
M.Karadaş
17.9K posts

M.Karadaş
@ebrar1964
Allah'a davet eden, doğruları yapan ve “Ben Müslümanlardanım” diyen kimseden daha güzel sözlü kim vardır? https://t.co/nIRgjjxbSf



Ashab-ı Kehf: Köleci Roma’ya Karşı Sivil İtaatsizlik Çoğu kişi bu kıssayı sadece mistik bir kaçış sanıyor. Oysa bu, Roma’nın mülksüzleştirerek köleleştirme operasyonuna karşı tarihin gördüğü en radikal sistem dışı kalma eylemidir. Bugünle bağı ise sandığınızdan çok daha derin. Mülksüzleştirme Bir Prangadır Roma, hür vatandaşı köleleştirmek için önce mülksüzleştirirdi. Ağır vergiler ve Latifundia denilen dev çiftlikler ile küçük bahçesi olan köylüyü yutar, onu borç kölesi yapardı. Ashab-ı Kehf, saray imtiyazlarını ve mülksüzleştirme üzerinden kurulan bu kölelik zincirlerini reddederek makineyi bozdu. Mağara: İmarsız ve Vergisiz Özgürlük Roma kenti bir gözetim hapishanesiydi. Bugün devletlerin bahçenize bir kulübe yapmanıza dahi izin vermeyen katı bürokrasisi, Roma’nın "her şey imparatorundur" doktrininin hortlamış halidir. Mağara, devletin hukukunun bittiği, doğanın hukukunun başladığı özgür bölgedir. 300 Yıllık Büyük Grev Onların uykusu, tarihin en uzun pasif direnişidir. Tüketmediler, üretmediler, vergi vermediler. Uyandıklarında cebindeki paranın geçersiz olması; mülksüzleştirme üzerine kurulu tüm borç senetlerinin ve zalim kanunların zaman karşısındaki acizliğinin kanıtıdır. Günümüzün Mağarası: Bahçeler Bugün kendi gıdasını üreten, beton hapsini reddeden ve sistemin tüketim kölesi olmamak için toprağına sarılan her birey, aslında modern birer Ashab-ı Kehf adayıdır. Roma’nın zincirleri hala var, ama mağaranın kapısı da hala açık. #Sivilİtaatsizlik #Tarım #Özgürlük








“Kaza ve kader, talih ve tesadüf tabirleri Arapçadır; Türkleri alakadar etmez.” sözünün kaynağı, Mustafa Kemal Atatürk’ün 1929 yılında Vossische Zeitung adlı Alman gazetesine verdiği demeçtir.



HOBİ BAHÇELERİNE İMAR AFFI SORUMLU YURTTAŞA SAYGISIZLIKTIR Zafer Şahin diyorki, · Bizim kültürümüzde en büyük beddualardan biri “Evin başına yıkılsındır.” Şimdi devlet yıllardır bedeli karşılığında göz yumduğu, ses çıkarmadığı insanlara diyor ki: Evini yıkacağım! Hobi bahçelerini kimse bedavaya almadı. Üstüne bir de yukarda saydığım kurumlara tonla para ödedi. Üstelik istisnalar hariç hobi bahçesi alan adam zengin falan değildir. Parası olsa gider Bodrum’dan, Marmaris’ten, Çeşme’den bahçeli ev alır. 300-500 metrekarede domates eken, 3-5 tavuk besleyen adamı Hazine arazisine çöken kişi gibi göstermeyelim. Size katılmıyoruz Zafer Şahin Başımıza ne geldiyse bundan geliyor işimize geldiğinde hukuku işletelim, istisna olmasın diyor işimize gelemdiğinde affedelim diyoruz. Vaktinde de pek çok insan hobi bahçelerine karşı çıktı o zamanda birileri rant için ses çıkarmadı. O da yanlıştı bugün affedilemsi de yanlış. Başkaları doğru olmayan şekilde tarım arazisi olduğunu bile bile hobi bahçesi alıp size göre ucuz pek çoğuna göre pahalı arazilerde hiç de kulube olmayan evleri yaptıklarında biz bunun etik olmadığını düşüp yapmadıysak bedel mi ödeyeleim. Vergimizi zamanında ödedğimizde çıkarılan vergi affı gibi gecekondu yapılıp sonra çıkarılan imar affı gibi bu da doğru değildir. Alev Alatılı'nın dediği gibi Yasal olabilir ama helal değildir. Sizler imar barışından bahsedip toplumda kurnazları ödüllendirilip ahlaklıların, sorumlu yurttaşların yanlış yapmamayı tercih edenleri cezalandırılmasına göz yummayın. Yazdıklarınızla Hobi bahçeleri için meşru bir zemin hazırlamayın. İşinize gelince tarım arazileri bitti deyip devleti suçlayanlar gibi şimdi ama onlar da zaten üç beş metrede domates üretiyor kime zararalrı var gibi masum göstermeye çalışmayın. Konuyu hukuki boyuttan çıkarıp vicdani bir temele taşıyıp "Vatandaş mağdur edilmesin" gibi bir düzleme taşımayın Oalyı daha da suygusallaştırıp "İnsanların evi başına yıkılmasın" gibi cümleler kurarak yasanın çekilmesine katkı sunmayın. Zira biz dürüst vatandaşlar hobi bahçelerine göz yumulmasının asıl bizim evlerimizi başımıza yıkıyor. aracı olmayın... Toplumu sürekli "boşver burası Türkiye nasıl olsa bi af gelir" gibi söylemleri normalleştirilmesine yardımcı olmayın..



