Emin ŞİRİN

16.5K posts

Emin ŞİRİN banner
Emin ŞİRİN

Emin ŞİRİN

@eminsirin12

22. Dönem Milletvekili

Katılım Kasım 2014
3.5K Takip Edilen48.7K Takipçiler
Sabitlenmiş Tweet
Emin ŞİRİN
Emin ŞİRİN@eminsirin12·
Herhalde tam takip etmediniz; ben Akp’den 22 sene evvel, parti iktidardayken ve mecliste mutlak çoğunluğa sahipken istifa ettim; istifa ederken yayınladığı mektupta aşağıda. Okuduğunuz da göreceksiniz, prensiplerimden hiç taviz vermedim, bedelini de Ergenekon davasında 12 sene yargılanarak ödedim . 22 sene evvel yazdığım mektupta neredeyse bugünü tarif etmişim.
Türkçe
25
14
157
34K
Emin ŞİRİN
Emin ŞİRİN@eminsirin12·
Sevgili Cem Toker, Evet Galatasaray kötü oynadı ancak ; Belki de sahada gülünmesinin sebebi sadece bir takımın performansı ve yere düşenler değildi. Orta hakemin son anda değiştirilip yerine böyle bir maça üçüncü sınıf bir hakemin atanması… Bazı oyuncuların ve teknik heyetin sonucu pek sürprize açık görmemesi… Maçın başındaki sertliğe gösterilen o “geniş anlayış”… İnsan bazen oyuna değil, kurulan rahatlığa güler. Bir de İngiltere’de oynanan bir maçta, kenar panoları yüzünden bir oyuncunun parmağı kopuyorsa, orada sadece oyun değil, ciddiyet de sahayı terk etmiş demektir. Hal böyleyken sahadaki gülüşleri “performans” ile açıklamak biraz fazla iyimser kalmıyor mu? Yoksa herkesin yüzündeki o rahatlık, aslında hikâyenin baştan yazılmış olduğuna dair küçük bir işaret miydi?
Türkçe
86
9
159
10.5K
Emin ŞİRİN
Emin ŞİRİN@eminsirin12·
Sayın Özgür Özel ( @eczozgurozel ) için artık temel soru şudur: Mevcut yargı düzeninde belediye başkanlarının davalarının ve Adalet Bakanı hakkındaki iddiaların gerçekten adil ve tarafsız biçimde yürüyebileceğine inanıyor mu? İnanıyorsa mesele yoktur; süreçleri izler, sonuçlarını beklersiniz. Ama inanmıyorsa, bu dosyaların doğru dürüst ve adil biçimde yürüyebileceği gerçek zemin ancak yeni bir siyasi iklim ve yeni bir yönetimdir. Bunun yolu da erken genel seçim, yani sandıktır. O halde asıl soru şudur: Gerçekten erken seçim istiyor mu, istemiyor mu? Çünkü erken seçim isteyen lider sadece çağrı yapmaz; elbette hukuk ve kanunlar çerçevesinde, ülkeyi erken seçimsiz yönetilemez hale getirmeye çalışır. Bugünkü tablo ise başka bir ihtimali düşündürmenin ötesine geçiyor: Sanki zamanın kendi lehine çalıştığı, iktidarın her geçen gün biraz daha yıprandığı ve şartların sonunda kendiliğinden olgunlaşacağı varsayılıyor. Siyasette bazen böyle hesaplar yapılır; ama Türkiye