Sabitlenmiş Tweet

Köpeklerde Lenfoma Kanseri
İlk olarak şunu belirteyim: Bir veteriner hekim, normal hekim, sağlık çalışanı veya bu konuyla ilgili herhangi bir eğitim görmüş birisi değilim. Sadece hasta sahibiyim. Bu yazacağım metinde başımızdan geçen süreci, süreçteki zorlukları, nelere dikkat etmeniz gerektiğini, karşılaşacağınız şeyleri vb. anlatıp bu başlığı aratıp ulaşacak kişilere yardım etme ve bilgi sağlama amacıyla anlatmak istiyorum. Çünkü kızım (köpeğim) hasta olduğu zaman ben Twitter'da, Google'da veya başka yerlerde bu tarz şeyler göremedim. YouTube'da 5 sene önce paylaşılmış birkaç video bulabildim. Geri kalan, kendi çapımda amatörce yaptığım araştırmaların hepsi, yurt dışındaki üniversitelerde yazılmış makalelerdi. Bundan kaynaklı, yazma sebebim budur.
Yaşadıklarımız
Gelelim konuya... 26 Haziran 2024 tarihinde kızımın karnında bir yumru çıktı ve bu yumruyu gördükten bir gün sonra veterinere götürdüm. Yumru çıkmadan 2-3 hafta önce omuz (kafasının vücuduyla birleştiği nokta) bölgesinde biraz böyle şişkinlik diyemeyeceğim, ama doluluk tarzında, elle az hissedilen ve görünüşle tam tespit edilebilecek şişlikler vardı. Ben, kilo aldığını zannettiğimden fazla önemsememiştim. Ta ki ishal ile başlayan, iştahsızlıkla sinyal veren ve sonrasında karnında yumru oluşana kadar.
Veterinere götürdüğümde (7 senedir götürdüğüm sabit veterinerimiz), önce fıtık sonrasında bağırsak dolanması dedi. Ama elle iyice detaylı kontrol ettiğinde, %80 ihtimalle lenf kanseri (lenfoma) olduğunu söyledi ve kan aldı. Veteriner demişken, konunun başında şu konuya değinmeliyim: Veteriner, ne kadar tanıdığınız olursa olsun veya ne kadar samimi olursanız olun (ben bir veteriner ve hayvan sahibinin yakınlığının benim kadar olacağını düşünmüyorum, o kadar yakındık), günün sonunda, muhasebe bölümünde adınızın "müşteri" olarak yazıldığını asla unutmayın. Bu yazdığım çok önemli; anlattığım konuda veya başınıza geldiği zaman beni anlayacağınızı düşünüyorum.
Konuya geri dönüyorum. Kan alındı, test yapıldı. Ertesi gün, 28 Haziran 2024 tarihinde, sadece temas ve kan tahlili ile Tekila'nın lenfoma kanseri olduğu belli oldu. Eğer köpeğinizi gerçekten çok seviyorsanız, o an ne yapacağınıza karar veremiyorsunuz. Düşünme ve karar verme konusunda gerçekten çok zayıf tepkiler veriyorsunuz; en azından benim için böyle oldu.
Lenf kanseri olduğu belli olduktan sonra 7 senelik veteriner hekimimiz, sürecin kolay olduğunu, zor bir süreç olmayacağını, belirli ilaçlar olduğunu ve bunları kullandığımız takdirde toparlayacağını anlattı. Benden bazı ilaçları bulmamı istedi. Bu ilaç konusuna ve hastalık hakkındaki düşüncelerimi, bu metnin en son kısmında kendi yorumum olarak ekleyeceğim.
Kendi veterinerimizde damar yolu ile alınan kemoterapi ve insanların kullandığı kanser ilaçları ile tedaviye başladık. Veterinerimiz, periyotlar halinde tedavi göreceğimizi; ilk 4 hafta kemoterapi görüp, sonrasında tepkimeye bakarak hareket edeceğimizi; bir profesör ile iletişime geçtiğini ve ansiklopediye göre devam edeceğimizi söyledi. Yukarıda bahsettiğim gibi hastalık yeni ve hiçbir bilgiye sahip olmadığım için o an herhangi bir tepki vermeden her şeye "tamam" deyip tedaviye başladık.
