Emel Diril
5.3K posts

Emel Diril
@emeldrll
Türkiye Halk Temsilcileri Meclisi, Çiğli Halk Temsilcileri Meclisi, Türkiye Komünist Partisi, Avukat #BoyunEğme

Karşınızda “Tarlabaşı Band”. Ez dîlerzîm “Seba rebenan bavo, ax mirin dîsa heye, ax jî me, dûr be bese. Seba, dayê. Seba keçîkan bavo bavo, seba lawîkan lê dayê…”

Nöbetlerimizi Küba İçin Tutuyoruz! İnsan yaşamını sağaltmak için varını yoğunu ortaya koyan Küba için görev sırası bizde. Siz de Jose Marti Küba Dostluk Derneği’nin valilik onaylı hesaplarına bağışta bulunarak destek olabilirsiniz.


"Günümüzde kapitalizm yerine komünizm olsaydı, günümüzdeki bilim, kültürel gelişim olmazdı. Komünist sistemde Harari Homo Deus'u yazsaydı Gulaklara gönderilirdi. Komünizm kağıt üzerinde dünyanın en güzel teorisi. Ama uygulama ve teori farklı. Denendi gördük." Prof Nevzat Kaya

Tavrımız ve çağrımızdır Sol kimlikçi bir tartışmanın parçası olamaz. Yurttaşlarımızın etnik ya da mezhepsel kökeni Türkiye’yi aydınlığa, eşitliğe, özgürlüğe, bağımsızlığa, refaha taşıyacak bir mücadelenin doğrultusunu değiştiremez. Şu ya da bu makama gelecek kişinin dünya görüşü, çalışkanlığı, halka adanmışlığı, yurtseverliği, bilgi ve becerisi, dürüstlüğü dışında hiçbir kriterin önemi yoktur. Bu ülkede etnik ve mezhepsel eşitsizliklerin, ayrımcılığın olduğu açık bir gerçektir. Önemli olan, bu gerçeğe nasıl yaklaşılacağı ve nasıl çözümler üretileceğidir. Kimliklerin birbirinin karşısına konduğu bir taraflaşmanın herhangi bir çözüme yardımcı olması mümkün değildir. Çözüm, bugün Türkiye’nin içinde bulunduğu derin sömürü, ağır yoksulluk ve adaletsizliğin kaynaklarını kuruturken bu eşitsizlik ve ayrımcılığı da birleştirici bir perspektifle ortadan kaldırmaktadır. Türkiye solu bu çok basit gerçeği unutmuş ve emekçi halkımızı bölen kimlikçi politikaların peşinden gitmiştir. “Alevi Cumhurbaşkanı seçilemez”, “anadili Kürtçe olan bir Cumhurbaşkanı adayını desteklemeyiz” gibi siyasal ve kamusal alanda hiçbir yeri olmaması gereken açıklamalara yol açan da solun kimlikçi siyasetin yarattığı sıkışmadan kurtulamamasıdır. Bütün bu yalpalamaların ortasında bir kesim sola haksız ithamlarla, genellemelerle düşmanlık geliştirmekte, sosyalist hareketin milliyetçi hezeyanlarla hedef alınması ve günah keçisi ilan edilmesi için kampanyalar düzenlemektedir. Oysa sol, başından beri her tür milliyetçilik ve liberalizm karşısında başka hiçbir hesap gütmeden, yalnızca kendi ideolojik-siyasal ilkelerine ve devrimci hedeflerine sadık kalarak dik dursaydı, bağımsızlığını korusaydı, birlik ve müttefiklik ilişkilerini bu zeminde kursaydı, bugün tamamen farklı bir ülkede yaşıyor olurduk. Solun tartışılamayacak ilkeleri vardır ve bu ilkeler korunarak çoğalmak, güç olmak mümkündür. Yıllardır söylediğimiz gibi, DEM Parti ve CHP gölgesindeki bir sol ilkelerini gözden çıkarmış bir soldur. Anti-emperyalizm, laiklik savunusu ve kapitalist sömürüye karşı olmak sekterlik ya da küçük düşünme değildir. Tersine, Türkiye’nin geleceği bu ilkelerden hareketle inşa edilecektir. TKP, çok uzun bir süredir DEM Parti ve CHP gölgesinde sosyalist hareketin gelişemeyeceğini ve bu partilerin peşinden gidilmemesi gerektiğini yüksek sesle ifade etmektedir. Solun bir dönem CHP’ye, sonra DEM Parti’ye, sonra tekrar CHP’ye bel bağlayarak siyaset yapar hale gelmesi bugün toplumun umutsuzluk ve örgütsüzlüğünün en önemli nedenlerinden biridir. Bazı sol kesimlerin DEM Parti merkezli politikaları terk ederek CHP yörüngesinde siyaset yapmasını bir olumluluk olarak görenler, meselenin özünü kavrayamamaktadır. Kuşkusuz DEM Parti ve CHP farklı tarihsel ve ideolojik dinamiklerin ürünüdür. Ancak bu farklılıklar Türkiye’nin sömürüden, zorbalık ve adaletsizlikten arındırılması mücadelesinde sosyalist hareketin bağımsızlığı söz konusu olduğunda önemsizleşmektedir. İşte bu koşullarda bir kez daha bütün samimiyetimizle çağrımızı yineliyoruz: Düzen siyasetinden bağımsız; devrimci, yurtsever, sermaye karşıtı, emperyalizmin bütün biçim ve kurumlarından kopmuş, Aydınlanmacı ve Cumhuriyetçi bir solun toplumsal ve siyasal bir güç haline gelmesi kaçınılmaz bir zorunluluktur. "Amalar" ve "fakatlar" bir köşeye bırakılabilirse, sol gerçek bir kimlik kazanacak ve başlı başına bir siyasal güç merkezi haline gelecektir. Solu ilkelerinden uzaklaştıran "en geniş güçlerin birliği" yaklaşımı derhal terk edilmelidir. AKP iktidarıyla mücadele o iktidarın kaynakları iyi teşhis edilerek başarıya ulaşabilir. Tarikatlarla, holdinglerle, NATO’yla, Avrupa Birliği ile hesaplaşmayı erteleyen bir solun “en geniş güçlerin birliği”ni kime ve neye karşı oluşturmak istediği emekçi halk açısından kocaman bir belirsizlik içermektedir. Oysa sol ancak açık, yalın ve tutarlı bir siyasal-ideolojik kimlikle çaresizlik içindeki yoksul halk kesimlerine umut verebilir, seçenek oluşturabilir. Madem son gelişmelerle birlikte solun kendisine yabancı ideolojik-siyasal zeminlerde mevzi elde etmeye çalışmasının maliyetleri ve çıkışsızlığı açık bir biçimde görüldü, o zaman cesaretle ders çıkarmanın zamanı gelmiştir. TKP geriye dönük tartışma ve ayrım noktalarını bir kenara koyarak tamamen geleceğe odaklanmaya ve üzerine düşen sorumluluğu yerine getirmeye hazırdır. Türkiye Komünist Partisi Merkez Komite