YAPIM YÖNÜYLE ÖNE ÇIKAN AK PARTİ İKTİDARINI “YIKIMCI” KİMLİĞE ZORLAYAN MOTİVASYON HER NEYSE BİR AN EVVEL BU YOLDAN DÖNÜLMELİ Hobi Bahçeleri ile ilgili tartışmaların “tarım arazisi” parantezinde yürümesi, bu alanlarla ilgili yıkım düzenlemesi çıktığından bu yana Hobi Bahçelerini destekleyenleri susturmaktan başka bir anlam taşımıyor zira hobi bahçeleri sayısı ve kapladığı alanların Türkiye’deki toplam tarım alanları ölçeğindeki yeri yok denecek kadar az. Devletle vatandaşı karşı karşıya getiren “yıkım düzenlemesini” savunanlar başka bir kötü örneği hobi bahçesi adı altındaki havuzlu villavari yapıları öne sürüyor hemen. Oysa bu direnci kırmak için öne sürülen villavari yapıların sayısı da toplam hobi bahçesi içerisinde kıymeti harbiyesi olmayacak seviyede. Kimileri de “hobi bahçen mi var” diye saldırıyor. Hepsine dediğim gibi; keşke hobi bahçem olsaydı, çok istedim ama edinecek imkanım hiç olmadı. Bir yanlışa karşı çıkmak ya da doğruyu savunmak için illa o tartışmadan doğrudan etkilenmek gerekmiyor. Hobi Bahçeleri Anadolu Ajansının haberindeki gibi imkanı olan için “hem doğaya olan özlemlerini gidermek hem de stres atmak için son sığınak” Toprakla uğraşmak insanı dinlendir. Huzur veriyor. Dikilen bir ürünün bir çocuk gibi büyüdüğünü görmek insanı mutlu eder. Beton yığınları arasına hapsedilen bizler için daha çok da çocuklar için toprakla buluşan şehrin stresini çıplak ayakla basılan toprağa gömüldüğü yer hobi bahçeleri. Hobi bahçelerinin neredeyse tamamı plansız şehirleşme nedeniyle artık şehirlerin dışına taşan yerleşim alanlarının bitişiğinde imar parselleriyle sınır komşusu zaten. Burada ne üretim mümkün ne üretecek insan gücü var. Haliyle hobi bahçelerinin yıkım teşebbüsünün dayandırıldığı “tarım arazisini koruma” gerekçesinin hiçbir karşılığı yok. Hobi bahçesi kültürü de bu iktidar döneminde yaygınlaştı. 25 yıla yakın zamandır iktidarda @Akparti var. Bu bahçeler yaygınlaşırken izleyen iktidarın bugün insanların evlerini çatılarını barakalarını başlarına yıkmak için sergilediği tavır belki birkaç goygoyculuk memnun edebilir ama o alanların yıkımı sırasında ortaya çıkacak görüntüler ve bu görüntülerdeki “insanların evini başına yıkan” anlar, telafisi zor travmalara sebep olacaktır. Burada çözüm yıkmak değil yasal bir düzenleme ile bu işe bir çerçeve getirmek olmalı. Bu alanların yerleşim yerine olan mesafesi, yol mesafesi ve toplam alan büyüklüğü ile mesela 500 metrekarelik alan içerisindeki yapılaşma sınırı (belediyelerdeki yeşil alanların sadece yüzde 5’inde ticari ve sosyal tesis yapım sınırı gibi) getirilip bu bahçelerde tarımsal ürün yetiştirmek zorunlu kılınabilir. @TCTarim Bakanlığı sosyal medyadaki sesi çok çıkan “yıkımcı” azınlığı bir kenara bırakıp bir an evvel konuyu TBMM gündemine gelecek yasal çerçeveye oturtmalıdır. Bakın toplumla, toplumun belli kesimleriyle inatlaşan hiçbir uygulama hukuki olsa bile vicdani olmaz. Vicdani olmayan hiçbir düzenleme de toplumsal barışa katkı sağlamaz. Hiç kuşkum yok ki; bu Hobi Bahçeleri ile ilgili sn @RTErdogan doğru bilgilendirildiğinde bu yanlışa en başta sayın Erdoğan sert tepki gösterecektir. Son olarak Pandemi sürecinde Anadolu Ajansının Hobi Bahçeleri haberinin linkini şuraya bırakayım: aa.com.tr/tr/yasam/topra…












