dranatomikrobiyoloji

10.9K posts

dranatomikrobiyoloji banner
dranatomikrobiyoloji

dranatomikrobiyoloji

@dranatomikro

Dr. Hakan Bozdemir TUS/DUS Mikrobiyoloji eğitmeni Tıpdemy-DUSdemy

Katılım Temmuz 2024
6.5K Takip Edilen21.5K Takipçiler
Sabitlenmiş Tweet
dranatomikrobiyoloji
dranatomikrobiyoloji@dranatomikro·
Stüdyomuz hazır Artık dezenformasyonla mücadeleye Youtube'da da devam edeceğiz. Abone olmak isteyenler için: @dranatomikrobiyoloji" target="_blank" rel="nofollow noopener">youtube.com/@dranatomikrob
Türkçe
6
3
25
21.9K
Semiha
Semiha@Semiha_BG·
@dranatomikro Sadece erkeklerde mi araştırılmış? Kadınlarda?
Türkçe
1
0
0
4
dranatomikrobiyoloji retweetledi
dranatomikrobiyoloji
dranatomikrobiyoloji@dranatomikro·
Ashwagandha testosteronu katlıyormuş. TRT'ye alternatifmiş. Yan etkisi yokmuş. Hemen sonuç verirmiş. Dördü de overclaim. Kanıt var fakat bambaşka boyutlarda. 10 tweet'te meta-analizler ne diyor anlatacağım. 🧵👇
dranatomikrobiyoloji tweet media
Türkçe
1
1
6
1.1K
dranatomikrobiyoloji
dranatomikrobiyoloji@dranatomikro·
Ashwagandhada için en sık 3 hata: 1️⃣ Standardize olmayan toz form almak. Withanolide içeriği belirsiz, etkisiz. 2️⃣ TRT yerine geçirmek. Klinik hipogonadizmde yetersiz, doktora git. 3️⃣ Tiroid hastalığında bilinçsiz kullanmak. Özellikle Hashimoto'da T4 artırabilir, mutlaka hekime danışılmalı.
Türkçe
0
0
1
220
dranatomikrobiyoloji
dranatomikrobiyoloji@dranatomikro·
Kimde işe yarıyor, kimde yaramıyor? Lopresti 2019: Stresli, sedanter, hafif T düşüklüğü olan erkekte etki belirgin. Wankhede 2015: ağır antrenman yapan erkekte ek katkı var. Sağlıklı, normal T'li, düşük stresli genç erkekte etki minimum. Alt grup farkı önemli.
Türkçe
1
0
1
224
dranatomikrobiyoloji retweetledi
dranatomikrobiyoloji
dranatomikrobiyoloji@dranatomikro·
Daha önemlisi Gençler; anlamadığınız, hiçbir birikiminiz olmayan konularda böyle bilmiş bilmiş konuşmayın. Yoksa Eren'in durumuna düşersiniz. :) Eren, söylesene dostum neden kullanmasınlar, aydınlat bizi? Mesela alıntıladığın haberle protein tozunun ne alakası var? Ciddenn baya merak ettim Engin bilgilerinden faydalanmak istiyorum.
Türkçe
3
2
68
16.7K
dranatomikrobiyoloji
dranatomikrobiyoloji@dranatomikro·
Daha önemlisi Gençler; anlamadığınız, hiçbir birikiminiz olmayan konularda böyle bilmiş bilmiş konuşmayın. Yoksa Eren'in durumuna düşersiniz. :) Eren, söylesene dostum neden kullanmasınlar, aydınlat bizi? Mesela alıntıladığın haberle protein tozunun ne alakası var? Ciddenn baya merak ettim Engin bilgilerinden faydalanmak istiyorum.
Eren Türkmen@erenturkmen

