Esti Gar Einai

406 posts

Esti Gar Einai

Esti Gar Einai

@extinctedUser

Gözlemlerimizi kendisine dayandırdığımız varsayımın ötesine itiverdiğimizde geriye bir ayrım kalmaz

Katılım Eylül 2021
167 Takip Edilen598 Takipçiler
Esti Gar Einai
Esti Gar Einai@extinctedUser·
Subject yerine superject başka bir deyişle ; Eşek ölür kalır semeri , insan ölür kalır eseri.
Türkçe
0
0
2
58
Esti Gar Einai
Esti Gar Einai@extinctedUser·
@ftnnfn @BUTUNCULDUSUNCE Estağfurullah hocam , felsefenin yapacağı, hepi topu önemli bir kavrama vurgudan ibarettir. Hayırlı geceler.
Türkçe
0
0
1
25
Esti Gar Einai
Esti Gar Einai@extinctedUser·
Arzu önce sermaye tarafından yersiz yurtsuzlaştırılır. Şizofrenik sürecin kendini göstermesine izin verilip yeniden yerli yurtlulaştırılır.
Türkçe
0
0
0
147
Esti Gar Einai
Esti Gar Einai@extinctedUser·
@aibursa Şimdiden gündüz kullanımında ABD öncelikli nvidia nın söylediklerine bakılırsa görünen köy kılavuz istemez. Acil yerli model gerek fakat yerli donanım da gerek.
Türkçe
0
0
0
12
Esti Gar Einai
Esti Gar Einai@extinctedUser·
Kesinlikle Claude kaygılanmaz fakat kaygıyı taklit edebilir. Ama öğreti sorunlu kaygılı yaklaşım tamamen kötü değildir sadece kaygılarınız dar alanda sınırlandırmalı geniş bir sınırlandırma kaygısından uzak durmalıyız.
Gary Marcus@GaryMarcus

OMG. Let’s get one thing straight. Claude doesn’t get anxious. It mimics people who get anxious. Those two things are NOT the same. My head is shaking so much I need medical attention.

Türkçe
0
0
0
88
Esti Gar Einai
Esti Gar Einai@extinctedUser·
Evet nvidia aslında çip satmıyor. Düşünme yeteneği satıyor. Hemde tek bir bayrak altında o da ABD bayrağı. Yine de bu tekelliğin kırılabilecek noktaları yok değil. Elbette uzak fark başka yollarla kapatılacaktır.
Dustin@r0ck3t23

Jensen Huang just made the case for American empire. Said it plain. Didn’t flinch. Didn’t walk it back. And almost nobody caught what he actually admitted. Jensen Huang: “The amount of compute in the United States is a hundred times more than anywhere else in the world.” One hundred times. That is not a market lead. That is a monopoly on the future of intelligence. The kind that compounds every six months until no one else can close the distance. Jensen Huang: “We make sure that the US labs are the first to hear about it and the first chance to buy it.” Every chip Nvidia designs. Every architecture they ship. America gets first access. Everyone else gets what is left. That is not a sales strategy. That is arms distribution with a quarterly earnings call. Jensen Huang: “And if they don’t have enough money, we even invest in them.” The company building the weapons is bankrolling the people who fire them. Nvidia is no longer a public company. It is a state instrument with a stock ticker. Jensen Huang: “Why would you want the United States to give up the world?” The CEO of the most valuable hardware company on earth did not hedge that. Did not qualify it. He said it like it was obvious. Because to him, it is. Nations used to be measured by steel output. Then oil reserves. Then warhead count. Now it is how much intelligence they can produce per second. Compute is no longer a commodity. It is a strategic resource. Like uranium in 1944. Except this one doubles faster than anyone can respond. Europe understands none of this. They are drafting AI regulations. Compliance frameworks. Ethics panels. Risk tiers. They are bringing paperwork to a physics war. You cannot govern intelligence you do not have the silicon to produce. China gets it. That is why they are building fabs, not filing comment periods. Nvidia already made sure the gap is not annual. It is generational. Silicon Valley still thinks it is building consumer software. Huang just told them they are building American infrastructure. Every model trained here runs on machines that exist nowhere else. Every company that scales here scales on silicon no rival can touch. The world thinks Nvidia sells chips. Nvidia sells the ability to think. And they only sell it under one flag.

