fuatkav

337 posts

fuatkav banner
fuatkav

fuatkav

@fuatkav2

Yazar/Nivîskar…

Katılım Kasım 2025
1.3K Takip Edilen3.6K Takipçiler
Sabitlenmiş Tweet
fuatkav
fuatkav@fuatkav2·
Üstüm başım vatansızlık kokuyor… Ruhum acılar içinde kıvranıyor… Kalbim dört parça, beynim taru mar… İnce uzun bir yolun tam orta yerinde tebessüm edemeyecek kadar yorgunum… Bedenim paramparça… Bir parçam Rojhilat’ta, bir parçam Bakur’da, bir parçam dünyanın dört bir yanında, bir parçam Rojava siperlerinde… Ama artık birim, Tekim, Yek parçayım… Ve artık Amedim, Hewlerim, Sileymanîyeyim, Mahabad ve Diasporada yükselen sesim… Yeke yeke Kürdistan yeke…
fuatkav tweet mediafuatkav tweet media
Türkçe
7
30
98
6.1K
fuatkav retweetledi
Fuat Kav(yeni hesap)
Türkiye’de hiçbir kadın kendi iradesiyle intihar etmemiştir. Ya katledilmiş ve intihar süsü verilmiş, ya da sistematik şiddet, baskı ve umutsuzlukla intihara sürüklenmiştir. Bu nedenle, cansız bedenleri bulunan her kadın, aslında bir cinayetin kurbanıdır. Özellikle 1990’lı yıllarda “kadınların intihar şehri” olarak anılan Batman’da yaşananlar, utanç verici bir hakikati gözler önüne sermektedir. “İntihar etti” denilen tüm kadınlar, ya doğrudan öldürülmüş ya da dayanılmaz bir zulümle ölüme zorlanmıştır. O dönemde Batman ismiyle özdeşleşen “intihar” kelimesi, aslında kadın katliamlarının örtbas edilmesinden başka bir şey değildir. Artık susma vakti çoktan geçti. Türkiye’de acilen, yalnızca kadınlardan oluşan bağımsız ve yetkili bir komisyon kurulmalıdır. Bugüne kadar “intihar” diye kapatılan tüm kadın dosyaları yeniden açılmalı, her delil yeniden incelenmeli, her şüpheli yeniden sorgulanmalı ve gerçek failler adaletin önüne çıkarılmalıdır. Bu ağır ve vicdani sorumluluğu, DEM Kadın Meclisi’nin cesaretle üstlenmesi gerektiğini düşünüyorum. Konusunda uzman, cesur, kararlı ve toplum nezdinde tanınan kadınlardan oluşacak seçici bir komisyon, bu karanlık sayfayı aydınlatmak için harekete geçmelidir. Çünkü bu mesele, ancak kadınların kendi iradesi, kendi gücü ve kendi adaletiyle aydınlatılabilir. Bu, sadece bir hakikat arayışı değil; aynı zamanda kadınlara karşı işlenen sistematik şiddete karşı bir isyandır.
Fuat Kav(yeni hesap) tweet mediaFuat Kav(yeni hesap) tweet mediaFuat Kav(yeni hesap) tweet mediaFuat Kav(yeni hesap) tweet media
Türkçe
0
23
72
1.9K
fuatkav
fuatkav@fuatkav2·
Doktor, polis, bürokrat, Şoför, Devletin bir numaralı temsilcisi ve familyası ile oğlu kısacası her kesimden halkın verdiği vergi parasıyla çetesine dahil ettiği Vali.
Türkçe
0
0
1
59
fuatkav
fuatkav@fuatkav2·
Doktor, polis, bürokrat, Şoför, Devletin bir numaralı temsilcisi ve familyası ile oğlu kısacası her kesimden halkın verdiği vergi parasıyla çetesine dahil ettiği Vali…
Türkçe
0
0
1
68
fuatkav retweetledi
Hani
Hani@Hani_shkak·
ئەنفال تەنها ژمارە نییە... ١٨٢ هەزار خەونی تەواو نەکراو، ١٨٢ هەزار چیرۆکی نەنوسراو و ١٨٢ هەزار دڵ کە لە ژێر لمی بیاباندا بۆ هەمیشە وەستان. ئێمە لە یادمان ناچێت چۆن نیشتمانمان بوو بە گۆڕستانێکی بێدەنگ. ئەنفال برینێکە هەرگیز سارێژ نابێت. 🕯️🖤 #ئەنفال #کوردستان
CKB
0
1
17
340
fuatkav retweetledi
Fuat Kav(yeni hesap)
Fuat Kav(yeni hesap)@fuatkav4·
