Yıllarca tipimle ve mimiklerimle alay edildi, kısık gözüm, kaldırdığım kaşlarım, saçım, başım hep alay konusu oldu. Hatta tipimden, astigmat ve miyop olduğum için taktığım gözlükten dolayı beni fetöcü yani TERÖR örgütü mensubu ilan edenler oldu. Bu sadece sosyal medyada kalmadı dışarda beni görenler "abi sana böyle diyolar ne diyosun" da dedi. Sadece tipimden dolayı ölmüş anama söven bile oldu. Buralar şu cümleyi sever: "O zaman nerdeydiniz?". Ama neyse... Bense sadece komedi dizisi kalmayan ülkenin dizisini komedi yapan, kol kısalığı, boy kısalığı, şişmanlık gibi değil, tercihe dayalı bir konuyu kelime oyunuyla ofansif mizah malzemesi yapmış biriyim, aynen yıllar önce "kaşmaran" dediğim ve kimsenin sesini çıkartmadığı günlerdeki gibi. Bu direkt mavzubahis kişiyi rencide ettiyse canı gönülden özür dilemekle beraber, meşhur Hande Erçel sahnesiyle yönetmenliğini eleştirdiğim kişinin aylarca durup durup bir oyuncu üzerinden beni linç ettirme çabası da gözlerimi kanatmadı değil. Hesap Vakti diye bir algıyı yönetiyor şimdi.
Ümit Karan:
Tek hedefin Galatasaray'ı yenmek zaten. Baba ülkede birçok takım tek hedefi Galatasaray'ı yenmek. Bunu unutma.
Biz şampiyonlar liginde Avrupa'da kupaları aldıralım. Sen gel bizi yenmeye uğraş ya. Yıllardır bu var. Ben oynadığım zaman da böyleydi.
Ama biz Galatasaray'ı yendik. Abi biz şampiyon oluyoruz sürekli. Ne anlatıyorsun bana? Sen şampiyon mu oldun?
Son kaç senedir? Son 4 senedir şampiyonluğun yok. Ondan önce 4 sene 10 senedir şampiyonluk yaşamıyorsun neredeyse ya.
Sen ne anlatıyorsun? Galatasaray'ı yenmek seni şampiyon mu ediyor?
Okan Buruk’u tamam eleştireyim de neyi eleştireyim? Adam her maç elindeki as kadroyla çıktı zaten. Yetmedi Fenerbahçe maçı sonrası yapılan kutlamalardan rahatsız olduğunu da açık açık söyledi “Biten hiçbir şey yok” dedi. Sahaya çıkanlar top mu oynadı ki sadece hocayı eleştirelim?
Sabah akşam eleştirdim kardeşim. Sahadaki adamlar gece kulübünde sabahlayıp ertesi gün sahada dökülüyorsa burada bütün suçu Okan Buruk’a yıkamam ben. Siz de biraz gözünüzle izleyin şu maçı.
Arkadaşlar, futbolda 34 maçın 34’ünü yenemezsiniz. Bazen çok büyük skandallar olur, bazen hiç beklenmedik sonuçlar. Bazen Juventus’a 5 atarsın, bazen Samsun’dan 4 yersin. Bunların hepsi bu oyuna dahil şeyler. Galatasaray’ın oyunu yokmuş yorumları başladı yine. Oyunu olmayan bir takım Juventus’u nasıl yeniyor, Liverpool’u iki kere aynı sezon nasıl yeniyor, Avrupa’da son 16’ya nasıl kalıyor, dördüncü kez nasıl şampiyon oluyor. Oyun yok derken ne anlatıyorsunuz? Oyun olsa bundan daha fazla ne olacakrı mesela. Gerçekten yenilgi sonrası bilişsel idrak eksikliği başlıyor millette.İnanamıyorum.
ben bu sene Galatasaray'ın puan kaybettiği maçlarda gram üzülmüyorum geçtiğimiz senelerde acayip kafama takardım bu durumu ama bu sene Galatasaray'ın futbolcuları önemsemiyor ben mi önemseyeceğim kötü sonuçları. Okan Buruk'un Galatasaray seviyesinde bir hoca olduğunu hala düşünmüyorum. Tamamen oyuncuların performansıyla şampiyon oluyoruz her sene. Bir takımı özellikle şampiyonluk maçına konsantre edememek zaten yeterli bir seviye hoca olmadığını anlatıyor
Siz kendinizi ne sanıyorsunuz?
