Faruk ÖNALAN 🇹🇷

152.6K posts

Faruk ÖNALAN 🇹🇷 banner
Faruk ÖNALAN 🇹🇷

Faruk ÖNALAN 🇹🇷

@farukonalan

Sırrıma sakalımın bir tek telinin vakıf olduğunu bilsem, sakalımı kökünden keserim. Fatih Sultan Muhammed Han

Katılım Aralık 2010
1.6K Takip Edilen17.8K Takipçiler
Sabitlenmiş Tweet
Faruk ÖNALAN 🇹🇷
Faruk ÖNALAN 🇹🇷@farukonalan·
Herkes şapkasını önüne koysun,meşru iktidara karşı darbeye ve ayrıca paralel devlete müsaade edilmeyecektir. Hesabı olanlar iyi anlasın!
Türkçe
1
9
42
0
Faruk ÖNALAN 🇹🇷 retweetledi
Bülent TURAN
Bülent TURAN@turanbulent·
“Türkiye ayağa kalkarsa, bölge ayağa kalkar…” “#Türkiye artık şüphesiz bölgesel bir güç ama çok çalışıp küresel bir güç olmak zorundayız.”
Türkçe
269
208
1.3K
34.7K
Faruk ÖNALAN 🇹🇷
Faruk ÖNALAN 🇹🇷@farukonalan·
Diğer yandan; ABD ve İsrail’in, İran'a karşı bir kara savaşına girmesi, kayıpların ciddi şekilde artmasına yol açacaktır. Hava üstünlüğü belirli ölçüde avantaj sağlasa da, İran’ın coğrafi ve askeri kapasitesi göz önüne alındığında karada hızlı ve kesin sonuç almak çok zor. Bu durum, ikinci bir Vietnam benzeri senaryonun çok daha ağır bir bedelle sonuçlanmasına neden olabilir. 3 Kasım 2026'da yapılacak ABD ara seçimleri öncesi Trump yönetimi bunu izah edemez. Hem senato hem de Temsilciler Meclisinin kontrolünü kaybedip "topal ördek/lame duck" konumuna düşebilir.
Faruk ÖNALAN 🇹🇷@farukonalan

Mevcut tablo, yapılan açıklamalar, yayınlanan analizler gösteriyor ki; İsrail’in İran’a yönelik savaş stratejisini sekteye uğratan ve planlanan aşamaları bozan temel aktör, Türkiye’dir.

Türkçe
1
2
5
457
Faruk ÖNALAN 🇹🇷
Faruk ÖNALAN 🇹🇷@farukonalan·
Mevcut tablo, yapılan açıklamalar, yayınlanan analizler gösteriyor ki; İsrail’in İran’a yönelik savaş stratejisini sekteye uğratan ve planlanan aşamaları bozan temel aktör, Türkiye’dir.
Türkçe
0
1
12
870
Faruk ÖNALAN 🇹🇷
Faruk ÖNALAN 🇹🇷@farukonalan·
Jerusalem Post: ORTADOĞU’DA YENİ HİZALANMA: TÜRKİYE, MISIR VE PAKİSTAN ABD-İRAN İLİŞKİLERİNİ YENİDEN ŞEKİLLENDİRİYOR Türkiye, Mısır ve Pakistan'ın ABD ile İran arasındaki arabuluculuğu, İsrail'in bölgesel nüfuzu üzerinde etkileri olacak yeni bir bölgesel hizalanmanın sinyallerini veriyor. Görünüşte yeni olan bu bölgesel yeniden hizalanmanın, bölgesel ve hatta belki de küresel yansımaları bulunmaktadır. Mısır, Pakistan, Türkiye ve Suudi Arabistan'ın toplam nüfusu 500 milyona yaklaşmaktadır. İsrail bu yeni hizalanmadan endişe duymalıdır. Buradaki temel korku, İsrail’in bölgede giderek artan izolasyonudur. Gazze savaşından sağ çıkan barış ve normalleşme anlaşmaları için şimdilik doğrudan bir tehlike görünmese de; İsrail’in bölge devletleriyle —özellikle de Mısır ve Ürdün ile— ilişkilerinin bozulması, savaşın ardından Suudi Arabistan başta olmak üzere bölgedeki diğer ülkelerle normalleşme sürecini ilerletme potansiyelini de olumsuz etkileyecektir. Bir diğer endişe kaynağı ise, İran’ın zayıflamasının bir sonucu olarak Türkiye’nin bölgedeki konumunun güçlenmesidir. Suudi Arabistan’ın İran saldırılarına karşı sergilediği ölçülü askeri tepki ve Mısır’ın yıllar içinde gerileyen bölgesel statüsü göz önüne alındığında; Türkiye, bölgesel Müslüman liderliği için birincil aday olarak kalmaktadır. İsrail, Türk makamları tarafından kuşkusuz bir engel olarak algılanmaktadır. İsrail, savaşın ardından Müslüman ve Arap dünyasında —ve belki de küresel ölçekte— Filistin meselesinin önce Gazze’de, ardından Batı Şeria’da çözülmesi yönündeki çağrıların yoğunlaşacağını beklemelidir. Bu yeni Arap-Müslüman oluşumunun, bu noktada iş birliği için ortak bir zemin bulacağına şüphe yoktur. jpost.com/opinion/articl…
Faruk ÖNALAN 🇹🇷@farukonalan

