𝐏𝐡𝐃.𝐄𝐫𝐜𝐮𝐦𝐞𝐧𝐭
1.8K posts

𝐏𝐡𝐃.𝐄𝐫𝐜𝐮𝐦𝐞𝐧𝐭
@dr_ercument
.__Cuando dios cierra una puerta abre una ventana___. ©Sinaloa, México©
Sinaloa, México Katılım Mart 2020
389 Takip Edilen76 Takipçiler

@dr_ercument Umarım bundan sonra güzellikler görürsünüz 🤲🏻
Türkçe

Annemlere ne zaman gitsem, akşam yatmadan önce yüzümü yıkadığımda annem her defasında "bu su her gece böyle akacak mı" diye söylenirdi. Bir dönem kendi evimde bile musluktan akan su sesinden tetiklenmeye başlamıştım, az ses çıksın diye incecik açıyordum. Boşuna deccal demiyorum ac karısına. Nefrett nefrettttt!!
Anonim Muhabir@anonimuhabir
30 yaşında ailesiyle yaşayan bir kişi halini ağlayarak anlattı: “Bir insana ailesi tarafından fazlalıkmış gibi hissettirilmesi kadar kötü bir duygu yok bu hayatta. Mutfağa girip süt içtim ailenin bir üyesi şey dedi: hepsini zıkkımlanmak zorunda mıydın?”
Türkçe

@hayananday @helloimfatos Aynen öyle...Başka türlü bu hayata tutunmak imkânsız. Hayat güzel insanlarla karşılaştırsın hepimizi ☘️
Türkçe

@dr_ercument @helloimfatos Bu büyük şans eğer kendi kendinize mutlu olmayı öğrenebildiyseniz, hani içten bi kere yıkılınca dıştan gelen darbelerin çatlaklarının bünyemizdeki sızı etki süresi kısalıyo
Türkçe

@ZamHaberAjans Kadın yada erkek farketmez, olaylar ve insanlar karşısında herkesin dayanma gücü aynı değildir. Belli ki psikolojisi de yıpranmış ciddi vaka haline gelmiş biri. Eleştiri ötesinde hakaret edenlerin de insanlığından şüphe ederim. Evladınızın kalbini kırmayın anneler babalar!!!
Türkçe

@oktayarslan Senin mantığınla düşünürsek, maraton koşmak da gereksiz. Sonuçta aynı yere otobüsle de gidilir. Ama fark şu: bazıları için süreç, öğrenme ve sınırları zorlamak bir anlam ifade eder. Bazıları içinse sadece ‘varmak’ yeterli. Son olarak da "senin okuduğun mektebin . . ."
Türkçe

Türkiye’de sosyal bilimler alanında bir araştırmacının yüksek lisans tezi: “Barok ve Rokoko dönemlerinin erkek giyimine yansımaları”
Peki bu tür bir tez gerçekten hangi ihtiyaca karşılık veriyor?
Aranızda sabah akşam Rokoko dönemindeki erkeklerin nasıl giyindiğini merak eden kaç kişi var?
Devlet bu tür çalışmalar için üniversitelere, akademisyenlere ve öğrencilere kaynak ayırıyor. Bu durumda, kamu kaynaklarının nasıl harcandığını ve hangi önceliklere göre dağıtıldığını sorgulamak gerekmez mi?
Sonra da öğrenciler 2 üniversite bitirdim, iş bulamıyorum, re re rö diyerek ağlıyor.🤷♂️

Türkçe

Üst komşumuz sürekli balkonumuza sofra silkeliyor. Yedikleri her şey – ekmek kırıntıları, yemek artıkları – doğrudan bizim balkona. Defalarca uyarmamıza rağmen aynı davranış devam ediyor. En son konuşmamızda ise “Kimse karışamaz, silkelerim. Benim balkonuma da silkeleniyor.” şeklinde bir savunma yaptı. O zaman biz de başkasının balkonuna mı silkeleyelim? Bu nasıl bir savunma?
Bizim ne yapmamız gerek ?
Türkçe

