İHD Dersim Şubesi
328 posts

İHD Dersim Şubesi retweetledi

02 Mayıs 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 2026/4 sayılı “Aile ve Nüfus On Yılı (2026-2035)” konulu Cumhurbaşkanlığı Genelgesi, aile ve nüfus politikası başlığı altında kadınların, LGBTİ+’ların ve toplumsal cinsiyet eşitliği mücadelesinin temel hak ve özgürlüklerini doğrudan ilgilendiren düzenlemeler içermektedir.
Genelge; aileyi tekil, heteronormatif ve biyolojik yeniden üretim merkezli bir kurum olarak tanımlamakta; farklı aile biçimlerini, evlenmeme hakkını, çocuk sahibi olmama iradesini, kadınların bedensel özerkliğini ve LGBTİ+’ların varoluşunu görünmez kılan bir kamu politikası çerçevesi kurmaktadır.
Genelgede yer alan “cinsiyetsizleştirme akımı” ifadesi, LGBTİ+ varoluşları ve toplumsal cinsiyet eşitliği mücadelesini “zararlı akım”, “bağımlılık” ve “nesillere yönelik menfi müdahale” gibi kavramlarla aynı düzlemde ele almaktadır. Bu dil, yalnızca ideolojik bir tercih değildir. Kamu gücü eliyle üretilen ayrımcı, damgalayıcı ve hedef gösterici bir söylemdir. Devletin görevi, toplumdaki bir kesimi “tehdit” olarak kodlamak değil; herkesin insan onuruna yaraşır biçimde, eşit ve özgür yaşamasını güvence altına almaktır.
Cinsel yönelim, cinsiyet kimliği ve cinsiyet özellikleri temelinde ayrımcılık yasağı; özel hayata saygı, ifade özgürlüğü, örgütlenme özgürlüğü ve eşitlik ilkesiyle birlikte değerlendirilmelidir.
Genelgenin “annelik ve babalık” rollerini toplumsal değer olarak tahkim eden, çok çocuklu aile yapısını destekleyen ve çocuk sahibi olmayı özendiren yaklaşımı da kadınların yaşamını aile, doğurganlık ve bakım emeği eksenine sıkıştırmaktadır.
Kadınların bedeni, emeği ve yaşam tercihleri nüfus politikalarının nesnesi haline getirilemez. Devletin nüfus politikası üretme yetkisi; kadınların üreme haklarını, çalışma yaşamına katılımını, eğitim hakkını, ekonomik özgürlüğünü ve şiddetten uzak yaşama hakkını ortadan kaldıracak ya da zayıflatacak biçimde kullanılamaz. Toplumsal cinsiyet eşitliğini dışlayan her politika, kadınları güçlendirmek yerine geleneksel rol kalıplarına mahkûm eder.
Genelgede öngörülen “dijital aile kalkanı”, “aile dostu yayıncılık” ve kamu kurumlarında aile-nüfus politikasıyla uyumlu kavramsal çerçeve oluşturulması gibi başlıklar ise ifade özgürlüğü, basın özgürlüğü, akademik özgürlük ve örgütlenme hakkı bakımından ciddi riskler taşımaktadır. “Aileyi koruma” gerekçesiyle hak temelli yayınların, LGBTİ+ görünürlüğünün, feminist çalışmaların ve toplumsal cinsiyet eşitliği savunuculuğunun denetlenmesi veya sansürlenmesi kabul edilemez. İnsan hakları savunuculuğu, kamu otoritesinin ideolojik sınırlarına göre değil; evrensel insan hakları normlarına göre yürütülür.
Açıklamanın tamamı:ihd.org.tr/aile-ve-nufus-…