Türkçe
0
0
0
86
Esti Gar Einai
Esti Gar Einai@extinctedUser·
İnterneti , online oyunları , discord’u , sosyal medyayı suçlayan koca bir gerizekalı kitle var. malum yıkıcı olayların sebebi olarak bir tek ebeveyn kendini suçlamıyor bu tam bir günah çıkarma ve sonuçları neden gibi algılama oyunundan ibarettir.
Türkçe
0
0
0
47
Esti Gar Einai
Esti Gar Einai@extinctedUser·
Her cümlesi değerli bir değerlendirme.
Erhan Meydan@erhanmeydan

Bir yıl önce hepimiz "OpenAI'ı kimse geçemez" diyorduk. Marka etkisi, kullanıcı sayısı, ilk hamle avantajı. Herkes için netti. Nisan 2026 tablosu; Anthropic: 30 milyar $ yıllık bazda gelir OpenAI: ~25 milyar $ Anthropic 2025 sonunda 9 milyar $'daydı. Şubat'ta 14 milyar $, Nisan başında 30 milyar $. Dört ayda üç katını geçti. Karşılaştırma için söylüyorum: Salesforce'un 30 milyar $ yıllık gelire ulaşması yaklaşık 20 yıl sürmüş. Ama asıl hikaye rakamın kendisi değil, nasıl kazanıldığı. OpenAI tüketiciden başladı: 900 milyon haftalık ChatGPT kullanıcısı, devasa ücretsiz taban, viral büyüme. Anthropic tüketici fazını neredeyse hiç yaşamadı, direkt enterprise'a gitti. Bugün gelirinin yaklaşık %80'i kurumsal müşterilerden geliyor. Fortune 10'un 8'i Claude kullanıyor. Yılda 1 milyon dolardan fazla harcayan kurumsal müşteri sayısı sadece iki ayda ikiye katlandı ve 1.000'i aştı. Claude Code tek başına 2,5 milyar $ yıllık gelire ulaştı, AI kodlama araçlarında %54 pazar payıyla. OpenAI 2030'a kadar yılda yaklaşık 125 milyar $ eğitim maliyeti planlıyor. Anthropic aynı dönem için yaklaşık 30 milyar $. Aynı yarış, 4 kat maliyet farkı. Anthropic daha az harcayarak daha çok kazanıyor. Bu geçici bir avantaj gibi durmuyor, yapısal bir fark var. Belki de olgunluğun ölçüsü kazanılan para değil, vazgeçilen paradır. Amodei ve ekibi limitleri iyice açsalardı bir gecede milyonlarca yeni kullanıcı kazanırlardı. (Çoğu insan limitleri nedeniyle kullanmaktan vazgeçiyor.) Ellerindeki en güçlü modeli doğrudan piyasaya sürselerdi kısa vadede çok daha fazla kazanırlardı. Yapmadılar. Somut bir örnek: Kasım 2024'te yayınladıkları MCP (Model Context Protocol) açık standardı. Kendi kapalı standartlarını dayatıp kazanç çıkarabilirlerdi. Yapmadılar. Sonuç: Mart 2025'te OpenAI kendi ürünlerine entegre etti, Microsoft ve Google takip etti, Aralık 2025'te Anthropic MCP'yi Linux Foundation'a bağışladı. Mart 2026'da aylık 97 milyon SDK indirmesi, 10.000+ aktif sunucu. Kapalı tutsalardı bu ölçeğe asla ulaşmazdı. AI yarışında kazananı belirleyen, kimin daha fazla ürün çıkardığı değil gibi görünüyor. Kimin neye "hayır" dediği. Hala görsel ve video üretmiyorlar.