Yabancı basında çıkan haberlere göre; NURİ BİLGE CEYLAN'ın yeni filmi Pale Sun (Soluk Güneş herhalde) "sevgi ve yorgunlukla örülmüş bir baba-kız ilişkisi üzerinden, zamanın ve sessizliğin insanlar arasında yarattığı mesafeyi" ele alacak.
Özete göre; “Sabri, Ankara'nın banliyölerinde yalnız yaşamaktadır. İstanbul'da yaşayan kızı, onu küçük oğluyla birlikte deniz kenarındaki yazlık evinde birkaç gün geçirmeye davet eder. Yeniden bir araya gelmenin ilk sevincinin ardından aralarında gerilimler ortaya çıkar ve uzun zamandır gömülü kalmış kırgınlıklar gün yüzüne çıkar.”
Memento Production (Fransa) ve NBC Film (Türkiye) tarafından finanse edilen projenin çekimlerinin haziran ayında başlayıp ağustos ayında Türkiye'de tamamlanması planlanıyor.
Muhtemelen 2027 Cannes Film Festivali'nde izleriz gibi duruyor. Yani umarım...

Türkçe

@kimseslendirdi Ya o değil de yapay zeka sayesinde acaba ufak çapta senaryolar yazılsa ve skeç tadında canlandırılsa hukuki yaptırı mı olur mu acaba? Ya da etik olur mu?
Türkçe

📍İlk benden duyun istedim.
"Bizimkiler" dizisi yeniden başlıyor.
Umur Bugay'a saygı projesi mahiyetinde, ilk bölüm senaryomu yazdım ve bu bölümü ona adadım.
📍MS Office programını etkinleştirebilirsem son düzenlemeleri yapıp çıktıyı alacağım.
📍Tabi vefat eden oyuncular var.
Onların yerine, mesela Sabri Bey yerine Can Yaman'ı düşünüyorum. Ayla Hanım'ın ünlü sevdası böylelikle mutlulukla son bulur.
📍Cemil rolü için Zafer Algöz ile görüştüm. Kendisi o rolün yerine Yandan Çarklı Halil rolünü istedi.
📍Davut Usta rolü için Ata Demirer ile görüştüm. Hemen role büründü. Şerefli bir Türk senaristi böyle müstehcen sahneler yazmaz dedi.
📍Gel gelelim Çaycı Abbas rolü için kimseyi bulamadık, sağolsun Burak Özçivit hemen kabul etti. Para almadan oynayacak.
📍Eskici Hüseyin rolüne ben Şener Şen'i düşünmüştüm ama o "Ertem Abi'den izin almam lazım" dedi. Hala 1989'da kalmış. Neyse vazgeçtik, onun yerine Cem Yılmaz'ı düşünüyoruz şimdilik.
📍Projenin Netflix'te yayınlanacağını ve apartmanda enteresan ilişkilerin döneceğini söylemiş miydim?
👉 Sonra sahur vakti geldi ve ezana 15 dakika kala uyandım. Enteresan bir rüyaydı.
Ve bir şarkı duydum: "Yollaa bir taksi yollaaa..."
Türkçe

Lisedeyken sınıfımızda eşcinsel olan biri vardı, bugün gördüğümde düzelmişti.
Bu hastalıktan nasıl kurtulduğunu sorduğumda, çözümünü şöyle anlattı:
“Küçükken babamdan yeteri kadar sevgi almadığım için bu sevgiyi küçük yaştan itibaren hep dışarıdaki hemcinsim olan erkeklerde arıyordum.
Bu durum beni o kadar rahatsız ediyordu ki tek başıma kaldığım zaman hep ağlıyordum ve bir çıkış yolu arıyordum.
Bir gün İbn-i Sina’nın bir kitabında eşcinsellere meyilli olan erkeklerin horoz eti yemesi gerektiğini okudum bir çare bunu denemeye karar verdim.
Bir yerden organik olarak satın aldığım horoz etini 40 gün boyunca öğlen ve akşam yemeği olarak yedim ve 40. günün sonunda kendimde gözle görülür bir şekilde değişiklik olduğunu fark ettim artık hemcinslerime ilgi duymuyor, kızlardan hoşlanmaya başlıyordum.
Allah’a çok şükür bugün tam bir buçuk yıl oldu ve bu illetten tamamen kurtuldum bugün artık sadece kadınlardan hoşlanıyorum. Ne olur ne olmaz diye de haftada bir kere horoz eti yemeye devam ediyorum.” dedi.
-Bu işin hastalık değil de doğuştan geldiğini söyleyenler gençlerin tedavi olmasını istemeyenlerdir.
Siz, sizin kötülüğünüzü isteyenlere aldırış etmeyin hastalığınıza çare arayın.
Türkçe

