
Ömer Faruk Can
475 posts

Ömer Faruk Can
@dromerfarukcan
Genel Cerrahi Uzmanı (Obezite ameliyatları, Şeker ameliyatları vs.)



Dostlar ya şu tahlilleri yaptırmak özelde bana kaça patlar sizce bilen var mıdır ruhumu teslim etmem mi gerekir tıp tanrılarına











🚨🚨🚨 ALARM 🚨🚨🚨



TUS Bölümlerinin Ortalama Puanları (Mart 2026)

Bakın hocanın söylediği şey çok önemli. Bunun bizzat şahidiyim. Biliyorsunuz Rusya-Ukrayna savaşından sonra o bölgede yaşayan Türklerden ülkemize gelenler oldu. Bu gelen insanlardan çok hastam oldu. Gerçekten çok iyi, çok ahlaklı, çok temiz insanlar. Allah hepsinden razı olsun. Bu insanların çok büyük bir kısmı tedavi esnasında bana para teklif etti, zorla cebime koymaya çalıştı. Parayı almam için benle kavga edenler bile oldu. Başta garipsedim, kızdım hatta. Çünkü bizde bu rüşvettir ve hem ahlaken hem hukuken yanlıştır. Fakat bir süre sonra anladım ki orda düzen buymuş. Eğer hastanın iyi bir sağlık hizmeti almasını istiyorsan hastanede bol bol "bahşiş" vermeliymişsin. Hatta ordaki doktorlar aylık kazancını belirtirken "bahşiler dahil şu kadar." diyormuş. Paraları almadım tabi ki. Ama hepsine "Gerek yok. Biz zaten elimizden geleni yapacağız merak etmeyin. Siz kötü niyetli değilsiniz ama bu davranışınız burda ayıplanır." diye anlatmak zorunda kaldım. Ne kadar acı bir durum.

2 ) yüküyle para ödersiniz. Rusya, Bulgaristan bunu zamanında yaptı, doktor ücretleri 100 dolara düştü, sonra ne oldu ? Bırakın el altından para vermek, hastaneye dahili dallarda yatış yaptırabilmek için de para verildi. Bu meslek öyle komik paralara yapılacak meslek değil.














Uzmanlıklar nereye gidiyor? Bizi ilerde ne bekliyor? Doktor bulamama ihtimali var mı? Bu konuda naçizane bir şeyler anlatmak istiyorum. Tıp eğitimi bir süreçtir. Önce diğer tüm fakültelerde olduğu gibi amfide başlanır. İlk 3 yıl amfide geçer. Sonra hastaneye geçilir, tüm bölümler görülür, tüm branşlarla ilgili temel eğitim alınır. Mezuniyet sonrası pratisyen hekim olarak göreve başlanır. Devlet hizmet yükümlülüğü dediğimiz, halk arasında şark görevi veya mecburi hizmet olarak da bilinen göreve başlanır. 350 gün ile 650 gün arasında değişiyor süresi. Bu görev bitmeden ne özelde ne devlette başka bir yerde çalışılamaz. Sonra eğer kişi isterse uzmanlık sınavına girerek tercihte bulunur ve kazanırsa asistan olur. Bölümden bölüme değişmekle birlikte ortalama 4 yıl sonra uzman doktor olur. Ve tekrar mecburi hizmete gider. Yine 350-650 gün görev.. Bazı branşların yan dalları mevcuttur. Örneğin endokrinoloji, nefroloji, romatoloji, hematoloji gibi branşlar, dahiliye'nin yan dalıdır. Bir çok branşın çeşitli yan dalları mevcuttur. Eğer kişi isterse yan dal sınavına girerek yan dal asistanı olur. 2-3 yıl da burda eğitim gördükten sonra yan dal uzmanı olur. Sonra bir daha mecburi hizmete gider. Şimdi toplayalım Tıp fakültesi: 6 yıl Mecburi hizmet: 1,5 yıl (ortalama) Asistanlık: 4 yıl Mecburi hizmet: 1,5 yıl Yan dal asiatanlığı: 3 yıl Mecburi hizmet: 1,5 yıl Toplamda 17,5 yıl yapıyor. Az değil. Yani bir endokrinolog, bir yoğun bakım uzmanı, bir gastroenteroloji cerrahisi uzmanı, 17 yıllık zorlu bir yoldan geliyor. Tıp fakültesi kontenjanları tabi ki boş kalmaz. Sıralaması geriler belki. Ama bi şekilde dolar. Sorun sonrasında. Biz 6 yıl tıp okutup temel eğitimi verdiğimiz, uzmanlıkların da fragmanını gösterdiğimiz gençleri, zor, riskli, kazancı da görece düşük branşlara nasıl yönlendireceğiz?? Yani kişi pratisyen olup belli bir ücret kazanmaya başladıktan sonra riski ve çalışma yükü çok daha fazla olan ama kazancı o kadar fark etmeyecek bir yola niçin girsin? Girmez. Girmiyor da. Konu artık geleceğe dair bir öngörü değil. Şu an yaşadığımız durumu anlatıyoruz. Bakın aşağıda tus puanına göre branşlar var. En düşük puanlı ve boş kontenjanı kalan branşlara dikkat edin. Uzmanlık kadroları boş kalmaya başladı bile. Hatta bazı pediyatri (çocuk hastalıkları) kliniklerinde asistan sayısı o kadar azaldı ki pratisyen hekimleri görevlendirmeye başladılar. Kadın hastalıkları ve doğum branşına eskiden sınavda derece yapan öğrenciler giderdi. Şimdiki hali tabloda mevcut. Sadece ücreti artırarak da çözülemez bu durum. Çünkü bi noktadan sonra paranın artışı refahı artırmaz. Mesleki itibar, tatmin duygusu, çalışma şartlarının iyileştirilmesi gibi bir çok konu var. Arz-talep, sistem dengeye ulaşır, doğal akışına bırakın gibi yorumlar bence yanlış. Bu konuyu doğal akışına bırakmak çok doğru gelmiyor bana. Şayet öyle olursa özellikli tedavilere sadece zenginler ulaşabilir. Olması gereken bu diyorsanız sorun yok. Bir hekim olarak da beni kaygılandıran durumlar da var tabi ki. Hatta vicdani ve ahlaki konuları bir kenara bırakırsak, ortamın vahşi kapitalist bir hale gelmesi, bir cerrah olarak benim işime bile gelir. Ben asıl bir vatandaş olarak kaygılanıyorum. Allah sonumuzu hayretsin. Selametle.