gibi bir yerde siyaseti kendi haline bırakıp netice beklemek, çoğu zaman rakibe süre vermekten başka işe yaramaz. Oysa Türkiye’de siyaset böyle işlemez. Zaman bazen muhalefetin lehine değil, iktidarın yeni hamleler hazırladığı bir döneme de dönüşür. Nitekim İBB ve diğer belediye davaları ile kurultay dosyası, iktidarın savunmada değil; CHP’yi hukuken ve siyaseten daha da sıkıştırmaya hazırlandığını gösteriyor. Ayrıca hatırlatmak gerekir: 30 Mart’ta büyük iddiayla başlatılan imza kampanyası ne oldu? Milyonlarca imza toplandığı söylendi. Peki sonra? Erken seçim isteyen bir siyasetçi, böylesine önemli bir kampanyayı sonuçsuz bırakır mı? Böyle bir kampanya ya büyür, ya derinleşir ya da siyasi bir sonuca bağlanır. Başlatıp sonra kendi haline bırakmak, ciddi bir iradenin göstergesi değil, olsa olsa yarım kalmış bir niyetin işaretidir. Eğer gerçekten erken seçim isteniyorsa yapılacak olanlar bellidir. Elbette bunların tamamı hukuk ve kanunlar çerçevesinde olmak üzere, Meclis’te seçici ve disiplinli bir bloke siyasetiyle “her şey normal” görüntüsünü bozmak, ülke çapında süreklilik taşıyan bir siyasi baskı kurmak, ekonomi ve hayat pahalılığını merkeze almak, partiye tek hat ve tek mesaj disiplini kazandırmak, diğer muhalefet partileriyle seçim ve sandık güvenliği konusunda somut ve inandırıcı bir ortak hazırlık yapmak gerekir. Dahası, seçimi kazandıktan sonra ülkeyi daha iyi yöneteceğine halkı ikna edecek güçlü kadroları öne çıkarmak, başta ekonomi olmak üzere net, uygulanabilir ve güven veren reçeteleri açıklamak gerekir. Çünkü seçmen sadece değişim istemez; güven veren değişim ister. Bunlar yapılsaydı CHP bugün anketlerde bulunduğu yerden çok daha yukarıda görünürdü. Sonuç basittir: Ya mevcut düzen içinde adalet (sonucu belli )aranacaktır ya da adil bir düzen için sandık zorlanacaktır. İkisi aynı anda olmaz. Artık tercih değil, siyasi cesaret gösterme zamanıdır.
Türkçe
24
8
108
10.8K
Emin ŞİRİN
Emin ŞİRİN@eminsirin12·
“Yukarıdan ölüm ve yıkım yağacak” diyen bir Savunma Bakanı… Bu, aklı başında bir devlet dili değil; bu, saldırgan bir savaşın kutsanması.. Bu siyonist zihniyet yalnızca Orta Doğu’yu değil, tüm dünyayı ağır bir krizin eşiğine sürüklüyor. Dünyanın en önemli “demokratik”ülkelerinden biri olan ABD nin bu anlayışla yönetiliyor olması açık bir talihsizlik. Bu gidişat sadece savaş üretmiyor; yarın demokrasinin gerçekten işleyip işlemediğini de tartışmalı hale getirecek.
Conflict Alarm@ConflictAlarm