Türkiye–Katar–Pakistan–Mısır hattında şekillenebilecek bir ittifaka Suudi Arabistan’ın da dahil olması, ardından Endonezya ve Malezya’nın eklenmesi, İsrail açısından en fazla endişe yaratan senaryolardan birini oluşturmaktadır. İsrail, bu ihtimale karşı uzun süredir strateji geliştirmektedir; özellikle Doğu Akdeniz, Afrika Boynuzu ve Güney Asya ekseninde yeni denge arayışlarına yönelmektedir. Bu çerçevede Yunanistan, Güney Kıbrıs Rum Kesimi ve en büyük ortak olarak Hindistan ile daha yakın bir iş birliği zemini oluşturmayı hedeflemektedir. Ayrıca Afrika Boynuzu’nda uluslararası tanınırlığı bulunmayan Somaliland ile iş birliği arayışı da Binyamin Netanyahu’nun planının önemli sac ayaklarından birini oluşturmaktadır. Öte yandan Hindistan ve Yunanistan tarafının da savunma, enerji ve stratejik alanlarda ilişkileri güçlendirme yönünde adımlar attığı görülmektedir.

Türkçe
0
3
5
641
Faruk ÖNALAN 🇹🇷
Faruk ÖNALAN 🇹🇷@farukonalan·
Yoğun baskı altında kalınca açıklama yapmak zorunda kaldılar. İkiyüzlü, riyâkar, yalanlarla dolu bir metin... İsrail Başbakanlık Ofisi: Son birkaç gündür İran, Kudüs'teki üç tek tanrılı dinin kutsal mekanlarını balistik füzelerle defalarca hedef aldı. Bir vuruşta füze parçaları Kutsal Kabir Kilisesi'nden sadece birkaç metre öteye düştü. Bu nedenle İsrail, onları korumak amacıyla Kudüs'ün Eski Şehri'ndeki kutsal mekanlarda tüm inançlardan gelen ibadetçilere geçici olarak ibadet etmemelerini istemiştir. Bugün, özel güvenlik kaygısı nedeniyle Kudüs polisi Latin Patriği Kardinal Pizzaballa'nın bu sabah Kutsal Kabir Kilisesi'nde ayin yapmasını engelledi. Yine, hiçbir kötü niyet söz konusu değildi; sadece onun ve maiyetinin güvenliği konusunda endişe vardı. Ancak, dünyanın Hristiyanları için Paskalya'ya giden kutsal haftanın kutsallığı göz önünde bulundurulduğunda, İsrail'in güvenlik birimleri kilise liderlerinin önümüzdeki günlerde kutsal mekanda ibadet etmelerini sağlayacak bir plan hazırlamaktadır.
ihsan aktas@ihsanaktas

PRENS: Osmanlı egemenliğinden bu yana yüzyıllardır ilk kez Hristiyanların Kutsal Kabir Kilisesi'nde ayine katılmaları engelleniyor. Gerçekten eşi benzeri görülmemiş bir durum. “İnsanların ayine katılmasını yasaklamak için hiçbir meşru sebep yok… Hristiyanlığa korkunç bir hakaret. Amerika'daki her Katolik, Evanjelik, her Ortodoks öfkelenmeli.” x.com/Bannons_WarRoo…

