Eylemania

78K posts

Eylemania banner
Eylemania

Eylemania

@eylemania

Gelişine...

Katılım Aralık 2010
682 Takip Edilen4.1K Takipçiler
Sabitlenmiş Tweet
Eylemania
Eylemania@eylemania·
Biri yazmış twitter hâlâ çok önemli bırakılmaz diye, biz buraya gelmeden önce burası dutluktu sonuçta. Bluesky'ı yeni twitter yapabiliriz. Bulun beni. bsky.app/profile/eylema…
Türkçe
1
0
0
666
Eylemania
Eylemania@eylemania·
Deprem uyarısı geldi ama hiçbir şey hissetmedim. Böyle olunca olmamış gibi geliyor.
Türkçe
0
0
2
2.7K
sinem
sinem@sinemdonmez·
@eylemania ben de aynı şekil kaçırdım ve üzüldüm hop diye kalkınca
Türkçe
1
0
0
92
Eylemania
Eylemania@eylemania·
Gündüz Apollon Gece Athena güzel film, öyle güzel akıyor ki. Keşke sinemada izleseymişim, bugün yarın gideyim derken film hemen vizyondan kalkmıştı. Tavsiye ederim.
Türkçe
1
0
3
612
Eylemania
Eylemania@eylemania·
@barolar Bravo, adamı bir de yaptıklarından dolayı alnından öptünüz umarım, yoksa çok ayıp
Türkçe
0
0
1
256
Eylemania
Eylemania@eylemania·
One Battle After Another'ı ilk gösterimde kaçırmıştım diye, çok uzun zaman sonra sinemaya gittim. Filmde beğendim şeyler çok ama beğenmediğim şeyler de çok oldu. Ama sinemaya gitmeyi özleşmişim.
Türkçe
0
0
1
315
Eylemania
Eylemania@eylemania·
İnstagram'da millet İlb*r Ort*aylı güzelliyor. Adam aslında kendisinden nefret etmesi gerekenleri ne de güzel kendine hayran etmiş, şaşıyorum.
Türkçe
0
0
2
348
Eylemania
Eylemania@eylemania·
Kadına suç atadılar resmen. Mesaj hepinize bunu yaparız, ayağınızı denk alın.
Fatoş Erdoğan@puleragema

#AyşeBarım'a 12 yıl 6 ay ceza hapis cezası verildi. Savcının Ayşe Barım hakkında "Ağırlaştırılmış müebbet hapis" cezası istediği davanın karar duruşması Çağlayan Adliyesi 26. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görüldü.