Türkçe
0
0
1
148
Esti Gar Einai
Esti Gar Einai@extinctedUser·
Hayat amaçsızca problemleri çözme sanatı değildir.
Dustin@r0ck3t23

Elon Musk just diagnosed the disease no one admits they have. Life has become a triage ward. Pay the bill. Dodge the crisis. Survive the week. Repeat until dead. Musk: “Life cannot just be about solving one miserable problem after another. That can’t be the only thing.” Most people can name every problem they are running from. They cannot name a single thing they are running toward. That is the disease. You did not lose your purpose. You replaced it with maintenance. Musk: “There need to be things that inspire you. That make you glad to wake up in the morning and be part of humanity.” Glad to be part of humanity. When was the last time you felt that. Not relief. Not distraction. Not the dull numbness of a weekend burning down to Sunday night. Actual gladness that you exist. Most people cannot answer that question. Not because the answer is painful. Because they have never been asked. We have spent decades staring at the floor. Sweeping the same dirt into the same corner of the same room. Musk quotes Tsiolkovsky: “Earth is the cradle of humanity, but you cannot stay in the cradle forever.” The cradle is warm. The cradle is safe. The cradle is small. And a species that refuses to leave it is not being cautious. It is dying slowly in the only room it has ever known. Musk: “It is time to go forth, become a starfaring civilization… and expand the scope and scale of human consciousness.” Look up tonight. Billions of galaxies. Trillions of stars. An ocean of light stretching 93 billion light years in every direction. And one tiny wet rock figured out how to wonder why it exists. We are not passengers on this planet. We are the universe waking up. And right now the only conscious thing in the universe is trapped in one room arguing about the electricity bill. The problems will never end. There will always be another fire. But you were not built to fight fires. The universe was dark for 13.8 billion years. Then it opened one eye. You.