Gençler protein tozu kullanmayın

Türkçe
1
0
25
3.3K
dranatomikrobiyoloji
dranatomikrobiyoloji@dranatomikro·
Öğretmenlerimizi temsil etmiyor bu şahıs ve benzerleri. Yok, etmiyor arkadaşlar. Beni bilirsiniz, çok da kendini tutan cevabını sakınan birisi değilimdir ama bu seviyeye inemedim kusura bakmayın. Öğretmenler de en az bizim kadar rahatsızdır bu saçmasapan tweetten ona da eminim zaten
Türkçe
2
1
22
779
dranatomikrobiyoloji retweetledi
dranatomikrobiyoloji
dranatomikrobiyoloji@dranatomikro·
Yeri gelmişken, TUS enfeksiyonda sorulur bu. HIV+ ilişkili olan AIDS tanımlayıcı(defining) kanserler: 1-Kaposi Sarkomu (KS): İnsan Herpes Virüsü 8 (HHV-8) ile ilişkilidir. ART öncesi dönemde en sık görülen AIDS kanseriydi; günümüzde insidansı düşse de hala en karakteristik tablodur. 2-Non-Hodgkin Lenfoma (NHL): Özellikle agresif B-hücreli lenfomalar bu gruptadır: -Burkitt Lenfoma: Yüksek proliferasyon indeksi ile karakterize. -Diffüz Büyük B-Hücreli Lenfoma (DLBCL): İmmünoblastik varyantlar sıktır. -Primer Merkezi Sinir Sistemi Lenfoması: Neredeyse %100 oranında EBV (Epstein-Barr Virüsü) ile ilişkilidir. 3-İnvaziv Serviks Kanseri: Yüksek riskli HPV (Human Papilloma Virus) tiplerinin (Tip 16, 18 vb.) neden olduğu, HIV pozitif kadınlarda daha agresif seyreden malignitedir. HIV+ ilişkili olan AIDS tanımlamayan(non-defining) kanserler: 1-Anal Kanser: HPV ile ilişkilidir. HIV+ bireylerde, özellikle MSM (erkeklerle seks yapan erkekler) popülasyonunda genel topluma göre riski 30-100 kat daha fazladır. 2-Hodgkin Lenfoma: İlginç bir şekilde, CD4 sayısı çok düşük olanlardan ziyade, orta düzeyde immün yetmezliği olanlarda daha sık görülür (EBV ilişkisi yüksektir). 3-Akciğer Kanseri: HIV+ bireylerde sigara içme oranları yüksek olsa da, sigaradan bağımsız olarak da riskin arttığı kanıtlanmıştır. Genç yaşta ve daha agresif seyretme eğilimindedir. 4-Hepatosellüler Karsinom (HCC): Genellikle HIV/HBV veya HIV/HCV koinfeksiyonuna bağlı siroz zemininde gelişir. 5-Baş ve Boyun Kanserleri: Özellikle HPV ile ilişkili orofaringeal kanserler bu grupta yükselen bir trend sergilemektedir. HIV+ ilişkisiz kanserlere örnekler: 1-Prostat Kanseri: HIV+ erkekler yaşlandıkça sık görülür ancak risk oranı genel popülasyonla benzerdir. 2-Meme Kanseri: Kadınlarda en sık görülen kanser olmasına rağmen, HIV pozitifliği meme kanseri riskini doğrudan artırmaz. 3-Kolorektal Kanser: Genel tarama protokolleri HIV+ bireylerde de benzer şekilde uygulanır; HIV'e özgü belirgin bir artış saptanmamıştır. 4-Pankreas Kanseri: Genetik ve çevresel faktörler ön plandadır, HIV ile patofizyolojik bir bağ kurulmamıştır. Arkadaşlar şimdi bunların mantığını şu şekilde özetleyelim: 1-AIDS tanımlayıcı maligniteler HIV pozitif bir bireyde doğrudan AIDS evresine geçişi işaret eden üç spesifik maligniteyi kapsar. Bu kanserlerin ortak özelliği, genellikle onkojenik virüslerle (HHV-8, EBV, HPV) güçlü ilişkileri ve ileri derece immün supresyon varlığında ortaya çıkmalarıdır. 2-AIDS tanımlamayan ancak HIV ile ilişkili maligniteler ise ART sayesinde hastaların yaşam süresi uzadıkça(Normal yaşam beklentisine yakın), "AIDS tanımlayıcı olmayan" ancak HIV pozitif bireylerde genel popülasyona göre anlamlı derecede daha yüksek insidansla görülen grup malignitelerdir. Aslında bunlar, güncel onkolojinin asıl odak noktası haline gelmiştir. Bu gruptaki artışın nedenleri arasında kronik inflamasyon, koinfeksiyonlar (HBV, HCV, HPV) ve hızlanmış hücresel yaşlanma (immünosenesans) yer alır. 3-HIV ile ilişkisiz(Genel popülasyona benzer riskli) maligniteler HIV pozitif bireylerde görülse de, bu bireylerdeki insidansı genel popülasyondaki (yaş ve cinsiyet uyumlu) insidansla hemen hemen aynıdır. Yani HIV varlığı, bu kanserlerin gelişimi için doğrudan bir risk faktörü veya tetikleyici olarak kabul edilmez.
Türkçe
0
2
70
18.9K
dranatomikrobiyoloji retweetledi
dranatomikrobiyoloji
dranatomikrobiyoloji@dranatomikro·
Toplum kökenli MRSA (CA-MRSA) suşlarının en önemli virülans faktörü Panton-Valentine Lökosidin (PVL) toksinidir. Bu toksin lökositleri parçalayarak (lökositotoksik) ciddi nekrotizan cilt enfeksiyonlarına (furonkül, karbonkül) ve yüksek mortaliteli nekrotizan pnömoniye neden olur. Hastane kökenli MRSA (HA-MRSA)'da nadirdir.
Türkçe
0
2
15
2.3K
dranatomikrobiyoloji retweetledi
dranatomikrobiyoloji
dranatomikrobiyoloji@dranatomikro·
Austrian Sendromu: Pnömokokal Pnömoni + Endokardit + Menenjit üçlüsüdür. Genellikle alkolik, orta yaş erkeklerde görülür ve aort kapağını tutarak rüptüre neden olabilir. Mortalitesi çok yüksektir.
Türkçe
1
2
33
14.4K
dranatomikrobiyoloji retweetledi
dranatomikrobiyoloji
dranatomikrobiyoloji@dranatomikro·
Pnömolizin: Kolesterol bağlayan bir sitotoksindir (Pore-forming toxin). Komplemanı klasik yoldan aktive eder ancak bunu antikor yokluğunda da yapabilir. Silier aktiviteyi durdurur ve Streptolizin O ile homolojiktir.
Türkçe
0
1
10
2.3K