Duyu Ötesi

9.7K posts

Duyu Ötesi banner
Duyu Ötesi

Duyu Ötesi

@duyuotesi

DÜŞün Uykuda İfşa Olan BİÇİMi | Ağ Dokumacısı | https://t.co/6Jm6Py9uFP | https://t.co/IzxmQa22Cx DM 🚫

Yedi Göğün Merdiveni Katılım Mayıs 2011
232 Takip Edilen3K Takipçiler
Sabitlenmiş Tweet
Duyu Ötesi
Duyu Ötesi@duyuotesi·
“Dikkat edin, uyanık kalın, dua edin. Çünkü o anın ne zaman geleceğini bilemezsiniz.” [MARKOS 13:33]
Türkçe
1
0
39
785
Duyu Ötesi
Duyu Ötesi@duyuotesi·
“Arkamızda bıraktığımızı önde aramayalım. Bildiğimiz her şeyi verelim ki, bilmediğimiz her şeyi bilelim.” — Jodorowsky
Türkçe
0
3
49
1.3K
Duyu Ötesi
Duyu Ötesi@duyuotesi·
Nobel ödüllü ünlü fizikçi Roger Penrose diyor ki; Kara deliğin tam merkezinde bir bölge var. Orada maddenin yoğunluğu ve uzay-zamanın eğriliği sonsuza kadar çıkıyor. Matematikçiler ve fizikçiler orayı hesaplamaya çalıştığında, Einstein’ın ünlü genel görelilik denklemleri birdenbire sonsuza gidiyor ve çalışmayı bırakıyor. Artık hiçbir şey hesaplanamıyor. Bütün bir yıldız orada sıfır boyuta sıkıştırılıyor. Yani koskoca bir yıldız küçülüp küçülüp nokta gibi bir şeye dönüşüyor. Bu, evrenin en uç noktalarından biri ve hala bilimimizin açıklayamadığı büyük bir gizem. Orada ne olduğunu tam olarak anlamak için Einstein’ın teorisinden daha güçlü, yeni bir fizik teorisine ihtiyacımız var. Yani kısaca, kara deliğin içi o kadar aşırı ki, mevcut en iyi teorimiz bile orada bozuluyor. ☕️
Türkçe
16
39
272
44.7K
KonHİÇyus
KonHİÇyus@konhicyus·
KOVALAR der ki; Biz Allah la arası iyi insanlarız Ya hissettirir, Ya rüyamızda gösterir, Yada bir şekilde karşımıza çıkartır.
Türkçe
4
1
41
1.1K
Duyu Ötesi
Duyu Ötesi@duyuotesi·
“Anlamlı geliyorsa anlamamışsın demektir. Anlıyorsan da anlamlı gelmez. En azından sezgisel açıdan.” — Adam Fawer, Mobius Anlamlı gelen her şeyin aslında yeterince derin olmadığını, çünkü derin olanın ilk bakışta anlamsız ya da rahatsız edici geldiğini söylüyor. Anlama süreci rahatsızlıkla başlar. Gerçekten de böyle olur. Adam Fawer bunu söylerken bence tam da o rahatsız edici bölgede geziniyordu. Sezgisel olarak mantıklı gelen şeylerin çoğu, aslında zihnin konfor alanına sığdırılmış, törpülenmiş versiyonları oluyor. Zihnin daha önce bildiği kalıplarla hızlıca eşleşebilirsin. O yüzden sıcak, tanıdık ve tatmin edici gelir. Ama orası zaten erişilebilir olan kısmı. Gerçek anlam, genellikle mantığın ve sezginin alıştığı kalıpları biraz zorladığında, hatta kırdığında ortaya çıkıyor. Çoğu zaman da ilk temasında direnç yaratıyor. İlk anda ya basit görünüyor ya da zorluyor. Ama üzerine düşündükçe katman açıyor. Seni değiştirip, bakış açını genişletiyor. Kendini sana zamanla ispat ediyor… Ama burada kritik bir nokta da var. Hızlı ve hazır kalıp anlamın cazibesine kapılmamayı öğrendiğin gibi, her karmaşayı derinlik sanmamayı da öğrenmelisin. İdrakini dilerim ☕️
Türkçe
1
6
48
1.3K
Murat Ali Calman
Murat Ali Calman@calmanmuratali·