Türkçe
İHD Dersim Şubesi retweetledi

Birleşmiş Milletler, 1993 yılında aldığı bir kararla 3 Mayıs’ı Dünya Basın Özgürlüğü Günü olarak kabul etmiştir.
Yaşadığımız coğrafya ne yazık ki düşünce, ifade ve basın özgürlüğü açısından ciddi sorunların devam ettiği; insanların düşüncelerini özgürce ifade edemedikleri ve basının ağır baskı altında olduğu bir yer olmaya devam etmektedir.
Sınır Tanımayan Gazeteciler (RSF) örgütünün 2026 yılında yayımladığı rapora göre Türkiye, 180 ülke arasında ifade ve basın özgürlüğü alanında 163. sırada yer almaktadır. Yine Türkiye Gazeteciler Sendikası verilerine göre 2026 yılı itibarıyla 14 gazeteci cezaevinde bulunmaktadır.
Türkiye’de basın özgürlüğü, otoriterleşme sürecine paralel olarak giderek gerilemektedir. Nitekim geçen yıla göre RSF verilerine göre Türkiye’nin sıralamada 4 basamak daha gerilediği görülmektedir. Medya kuruluşları ve gazeteciler, “dezenformasyon yasası” ve basın kanununda yapılan değişikliklerle daha da baskı altına alınmış; RTÜK gibi kurumların ekonomik yaptırımları ve lisans iptali kararlarıyla çoğulcu basın anlayışı neredeyse tamamen ortadan kaldırılmıştır.
Dünya genelinde savaş ve çatışmaların sürdüğü birçok bölgede basın emekçileri hedef olmaya devam etmektedir. Özellikle İsrail’in Filistin’de yürüttüğü askeri operasyonlarda çok sayıda gazeteci hayatını kaybetmiştir. Benzer şekilde Ukrayna-Rusya savaşı ile Suriye’de, özel olarak Rojava’da yaşanan çatışmalarda da gazeteciler saldırıların hedefi olmuştur.
Coğrafyamızda gazeteciler, özellikle Kürt basını ve muhalif gazeteciler, sürekli baskı altında tutulmuştur. Çok sayıda gazeteci katledilmiş; ancak bugüne kadar failleri bulunmamış veya açıklanmamıştır. Cezasızlık politikası devam etmektedir.
Açıklamanın tamamı:ihd.org.tr/dusunce-ifade-…

Türkçe

İHD Dersim Şubesi retweetledi

Her yıl 24 Nisan’da olduğu gibi bir kez daha söylüyoruz:
“ERMENİ SOYKIRIMINI TANI, AF DİLE, TAZMİN ET.”
Ermeni soykırımı inkâr edildiği ve failler cezalandırılmadığı için bu suç, inkâr üzerinden işlenmeye devam etmektedir. Cezalandırılmayan suç işlenmeye devam eder! İnkâr, soykırımı sürekli kılar; inkâr, failin aklanması, kurbanın ise suçlanmasıdır.
Soykırım ve soykırımın inkârından bu yana coğrafyamızda kan, gözyaşı ve ağıtlar dinmedi. Çünkü cezasızlık yeni suçları doğurdu ve suçlular cezasız kaldı. Çünkü adalet yerini bulmadı. İnsan hakları savunucuları olarak defalarca söylediğimiz gibi, soykırımın inkârı “biz yapmadık” demekten ibaret değildir. Soykırımın inkârı, aynı zamanda kurbanların torunlarına, günlük hayatın sayısız ayrıntısı aracılığıyla bu felaketi tekrar tekrar yaşatmaktır. Soykırımın inkârı, katilleri “kahraman” yapmaktır; soykırımcıları onurlandırmaktır.
Soykırımın inkârı; düşman, ırkçı kuşaklar yetiştirilmesi, kurbanların anısına bitmeyen hakaretler edilmesi demektir. Aynı zamanda kurbanların sonraki kuşaklarının yaralarının sürekli kanatılmasıdır. İnkârın sürdüğü bir düzende, fail nesiller olarak bizler de sorumluyuz ve bunun ağır utancıyla yaşıyoruz. Özellikle son dönemde, soykırımın mimarları olan Enver, Talat ve Cemal Paşalara yönelik övgüler ile İttihatçılık propagandası giderek artmakta; ırkçılık daha da beslenmekte ve toplumsallaşmaktadır. Ne yazık ki yeni kuşaklar da bu anlayışla yetiştirilmeye devam etmektedir.
Türkiyeli Ermeniler, inkârın hayatın her alanındaki taşıyıcıları ve sözcüleriyle birlikte yaşamak zorunda bırakılırken; dünyanın dört bir yanındaki Ermeniler de ata topraklarından uzakta, aile büyüklerinin anılarının sürekli incitilmesine katlanmak zorunda kalmaktadır.
Irkçılık ve Ayrımcılığa Karşı Komisyonumuzun açıklamasının tamamı: ihd.org.tr/cezalandirilma…