Türkçe
1
1
2
296
Eylemania
Eylemania@eylemania·
Seren Yüce neden vurulmuş? Ayağından bir de. Gündemi hiç takip etmeyince, tam bir cahil oluyorsun.
Türkçe
0
0
0
460
Eylemania retweetledi
Onur Alp Yılmaz
Onur Alp Yılmaz@onralpyilmaz·
Bugün yaşananların tamamı bir mıntıka temizliğidir. İktidar, Batı’nın yaşadığı derin güvenlik krizini, kalıtsal otoriterliğe doğru giden bir rejim inşasının aracı hâline getirebileceği son derece geniş bir alan olarak kullanmaktadır. Bu süreci durdurabilecek yegâne güç, toplumsal dirençtir; ama ondan önce, bu gidişatın doğru okunması ve fark edilmesi gerekir. Artık ne liderliğini Batı’nın yaptığı bütünlüklü bir “demokratik-liberal blok” vardır, ne Batı diye homojen bir siyasal-ekonomik yapıdan söz etmek mümkündür, ne de otoriterleşmenin önünde otomatik bir fren işlevi görecek olan “piyasa rasyonalitesi” diye bir mekanizma kalmıştır. Uzun yıllar boyunca piyasa rasyonalitesi denilen şey, otoriterleşmeyi sınırlayan bir dış çerçeve gibi işledi. Mülkiyet hakkının tanınması, hukukun asgari güvenceleri, öngörülebilirlik ve kurumsallık; sadece demokrasi adına değil, küresel kapitalist düzenin kendi işleyişi adına da zorunlu kabul edildi. Bu düzenin mantığı şuydu: Batı, küresel üretim hiyerarşisinin tepesinde kalabilmek için nitelikli üretimi kendisine ayırır; çevre ülkelere ise daha düşük katma değerli roller biçer. Bu eşitsiz ama istikrarlı sistem, IMF ve Dünya Bankası gibi kurumlar aracılığıyla yatırım önceliklerinden kalkınma modellerine kadar yönlendirilir; yerel sermaye grupları da bu küresel yapının organik parçaları hâline getirilirdi. “Piyasa rasyonalitesi” tam olarak bu çerçevenin adıdır. Ancak bugün bu çerçeve dağılmıştır. Küresel sistem artık bloklar hâlinde değil; parçalı, güvenlik merkezli ve ulusal çıkar öncelikli bir şekilde işlemektedir. Her aktör, kendi güvenlik ihtiyacını ve kısa vadeli çıkarını öncelemekte; bu da otoriter rejimlere geçmişte sahip olmadıkları ölçüde geniş bir manevra alanı sunmaktadır. Türkiye’deki iktidar tam olarak bu tarihsel boşluğa yerleşmiştir. Batı’nın Türkiye’yi izole etmesi beklenirken, iktidar tersine bir hamleyle Türkiye’nin askerî kapasitesini Batı’nın güvenlik ihtiyaçlarına eklemleyerek bu baskıyı bertaraf etmektedir. Bu sayede, içeride rejimin finansmanını ve sürekliliğini sağlayacak adımlar sessizlik içinde atılabilmektedir. Sermayenin el değiştirmesi, mülkiyet ilişkilerinin yeniden düzenlenmesi ve ekonomik alanın siyasal sadakat üzerinden yeniden dağıtılması bu sürecin en kritik boyutlarıdır. Geçmişte “piyasa rasyonalitesi”nin engellediği bu hamleler artık önünde bir bariyer olmadan ilerlemektedir. Bu noktada sıkça dile getirilen “Türkiye Azerbaycan olamaz, çünkü doğal kaynağı yok” argümanı yanıltıcı bir konfor alanı yaratmaktadır. İktidarın yaptığı şey, klasik anlamda bir doğal kaynağa yaslanmak değil; ordu gücünü fiilî bir doğal kaynak gibi işlevselleştirmektir. Bu elbette sembolik bir anlatımdır, ancak gerçeği işaret eder: Rejim, askerî kapasitesini küresel güvenlik mimarisinin hizmetine sunarak dış baskıyı nötralize etmekte ve bu alanı içerde otoriter tahkimat için kullanmaktadır. Türkiye hâlâ muhalif partilerden muhalif yurttaşlara kadar geniş bir kesim tarafından eski dünya ezberleriyle okunuyor. “Piyasa bir yerde dur der”, “Batı buna izin vermez”, “ekonomi buna dayanmaz” gibi varsayımlar, artık gerçekliğini yitirmiştir. Böyle bir duvar yok. Böyle bir çarpma noktası da garanti değil. Türkiye “Azerbaycan olmaz” rahatlığından çıkmadıkça, değişen dünya düzenini doğru okumadıkça ve buna uygun bir siyasal pozisyon üretmedikçe şunu kabul etmek zorundayız: Türkiye her yer olabilir. Türkiye’de her şey olabilir. Tıpkı yıllarca “o kadarı da olmaz” denilen her şeyin, adım adım ve itirazsız biçimde olmuş olması gibi.
BirGün Gazetesi@BirGun_Gazetesi

#SONDAKİKA Holdingler de dahil 26 şirkete mali müşavir operasyonu: 35 kişi gözaltına alındı birgun.net/haber/holdingl…