Sokak bunlarla dolu - Ateşe mi tapıyor - Şeytana mı inanıyor - Metale, demire mi secde ediyor. Belli değil... Nerede abi subay tıraşlı gençler.. Bundan sonra subay tıraşlı olmayan kimse okul kapısında girmemeli.. DİSİPLİN.. ** #Kahramanmaraş
Murat Ali Calman tweet media
Türkçe
113
67
791
180.8K
Fenomen Daily
Fenomen Daily@Fenomendaily·
SONDAKİKA Telegramda c31k isimli kanalda askere, polise, Allaha küfür edip kurana canlı yayında ayakla basıp yeni okul isimleri verilmiştir. Ulaşan görüntülerde şahıslar polis bizi alamaz gibi yayınlarda konuşmalar geçmiştir @EmniyetGM @EGMozelguvenlik
Türkçe
411
1.4K
6.9K
1.6M
Duyu Ötesi
Duyu Ötesi@duyuotesi·
“Dikkat edin, uyanık kalın, dua edin. Çünkü o anın ne zaman geleceğini bilemezsiniz.” [MARKOS 13:33]
Türkçe
1
0
39
785
Gökhan Çakıroğlu
@duyuotesi “Yukarıda olan aşağıda olan gibidir, Aşağıda olan yukarıda olan gibidir, …………………………………………………………”
Türkçe
1
0
1
51
Duyu Ötesi
Duyu Ötesi@duyuotesi·
Evren, benzer çözümleri yeniden üretir. Enerjiyi en iyi dağıtan, bilgiyi en iyi taşıyan yapı neyse, onu farklı katmanlarda tekrar kurar. Bu yüzden kozmik ağ ile nöron ağları benzeşir. Nehir deltası ile damar sistemleri, yıldızların doğduğu gaz bulutları, hücresel süreçlerimiz hepsi aynı yasaların içinden geçerek biçimleniyor... Hepsi, akışın en dengeli halini arayan bir düzenin ürünü. Aynı zekâ, ilkelerine sadık bir şekilde, farklı ölçeklerde kendini yeniden kuruyor. Bu yüzden dışarı baktığında kendine benzer bir şey görüyorsun. Çünkü aynı matematiğin farklı yüzleriyiz. Sen evrene bakarken onu çözmeye çalıştığını sanıyorsun. Ama aslında O, kendi kurduğu bir sistem üzerinden kendini fark ediyor. En karmaşık, en farkında olan yapıda kendini izliyor. Yani sende. Senin algın, onun kendine açtığı bir pencere. O’nun kendi yasalarını deneyimlediği bir biçimsin. İdrakini dilerim🪐
Türkçe
1
3
34
1.4K
Duyu Ötesi
Duyu Ötesi@duyuotesi·
Allah evreni tek bir irade, tek bir düzen üzerine kurmuş. Bu yüzden her yerde aynı aklın izini görüyorsun. Galaksilerde de, damarlarında da, hücrelerinde de… Sürekli tekrar eden bir düzen var. Bu tesadüf değil, birden fazla gücün çatışması hiç değil. Tek bir kaynaktan çıkan, tutarlı bir sistem bu. O yüzden benzer şeylerin farklı yerlerde tekrar etmesi çok normal. Aynı kanunlar işliyor çünkü. Büyükte ne varsa küçüğe de yansıyor. Çokluk var gibi görünse de, özde birlik var. Her şey aynı merkeze bağlı. Allah’ın kurduğu sistem, en doğru, en dengeli şekilde çalışıyor ve o düzen her ölçekte kendini gösteriyor. Kur’an’ın bahsettiği ölçü ve denge tam olarak bu. İnsan burada boşuna yaratılmadı. Bu düzeni fark etsin, düşünsün ve kaynağına bağlasın diye var. Yani mesele sadece görmek değil, gördüğünü doğru yere bağlamak. Sen O değilsin, ama O’nun kurduğu düzeni okuyabilecek bir bilinçsin. Dışarıda gördüğün düzen, içeridekini uyandırman için var. Hepsi seni tek bir gerçeğe götürüyor. Çünkü; “Her şey O’ndan gelir, O’na döner.” ☕️
Duyu Ötesi@duyuotesi