Türkçe
1
1
4
516
Faruk ÖNALAN 🇹🇷 retweetledi
Faruk ÖNALAN 🇹🇷
Faruk ÖNALAN 🇹🇷@farukonalan·
قال ﷻ: وكذلك نُوَلِّى بعض الظالمين بعضاً بما كانوا يكسبون İşte biz, kazanmakta oldukları günahlar sebebiyle zalimlerin bir kısmını diğer bir kısmına böyle musallat ederiz. (6/129)
Türkçe
0
3
10
619
Faruk ÖNALAN 🇹🇷
Faruk ÖNALAN 🇹🇷@farukonalan·
KONU İLE KISA BİR DEĞERLENDİRME: Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın vaktiyle vurguladığı “Türkiyesiz bir koridor olmaz” çıkışı, bugün bölgede jeopolitik dengelerin değişmesiyle stratejik bir gerçekliğe dönüşmektedir. Hindistan’ın Mundra Limanı’ndan başlayıp Birleşik Arap Emirlikleri, Suudi Arabistan, Ürdün ve İsrail üzerinden Hayfa Limanı’na, oradan da Avrupa’ya uzanması planlanan Hindistan-Orta Doğu-Avrupa Ekonomik Koridoru (IMEC), yalnızca teknik bir lojistik hat değil; aynı zamanda Suudi Arabistan üzerinde normalleşme yönünde baskı kuran siyasi bir tasarım niteliği taşımaktadır. Türkiye ise bu “İsrail merkezli” dayatmaya karşı yalnızca söylem üretmemekte, Irak ile birlikte yürüttüğü Kalkınma Yolu Projesi ile somut ve güçlü bir alternatif ortaya koymaktadır. Basra Körfezi’nde yer alan Büyük Faw Limanı’ndan başlayarak yaklaşık 1.200 kilometrelik demiryolu ve otoyol ağıyla Türkiye üzerinden Avrupa’ya uzanacak bu hat, Doğu-Batı ticaretinde yeni bir ana arter olma iddiası taşımaktadır. Bu yönüyle proje, bölgedeki lojistik dengeleri yeniden Anadolu eksenine oturtma potansiyeline sahiptir. Bununla birlikte Türkiye ile Suriye hattında gelişen yeni diyalog süreci, Körfez’den gelen enerji ve ticari yükün Suriye limanları üzerinden Akdeniz’e ulaştırılması seçeneğini güçlendirmektedir. Bu hat, Suudi Arabistan’ın kuzeydoğusundaki enerji kaynaklarını ve ticaret akışını Akdeniz’e bağlayarak IMEC’in öngördüğü güzergâhı baypas edebilecek güçlü bir alternatif olarak öne çıkmaktadır. Sonuç olarak, Doğu-Batı ticaretinde Türkiye’yi ve Kalkınma Yolu gibi projeleri dışarıda bırakan her senaryo, hem maliyet hem de jeopolitik sürdürülebilirlik açısından eksik kalmaya mahkûm görünmektedir. Türkiye merkezli hatlar, daha kısa, daha entegre ve daha kapsayıcı yapısıyla bölgesel ticaretin yeni omurgasını oluşturma potansiyelini giderek daha belirgin biçimde ortaya koymaktadır.
Faruk ÖNALAN 🇹🇷@farukonalan

