gözde
218 posts







Fatih Altaylı: "Atandığı gün “kabinenin yumuşak karnı” olarak nitelediğim Milli Eğitim Bakanı açıklamış. Müfredattan ve tüm kitaplardan “Kurtuluş Savaşı” ifadesi çıkarılacakmış ve yerine “Milli Mücadele” kavramı getirilecekmiş. “Niye” diye soranlara “Neyin kurtuluşu. Zaten Osmanlı Devleti vardı” gibi zeka ile açıklanamayacak bir yanıt vermiş. Kurtuluş Savaşı, Bakan Tekin’in anladığı gibi Osmanlı’ya karşı değil, ülkeyi işgal eden İngiliz, Fransız, İtalyan, Yunan ordularına karşı yapıldı. Bu savaşla bunlardan “kurtulduk”. Osmanlı’yı yıkan Kurtuluş Savaşı değil, Birinci Dünya Savaşı’dır ve sadece Osmanlı değil, Avusturya Macaristan İmparatorluğu’nu da yıkmıştır. Cumhuriyet’in yaptığı, yıkılmış Osmanlı’ya şanına yakışır bir defin törenidir. Osmanlı Hanedanı, gurur duyduğumuz tarihimizin önemli bir parçasıdır. Diğer pek çok büyük imparatorluk gibi, tarihin gördüğü en büyük imparatorluk olan Roma gibi o da zamanı dolunca tarihe karışmıştır. Kurtuluş Savaşı yerine “Milli Mücadele” kavramı beni rahatsız etmez. Çünkü Kurtuluş Savaşı da milli mücadelenin bir parçasıdır ama “Kurtuluş Savaşı denilmez zaten Osmanlı vardı” deyip ardından “Milli Mücadele” derseniz o zaman biz de haklı olarak “Ne yani Osmanlı’yı milli görmüyor musunuz sayın Bakan!” diye haklı olarak sorarız. Sayın Bakan da benim bu soruma muhtemelen yere diz çöküp bir bardak su içerek yanıt verir."

Cezaevindeki Deniz Göktaş, cezaevindeki Ekrem İmamoğlu’na selam gönderdi… İsmail Saymaz: Gösterisinde imamoğlu'na da dokunduruyor, bu konu hiç açıldı mı? Özgür Özel: (Deniz Göktaş) "Sonradan, acaba cezaevindeki birini eleştirmek Ekrem Başkan'ı üzmüş müdür diye düşündüm" dedi. Ben de, "Çok yakından tanıyorum, çok keyif almıştır" dedim. Ekrem Başkan'a selam söyledi, Ekrem Başkan da "Çok hoşuma gitti, müthiş espriler. Hiç kaygısı olmasın" dedi.



Yusuf Tekin, yeni müfredatta "Kurtuluş Savaşı" ifadesinin "Milli Mücadele" ile değiştirileceğini söyledi: "Neyden kurtuluyoruz? Ondan önce koskoca Osmanlı İmparatorluğu vardı."

Boğaziçi Üniversitesi'ndeki hocalara neden paraşüt deniyor? Önceden KPSS ile mi atanıyordu hocalar? Boğaziçi'nde hoca olabilmenin kriteri tam olarak nedir?






