Secretary of War Hegseth: “Today will be the largest strike package yet… death and destruction from above”

Türkçe
10
24
103
3.1K
CEM TOKER🐬
CEM TOKER🐬@tokcem·
“Sen ne yaptığını bilmiyorsan, düşmanın da senin ne yaptığını bilmiyordur” stratejisi uyguluyor kesinlikle!!!
CEM TOKER🐬 tweet media
Türkçe
73
165
1.9K
37.6K
Nevzat Çiçek
Nevzat Çiçek@nevzatcicek·
Boğaziçi Üniversitesinde kılınan akşam namazı ve manzarası
Türkçe
879
855
7.2K
425.2K
F. Sibel Gürcihan
F. Sibel Gürcihan@FSYuksek·
Geçmişte Haydar Aliyev ve Ariel Şaron da öldükten yıllar sonra ülkelerini yönetmeye devam etmişlerdi. O zaman yapay zeka da yoktu, şimdi her şey daha kolay. Olay gerçekten korkutucu bir şeytani evreye erişti.
Türkçe
4
14
112
4.2K
Emin ŞİRİN
Emin ŞİRİN@eminsirin12·
@makifbeki “Belki de Trump Gülünçleşme pahasına tecahül-ü arif taktiği izliyor. Ne dediğini bilmez görünmesi, ne yaptığını bilmediği anlamına gelmez. Son gülen olmak için, aklı sıra kurt görünüp tilkilik edecek.” Olur mu olur 😊
Türkçe
1
0
1
371
Akif Beki
Akif Beki@makifbeki·
Trump İran’da ne çeviriyor: Trump’ın kameralara öngörüsüzlüğünü, cehaletini sere serpe sergilemesi, şuursuzlukla açıklanamaz. Dünyayı kendisine güldüreceğini bilecek kadar öngörüsü kalmıştır. İran’a karşı aciz, çaresiz kaldığı izlenimi verirken nasıl bir cinlik peşinde? Yine bir dolap çeviriyor, kurt geçinerek tilkilik edecek, câhil cüretine verip aksini düşünmek kasaba kurnazlığını hafife almak olur. Planları, Venezuela modelindeki gibi rejimi değil başını değiştirip anlaşacakları bir mollayı getirmekse... Savaş, siyasi hedefine İran'ın yeni liderlik mimarisini şekillendirmeden ulaşmayacak, Trump da şaklabanlıkla zaman kazanmaya çalışıyor demektir. karar.com/yazarlar/akif-…
Türkçe
6
7
70
9.5K
EMRE ŞİRİN
EMRE ŞİRİN@emresirinyeni·
◇Mehmet Şimşek: "Gelir dağılımında iyileşme başladı" dedi... ♧Ne dedi, ne dedi! ◇Gelir dedi, dağılımında dedi, iyileşme dedi, başladı dedi! ♧Sen de bunu yedin... ◇Evet abi. Çay söyliim mi abi? ♧Yok canım sen geç içeri, ben söylerim!
EMRE ŞİRİN tweet media
Türkçe
33
76
540
7.3K
Prof. Dr. Yavuz Kaya
Prof. Dr. Yavuz Kaya@ProfDrYavuzKaya·
❗️Bostancıdan inleyen nameler; Lahana ile semiz otunun kaderi aynı ineğin ufkundadır!.. Maydanoz, dereotu, roka ve kuzu kulağı ortak salatada buluşmaktadır!.. Domates, salatalık, biber, havuç zeytinyağı ve limonla birleşmelidir!.. Sumakın nerede ve kiminle durduğu dikkatlerimizden kaçmamaktadır..!.. Mısır, pazı ve ıspanak konuyla alakasız mecralarda yol almaktadır. Kabaklar ve patlıcanlar boş heveslere kapılmasınlar!.. Karpuz ve kavunlar bu meyanda hadlerini bilmelidirler!.. Kara tren amasız, fakatsız, lakinsiz boş ineğin görüş alanından derhal çıkmalıdır!.. Bla, bla, bla….!
Türkçe
10
0
50
1.4K
gica
gica@gicabey·
Galatasaray taraftarları Kocaeli ile oynayacağımız iç saha maçında Mauro Icardi için bu koreografinin yapılmasını istiyor. Yapılmalı mı sizce?
Türkçe
585
620
11.3K
180.9K
Kaşif
Kaşif@kasifex·
@eminsirin12 Rusya Çin eksenine girmeliyiz dedikten günler sonra Euro fighter peşinde koşanlardan bahsediyoruz
Türkçe
1
0
1
76
Emin ŞİRİN
Emin ŞİRİN@eminsirin12·
Sayın Bahçeli’nin “Ankara ile Tahran’ın ufku aynı yöne bakmaktadır” sözü, Batı-ABD-İsrail merkezli bölgesel düzene anti-emperyal bir itiraz içeren jeopolitik bir yakınlaşma mesajı olarak algılanabilir. Ancak bu yaklaşımın, Tahran’ın çizgisini, vekâlet savaşlarını veya bölgesel hesaplarını meşrulaştıran bir çerçeveye dönüşmemesi gerekir. Türkiye bu tabloya, din ve medeniyetler savaşı eksenine çekilmek istenen bir kriz olarak bakmalı; devlet aklı ve milli menfaatleri temelinde kendi istikametini korumalı, katiyen taraf tutan bir konuma sürüklenmemelidir.
TV100@tv100

MHP Lideri Devlet Bahçeli: Ankara ile Tahran’ın ufku aynı yöne bakmaktadır. Ankara ile Bağdat ve Şam’ın, Kudüs ile Gazze’nin kaderi aynı ortak paydada birleşmektedir.

