Ersel
13.4K posts

Ersel
@erennersell
'Uyanmayı, ölüm anına bırakmayın.'




Seri Devam... Çölde ilerleyen bir hac kafilesi vardı… Güneş tepede, kum yanıyor… insanlar yorgun, susuz, bitkin… Bir köpek çıktı karşılarına. Aç… susuz… perişan… Bir ona koştu, bir buna… belki bir lokma, belki bir yudum su… Ama kimse durmadı. Kimse eğilmedi... Bana göre ekmek su var dedi. Kimse görmedi... Yorgunluktan. Hepsi Kâbe’ye gidiyordu… Ama merhametin yanından geçip gittiler. En arkada, kafileye yetişmeye çalışan yaşlı bir kadın ve küçük torunu vardı… Onlar durdu. Yorgundular. Ekmekleri kendilerine göreydi. Suları azalmıştı. Kafileden geri kalıyorlardı. Ama kalpleri diriydi. Ekmeklerini verdiler. Sularını paylaştılar. Başını okşadılar. O gece… Kafiledeki herkes aynı rüyayı gördü. Ak sakallı bir zat dedi ki: “Bu yıl hacılığınız… o köpeğe su veren yaşlı kadın ve çocuğun yüzü suyu hürmetine kabul edildi.” … Şimdi dön… bugüne bak. Gazze’de çocuklar var. Aç. Susuz. Yorgun. Ama kaçacak yerleri yok. Bir kapıdan diğerine koşmuyorlar artık… Çünkü kapı kalmadı. Duvar kalmadı. Ev kalmadı. Onlar da yollara bakıyor… “Bir yudum su veren olur mu?” diye… “Bir lokma ekmek veren olur mu?” diye… Ama dünya… tıpkı o kafile gibi… görmezden geliyor. Sözde ibadet var. Sözde yardım var. Sözde vicdan var. Ama gerçek… çok acı. Bugün Gazze… o çölde susuz kalan çaresizlik gibi. Ve biz… o kafilenin içindeyiz. Şimdi kendine sor: Sen hangisisin? Geçip gidenlerden mi… yoksa duranlardan mı? Çünkü yarın bir gün… o rüya hepimize gösterilecek. Ve belki de denilecek ki: “Yaptıklarınız… görmezden geldikleriniz yüzünden eksik kaldı…”

ASELSAN 103 ÜRÜNÜ MİLLÎLEŞTİRDİ ASELSAN’ın 2025 yılı faaliyet raporuna göre ASELSAN, 2025 yılında 103 ürünü millîleştirdi. Böylece, toplamda 982 ürüne ulaştı. 235 milyon dolar tutarında yerli tedarik siparişi verildi. Son 7 yılda 1 milyar doların üzerinde ekonomik katkı sağlandı. 340 ürünün millîleştirme çalışmaları 30 tedarikçi ile devam ediyor.

Bakınız çok net bir şey ifade etmek istiyorum; kısır tohumlarını alıp defolup gidecekler

gazze’den gelen bir video… Bir adam konuşuyor, sesi yorgun ama kelimeleri ağır… “Yiyecekleri yiyen ve çocukları ısıran farelerle çektiğimiz acıyı size göstereceğim” diyor… Bu cümle bir şikayet değil, bu cümle bir çöküşün sesi. Çünkü orada mesele artık savaş değil, mesele hayatta kalabilmek. Çocuklar bombadan kaçıyor ama açlıktan kaçamıyor. Karanlıktan kaçıyor ama kemiren farelerden kaçamıyor. Dünya ekran başında haber izler gibi izliyor ama orada hayat her gün biraz daha eksiliyor. Biz burada sofraya otururken onlar depoladıkları son yiyeceği farelerle paylaşmak zorunda kalıyor. Ve en acısı ne biliyor musun? Acıya alıştık… Görmeye alıştık… Susmaya alıştık…

Türkiye'nin son derece stratejik Somali hamleleri bir İsrail'de bir de muhalefette hazımsızlık yapıyor.