Türkçe
İHD Dersim Şubesi retweetledi

Dersim Şubesi yöneticilerimizden Yaprak KURBAN 17 Nisan 2026 tarihinde İstanbul merkezli bir soruşturma gerekçe gösterilerek Dersim ilinde gözaltına alınmış; 20 Nisan 2026 tarihinde ise çıkarıldığı Sulh Ceza Hâkimliği tarafından hakkında tutuklama kararı verilerek Bakırköy Kadın Kapalı Hapishanesine gönderilmiştir.
Derneğimiz MYK üyesi Av. Eren KESKİN tarafından Bakırköy Kapalı Hapishanesinde ziyaret edilen Yaprak KURBAN; Dersim ilinden İstanbul’daki soruşturma işlemleri için 18 saatlik yolculuk boyunca kelepçeli bir biçimde tutulduğunu; su ve battaniye gibi temel ihtiyaç taleplerinin yerine getirilmediğini aktarmıştır. Gözaltı işlemleri devam ederken ise götürüldüğü hastanede İstanbul Protokolü’ne aykırı bir biçimde muayene işlemine tabi tutulduğunu belirtmiştir.
İnsan hakları savunucusu olan çalışma arkadaşımız Yaprak KURBAN hakkında soyut tanık beyanları gerekçe gösterilerek soruşturma işlemleri sonucu tutuklama kararı verilmiştir.
#YaprakKURBAN uzun yıllardır insan hakları savunuculuğu yürüten; kadın hakları mücadelesi içerisinde yer alan bir hak savunucusudur. Bu yönüyle gözaltı işlemi geçmişten bu yana insan hakları savunucularına yönelik gerçekleşen yargı tacizinin bir devamıdır.
Bir kez daha insan hakları savunucularına yönelik yargı tacizinden bir an önce vazgeçilmesini ve insan hakları savunucusu Yaprak KURBAN’ın derhal serbest bırakılmasını talep ediyoruz.

Türkçe
İHD Dersim Şubesi retweetledi

Yaprak kurban kadın mücadelesinden yol arkadaşımızdır. İnsan hakları ve kadın hakları savunucusu arkadaşımızı serbest bırakın!
İHD Dersim Şubesi@dersimihd
Yaprak Kurban Serbest Bırakılsın!
Türkçe
İHD Dersim Şubesi retweetledi

Dersim şube yönetim kurulu üyemiz gözaltına alındı. 18 saat kelepçeli olarak uzun yol ile İstanbul’a getirildi. Temel ihtiyaçları giderilmedi. BM Mandela kuralları açık ihlal edildi. Kötü muamele yasağı ihlal edildi. N E D E N?👇🏿👇🏿
İHD İstanbul Şubesi@ihdistanbul
İnsan Hakları Derneği (İHD) Dersim Şubesi yöneticilerimizden Yaprak Kurban, 17 Nisan sabahı Dersim’deki evine yapılan baskınla gözaltına alınmış, ardından ifade işlemleri için İstanbul’a sevk edilmiştir. Şubemiz avukatlarının yaptığı görüşmelere göre Yaprak Kurban, 18 saat süren yolculuk boyunca ellerinin kelepçeli tutulduğunu belirtmiştir. Ayrıca gece yarısı getirildiği gözaltı merkezinde, battaniye dahil olmak üzere temel ihtiyaçlarının sabaha kadar karşılanmadığını aktarmıştır. Hukuki dayanaktan yoksun bu gözaltı kararı derhal kaldırılmalı, Yaprak Kurban serbest bırakılmalıdır.
Türkçe
İHD Dersim Şubesi retweetledi

Yaprak Kurban Serbest Bırakılsın!
İHD Dersim Şubesi@dersimihd
Yaprak Kurban Serbest Bırakılsın!
Türkçe


