İsrail Kamu Yayın Kuruluşu Kan: SAVAŞIN GÖLGESİNDE: TÜRKİYE VE SURİYE, İSRAİL’İN ZARARINA ALTERNATİF BİR TİCARET YOLU GELİŞTİRİYOR İran ile yaşanan savaş ve Hürmüz Boğazı'ndaki abluka gölgesinde Türkiye ve Suriye; Hindistan'dan Avrupa'ya Körfez ülkeleri ve Suriye üzerinden geçecek alternatif bir ticaret rotası oluşturmaya çalışıyor. Bu yeni rotada Suriye'nin İsrail'in yerini alması hedefleniyor. İran'daki savaşın enerji ve mal tedarik hatlarına zarar vermesi, Orta Doğu üzerinden Hindistan-Avrupa Ekonomi Koridoru (IMEC) projesinin ne kadar kritik olduğunu bir kez daha ortaya koydu. Söz konusu proje, 7 Ekim saldırılarından kısa bir süre önce, ABD'de Biden yönetimi döneminde gündeme gelmişti. Koridorun hem Suudi Arabistan hem de İsrail üzerinden geçmesi planlandığı için, bu proje İsrail ile Suudi Arabistan arasındaki normalleşme sürecinin de önemli bir ayağını oluşturacaktı. Ancak görünen o ki mevcut durumda bu fırsatı değerlendirmeye çalışan iki ülke var: Recep Tayyip Erdoğan liderliğindeki Türkiye ve onun desteklediği Ahmed el-Şara yönetimindeki Suriye. Ankara ve Şam, Körfez'den Avrupa'ya, İsrail'in aleyhine olacak yeni bir ekonomik koridor kurmak için harekete geçmiş durumda. Aslında bu rota, Hindistan'dan başlayıp Körfez ülkeleri ve Ürdün üzerinden İsrail limanlarına, oradan da Avrupa'ya uzanan orijinal IMEC rotasına alternatif olarak sunuluyor. Eğer İsrail bu alternatif rotanın dışında kalırsa, bu durum gelecekte milyarlarca dolarlık bir kayıp anlamına gelecek. Son günlerde Suriye tarafı, kendilerini Ürdün üzerinden Suudi Arabistan'a bağlayacak hızlı tren hattı projelerinden ve hatta Suudi Arabistan'ın kuzeydoğusundaki petrolü Suriye limanlarına taşıyacak bir boru hattı ağından kamuoyuna açıkça bahsetmeye başladı. Bu gelişme aynı zamanda Türkiye'nin de stratejik çıkarlarına hizmet ediyor.

Türkçe
0
2
3
486
Faruk ÖNALAN 🇹🇷
Faruk ÖNALAN 🇹🇷@farukonalan·
İsrail Kamu Yayın Kuruluşu Kan: SAVAŞIN GÖLGESİNDE: TÜRKİYE VE SURİYE, İSRAİL’İN ZARARINA ALTERNATİF BİR TİCARET YOLU GELİŞTİRİYOR İran ile yaşanan savaş ve Hürmüz Boğazı'ndaki abluka gölgesinde Türkiye ve Suriye; Hindistan'dan Avrupa'ya Körfez ülkeleri ve Suriye üzerinden geçecek alternatif bir ticaret rotası oluşturmaya çalışıyor. Bu yeni rotada Suriye'nin İsrail'in yerini alması hedefleniyor. İran'daki savaşın enerji ve mal tedarik hatlarına zarar vermesi, Orta Doğu üzerinden Hindistan-Avrupa Ekonomi Koridoru (IMEC) projesinin ne kadar kritik olduğunu bir kez daha ortaya koydu. Söz konusu proje, 7 Ekim saldırılarından kısa bir süre önce, ABD'de Biden yönetimi döneminde gündeme gelmişti. Koridorun hem Suudi Arabistan hem de İsrail üzerinden geçmesi planlandığı için, bu proje İsrail ile Suudi Arabistan arasındaki normalleşme sürecinin de önemli bir ayağını oluşturacaktı. Ancak görünen o ki mevcut durumda bu fırsatı değerlendirmeye çalışan iki ülke var: Recep Tayyip Erdoğan liderliğindeki Türkiye ve onun desteklediği Ahmed el-Şara yönetimindeki Suriye. Ankara ve Şam, Körfez'den Avrupa'ya, İsrail'in aleyhine olacak yeni bir ekonomik koridor kurmak için harekete geçmiş durumda. Aslında bu rota, Hindistan'dan başlayıp Körfez ülkeleri ve Ürdün üzerinden İsrail limanlarına, oradan da Avrupa'ya uzanan orijinal IMEC rotasına alternatif olarak sunuluyor. Eğer İsrail bu alternatif rotanın dışında kalırsa, bu durum gelecekte milyarlarca dolarlık bir kayıp anlamına gelecek. Son günlerde Suriye tarafı, kendilerini Ürdün üzerinden Suudi Arabistan'a bağlayacak hızlı tren hattı projelerinden ve hatta Suudi Arabistan'ın kuzeydoğusundaki petrolü Suriye limanlarına taşıyacak bir boru hattı ağından kamuoyuna açıkça bahsetmeye başladı. Bu gelişme aynı zamanda Türkiye'nin de stratejik çıkarlarına hizmet ediyor.
כאן חדשות@kann_news

