Fatih Bora Ekim
29.5K posts

Fatih Bora Ekim
@fbekim
Uzman Psikolog, Siyaset Bilimi Uzmanı M.A., M.Sci., MBA @angoraarastirma Saha Koordinatörü


Araştırmalar erkeklerin %79’unun tartışmada haklı olmalarına rağmen özür dileyerek geri adım attığını gösteriyor. Üstelik bunu ilişkiyi önemsemedikleri için değil; stresle baş edemedikleri için yapıyorlar. Gottman Institute verilerine göre erkekler, tartışma anında kadınlara kıyasla daha hızlı fizyolojik stres yaşıyor. Bu durumun kalp atışı ve tansiyon gibi tepkilerle ortaya çıktığı ve erkeklerin tartışmayı kısa kesmesine neden olduğu belirtiliyor. University of California temelli çalışmalar ise erkeklerin ilişkiyi korumak amacıyla kaçınma veya yumuşatma davranışlarına daha sık başvurduğunu gösteriyor. Kadınların sandığının aksine, bu davranış ilgisizlikten çok stresle başa çıkma yöntemi. Araştırmalar, çiftler arasındaki iletişim biçimlerinin ilişkilerin sağlığı üzerinde belirleyici rol oynadığını ortaya koyuyor.




Sağdan sollama yapıp haklıymış gibi edit yapmış kendine. Şu motorculara da 200-300 milyar ceza yazılması farz oldu


このスタバで暴れたのもクルド人らしい。ほんとどうにかして欲しいよね。

Muhsin Yazıcıoğlu ve Recep Tayyip Erdoğan. İkisi de 1954 doğumlu. İkisi de siyasete uç sağ partilerde adım attı. İkisi de teşkilatlarında hızlıca yükseldi. İkisi de rehber bildikleri liderleriyle kavga edip yıllarını verdikleri partilerinden ayrıldı. İkisi de yeni parti kurdu. Biri, hayattayken bulamadığı teveccühü vefat ettikten sonra gördü. Diğeri ise çeyrek asırdır iktidar. Birinin hissesine kömür düştü. Diğeri ise elmas gibi parlayan siyasî bir başarı elde etti. Sizce bu farkın sebebi yahut sebepleri ne? Meziyet mi, zamanlama mı veyahut talih mi?

Devlet evlatlarının umuduyla oynamaz, o umudun bizzat kendisi olur. Kariyer meslek memurlarına yapılan ayıptan bir an önce dönülmeli ve hak edilen iyileştirme derhal yapılmalıdır. imrennilaytufekci.com/kariyer-meslek…


Fatih Altaylı: “Arife günü eşe dosta bayram tatlısı yollamak için İstanbul’da en sevdiğim tatlıcıyı aradım; Yılların dostu patronla konuşurken, ağız alışkanlığı ‘İşler nasıl?’ diye sordum. Türkiye’de esnafa bu soruyu sormak artık ayıp sayılıyor. 4. evre kanser hastasına ‘Sağlık sıhhat nasıl?’ demek gibi bir şey. ‘Eskiden bırak bayramı Ramazan ayında mal yetiştiremezdik. Dükkanların kapısında kuyruk olurdu. Şimdi bayramda bile eski işlerin dörtte biri yok. Eski dediysem öyle 40 sene değil, 10 sene önceki işler bile yok. Fiyat etiketine bakınca ben bile şaşırıyorum; vatandaşın hali belli, nasıl gelip alsın? Sonuçta baklava, kadayıf dediğin orta direğin tatlısı. Herhalde seneye daha az yağ, daha az un, daha az fıstık, daha az ceviz alacağız. Giderek küçüleceğiz. Birkaç sene sonra da dükkanı kapatırız’ dedi. İçim karardı, bayramlaşıp kapattım.”







babamin bayramda bizi zorla götürdüğü köyü



