Cocuklari uyutup aglamaya basladim ve resmen yikilacak yer bulamadigim icin ayakta kaldim, Allah dermansiz dert vermesin, bugunumuze cok sukur ama belki birikenler boyle zamanlarda asiri tepki olarak cikiyor, bilemiyorum🤷🏼♀️
Zaten cocuklarin doktoru irkci oldugu icin asla Ingilizce konusmuyor, Almanca bilmedigim icin zorbaliyor ve kaba biri, bu yuzden her seferinde cok geriliyorum, bir de sartlar boyle olunca bugun kendimi burada ilk defa bu kadar yalniz ve caresiz hissettim. Uzakta olmak zor geldi.
Ege’nin atesi 40a cikti, okula goturemedim, Aslan’in bugun mecburi saglik kontrolu vardi, Yusa Londra’da oldugu icin Ege’yi de alip gitmek zorunda kaldim, kontrolde Aslan 5.25 hipermetrop cikti,doktorda islemler icin beklerken ikisi de cok agladi (Ege atesten,Aslan uykusuzluktan)
Aslan’in aglayarak Ege’yi uyandirdigi gecelerden nefret ediyorum, iki oda arasinda mekik, sabaha kadar uyunmayan bir gece… Ustune Ege
muhtemelen kabus gordugu icin aglayarak uyaniyor ve ertesi 2-3gece de asla yalniz uyumak istemiyor… Takribi ne zaman biticek bu zamanlar yaa?
Tam olarak su anda; Ege’nin haftaya bugun 7yasinda olacagini dusunup agliyorum🤦🏼♀️ Aslan’i da cok ozledim… Yusa zaten her zamanki gibi uzakta, yine asiri duygusalim… kendimden de cok sıkıldm bak gercekten.
Aşırı derinden hissettiğim ve değişmesi çok güç bir gerçeğim var ki; dünya üzerinde en sevdiğim kişi; Ege…
Ahh Ege; kalp sızım, canımın en içi, göz yaşım, yaşama sevincim, ilk göz ağrım…Sen olmasan, bugün atlatmış olduğum bir çok şeyle başa çıkamazdım. Canım oğlum.
Anladım korkunu telaşını
görünce çakmak çakmak yeşillerini… Ege bir Sezen şarkısı olsaydı kesinlikle erkek güzeli olurdu… Aslan bir Sezen şarkısı olsaydı hiç şüphesiz;Seni gül gibi öpe koklaya gözümden dilimden sakınır saklar,bugünki aklımla severim şimdi… ikinci bahar olurdu.