בצל המלחמה באיראן: נתיב הסחר החלופי והמפתיע במזרח התיכון - על חשבון ישראל | @kaisos1987 כאן חדשות ברשת ב' 🎙️ | #הבוקרהזה kan.org.il/content/kan-ne…

Türkçe
0
2
2
999
Faruk ÖNALAN 🇹🇷
Faruk ÖNALAN 🇹🇷@farukonalan·
İsrail muhalefetinden Demokratlar Partisi lideri ve eski Genelkurmay Başkan Yardımcısı Yair Golan'dan dikkat çekici bir paylasım. (Silmezse tabi) "Bu akşam Habima Meydanı ve Hayfa'da, Ben-Gvir'in milislerinin yasaya saygılı vatandaşlara karşı, 70 yaşındaki bir kadını gözaltına alacak kadar ağır şiddet uyguladığını yeniden görüyoruz. "Bu hükümet, işgal altındaki topraklarda (Ha-Şitahim) azgınlaşan Yahudi terörü karşısında hiçbir şey yapmadan kenarda dururken, kendi vatandaşlarına karşı adeta bir "Besic" gibi hareket ediyor. İran'ı yeneceklerine dair söz verdiler ama adım adım bizi İran'ın kendisine dönüştürüyorlar. Bu hükümet mutlaka değiştirilmelidir."
Yair Golan - יאיר גולן@YairGolan1

הערב בכיכר הבימה וחיפה אנחנו רואים שוב את המיליציות של בן גביר מפעילות אלימות קשה נגד אזרחים שומרי חוק, עד כדי מעצר של אישה בת 70. זו אותה ממשלה שעומדת מנגד ולא נוקפת אצבע מול הטרור היהודי המשתולל בשטחים, אבל פועלת כמו הבסיג' נגד אזרחיה שלה. הם הבטיחו לנצח את איראן, אבל צעד אחר צעד הם הופכים אותנו לאיראן בעצמה. את הממשלה הזו חייבים להחליף.