@elonue Esra hanım 2 milyon hobi bahçeleri mağdurları kac gündür uyku uyumuyor mecliste hobi bahçeleri icin milyonlarca ceza kanunu gündemde insanların psikolojisi bozuldu destek bekliyoruz #HobiBahçemeDokunma #YapıKayıtMeclise



MÜLKSÜZLEŞTİRMEYE DEVAM.. Milletin bir kaç yüz metrelik arazisine ve konteyner evlerine göz diktiler. Kesinlikle vicadan8z yok yarim arazileri üzerinden algı yapanlara şu soruyu soralım. İstanbul ve Trakya'da tarım ve Orman arazilerinden milyarlık vurgun yapanlar ne olacak. Onlar dokunulmaz ama milletin bir konteynerine dokunulabilir. Muhalefet TBMM'de yasa teklifi vererek, bu yönetmeliğinin uygulanmasının önüne derhal geçmelidir.






HOBİ BAHÇELERİ MESELESİNDE DEVLET HAKLI.. PEKİ YA VATANDAŞ? Bizim kültürümüzde en büyük beddualardan biri “Evin başına yıkılsındır.” Devlet haklı olarak -aslında kendi yarattığı- sorunu, tarım arazilerini korumak için çözmek istiyor. Ama bugüne kadar… Kooperatif adı altında tarım arazilerini bölüp ranta çevirenlere tapuda zorluk çıkarmayan yine bu devlet… 2018’de “İmar Barışı” ile hobi bahçesi sahiplerinden para alıp “Sana şu kadar yapılaşma izni” diyen bu devlet. Hobi bahçelerine para karşılığında kapı numarası, elektrik, su, doğal gaz altyapısı götüren bu devletin belediyeleri, kurumları… Şimdi devlet yıllardır bedeli karşılığında göz yumduğu, ses çıkarmadığı insanlara diyor ki: Evini yıkacağım! Hobi bahçelerini kimse bedavaya almadı. Üstüne bir de yukarda saydığım kurumlara tonla para ödedi. Üstelik istisnalar hariç hobi bahçesi alan adam zengin falan değildir. Parası olsa gider Bodrum’dan, Marmaris’ten, Çeşme’den bahçeli ev alır. 300-500 metrekarede domates eken, 3-5 tavuk besleyen adamı Hazine arazisine çöken kişi gibi göstermeyelim. Peki ne yapalım? Yıkmak kolay, sorunu yapıcı bir şekilde çözmek zor ama daha adil olur. Bir kere hobi bahçesi standartlarının ötesine geçmiş yapılara, bir parselde tek su- elektrik aboneliğiyle 30-40 parçaya bölünmüş kooperatiflere izin verilmesin. Ama imar barışından -devlet kendisi çıkardı bu kanunu- faydalanmış, parasını ödemiş, tek tapu, altyapı hizmetlerinin sağlandığı yerlere özel bir düzenleme yapılsın. Vatandaş mağdur edilmesin. Devlet yine bir bedel alarak bu insanlara bir hak tanısın. Sonuçta bu duruma göz yuman, zamanında önünü kesmeyen, işin bu noktaya gelmesine sessiz kalan, hatta teşvik eden bu devlet değil mi? İnsanların evi başına yıkılmasın. APP plaka meselesinde olduğu gibi milletle-devlet karşı karşıya gelmesin.