@saappho @efecim1sn Doğrulanmış kaynak yok! Tamamen etkileşim amaçlı yalan haber.
Türkçe

@efecim1sn Marmarisliyim, kaynağınız nedir? Selimiyede böyle bir çocuk yok? Ayrıca nasa bu şekilde çalışmaz,kaynak gösterin,lütfen.
Türkçe

Marmarisin selimiye köyünden 13 yaşında bir çocuk ulusal yapay zeka yarışmasında birincilik aldı.
projenin konusu: balık dnasını yapay ortamda insan dnası ile birleştirip su altında yaşayabilen bir canlı formu yaratmak.
evet doğru okudunuz. 13 yaşında. selimiye köyü. su altında yaşayan insan.
ve nasa bu çocuğa teklif götürmüş.
şimdi ben 13 yaşımdayken ne yapıyordum onu düşünüyorum. cevap: mass effect oynuyordum. annem çağırınca duymazdan geliyordum. en büyük başarım matematikte tahtaya kalkıp soruyu çözmekti. o da yanlış çıkıyordu genelde.
bu çocuk ise balık dnası ile insan dnasını birleştirmenin teorik çerçevesini kurmuş. yapay zeka ile modellemiş. simülasyonlarını çalıştırmış. jüri karşısına çıkıp sunmuş. ve birinci olmuş.
benim kafamı kurcalayan şey şu. bu çocuk bunu hangi araçlarla yaptı? selimiye köyünde laboratuvar mı var? yok. üniversite mi var? yok. mentor mu var? muhtemelen yok.
ama ai var.
bu çocuk büyük ihtimalle chatgpt veya benzeri bir modelle oturup saatlerce konuştu. biyoloji öğrendi. genetik öğrendi. dna replikasyonu öğrendi. sonra bunları birleştirip özgün bir proje çıkardı.
ve nasa kapısını çaldı.
düşünün. datça selimiye. nüfusu 7000-8000 kişi falan. en yakın şehir muğla. oradan bir çocuk nasanın radarına giriyor.
bu hikaye bana şunu söylüyor: artık coğrafya kader değil. internet bağlantın varsa ve merakın varsa selimiye köyünden de nasaya gidebilirsin.
aileler çocuklarına ipad verip oyun oynasın diye bırakıyor. bu çocuğun ailesi ne yaptı bilmiyorum ama o ipadde oyun yerine ai ile proje yapan bir çocuk yetiştirmişler.
eğer 13 yaşında bir köy çocuğu yapay zeka ile nasadan teklif alabiliyorsa, sizin yapmayacağınız hiçbir bahane geçerli değil. hiçbiri.

Türkçe

@Kandilli_info HER KURUM GİBİ SİZİN DE İÇİNİZİ BOŞALTIYORLAR BELLİ OLDU. DİYANETE DE DEVREDEBİLİRLER SİZİ !!?
Türkçe

BASIN AÇIKLAMASI
Jeomanyetik Veriler ve Kamuoyuna Yansıyan İddialar Hakkında Açıklama
Son günlerde çeşitli medya organlarında ve sosyal medya platformlarında, kurumumuza ait jeomanyetik gözlemevi verilerine erişim sağlanamadığı ve sistemlerimizin kapatıldığı yönünde asılsız iddialar yer almaktadır. Kamuoyunun doğru bilgilendirilmesi ve oluşan bilgi kirliliğinin önüne geçilmesi amacıyla, konunun teknik ve bilimsel boyutlarına ilişkin bu açıklamanın yapılması gerekli görülmüştür.
İstanbul–Kandilli (ISK) Jeomanyetik Gözlemevi 1947 yılında kurulmuş, 1997 yılında modernizasyon çalışmaları tamamlanarak Uluslararası Gerçek Zamanlı Manyetik Gözlemevleri Ağı (INTERMAGNET)’na dâhil edilmiştir. Ancak İstanbul’da zamanla artan yapılaşma, yoğun araç trafiği ve çevresel metalik unsurların oluşturduğu yapay manyetik gürültü, gözlemevinde yürütülen ölçümlerin uluslararası hassasiyet standartlarını karşılamasını sürdürülemez hâle getirmiştir.
Veri sürekliliğinin sağlanması ve uluslararası bilimsel kalite standartlarının korunması amacıyla, Enstitümüz tarafından manyetik kirlilikten uzak ve daha izole bir bölgede, İznik’te (IZN) Jeomanyetik Gözlemevi kurulmuş olup ölçümler bu istasyonda yıllardır başarıyla sürdürülmektedir.
Bu süreç herhangi bir “kapatma” değil; bilimsel gereklilikler doğrultusunda gerçekleştirilen bir modernizasyon ve yer değişikliği çalışmasıdır.
Jeomanyetik gözlemevlerinin temel görevi, Dünya’nın manyetik alanındaki değişimleri izlemektir. Mevcut bilimsel bilgi birikimi ve teknoloji düzeyi çerçevesinde, yalnızca jeomanyetik veriler kullanılarak yer, zaman ve büyüklük bilgilerini içeren güvenilir bir deprem tahmini yapılması mümkün değildir. Bu yöndeki spekülatif iddialar bilimsel bir dayanak taşımamaktadır.
Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü, çalışmalarını ulusal ve uluslararası bilimsel standartlara uygun olarak, şeffaflık ve kamu sorumluluğu ilkeleri doğrultusunda sürdürmeye devam etmektedir. Kurumumuz hakkında ortaya atılan teknik nitelikteki iddiaların, bilimsel veriler ve resmî açıklamalar esas alınarak değerlendirilmesi kamuoyuna saygıyla duyurulur.
Daha detaylı bilgi için:
jeomanyetizma.bogazici.edu.tr/sites/jeomanye…
Türkçe