Türkçe
0
2
6
391
Faruk ÖNALAN 🇹🇷
Faruk ÖNALAN 🇹🇷@farukonalan·
İsrail Ulusal Güvenlik Konseyi eski Başkan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanlığı Politika Planlama eski Başkanı Eran Etzion: Savaşın Birinci Ayı - Ne Değişti ve Biz Neyi Değiştireceğiz? Savaşın yarattığı veya kemikleştirdiği 3 temel değişim ve bir sonraki hükümetin yapması gereken gerçekliği değiştirecek 3 hamle üzerine: 1. Bölgesel Güvenlik Düzeni – Savaş, Körfez ülkeleri ve İsrail üzerindeki Amerikan savunma şemsiyesine dayalı bölgesel güvenlik düzenini tamamen sarstı. Körfez ülkeleri şimdiden bu düzene alternatifleri hummalı bir şekilde inceliyor; Türkiye ve Pakistan’a doğru bir yönelim belirginleşiyor. Buradaki en büyük soru işareti İran rejiminin geleceğidir. Ancak İran’da mevcut olana benzer bir rejim kaldığı sürece, Körfez ülkeleri yeni bir güvenlik konsepti inşa etmek; tüm enerji politikalarını, ekonomik modellerini ve bölgesel/uluslararası ittifak sistemlerini yeniden tasarlamak zorunda kalacaklar. Peki ya İsrail? 2. ABD’nin Orta Doğu Politikası – Bir yandan, Trump'ın da tıpkı her iki Bush, Obama ve Biden gibi; Amerikan dış ve güvenlik politikasını Orta Doğu'dan çekip Çin ve Asya'ya kaydırma sözü veren ancak kendisini yine "çöl kumlarına batmış" bulan "sıradan bir başkan" olduğunu iddia etmek cazip gelebilir. Fakat hayır, durum esasen farklıdır. Birincisi; ABD artık Orta Doğu petrolüne bağımlı değil. Ama daha da önemlisi; Trump, daha savaşa bile girmeden küresel düzenin "oyun kurallarını yıktı" ve ABD'yi özgür dünyanın liderinden, düzeni bozan bir kaos ajanına dönüştürdü. Bunun anlamı şudur: Avrupa ülkeleri de, Körfez ülkeleri de ve diğer tüm aktörler de artık ABD'nin anlaşmalara ve ittifaklara sadık kalmadığı, vaatlerine güvenilemeyeceği ve büyük ölçüde tek bir adamın kişisel çıkarları ile fevri kararlarıyla hareket ettiği bilinciyle hareket ediyor. Bu durum herkesin hesaplarını değiştiriyor, uç senaryoları makul hale getiriyor; belirsizliği ve riskleri muazzam ölçüde artırıyor. Peki bu İsrail için ne anlama geliyor? 3. Bir "Sparta" Olarak İsrail – Netanyahu'nun Trump'ı İran'a karşı bir savaşa sürüklemiş olması —ki bu, Sinwar'ın 7 Ekim hamlesiyle başlayan 900 günü aşkın savaşın bir parçası olan ilk Amerikan-İsrail savaşıdır— İsrail'in "saldırgan ve tehlikeli bir devlet" imajını kemikleştiriyor. Bu; Gazze'den gelen görüntülerle başlayan, Doha'daki başarısız saldırıyla devam eden, ardından 12 Gün Savaşı ile süren ve şimdi zirveye ulaşan bir süreç. Pek çok aktör, İran'ı dizginlemenin yanı sıra İsrail'in de dizginlenmesi gerektiği sonucuna varıyor. Eskiden ABD'nin İsrail'i frenleyebileceğine dair yaygın bir kabul vardı. Örneğin, Doha saldırısından sonra Katarlılar, Trump aracılığıyla İsrail'i dizginlediklerini sanmışlardı. Ancak Netanyahu'nun başlattığı bu savaş, onların başına enerji ve ekonomi odaklı bir felaket getirdi; şimdi durumu durdurmak için yeniden Washington'da lobi yapmaya koşturuyorlar. Trump'ın kendisi de yaptığı bazı açıklamalarda, Netanyahu'yu dizginleme kabiliyeti konusunda şüpheci ve temkinli bir ton kullanıyor. ABD'nin İsrail'i dizginleyemediği veya dizginlemek istemediği kanaati yerleştikçe, bunu başarmak için başka hamleler şekillenecektir. Ayrıca, İsrail'in Orta Doğu'da bir "Sparta" olarak geleceğine dair ciddi sorular yükseliyor. Netanyahu bunun bir "Altın Çağ" olduğunu iddia etmeye çalışsa da, bu aslında İsrail'in "Kurşun Çağı"dır. Arap ülkelerinin İsrail'in hamisi altındaki devletlere dönüşeceği ve ondan savunma şemsiyesi isteyeceği varsayımı tehlikeli bir sanrıdır.
Eran Etzion ערן עציון@eranetzion