🔴 "Türkiye, Azerbaycan olmaz; monarşi de getiremezler" 💬 Hilmi Hacaloğlu soruyor, Kemal Okuyan değerlendiriyor 📺 Rivayet Muhtelif 21:00’de Medyascope YouTube kanalında yayında! 🔗 Youtu.be/WLl4fPrwIT4 @hilmihacaloglu | @OkuyanKemal








Yaşamı boyunca işçi sınıfı mücadelesinin en ön saflarında yer alan, ilerleyen yaşına ve kötüleşen sağlığına rağmen disipliniyle her yaştan yoldaşına örnek olmayı sürdürmüş değerli yoldaşımız Kerim Metli’yi kaybetmenin derin üzüntüsünü yaşıyoruz. Son ana kadar partili mücadelenin en militan neferlerinden biri oldu. Anısı mücadelemizde sosyalizm kavgasında yaşayacak.

14 Haziran saat 17.00’de Cengiz Topel Meydanı’ndan, Madenci Anıtı’na yürüyoruz. Tüm halkımız davetlidir.🚩 Ülkemiz de halkımız da satılık değil. 🚩 #MadenlerDevletleştirilsin

Yeni Osmanlı, mutlak butlan ve krizin arka planı: CHP’de kim, ne diyor? 📍AKP’nin CHP’ye yönelik mutlak butlan müdahalesi sonrası tüm odak doğal olarak hukuksuzluğa ve iktidarın yargı eliyle bir partinin içişlerine müdahalesine çevrilmiş durumda. Kimin ne dediği, neyi savunduğu bu toz duman için de pek de gündem olmuyor. Bu haberde, odaklanılmayan bu başlığın ayrıntılarına eğileceğiz. Bugün yaşanan krizi anlamak, iktidarın saldırısının neden püskürtülemediğini yerli yerine oturtmak adına. haber.sol.org.tr/haber/yeni-osm…