Az önce bir Burger King şubesinde durumu olmayan bir anne kız için makine üzerinden yemek siparişi ettim. Fişi aileye verdim.
Kendi yemeğimin siparişini de ödedikten sonra beraber sıraya girdik. Benim için bir tepsi hazırlanırken aile için hazırlanmadı. Sebebini sorduğumda ise 'onlar restoranda yiyemez, onlara paket hazırlayabiliriz' cevabını aldım.
Bu rezalet üzerine yöneticiyi çağırdım. Ben yiyebiliyorken bu aile neden restorana alınmıyor diye sorduğum da yüksek bir sesle 'kurallarımız var öyle herkesi içeri alamayız' cevabını aldım.
Diğer müşterilerin de tepki göstermesi üzerine en sonunda aileye servis yapıldı. Durumu haberleştireceğimi söylediğimde ise yönetici benimle konuşmak istedi. Tek kelime özür dilemeden haklılığını savundu.
Daha önce bu şubeye hiç girmeyen, hiçbir vukuatı olmayan, sadece FAKİR oldukları için bu muameleye maruz kalan ailenin iletişim bilgilerini aldım ve yemekleri bitene kadar restorandan ayrılmadım.
Küçücük bir kızın yüzüne 'sen burda oturup yemek yiyemezsin' diyecek kadar aşağılık olan bu zihniyeti sizlerin takdirine bırakıyorum.
Fenerbahçeli bir ailede doğdum. Tüm aile fertleri gibi ben de fenerliydim doğal olarak.
4-5 yaşlarımda ailece İstiklal caddesinde yürürken anneme GSL kapısını gösterip "Burası neresi?"diye sormuşum. Sonra da "Ben de orada okumak istiyorum" demişim.
86 eylülünde dileğim gerçekleşmiş (Şu hayatta tek dilek hakkım olsa yine bunu dilerdim 🙏)
Kapısından içeri bir fenerli olarak girdiğim camiada daha ilk yılımda okul ceketimde göğsümde taşıdığım arma ve ailemden daha çok gördüğüm yatılı arkadaşlarım sayesinde Galatasaraylı olma şerefine erişmişim , kendi seçimimle. O yıl arkadaşlarımla beraber 14 yıl sonra gelen şampiyonluk coşkusunu yaşadım, benim için unutulmaz bir ilkti o sevinç.
Çocukluk aşkımla geçirdiğim tam 40 sene , nice zaferler , nice başarılar.
Bu sabah yine o 10 yaşındaki küçük çocuk gibi güne uyandım , hep aynı heyecan , hep aynı gurur.
Ağzımda hala aynı söz "İyi ki Galatasaraylıyım"
💛❤️💛❤️
Icardi bu takımı 2 sene üst üste şampiyon yaptı. En ağır denilen sakatlıktan döndü ve yine en golcü oyuncu oldu. Kompleksiz biri. Kenarda beklemeyi bildi. Takımın kaptanı. Arkadaşarıyla da uyum içinde. Isınmaya çıktığında bile taraftar çıldırıyor. Neden gönderilecek?
Şu olay, Şampiyonlar Ligi tarihinin en epik anlarından biridir. Icardi’nin bu seviyede panenka atması… Müziğin kesilip tribünlerin şarkıya girmesi, Tuchel’in kenarda şaşkın ve çaresiz oturuşu… Müthiş.