חודש למלחמה - מה נישתנה, ומה נשנה? על 3 שינויים מהותיים שהמלחמה חוללה או קיבעה, ו-3 מהלכים משני-מציאות שהממשלה הבאה צריכה לעשות - ציטוט של שר החוץ הטורקי פידאן, ראש המודיעין לשעבר ואחד השחקנים המרכזיים בזירה, הפך ויראלי. פידאן קובע, בצדק, שהמלחמה בין ארה"ב וישראל לבין איראן היא Game changer היסטורי, שאחריה "שום דבר לא יהיה אותו דבר". אתמול, בפגישת זום עם בכירים מהאזור ומאירופה, אחד מהם הזכיר את האמירה הזו, ואף אחד מהנוכחים לא שלל אותה. יש רק עניין פעוט אחד - מדובר בפייק. גם אני נפלתי בו. אבל פידאן לא אמר את הדברים. אלא שהויראליות במקרה הזה מוצדקת. המלחמה הזו אכן כבר שינתה ועוד תשנה את פני האזור ואת פני הזירה העולמית כולה, באופן יסודי מאוד. הנה 3 שינויים כאלה, ו-3 מהלכים שממשלת ישראל הבאה תידרש לבצע בעקבותיהם - 1. משטר בטחון אזורי - המלחמה ערערה לחלוטין את משטר הביטחון האזורי, שהתבסס על מטריית הגנה אמריקנית על המפרציות ועל ישראל. המפרציות כבר עוסקות בקדחתנות בבחינת חלופות למשטר הזה, ומסתמנת פנייה לכיוון טורקיה ופקיסטן. סימן השאלה הגדול הוא על עתיד המשטר האיראני. אבל ככל שבאיראן ישאר משטר דומה לנוכחי, המפרציות ייאלצו לבנות תפיסת בטחון חדשה, ולעצב מחדש את כל מדיניות האנרגיה, את כל המודלים הכלכליים שלהן, ואת כל מערכות הבריתות האזוריות והבינלאומיות שלהן. ומה לגבי ישראל? ראו בהמשך. 2. מדיניות ארה"ב במזרח התיכון - מחד, מפתה לקבוע שטראמפ הוא רק 'עוד נשיא' שהתחייב להסיט את מדיניות החוץ והביטחון האמריקנית מן המזרח התיכון לעבר סין ואסיה, ו'מצא את עצמו' טובע בחולות המדבר. כמו שני הבושים, כמו אובמה וכמו ביידן. אבל לא, המצב שונה מהותית. ראשית מכיוון שארה"ב כבר לא תלויה בנפט מזרח תיכוני, אבל חשוב יותר, מכיוון שטראמפ 'שבר את הכלים' של הסדר העולמי עוד לפני שיצא למלחמה, והפך את ארה"ב ממנהיגת העולם החופשי, למערערת וסוכנת כאוס. המשמעות היא שגם מדינות אירופה, גם המפרציות, וגם כל שאר השחקנים פועלים בידיעה שארה"ב איננה מחויבת להסכים ולבריתות, שלא ניתן לסמוך על הבטחותיה, ושהיא מונעת במידה רבה ע"י אינטרסים אישיים וגחמות של אדם אחד. המצב הזה משנה את התחשיבים של כולם, הופך תרחישי קיצון לסבירים, ומגדיל מאוד את אי-הוודאות ואת הסיכונים. מה זה אומר לגבי ישראל? בהמשך. 3. ישראל כספרטה - העובדה שנתניהו גרר את טראמפ למלחמה נגד איראן, המלחמה האמריקנית-ישראלית הראשונה, כחלק ממלחמה של למעלה מ-900 ימים, שהחלה ביוזמת סינוואר ב-7/10, מקבעת את הדימוי של ישראל כמדינה תוקפנית ומסוכנת. זה תהליך שהתחיל עם התמונות מעזה, המשיך עם תקיפת-הנפל בדוחא, אח"כ עם מלחמת 12 הימים, ומגיע לשיא עכשיו. שחקנים רבים מסיקים כי לצד ריסון של איראן, נדרש גם ריסון של ישראל. בעבר רווחה ההנחה שארה"ב יכולה לבלום את ישראל. כך, לאחר התקיפה בדוחא חשבו הקטארים שהצליחו לרסן את ישראל באמצעות טראמפ. אבל המלחמה הזו, שיזם נתניהו, המיטה עליהם אסון אנרגטי וכלכלי, והם נזעקים שוב לפעול בוושינגטון כדי לעצור את ההדרדרות. טראמפ עצמו במספר התבטאויות נשמע ספקן עד זהיר לגבי יכולתו לבלום את נתניהו. ככל שתתקבע המסקנה שארה"ב אינה יכולה או אינה מעוניינת לרסן את ישראל, יתגבשו מהלכים אחרים במטרה לעשות זאת. בנוסף, עולות כמובן שאלות קשות לגבי העתיד של ישראל כספרטה במזרח התיכון. נתניהו מנסה לטעון שמדובר ב'תור זהב', נכון יותר תור עופרת של ישראל. כאילו מדינות ערב יהפכו למדינות-חסות של ישראל, וירצו מטריית הגנה ממנה. אבל זו הזיה מסוכנת. ועל 3 הדברים שהממשלה הבאה תידרש לעשות - תוכלו לקרוא בקבוצות שלי 👇 להצטרפות לקבוצות ״הערכת מצב״ עם ערן עציון >> bit.ly/EranEtzionWA