@Dou3Glen @ajans_hakikat Bu insan, 5 diploma için yaklaşık 15-20 yılını, gençliğini, sağlığını, sosyal hayatını adamış. Ülkesine bilim insanı olarak katkı sunmak için çalışıyor. Peki sen kaç yılda hangi akademik dereceleri elde ettin? Ükenin geleceğine ne katkın var? Cehaletinin zaferini kutluyorum bravo
Türkçe

@biriktiriyorum_ dostu ile yediği içtiği ayrı gitmeyenlerin birlikte bir işe girme, borç alıp verme ya da aynı evde yaşamaları durumunda işin içine para girince bir müddet sonra söyleyecekleri mükemmel bir atasözümüz aklıma geldi 😅 Hayırlısı olsun inşallah...
Türkçe

20 yıllık çocukluk arkadaşımla ortak ev almaya karar verdik.
Arkadaşımın köşede 550 bin TL’lik altın birikimi varmış. Bende aynı tutarda bir peşinat ayarladım.
1 milyon TL kredi çekip taksitleri ortak ödeyeceğiz. Yatırımlık olarak 1+1 ve 2+1 dairelere bakıyoruz.
Üniversite bölgesinde eşyalı bir şekilde kiraya vermek istiyoruz. Planladığımız gibi giderse 2–3 yıl içinde kredisini kendi ödeyen bir evimiz olacak.
Ortak mal almak gerçekten kolay bir karar değil. Ancak bu devirde tek başına bir şeyler yapmaya çalışmak daha da zor.
Türkçe

Trafikte asla kabadayılık yapmam. 2 dklık bir erkeğin sonucu olarak, tesadüfi elde ettiğim yaşam hakkımın düşük İQ'lu bir yaşam formu tarafından sonlandırılmasına gerek yok. Basar giderim. Belki de karşımdaki kişinin pestilini çıkaracak güce sahibim ama ucuz kahramanlıklara gerek yok.
Daha keşfedilecek nice yerler, görülecek nice mekanlar, öğrenilecek nice bilgiler, yarin yanağından öpülecek nice günler var.
Türkçe

İnsan spermini bir şişeye koy, içine belirli otlar ve kan ekle, sonra bunu at gübresinin sıcaklığında (kuluçka) 40 gün çürümeye bırak. 40 gün sonra şişenin içinde şeffaf, küçük, insanımsı ama ruhu olmayan bir varlık kımıldamaya başlar. Buna Homunculus denir. Bu varlık büyür, sahibine itaat eder, geleceği bilir ama insani hisleri yoktur. Okültistler der ki: Tarihteki bazı "dahi" veya "zalim" liderler, aslında anneden doğma değil, laboratuvarda üretilmiş bu Homunculus'lardı. Onlar insan taklidi yapan biyolojik robotlardır. Bugün klonlama dediğin şey, simyacıların yüzyıllar önce şişede yaptığı o iğrenç büyünün modern halidir. Etrafına bak, belki de konuştuğun kişi bir insan değil, şişeden çıkmış bir ettir.
Türkçe