Dört haftalık kemoterapi süreci geçti ve her kemoterapiden sonra karnındaki yumru, boğazındaki şişlikler azalarak tamamen kayboldu. 4 haftalık kemoterapiden sonra 2 hafta ara vereceğimizi ve hastalığın durumuna bakacağımızı söyledi. Bu 2 haftalık arada kızım düzelmiş, bütün problemler ortadan kalkmış ve bana da zaman kalmıştı. O süreçte haftanın 5 günü veterinere gidiyorduk. Kanlar alınıyor, tahliller yapılıyor, sürekli üzerine düştüğümüzden araştırma yapma gibi herhangi bir zamanım olmuyordu.
4 haftalık süreçten sonraki arada biraz araştırma yapıp hastalığı tanıma ve öğrenme konusunda bir adım atmak istedim. İnternete girdiğimde, Türkiye’de bu konuyla alakalı herhangi bir bilgi olmadığını fark ettim. Tekrar kez söylüyorum zaten yazma amacım da bu.
İki tane YouTube videosu buldum. Bunlardan birinde tedaviyi gösteriyordu (öyle bir tedavi ben ne duydum ne gördüm) ve diğerinde köpeğinin iyileştiğini söylüyordu ki maalesef öyle bir şey yok. Araştırmalarım sonucunda Levent’te (reklam ya da kötü yorum yapmak istemediğim için gittiğim veterinerlerin ismini vermiyorum, öğrenmek isteyen mesaj yoluyla iletişime geçebilir) onkoloji üzerine Türkiye’de bir numaralı olarak geçen, hayatını onkolojiye adamış bir klinik olduğunu öğrendim.
4 haftalık süreçten sonra 2 haftalık aranın 10. gününde karnındaki ve boynundaki şişlikler tekrar ufak ufak çıkmaya başlayınca, 15 günlük arayı 10. gününde bozup tekrar kemoterapiye başladık. İki kemoterapi daha gördükten sonra veteriner hekimimiz tekrar 15 gün ara vermemizi söyledi.
Ancak bu aranın ilk haftasında, Tekila’nın vücudunda iki gün içinde inanılmaz şekilde şişlikler çıkmaya başladı. Bu işin bu şekilde olmayacağına karar verip detaylıca araştırma yaptım ve birçok onkoloji uzmanına, ayrıca bahsettiğim İstanbul Levent’teki kliniğe mail attım. En kısa zamanda dönen yer İstanbul Levent’teki klinik oldu ve hemen randevu verdiler. Köpeğimi götürdüm.
Hastalığın 2. ayına giriyorduk ama durum başladığımız yerdeydi. Gittiğim yer, içeri girdiğiniz andan itibaren önceki 7 senelik veteriner hekimimden daha profesyonel ve bilgili olduklarını ilk saniyeden itibaren belli ediyordu. Bu klinikte tedaviye devam etmeye karar verdim. Bana biyopsi yapılması gerektiğini söylediler. Kanserin türünü ve çeşidini tam olarak bilmeden tedavi yapılmasının mantıksız olduğunu, bu şekilde tedavinin boşa gideceğini belirttiler.
Biyopsi yaptırmaya karar verdik. Gittiğimden iki gün sonra kızımı biyopsiye soktular. Sapasağlam bir ameliyat geçti. Ameliyattan sonra, hastalığın türünün B tipi lenfoma olduğunu öğrendik ve bir tedavi protokolü önerdiler.
Biyopsi, kemik iliğinden ve lenflerin en çok olduğu bölgeden parça alınan bir ameliyat. Gerçekten çok ağır ve sancılı geçtiğini bilmenizi isterim. Ben, köpeğimin canının yandığını 7 seneden sonra, biyopsi olduktan sonra öğrendim. Yaklaşık 10 gün boyunca sabahlara kadar inim inim inledi. Sebebi ise kemik iliğinden, yani kemiğinden parça alınmasıydı.
Kanserin türünü ve tipini öğrendikten sonra 20 haftalık bir protokollü tedavi yöntemi önerildi ve bunun en doğru seçenek olduğu söylendi. İlk gittiğimiz veteriner hekimden sonra güven kaybı olduğu için, burada yapılan her işlemi ve söyleneni saatlerce araştırıp, yurtdışındaki birçok hocayla ( mail yoluyla ) iletişime geçip teyit ederek ilerliyordum.
20 haftalık protokole başladık. Lakin her 4 haftada bir verilen 15 günlük arada, her seferinde hastalık daha da güçlenerek geri geliyordu. Tekila'da en çok şişkinlik gösteren ve vücudunda tepki veren hastalığın bulunduğu yer, karın ve kasık bölgesiydi.