Türkçe
6
3
35
4.2K
Penguin X
Penguin X@ThePenguinBTC·
Bir dakika durun ve şunu hayal edin. Çin yarın bir karar alıyor. "Bundan sonra buğday sadece yuan ile satılacak." Ne olur? CNN: "Çin dünyayı rehin alıyor." BBC: "Gıda silah olarak kullanılıyor." Reuters: "Çin küresel güvenlik tehdidi." BM acil toplanır. NATO masaya oturur. Yaptırım paketi hazırlanır. 48 saat içinde Çin "diktatör devlet" ilan edilir. Şimdi ikinci senaryoyu hayal edin. Çin diyor ki: "Tüm çipler yuan ile alınacak. Tüm denizcilik sigortaları yuan ile yapılacak. Yuan kullanmayan ülke küresel finans sisteminden kesilecek." Ne olur? Savaş nedeni sayılır. Ekonomik terör denir. "Dünya düzenini tehdit ediyor" denir. Haklılar mı? Haklılar. Tek bir ülke bunu yaparsa gerçekten dikdatörlük olur. Ama bir sorun var. Amerika bunu 50 yıldır yapıyor. Ve kimse dikdatörlük demiyor. Lütfen dikkatli okuyun. 1944'te dünya bir anlaşma yaptı. Bütün paralar dolara bağlandı. Dolar altına bağlandı. Sistem basit: Doların arkasında altın var. Güvenliydi. 1971'de Nixon ne yaptı? Altın bağını kimseye sormadan tek taraflı kopardı. "Geçici tedbir" dedi. 55 yıl geçti. Hâlâ geçici. Dolar artık altına bağlı değil. Hiçbir şeye bağlı değil. Peki dolar neden hâlâ değerli? Cevap: Petrodolar. 1974 yılında ABD ile Suudi Arabistan anlaştı. Anlaşma çok basit: "Petrolünüzü sadece dolar ile satacaksınız. Karşılığında sizi askeri olarak koruyacağız." Suudi Arabistan kabul etti. Ne oldu? Petrol almak isteyen her ülke önce dolar almak zorunda kaldı. Japonya petrol alacak? Önce dolar alacak. Almanya petrol alacak? Önce dolar alacak. Hindistan petrol alacak? Önce dolar alacak. Brezilya petrol alacak? Önce dolar alacak. Dünya nüfusunun %95'i petrol kullanıyor. Hepsi dolar almak zorunda. Bu ne demek? Dolara 50 yıldır trilyon dolarlık yapay talep yaratıldı. Amerika'nın yaptığı tam olarak bu. Bir ülke petrole erişmek istiyorsa dolara erişmek zorunda. Dolara erişmek istiyorsa Amerika'nın kurallarına uymak zorunda. Kurallara uymayan ne olur? Irak. 2000 yılında Saddam petrolü euro ile satmaya başladı. 3 yıl sonra Amerika Irak'ı işgal etti. Saddam idam edildi. Sebep? "Kitle imha silahları." Kitle imha silahı bulundu mu? Hayır. Libya. 2011'de Kaddafi altın destekli Afrika dinarı planlıyordu. Afrika kıtasının tamamı dolardan bağımsız olacaktı. Yaptırımlar başladı. Kaddafi sokakta öldürüldü. Sebep? "İnsan hakları." Kaddafi gitti. Libya 3 parçaya bölündü. İran. Petrolü yuan ve rupi ile satmaya başladı. Dolar kullanmayı reddetti. Ne oldu? Dünyanın en ağır yaptırımları. SWIFT'ten çıkarıldı. Ekonomisi boğuldu. Ve şimdi bombalanıyor. Venezuela. Petrolü Çin'e yuan ile satıyordu. Maduro yakalandı. Tesadüf mü? Hayır. Hepsinin ortak noktası: Doları reddettiler. Hiç düşündünüz mü? Doların arkasında altın yok. Üretim yok. Sadece bir söz var. "Petrol dolar ile satılacak." Bu söz bozulursa ne olur? Dolara talep düşer. Dolara talep düşerse sistem çöker. Bu yüzden bu söz korunuyor. Ne pahasına olursa olsun. Bu sistem nasıl çalışıyor? Şöyle düşün. Sen mahallede bakkal açıyorsun. Ama mahallenin kabadayısı geliyor. Diyor ki: "Bu mahallede alışveriş yapmak isteyen herkes önce benim dükkândan jeton alacak. Jetonla