Türkçe
0
0
1
72
Esti Gar Einai
Esti Gar Einai@extinctedUser·
@EklerFatih Oooo Fatih yapay zekayı yapay zekaya mı analiz ettiriyorsun hala :) çıkan sonuç gerçekten doğrulanabilir oluyor böylece :)
Türkçe
1
0
0
28
Esti Gar Einai
Esti Gar Einai@extinctedUser·
@Fparrhesia Eğer vatan millet Sakarya devletin numaraları ise senin kendini değerli hale getirme arzun da dolaylı olarak senin çektiğin numaralar olur Düco. Aynaya taş atıyorsun haberin yok.
Türkçe
0
0
0
27
Esti Gar Einai
Esti Gar Einai@extinctedUser·
@Fparrhesia Yine bir boş retorik. Değer bir kavrama bir kişiye bir duruma bir nesneye verilen önem demektir.Anne çocuğunun peşinden atlar. Aptal saptal bir değer retoriği yapmadan önce kendini değerli kılabilmenin de başkasının senin için fedasını varsaydığını görmezden gelen sığlıktır bu
Türkçe
1
0
1
303
Felsefe Parrhesia
Felsefe Parrhesia@Fparrhesia·
Dücane Cündioğlu: "Kendini feda etmeye değil, kendini değerli kılmaya çalış."
Türkçe
17
191
1.6K
59.7K
Esti Gar Einai
Esti Gar Einai@extinctedUser·
@junguanlamak Kant’ın temel sorunlarından biri de isabetsiz somutluk yanılgısıdır. Etiğin törebilim olduğunu unutur ve etiği ahlakın temeli olma durumuna eşitler. Böylece a priori olana yol açar. Oysa etik dini bir temelden gelir. Kavramsal ahlakilik dini ahlakiliğin rasyonalizasyonudur.
Türkçe
1
0
1
77
Jungu Anlamak
Jungu Anlamak@junguanlamak·
Ulus Baker‘ Kant’ın Aydınlanma felsefesine dayanan klasik bir argümanı modern ve radikal bir dille yeniden yorumluyor. Dışarıdan dayatılan, içselleştirilmemiş, kendi özgür seçiminle koymadığın hiçbir kural seni ahlaki kılmaz. Ahlak, zorla itaat değil, özgürce üstlenilen bir sorumluluktur diyor. Carl Gustav Jung’un perspektifinden bakınca bu konuşma oldukça derin ve uyumlu bir yankı buluyor. Çünkü Baker konuşmada Kant’ı referans gösteriyor. Jung da Kant’tan çok etkilenmiştir. Jung, bireyleşme (Individuation) sürecini insanın en temel psikolojik görevi olarak görür. Bireyleşme, kişinin kendi içsel otoritesini (Self / Benlik) keşfetmesi, kolektif normları, arketipleri ve dış otoriteleri körü körüne takip etmek yerine bilinçli bir şekilde bütünleştirmesidir. Baker’ın “kuralı sen kendin koymuyorsan” vurgusu, Jung’un persona ve kolektif bilinçdışı eleştirisiyle örtüşür. Persona, toplumun dayattığı roller ve kurallardır. Bunlara zorla veya korkuyla uymak, kişiyi psikolojik olarak özgür olmayan bir konuma düşürür. Jung’a göre böyle biri, kendi gölgesini (shadow) inkâr eder, anima/animus’unu bastırır ve Self’in (bütünlüğün) sesini duyamaz. Gerçek ahlak (Jung’da etik tutum), dışsal emirlerden değil, içsel bir süreçten doğar: Bilinçdışıyla karşılaşma, rüyalar, aktif imgelem, gölge entegrasyonu yoluyla kişi kendi kişisel mitini ve değerlerini yaratır. Bu, Baker’ın “kendi davranış kuralını a priori koymak” dediği şeye çok yakındır. İkinci olarak Jung, bireyleşmemiş insanı “kolektif bir varlık” olarak tanımlar. Böyle biri, ahlakı dışarıdan alır (din, ideoloji, aile, toplum). Bu, mistik katılım durumudur: Kişi kendini gruptan ayırt edemez, kendi seçiminin sorumluluğunu taşımaz. Jungiyen terimle, bu kişi inflasyon (şişme) veya regresyon yaşar. Özgürlükten kaçmak, “kötü niyet” (Sartre) değilse bile, Jung’da nevrozun temel nedenlerinden biridir. Nevroz, bireyleşme çağrısına kulak tıkamaktır. Öte yandan, özgürce kendi kuralını içselleştiren kişi, aşkın işlev sayesinde karşıtlıkları (dış kural vs. iç dürtü) bütünleştirir ve otonom bir etik geliştirir. Bu, Jung’un “ahlaki özerklik” kavramına denk düşer. Jung’a göre: Ahlak yasası (Kant’ın kategorik imperatifi), bilinçdışında arketipsel bir temele sahiptir. Ama gerçek etik, bu yasayı soyut şekilde takip etmek değil, onu kendi psişik gerçekliğinde yaşamaktır. Gerçek bireyleşme, hem bireysel hem kolektif boyutları dengeler. Özgürlük, başkalarının özgürlüğünü yok etmemelidir (Sartre’da da “başkaları cehennemdir” gerilimi buradan gelir). “Kendi kuralını koymak”, gölgeyle yüzleşmeden yapılırsa narsisistik veya yıkıcı olabilir. Jung: “Kişi ne kadar aydınlanmışsa, gölgesi o kadar karanlıktır.” der. Sonuç olarak Baker’in konuşması Jung’un bireyleşme öğretisiyle güçlü bir paralellik taşıyor. Ahlak, dışsal otoriteye itaat değil, içsel otoriteyi (Self’i) keşfetme ve ona sadık kalma sürecidir. Bu süreç acı vericidir (Jung’da “karanlık gece”, Sartre’da “özgürlüğün mahkûmiyeti”), çünkü sorumluluk tamamen sana kalır. Ulus Baker burada Kant’ı varoluşçu bir tonda yorumlarken, Jung da aynı çizgide “kişisel mit” ve “bireysel etik” vurgusu yapar. Gerçek ahlaklı insan, kurallara uyan değil, kuralları kendi psişik bütünlüğü içinde yeniden yaratan insandır. Siz ne düşünüyorsunuz ? #ulusbaker #kant #carljung
Türkçe
11
57
266
20.7K
Esti Gar Einai
Esti Gar Einai@extinctedUser·
@junguanlamak Kuralları kendin koyma düşüncesi son derece antiilişkisel tözcü yaklaşımın eseridir. Kant’ın temel sorunu Platona dipnot düşüyor olmasıdır. Oysa temel varsayım çok az eleştirilmiştir. Varsayımın üzerine kurulu bu son derece muğlak ifadeler ise tamamen sorunludur.
Türkçe
0
0
1
25
Esti Gar Einai
Esti Gar Einai@extinctedUser·
@junguanlamak Özgürlük bir şeyden özgür olma durumudur her şeyden özgür olma değil. Ve özgürlüğü mümkün kılan a priori değil a posteriori dir. Bir şeyi yapıp yapmaması gerektiğine dair kaygı(deneyim) olmadan ne özgürlük olabilir ne de ahlakilik. Ahlakiliğin de zemini vardır ve son derece dini.
Türkçe
3
0
1
100