyorsunuz demektir.
Doğa Dostu@doga_dostu_

Bir arkadaşımızın mesajı: Sitemizin bahçe duvarına yaptığımız serçe yuvalarındaki kuşlarımız. Site,kuş cıvıltıları,çimenler ve çiçeklerle adeta cennet gibi. Mama rantçısı kadının gitmesiyle kedi köpekler gitti,kedi köpek dışkıları bitti,çimenler tekar yeşerdi,bahçe kuşlarla doldu

Türkçe
30
40
71
4.7K
Deniz Dede
Deniz Dede@denizdede91·
@ersoydede Toplum mühendisliği çok uzun vadeye yayılan bir süreç çünkü x.com/denizdede91/st…
Deniz Dede@denizdede91

Toplum mühendisliğinde sabır çok önemlidir, hiçbir şey aceleye gelmez. Bunun bir örneği, senelerdir devam eden ve yakın dostları bile birbirine düşman eden hayvan hakları meselesi. Case study olarak çalışılması gereken, raporlanıp devletin her kademesinde duyulana kadar her yerde anlatılması gereken uzun ve saman altından yürüyen kapsamlı bir süreç bu. 1) Köpeklerin toplatılması için yapılan olağandışı kampanyalar, satın alınan troller, spam mesaj olarak gönderilen parçalanmış çocuk fotoğraflarıyla geçen yıllar sonuç verdi, köpekler toplatılıp itlaf ediliyor. Birkaç ay, köpeklerin can sağlığıyla alakalı herkesin ilgili olduğuna dair paylaşımlar yapıldı. Şimdi toplanıp barınaklara yerleştirildiği söylenen köpeklere ne olduğunu hiçbirimiz bilmiyoruz. Belediyelerin ilgili birimleri telefonlarını açmıyor. Başına kürekle vurarak köpekleri katleden belediye çalışanlarına ne olduğunu bilmiyoruz. Tüm bunların yaşandığı sırada canlı düşmanları, köpeklerin korunması için sesini çıkaran duyarlı hayvansever vatandaşları, köpeklerin “zararlı” canlılar olduğuna ikna etmek için, “ama onlar kedileri yiyorlar, siz nasıl hayvanseversiniz ki kedilerin yok edilmesine göz yumuyorsunuz?” diyerek bastırıyordu. Pek çok hayvansever, bütün uyarılarımıza rağmen bu süreçte sesini çıkarmaktan vazgeçti. Bu süreçte hepimize “itperest, itetapar, köpekçi” sıfatlarıyla saldırıldı. 2) Kediler. Çöp kutusundan atlayıp “insanları rahatsız etmeleri” ile başladılar, sokağa dışkıladıkları yalanını savundular, kedilerin civardaki kuşları kovaladığını iddia ettiler. Şimdi, bize “itperest” diyerek aklınca ayrımcılık yapan bir kesim “petperest” ifadesini kullanarak deli saçmas fikirlerine kedileri de katmış. “Kedilerin olmadığı çevrelerde daha güzel kuşlar ve tatlı neşeli cıvıltılar var” temalı paylaşımlar yapılıyor, önümüzdeki altı ay boyunca da bu paylaşımlar devam edecek. Çünkü başta söylediğim gibi, toplum mühendisleri için sabır çok önemlidir, bu işleri asla aceleye getirmezler. 3) “Deniz hocam, kediler de toplanınca daha problem edecek ne kalacak ki?” sorusu aldım daha önce. Olacak olan şu, bu aşağıdaki paylaşımda görülen kuşların sabah saat 5 civarı cıvıldamasını kayda alıp, “bu kuşların gürültüsünden uyuyamıyoruz” paylaşımı yapacak. Ondan sonraki bir yıl boyunca, bu kuşların dışkılarının arabaların boyalarına zarar vermesinden başlayıp, toprak solucanlarıyla beslendikleri için toprağın yeşillenmesini engellemeler gibi, doğal biyolojik süreçlerin tamamını hiçe sayan söylemlerle kuşlara saldırmaya başlayacaklar. Çimenlerin arasında kene gören bir vatandaş, hastaneden rapor alıp belediyelere “uzun çimenlerin yok edilmesi” başvurusu yapacak. Önümüzdeki beş yıl bu ve bunun gibi hadiselerle geçecek. O zaman hâla hayvanları ve doğanın dengesini savunan yılmamış insanlar kalırsa eğer ki, toprak solucanlarını bile savunmak zorunda olacağız. 4) “Toplum mühendisleri tüm canlıları yok etti, şimdi ne olacak?” sorusu geldi. Tüm canlıları yok etmedi. Tüm canlıları yok etmez zaten, amacı bu değil. Amacı şehirleri ve tamamen bozdukları doğayı kontrol edilebilir hâle getirmek. Sokakta gezen köpek, kedi, kuş… Tüm bunlar “kontrolün dışında yaşayan” canlılar. Maksat bunları ya kontrol edilebilen alanlara hapsetmek, ya da yok etmek. Bunu yapacakları yol yine aynı: linç kültürü ve ayrıştırma. Seneler boyu uyguladıkları tekniği uygulayacaklar. Bir parkta, bankta oturan yaşlı bir adam kuş beslerken fotoğraflanıp sosyal medyada, “şehri kirleten biri” olarak linç edilecek. O noktada artık hayvanları konuşmuyor olacağız. Etrafımızda olanları, yediğimiz propagandayı fark etmek, nelerin döndüğünü gerçekten anlamak ve gerekli önlemi almak için yeterli değildir. Ama bir başlangıçtır. Olanları fark etmeden, medya araçlarının insanları nasıl yönlendirdiğini görmeden önlem almak da mümkün değildir. Bu mesajı okuyorsanız, görüyorsunuz ve fark ediyorsunuz demektir.

Türkçe
1
1
6
190
Deniz Dede
Deniz Dede@denizdede91·
Pure Comedy.
Deniz Dede tweet media
English
0
0
0
67
Deniz Dede retweetledi
Siyasi Marka
Siyasi Marka@siyasimarka·
Avrupa'da Yahudi Kurumlarına Saldırılar Gündem Oldu, Beklenen Mağdur Edebiyatı Geldi Siyasi Marka’nın gündem raporu için link: 🔗siyasimarka.com/post/g%C3%BCnd…
Siyasi Marka tweet media
Türkçe
1
1
1
62
Deniz Dede retweetledi
Siyasi Marka
Siyasi Marka@siyasimarka·
SİYASİ MARKA GÜNDEM — Trump ve Uydurma Görüşmeleri 📍Trump: "Verimli Görüşmeler Yaptım" Siyasi Marka’nın gündem raporuna ulaşmak için link: 🔗 siyasimarka.com/post/g%C3%BCnd…
Siyasi Marka tweet media
Türkçe
1
1
1
44
Deniz Dede retweetledi
Siyasi Marka
Siyasi Marka@siyasimarka·
Politika & Retorik Dergisi'nin dördüncü sayısıyla geldik. Bu ve daha önceki sayılarımızı okumak için linke tıklamanız yeterli. siyasimarka.com/pr-dergisi
Türkçe
0
1
1
45