ödeme yapacak. Jeton almayan kimse alışveriş yapamaz." Sen soruyorsun: "Neden senin jeton?" "Çünkü ben diyorum." Kabul etmezsen ne olur? Dükkânın yıkılır. Belki kavga edersin. Ama mahalledekiler kendi aralarında: "Jeton sistemi mahallenin güvenliğini sağlıyor." diyor. İşte dolar sistemi bu. Rakamlarla anlatayım. Amerika dünya üretiminin %16'sını yapıyor. Ama dünya ticaretinin %88'i dolar ile yapılıyor. %16 üretim. %88 ticaret. Bu matematik tutmuyor. Neden tutmuyor? Çünkü doların değeri üretimden gelmiyor. Savaştan geliyor. Petrol anlaşmasından geliyor. SWIFT kontrolünden geliyor. 11 uçak gemisi. 750 askeri üs. 170 ülkede asker. Dünyanın en büyük donanması. Bu sistem sayesinde ayakta kalıyor. Doların arkasındaki güvence altın değil. Ordu. Şimdi Çin aynı şeyi yapsa? Çin diyor ki: "Buğdayı yuan ile alacaksınız." Batı: "Dikdatörlük!" Amerika diyor ki: "Petrolü dolar ile alacaksınız." Batı: "Sağlam ekonomi." Çin diyor ki: "Yuan kullanmayana yaptırım uygulayacağız." Batı: "Ekonomik savaş!" Amerika diyor ki: "Dolar kullanmayanı SWIFT'ten atacağız." Batı: "Ulusal güvenlik." Çin bir ülkeyi bombalasa: "Savaş suçu." Amerika bir ülkeyi bombalasa: "Demokrasi operasyonu." Aynı eylem. İki farklı isim. Fark ne? Çünkü Ray Dalio'nun dediği gibi günümüzde orman kanunları geçerli. Güçlü haklıdır. Bunu yapan ABD olunca kimse sesini çıkartamıyor. Bu sistem ne zamana kadar sürer? Tarihe bakın. İngiltere 200 yıl sterlin ile dünyayı yönetti. Sonra bitti. Portekiz, İspanya, Hollanda. Hepsi kendi dönemlerinde dünya parasını kontrol etti. Hepsi bitti. Ortalama ömür: 80-100 yıl. Dolar sistemi: 1944'ten beri 82 yıl oldu. Tarihin sonuna yaklaşıyor olabiliriz. Çin altın biriktiriyor. Rusya altın biriktiriyor. BRICS kendi ödeme sistemini kuruyor. Suudi Arabistan yuan ile petrol satmaya başladı. Merkez bankaları 30 yılda ilk kez altını doların önüne geçirdi. Herkes hazırlık yapıyor. Çünkü herkes biliyor. Bu sistem ebedi değil. Ve asıl soru. 50 yıldır dünyaya "dolar kullanacaksınız" diye dayatan sistem. Kabul etmeyeni bombalayan sistem. Uymayan ülkelerin liderlerini deviren sistem. Bu sisteme ne deniyor? Batı medyası: "Uluslararası düzen." Ben: Dünyanın en büyük dikdatörlüğü. Bir imparatorluğun en büyük başarısı suçlarını başarı gibi göstermesidir. Amerika bunu mükemmel yapıyor. Sen bu konu hakkında ne düşünüyorsun?
Penguin X tweet mediaPenguin X tweet media
Türkçe
220
1.4K
5.7K
479.6K
Ceyhun Camadanlı
Ceyhun Camadanlı@Ricky92218501·
@eminsirin12 Emin Bey,siz büyük bir tecrübeye sahipsiniz.Rahmetli Süleyman Demirel dönemini günümüzle mukayese etsek, tuluât zenginliği olarak günümüz basķın çıkar diyebilir miyiz?☺️
Türkçe
1
0
0
34
Emin ŞİRİN
Emin ŞİRİN@eminsirin12·
Muhterem Devlet bey, dediğiniz çok doğru; devlet zayıfladıkça cemaatler büyür. Bir de devlet eliyle, bilerek, cemaatlerin büyütülmesi, hatta devlet içine sokulması konusu var..
Boşuna Tıklama@bosunatiklama

Devlet Bahçeli: "Devlet zayıfladıkça cemaatler büyür. Cemaatler büyüdükçe dış nüfuz kolaylaşır, dış nüfuz yerleştikçe milli egemenlik aşınır. Bu kısır döngü kırılmadığı sürece bir ülke sınırlarını korusa da istiklalini tam anlamıyla koruyamaz."

Türkçe
7
9
51
1.5K