Türkçe
0
0
1
374
Faruk ÖNALAN 🇹🇷 retweetledi
Yusuf Tekin
Yusuf Tekin@Yusuf__Tekin·
📌 Ailenin korunması ve güçlendirilmesi, başta eğitim olmak üzere her alanda yürütülen çalışmaların zeminini belirleyen birincil bir meseledir. Bakanlık olarak tüm çalışmalarımızda aileyi eğitimin asli ortağı kabul eden bir anlayışla hareket ediyor, ailelerimizi güçlendirmek için birçok farklı projeyi hayata geçiriyoruz.
Türkçe
2.2K
401
1K
71.3K
Faruk ÖNALAN 🇹🇷
Faruk ÖNALAN 🇹🇷@farukonalan·
Yüzlerce gazeteciyi bilinçli bir şekilde katleden işgal ordusunun sözcüsü: "Bu olaydaki askerlerin davranışları ve ifadeleri IDF'yi temsil etmemektedir, IDF askerlerinden beklenenlere aykırıdır ve soruşturulacaktır. Olay raporunu aldıktan sonra, sorunu en kısa sürede çözmek için gerçek zamanlı olarak harekete geçtik. Özel olarak özür diledim ve tekrar söylüyorum; bu yaşanmamalıydı. Bizim görevimiz asayişi sağlamaktır ve buna basın özgürlüğüne izin vermek de dahildir."
Faruk ÖNALAN 🇹🇷 tweet media
Faruk ÖNALAN 🇹🇷@farukonalan

CNN Muhabiri: Batı Şeria'daki son İsrailli yerleşimci saldırısını takip ederken, İsrailli askerler foto muhabirim @cyrilthps'ye saldırdı ve ekibimi gözaltına aldı. Ancak 2 saatlik gözaltımız, bu İsrailli askerlerin motivasyonları hakkında çok şeyi ortaya çıkardı: Yerleşimci hareketinin hizmetinde hareket ediyorlar. x.com/i/status/20376…

Türkçe
0
0
0
115
Faruk ÖNALAN 🇹🇷
Faruk ÖNALAN 🇹🇷@farukonalan·
CNN Muhabiri: Batı Şeria'daki son İsrailli yerleşimci saldırısını takip ederken, İsrailli askerler foto muhabirim @cyrilthps'ye saldırdı ve ekibimi gözaltına aldı. Ancak 2 saatlik gözaltımız, bu İsrailli askerlerin motivasyonları hakkında çok şeyi ortaya çıkardı: Yerleşimci hareketinin hizmetinde hareket ediyorlar. x.com/i/status/20376…
Faruk ÖNALAN 🇹🇷 tweet media
Türkçe
0
2
4
296
Faruk ÖNALAN 🇹🇷 retweetledi
Faruk ÖNALAN 🇹🇷
Faruk ÖNALAN 🇹🇷@farukonalan·
İran savaşı, Körfez ülkeleri açısından tarihi bir uyarı niteliği taşıdı. Söz konusu İsrail olduğunda, ABD’nin ve Batılı güçlerin bütün odağının ve reflekslerinin tek bir noktada nasıl toplandığını açık biçimde gördüler. Bu süreç, bölgesel dengelerin ne kadar kırılgan olduğunu ve küresel güçlerin önceliklerinin nasıl hızla şekillendiğini gösterdi. Körfez başkentleri artık daha açık görüyor ki; büyük güçlerle kurulan ilişkiler şartlara göre değişebilir, ancak bölgesel dayanışma ve komşuluk bağları uzun vadede daha belirleyici ve sürdürülebilirdir. Savaş sonrasında Türkiye’ye yönelik ilgi ve yakınlığın artması bu nedenle şaşırtıcı olmayacaktır. Çünkü Türkiye, kriz anlarında denge kurabilen, bölgesel aklı önceleyen ve gerektiğinde inisiyatif alabilen bir aktör olduğunu defalarca gösterdi. Körfez ülkeleri, Türkiye’nin dostluğunun ve stratejik ortaklığının kıymetini artık çok daha net idrak ediyor. Önümüzdeki dönemde bu farkındalığın diplomatik, ekonomik ve güvenlik alanlarında daha somut iş birliklerine dönüşmesi muhtemel görünüyor.
Türkçe
0
4
10
1.7K
Kemal Öztürk
Kemal Öztürk@kemalozturk2020·
Trump Suudi prensini küçük düşürecek çok kötü açıklamalar yapıyor ve bazı insanlar bundan mutlu oluyor. Çok yanlış. Suudi Arabistanı ve diğer körfez ülkelerini ABD esaretinden kurtarmak için asıl bizim yardım etmemiz, stratejiler ve projeler üretmemiz gerek. Ve bu kriz bunun için büyük bir fırsat.
Globe Observer@_GlobeObserver

🚨 TRUMP about MBS: “He didn’t think he would be kissing my ass, he really didn’t…and now he has to be nice to me….he better be nice to me, he’s gotta be..”

Türkçe
310
270
1.2K
139.9K