16.haftaya kadar karın bölgesi şişip şişip indi. Bir hafta çok iyiydi, bir hafta kötüydü. Bir çok yan etkilerle karşılaştık ( iştahsızlık,kabızlık,harekette isteksizlik vb.) Böylelikle 16 haftayı tamamladık. Ancak 16 haftanın sonundaki arada, Tekila’nın hastalığı boyun ve boğaz bölgesinde şiddetli bir şekilde geri döndü. Bu durumdan fazlasıyla rahatsız olduğumu ilettim. Doktor da rahatsız oldu ve protokolü değiştirmeye karar verdik.
Yeni protokolde, ilaç tedavisiyle kemoterapi azaltılarak daha etkili ve baskın bir tedavi yöntemi uygulandı. Yan etkilerinin daha güçlü olacağını söylediler. Bu noktada düşünecek bir şey olmadığından bu yönteme başladık.
İkinci protokolün 1. ayı biterken, 31 Aralık 2024’te son kemoterapimizi olduk. Ancak kızım kemoterapiye yanıt vermedi. 3 Ocak 2025’te mama yiyememeye , hareket edememeye ve nefesi daralmaya başladı. Ne yazık ki, bu tarihte hayata gözlerini yumdu.
Tecrübe Ettiklerim ve Öğrendiklerim
Son kez ve tekrar belirtmek istiyorum: Bir hekim, doktor veya sağlık çalışanı değilim. Sadece hasta sahibiyim. Bunu defalarca söylememin sebebi, kanser hastalarında yapılacak bir hatanın, maalesef hayvanın veya kişinin hayatına mal olabilmesidir.
1-Köpeğiniz lenfoma kanseri olduysa, dünyada bu hastalıkla en uzun yaşamış köpeğin ömrü 4 yılmış. Tedavilerin amacı, köpeğinizi normal ve sağlıklı haliyle en uzun süre yaşatabilme çabasıdır. Hayvanlarda lenfoma kanserinden tamamen kurtulan bir köpek yok. Bunun bilincinde olmanız sizin için daha iyi olacaktır ( ne yazık kidaha fazla zaman geçirmek gibi ).
2-Köpeğiniz lenfoma kanseri olduysa, insanlar için kullanılan kanser ilaçlarını temin etmeniz gerekmektedir. Bunun için mutlaka bir eczacı, ecza depo sahibi veya ilaç şirket sahibi tanıdığınız olmalı. Ülkemizdeki kanser ilaçlarının çoğu karaborsada ( 400TL'lik Vincristine ilacını 2000 TL ye satmaya çalışmaları gibi ) ve sahte ilaç riski çok yüksek.
3-Köpeğiniz lenfoma kanseri olduysa, mutlaka araştırın. Sabit bir veterinere asla işlem yaptırmayın. Mutlaka hastalığı tanıyın veya öğrenin ( bütün kanser türleri veya hastalıklar için geçerli ). Bu konuda uzmanlaşmış bir hekime ya da veterinerlik fakültesi olan bir üniversiteye başvurun.
4-Köpeğiniz lenfoma kanseri olduysa, maddiyat ve en önemlisi zaman kısmında çok büyük fedakarlıklar yapmanız gerekmektedir.Bunları, hastalığı öğrendiğiniz gün ayarlamanız sizin için daha iyi olacaktır.
NOT:Eğer hayvanınız hasta değilse, kanserin en yaygın sebepleri şunlardır:Sahte mamalar (özellikle internet ve toptancılarda satılanlar).
Sahte aşılar (hayvanlara yapılan aşıların da sahte olduklarınıda unutmayın).
Başımızdan geçen 7 aylık süreci elimden geldiğince anlatmaya çalıştım. Bu konuyla ilgili sorularınız ya da merak ettiğiniz başka bir şey varsa, buradan mesaj atabilirsiniz veya buradan mesaj atamıyorsanız mail adresim üzerinden ulaşabilirsiniz: namecistyla@gmail.com.
Yardım edebileceğim birileri varsa, elimden gelendiğince yardım etmek isterim. Okuduğunuz için teşekkürler ..
#köpeklerdelenfomakanseri
#köpeklerdelenfkanseri
#kedilerdelenfomakanseri
#kedilerdelenfkanseri
#hayvanlardalenfomakanseri
#lenfomakanseri
#lenfkanseri
Türkçe



