Evren, benzer çözümleri yeniden üretir. Enerjiyi en iyi dağıtan, bilgiyi en iyi taşıyan yapı neyse, onu farklı katmanlarda tekrar kurar. Bu yüzden kozmik ağ ile nöron ağları benzeşir. Nehir deltası ile damar sistemleri, yıldızların doğduğu gaz bulutları, hücresel süreçlerimiz hepsi aynı yasaların içinden geçerek biçimleniyor... Hepsi, akışın en dengeli halini arayan bir düzenin ürünü. Aynı zekâ, ilkelerine sadık bir şekilde, farklı ölçeklerde kendini yeniden kuruyor. Bu yüzden dışarı baktığında kendine benzer bir şey görüyorsun. Çünkü aynı matematiğin farklı yüzleriyiz. Sen evrene bakarken onu çözmeye çalıştığını sanıyorsun. Ama aslında O, kendi kurduğu bir sistem üzerinden kendini fark ediyor. En karmaşık, en farkında olan yapıda kendini izliyor. Yani sende. Senin algın, onun kendine açtığı bir pencere. O’nun kendi yasalarını deneyimlediği bir biçimsin. İdrakini dilerim🪐

Türkçe
1
3
30
815
Mave Ra
Mave Ra@BNurc41018·
@duyuotesi " Allah uzak götürsün.." kısmına aminn.
Türkçe
1
0
1
106
Duyu Ötesi
Duyu Ötesi@duyuotesi·
Yaptıklarından rahatsızlık duymuyor da, yaptıklarını yüzüne vurunca rahatsız oluyor. Kendi eylemini tartmıyor da, dışarıdan nasıl göründüğünü kontrol etmeye çalışıyor. İçeride kendi benliğine dair hiçbir muhasebe yok, dışarıda imaj yönetimi dillere destan. Allah uzak götürsün... Çok aşağılık ve tehlikeli bir kimlik.
Türkçe
1
9
68
1.4K
Duyu Ötesi
Duyu Ötesi@duyuotesi·
“Kötülük işleyen adam, kötülükte karar kılıp iyi işler işleyenlerin ikbalinden eser gördü mü Şeytan kesilir. Şeytan gibi kıskançlığından iyiliğe engel olur. Hani harmanı yanan, herkesin harmanı yansın ister ya işte öyle.” — Mevlana Celaleddin-i Rumi
Türkçe
0
2
42
632
Duyu Ötesi
Duyu Ötesi@duyuotesi·
Yaz ✍🏻 Hiçbir put, Hakk’ın kudretli tokadından saklanamaz. Kibri arşa dayananın, alnı toprağa bastırılacak. Hakkı çiğneyenin sonu, hak tarafından çiğnenmek olacak. 🎯
Türkçe
1
0
45
468
Duyu Ötesi
Duyu Ötesi@duyuotesi·
Kibirli insanların temel sorunu bilgi yoksunluğu değil, farkındalık yoksunluğu. aynı zamanda buna kırılgan bir benliği koruma çabası da dahil oluyor. İçerideki eksiklik hissini örtme refleksi, kendi gölgelerini görmelerine engel olur. O yüzden çoğunlukla cahil olurlar. Cahilliği bilgisizlik olarak düşünmeyin. Buradaki sorun bilgi eksikliğinden değil, bilgiyi dönüştürememekten kaynaklanıyor. Bilgi var, ama idrak yok. Zihin dolu, ama bilinç uykuda. Bilgiye sahip olan insan bilir. Ama farkındalığı olan insan kendini de bilir. Bunlarda kendini dönüştürmek kör noktada kalıyor. Sonuç olarak kendini uzaktan inceleyemiyor. Hep dışarıyı analiz ediyor. Başkalarını çözerler, eleştirirler, tanımlarlar. Ama kendilerine dönemezler. İçeriye bakmak, kurdukları kimliği tehdit eder. Bunun adına bilgi istifçiliği diyorum. Kullanılmayan bilgi çöptür. Dönüşmeyen sentezlenmeyen bilgi zamanla insanın hakikatle arasına girer… ☕️
Türkçe
1
15
89
3.8K
Duyu Ötesi
Duyu Ötesi@duyuotesi·
“Onları gördüğünde dış görünüşleri hoşuna gider; konuştuklarında sözlerine kulak vermek istersin. Onlar, yere (sağlam şekilde) dikilmiş kütükler gibi (emin görünseler de) her çığlığı kendilerine (yönelik) sanırlar. Onlar (bütün inançlara) düşmandırlar, öyleyse onlara karşı dikkatli ol. "Allah onları kahretsin!" Akılları nasıl da (hakikatten) sapıyor!” Münafıklara diyor. ☕️
Türkçe
0
0
25
441