Erol Akyol
5K posts


@lemarcaspors_ İyi de Dazn da boyle bir paylasim yok ki? Uydur uydur ipe diz
Türkçe
Erol Akyol retweetledi

Kemal Kılıçdaroğlu, Adliye önünde Deniz Göktaş’ın tutuklanmasına tepki gösterdi:
Sanatı ve sanatçıyı korumayan bir devletin çağdaş uygarlığı yakalaması mümkün değildir.
O nedenle biz, Deniz Bey’in tutuklanmasını asla ve asla doğru bulmuyoruz. Kendisi sırtında çantasıyla Türkiye’ye geldi. Bir daha ifade edeyim; sırtında çantasıyla Türkiye’ye geldi. Kaçma niyeti yok.
Siz onu eleştirebilirsiniz ama sanatı ve sanatçıyı hapse atamazsınız. Bu doğru değildir. Demokrasiye zarar verir, insan haklarına zarar verir.
Türkçe
Erol Akyol retweetledi
Erol Akyol retweetledi

@temmuz1919 @alp45340 Dünya kupasına sadece reklam filminde oynayarak hazırlanmışlar
Türkçe
Erol Akyol retweetledi
Erol Akyol retweetledi
Erol Akyol retweetledi
Erol Akyol retweetledi
Erol Akyol retweetledi
Erol Akyol retweetledi
Erol Akyol retweetledi

Dünya Kupası karşılaşmalarını izliyorum ve nedense zerre heyecan hissetmiyorum. Kupa maçlarını 94’te izlemeye başladım, benim için zirve 98 ve 2002 olmuştu.
94’te Baggio’nun kaçırdığı penaltıdaki o saf trajediyi ya da 2002’nin o karnaval ruhunu hatırlayanlar için 2026 Dünya Kupası’nı izlemek, çocukluk mahallesine dikilen soğuk bir plazaya bakmak gibi. Ekrana yansıyan şey artık bir futbol şöleni değil, kültür endüstrisinin kusursuz işleyen, steril bir tüketim çarkı.
Eskiden kupa ile beraber FIFA oyunları çıkardı, 2002 oyunu efsaneydi. Şimdi EA Sports bile bu fiyatlandırmalara yetişemediği için turnuvanın oyunu olmadan turnuva izliyoruz.
Bir zamanlar tribünleri dolduran o organik, tutkulu kalabalıkların yerini dinamik fiyatlandırma algoritmalarıyla filtrelenmiş elit bir müşteri kitlesi aldı.
Sahanın kendisi ise küresel sermayenin ve siyasi aktörlerin hegemonya inşası, kitlelerin rızasını üretmek için kurdukları devasa bir sporla aklama dekorundan ibaret. 48 takımlı, 104 maçlı bu şişirilmiş fikstür, futbolun kalitesini değil, yayıncı kuruluşun satacağı reklam saniyesini maksimize etmek için dizayn edildi.
Su molası bahanesiyle Amerikanvari time-out'lar yaratıp oyunun organik ritmini reklamla kesmek, seyirciyi salt bir alıcıya indirgeyen o tüccar aklının en çıplak, en tahammül edilmez hali.
Ama en acısı, o yeşil sahanın tam bir panoptikona dönüşmesi. Hakemlerin kafasına takılan kameralarla yarı otomatik ofsayt sensörleriyle futbolun o insani hata payı, oyunun o doğal cızırtısı tamamen sökülüp atıldı. Bir gole sevinmek için VAR odasındaki teknisyenlerin çizeceği milimetrik çizgileri 3 dakika beklemek, futbolun en vahşi, en anlık duygu patlamasını çalan açık bir duygu hırsızlığı.
Şeffaflık ve adalet illüzyonu, oyunun şiirini öldürdü. Maradona’nın "Tanrı’nın Eli"ni yıllarca konuşturan, hatalarla beslenen o efsanelerin yerini, algoritmaların mekanik bir soğukluğu aldı.
Biz futbolu matematiksel bir denklem olmadığı için, insan doğasına yakın, şansa ve hataya en açık oyun olduğu için sevmiştik. Şimdi ise yeşil saha, duyguların teknolojiyle, oyunun ise sermayeyle zapturapt altına alındığı kesintisiz bir istisna hali yaşatıyor bize. Sahada koşanlar artık efsane değil birer veri, bizler ise taraftar değil bilançodaki hedef kitleyiz.
Türkçe
Erol Akyol retweetledi
Erol Akyol retweetledi
Erol Akyol retweetledi

😅 Beklenen edit geldi, iyi seyirler. x.com/gsbizimcan8744…
Türkçe












