Ercu08
4.8K posts

Ercu08
@ercu08
Dünya beşten büyüktür,Artvin Şavşat gürcüsü



Baktım ki hakkımda bir kampanya oluşturuluyor: Anlaşılıyor ki konuşmanın sadece bir bölümünü alıp ve onu saçma sapan bir yorumla “darbe” ile kirletmeye çalışıyorlar. O zaman tekrar açıklayayım ki herkes doğruyu bilsin. Ne darbesi; ne iması… İma ile yorum ile bu kadar ağır hakaret kim yapabilir? Hangi kişi ve/veya kurum darbe imasında bulunabilir? Hele Halktv… Sürekli bu konudaki hassasiyetini belirten bir kurum olarak buna müsaade edebilir mi? Kurumun en hassas olduğu konu tam da budur. “Halktv’de darbe iması” başlıkları kuruma yapılmış en büyük haksızlık olur. Hemen ekleyeyim: Yok eğer burada hedef HALKTV ise (ki kampanyada kullanılan dil “Haltv’de” diye başlıyor) ben açık açık ilan ederim: “Hiç tereddüt etmeden benim üzerimden hiçbir kurumun yıpratılmasına müsaade etmem ve HalktV’den ayrılırım”. Zaten muhalefetin nefes alacak alanları bu kadar kısılmışken o toplumun o nefesinin benim üzerimden kısılmasına da müsaade etmem. Ben irademi açık açık söylüyorum… Gelelim kendi payıma… Askeri darbeyi zaten kim aklının ucuna getirebilir. 17-25 Aralık Yargı Darbesinde en önde durdum. 15 Temmuz keza aynı. 367 Kararına ve de 27 Nisan Muhtırasına… Açın TGRT arşivini; açın TVNET arşivini; açın TV24 arşivini… Şu anda yapılmak istenen kampanya adeta deli saçması gibi bir şey. Ömrünü darbenin en küçük ihtimaline karşı vermiş bir insanın yorumla darbe iması gibi kirletilmesi en akla mantığa aykırı şey olduğunu anlamak bu kadar mı zor. Bugün söylediğim konu zaten programda konuştuğumuz ve gazete manşetlerindeki konu: Ülkedeki uygulamaların demokrasiden uzaklaşması meselesi. Gazete manşetlerinden vereyim: Cumhuriyet “DEMOKRASİYE MUTLAK DARBE” Karar “DEMOKRASİYE KAYYUM” BirGün “DARBEYE KARŞI DİRENİŞ” Manşetleri ile çıktı. Yani eğer bugün konuşmalarım yorumlanacak ise demokrasiye darbe yapıldığı şeklinde yorumlanır. Zaten açık açık söylediğim de budur. Programın ilerleyen bölümlerinde defalarca 76 yıl geriye gidip “AÇIK OY-GİZLİ SAYIM” sistemini hatırlatan bir duruma gidişi anlattık. Konu gazete manşetlerine de taşınmış olan DEMOKRASİ’nin yara almasıdır. Programı baştan sona izleyin ve konu bütünlüğünün ne olduğunu net şekilde görürsünüz. Bütün darbelere karşı dimdik duran bir kişiyi darbe iması ile suçlamaya çalışmak sanırım başka bir akıl tutulması olsa gerek. Veya başka şeylerin üstünün örtülmesi. Elbette darbeye nasıl karşı durduysam demokrasinin özü olan seçme-seçimle hakkı gibi en temel İNSAN ÖZGÜRLÜĞÜ değerlerine de sahip çıkacağım. Demokrasiye, hukuka sahip çıkmaya devam edeceğim. Bunu kendim için değil; ÜLKEM için VATANIM için yapacağım. Evlatlarım için yapacağım. Bu ülkem için mücadelemi hiç bırakmayacağım. Bunu da net şekilde ilan ederim

Sosyal medyada son günlerde milletvekillerimize ve partililerimize yönelik yürütülen; akıl ve ahlak sınırlarını aşan, organize, mesnetsiz, alçak saldırıları ibretle takip ediyoruz. Siyaseti; trol ordularıyla iftira saçarak, itibar suikastı yaparak, insanların namusuna ve haysiyetine saldırarak dizayn etmeye çalışan bu kirli zihniyet artık açıkça kontrolden çıkmıştır. Sözde gazetecilik adı altında tetikçiliğe soyunan; anonim hesapların arkasına saklanıp organize şekilde, yalanlarla saldıran şeref yoksunları da buna göz yumanlar da hukuk ve toplum vicdanı önünde hesap verecektir. İktidarın bu alçak kampanya karşısındaki suskunluğu ise tarafsızlık değil, açık bir ortaklıktır. Sessiz kalan herkes bu alçaklığın, bu pisliğin sorumluluğunu taşımaktadır. Ne bu ahlaksız dile boyun eğeriz ne de bu çürümüş siyaset anlayışına teslim oluruz. Kamuoyuna saygılarımızla…








Kendini dev aynasında görenlere sadece şunu söylemek isterim: Beyler… Cirminiz kadar yer yakarsınız.





Yarına kalır, yanına kalmaz…











