firdes
285 posts



Hukuk Mesleklerine Giriş Sınavı (HMGS) Platformu üyeleri, ziyaretlerinde sınavların neden olduğu adaletsizlikleri dillendirerek çözüm önerilerini aktardılar. Görüşme, TBMM’de yasal düzenleme sırasında sınav şekli ve konuları ile soru havuzu üzerine işaret ettiğim sorunların uygulamaya fazlasıyla yansımış olduğunu teyit etti: 2. kez yapılan yasal düzenleme ile arttırılan sınav konularını Yönetmelik ile daha da genişletebilme olanağının Anayasa'ya aykırılığı bir yana, bazı soruların hukuk bilgi ve liyakat ölçmeye elverişli olmadığı da örneklerle ortaya konuldu. Yanlış sorular ve yargısal başvuru yollarında tanık olunan karmaşa ve mağduriyetler de somut örneklerle anlatıldı. Sınavların bugünkü haliyle sürdürülmesi durumunda, uzun dönemde hukuk fakültelerinde öğrenimin niteliğinde daha da gerileme, HMGS hazırlık piyasası! ve hukuk mesleklerinde nitelik sorununun çözülemeyeceği üzerine kaygılarım doğrulandı. HMGS, hukukçu adaylarında niteliği ölçmeye elverişli yaklaşımla -baraj sorunu dahil- bir bütün olarak yeniden ele alınmalı ve uygulamasında ortaya çıkan sorunlar giderilmelidir. @Hmgsplatformu

@meropeee8 Devrim dememişim. Mükemmel değil ama HMGS Türkiye’de uygulanabilecek tek mesleğe giriş sınavı modeli ve çok daha önce başlaması gerekiyordu. İlk bakışta geçme oranları düşük görünüyor ama Batı’daki örneklerin aksine sınırsız giriş hakkı var, kümülatifte geçme oranı yükseliyor.







Allah din kitap aşkına hmgs'ye yeni bir şeyler eklemeyin lütfen


10 bin eczacı işsizlikle mücadele ederken sadece 274 kadro açılması kabul edilemez. Bu tablo, sağlıkta insan gücü planlamasının çöktüğünü gösteriyor. Anayasa’nın 49. maddesi açıktır: Devlet, işsizliği önlemekle yükümlüdür. Sağlık hizmeti de, istihdam da keyfiyete bırakılamaz. Eczacılarımız işsiz, sağlık sistemi eksik; bu çelişki derhal giderilmelidir.





O kadar adaletsiz bir sistemde adalet mücadelesi veriyoruz ki; Size bir dönem arkadaşımdan bahsetmek istiyorum. Benimle aynı yıl üniversiteye başladı. Ancak benim girdiğim sınava girmedi; YÖS ile hukuk fakültesine yerleşti. Çifte vatandaşlığı olduğu için bu hakkı kullandı — evet, bu onun kazanılmış hakkıydı. Sonrasında maddi imkânları sayesinde derslerini üstten alarak, yaz okullarıyla birlikte eğitimini 3 yılda tamamladı. Bu da sistemin izin verdiği bir durumdu ve o da bu imkânı kullandı. Ancak asıl mesele burada başlıyor. İstanbul Hukuk mezunu, tüm zorluklara rağmen eğitimini uzatmadan, başarıyla tamamlayan; buna rağmen bugün hayatını kuramayan, evlilik planlarını ertelemek zorunda kalan bir arkadaşım var. İki ailenin de beklediği bir süreçte, sırf bu sistemin açıklarından faydalanamadığı için 2 yılı kayıp oldu. Bu sınav öyle bir adaletsizlik yaratıyor ki; Kursa, kitaba erişemeyen; tamamen liyakatiyle ilerleyen gençler, ayakta kalabilmek için hayallerindeki meslekten vazgeçmek zorunda kalıyor. Öte yandan belirli imkânlara sahip olanlar, sistemin açıklarını kullanarak mesleğe daha kolay erişebildi. Buradan soruyorum: Sn. Erinç Sağkan @erincsagkan , arkadaşlarımız size sınav sorularını, içeriğini ve bu sistemin yarattığı mağduriyetleri gösterdi. Tüm bunlara rağmen, bu sınavın gençleri nasıl sistem içinde kaybettiğini görmezden gelerek, vicdanınız nasıl rahat bir şekilde bu uygulamayı savunabiliyorsunuz? Yarın atacağınız tek bir adım, savunma mesleğinin üzerine düşen bu gölgeyi kaldırabilir. Lütfen önce vicdanınızı, sonra da Türkiye’nin en büyük barolarının sesini dinleyin. Taleplerimiz açık, net ve makuldür: • Baraj puanının, fakültelerde uygulanan ve diğer sınavlarda da esas alınan 50 puana düşürülmesi, • Yönetmelikle sonradan eklenen derslerin kaldırılarak sınavın temel derslere çekilmesi, • Sınavın, staj başlangıç şartı olmaktan çıkarılması. Ancak bu talepler içinde en hayati olanı şudur: İki yılı kaybedilen, emeği karşılıksız bırakılan gençlerin mağduriyetini telafi edecek, diyeti ödeyecek tek somut adım, baraj puanının düşürülmesidir. @abakingurlek