Türkçe
37
286
1.5K
309.5K
Eylemania retweetledi
Emre Aydın
Emre Aydın@eamaalesef·
tuzbiber’de sahne alan bütün kadınlara bir ithamdır bu. çok aşağılıkça çok çiğ. şakan varsa her pazartesi/salı açık mikrofon var aylak’ta gidip sahneye çıkabilirsin kimseyle yatmadan. her kadın meselesinin bir yerlerinde varsın. insan bir kere kendine “susayım” demez mi ya?
Emre Aydın tweet media
Türkçe
63
115
2.4K
546K
Eylemania
Eylemania@eylemania·
Ünlü olmaya aç, tamamen saçmalıklarla dikkat çekmeye çalışan bu şeyin kendine bir yerlerde yer bulması, hele ki pandemideki performansından sonra- midemi bulandırıyor.
Etkili Haber@etkiIihaberO1

Oytun Erbaş: "Kadının ilişkiye girdiği 3. erkekten olan bir çocuk, 1. erkeğin genlerini taşıyabiliyor. Siz 20 erkekle beraber olduysanız sizin 21. erkekten olan çocuğunuz 21 erkeğin karışımı olabilir. Kadında önceki ilişkilerinin kalıntısı kalıyor."

Türkçe
0
0
0
157
Eylemania retweetledi
guli kucuk domates
guli kucuk domates@gulidomadomates·
arkadaşlar merhaba bu tweetimi yaymanızı rica edeceğim şiddet mağduru iki çocuğuyla beraber evinden kaçmak zorunda kalmış bir anne ve iki kız çocuğuna yeni bir yaşam kurmaya çalışıyoruz ev kiralandı ama eşyalar ve eksikler özellikle kış ihtiyaçları için ciddi bir maddi
Türkçe
1
79
78
22.4K
Eylemania
Eylemania@eylemania·
@BirGun_Gazetesi Haberde bir 6 bir 8 yıl görev aldı diye yazmışsınız,haberi yayinlamadan önce okumak iyi olabilir.
Türkçe
1
0
1
2.7K
Eylemania retweetledi
Muratcan Altuntoprak
Muratcan Altuntoprak@altuntoprak_m·
BAYRAMPAŞA BELEDİYESİ’NDE YÖNETİM AKP’YE GEÇTİ 2. kez tekrarlanan Bayrampaşa Belediye Başkan vekilliği seçimi tamamlandı. 4. Tur sonunda Akp’nin adayı İbrahim Akın 19 oyla Başkan vekili seçildi. CHP’nin adayı Recep Öztürk 18 oyda kaldı. 31 Mart yerel seçimlerinde CHP’nin adayı Hasan Mutlu seçimden galip ayrılmış 31 yıl sonra Bayrampaşa Belediyesi’nde yönetim CHP’ye geçmişti. Hasan Mutlu’nun tutuklanmasının ardından yapılan Başkan vekilliği seçiminde oylamadaki eşitlik nedeniyle kura çekilmiş CHP kuradan da kazanan taraf olarak çıkmıştı. Devamında Akp’nin itirazı üzerine Başkan Vekilliği seçiminin yenilenmesine karar verilmişti.
Türkçe
2
8
40
8.9K
Eylemania
Eylemania@eylemania·
Depremi hissettiniz mi ben ayaktaydım diye mi bilmiyorum ama hiçbir şey hissetmedim.
Türkçe
0
0
0
119
Eylemania
Eylemania@eylemania·
@baharfeyzan Yüzü olana bayağı utanç verici bir tweet olmuş.
Türkçe
0
0
0
7
Bahar Feyzan
Bahar Feyzan@baharfeyzan·
IBB’ye (Zülfü Livaneli) kendisine müze açtırdı. CHP’nin onursal bir kişisi gibi her yerde ağırlanıyor. Ama Ekrem İmamoğlu’nun arkasında “bari ayıp olmasın kadar” bile durmadı. Şimdi mitili Ankara’ya atmış… Oralar daha kıyak belli ki… Bu arada Ekrem İmamoğlu hapisten çıksa yine önde koşarak gider, “senin için neler yaptım” falan atar, tutar…. Rahmetli Emil Zola yaşadaydı. “Ben niye Türkiye’de doğmadım kardeşim, burada “aydın” olmak ne kıyak işmiş” derdi. Zavallı Emil Zola “Dreyfus davası” uğruna, (aslında doğruları uğruna) hayatını perişan etti…
Bahar Feyzan tweet media
Türkçe
179
13
181
171.1K