Süreç, “önce silahlar bırakılmalı, sonra yasalar çıkarılmalı” ikilemi arasında sıkışıp kalmış gibi görünüyor. Oysa başlangıçta tam tersi bir yaklaşım vardı: “Önce yasal düzenlemeler yapılacak, ardından silahlar bırakılacaktı.” Gerçekten de yasal güvence olmadan binlerce insanın elindeki silahları bırakması nasıl beklenebilir? Peki bu insanların can güvenliğini kim sağlayacak? Üstelik bugüne kadar dünyanın hiçbir yerinde böyle bir sıra izlenmemiştir. “Ya yasalar çıktıktan sonra gerilla güçleri silah bırakmazsa?” deniliyor. Peki ya gerilla güçleri de “Silahı bıraktık diyelim, yasalar çıkmazsa ya da bir şafak operasyonuyla hepimiz katliamdan geçirilirsek?” diye düşünürlerse… Bir politikacının dediği gibi, böyle de olmaz ki.
Türkçe
1
38
138
14.2K
fuatkav
fuatkav@fuatkav2·
Dinleyelim
Türkçe
1
3
12
822
fuatkav retweetledi
Fuat Kav(yeni hesap)
Fuat Kav(yeni hesap)@fuatkav4·
Hiçbir şey üretmeyen, hiçbir risk almayan, hiçbir bedel ödemeyen, ömrü boyunca koltuğunda oturup başkalarının sırtından beslenen o parazitlerden; tek bir gün bile ter akıtmadan, tek bir fedakarlık yapmadan her şeye ortak olma, her şeye hak iddia etme cüretini gösteren o aşağılık zihniyetten; yürümeyenlerin, koşmayanların, mücadele etmeyenlerin, sürekli başkalarının yürüyüşünü izleyip ‘benim de hakkım var’ diye sızlanan o tembellerden; yıllarca kan ter içinde emek verenlerin, uykusuz geceler geçirenlerin, düşüp kalkıp yeniden kalkanların emeğini hiçe sayıp, onların kazandıklarını hiç utanmadan isteyen o yüzsüzlerden, o vicdansızlardan, o insanlıktan nasibini almamış asalaklardan nefret edin…
Türkçe
10
102
361
43.2K
fuatkav retweetledi
Fuat Kav(yeni hesap)
Fuat Kav(yeni hesap)@fuatkav4·
“Irak İslami Direniş Grubu”olarak bilinen örgüt, İran rejiminin sadık bir aparatı ve uzantısıdır. Bu grup, İran’ın direkt talimatları doğrultusunda hareket eden bir yapı olarak, Kürdistan Bölgesi’ne yönelik saldırıyı üstlendi. Uzun yıllardır bölgede Kürtlere karşı kan dökmeye devam eden bu örgüt ve onu besleyen İran idam rejimi ABD ve İsrail gibi güçlü aktörlere karşı herhangi bir etkili eylem ve savunma tutumunu geliştiremeyince hıncını ve öfkesini, savunma kapasitesi görece daha sınırlı olan Kürtlere yöneltmektedir. İran rejimi tarafından bizzat örgütlenen bu yapılar, kendi zayıf ve perişan durumlarını gizlemek için en kolay hedef olarak Kürdistan Bölgesi’ni seçmişlerdir. Yıllardır Kürt halkının kanını akıtmaktan, katliamlar yapmaktan ve acı çektirmekten usanmayan İran mollalar rejimi bu süreçte de sivil halkı katletmeye devam ediyor. Sanki Kürt kanı içmek ona yetmiyormuş gibi, şimdi de Kürdistan Bölgesi’ne yeni saldırılar düzenliyor. Ancak tarih göstermiştir ki, zulüm ve haksızlık yapanlar er ya da geç kendi yaptıklarının hesabını vermek zorunda kalır. Bugün başkalarına yaşattıkları yıkım, bir gün kendi başlarına da gelecektir. İran rejimi ve onun maşaları ne kadar Kürt kanı dökerse döksün, bu zulmün bedeli mutlaka ödenecektir.
Türkçe
0
19
59
3.1K
fuatkav retweetledi
Fuat Kav(yeni hesap)
Fuat Kav(yeni hesap)@fuatkav4·
#EsraIşık @SaldaDernek #NejlaIşık #Akbelen #ikizköy Esra Işık’tan Cezaevinden Mektup var... Hukuksuz ve haksız biçimde, yalnızca şirketlerin çıkarları ve talepleri üzerine tutuklanan İkizköylü ekoloji aktivisti Esra Işık’tan bir mektup ulaştı. Esra, kamuoyuna, tüm dünyaya, kadınlara, gençlere ve ekolojik mücadeleden yana olan herkese sesleniyor. Doğamızı, ormanlarımızı, suyumuzu ve kadim zeytin ağaçlarımızı talan etmelerine izin vermemeliyiz. Çünkü bunlar yalnızca yaşamımızın kaynağı değil, aynı zamanda ruhumuzun gıdasıdır. Eğer ormanlarımızı ve zeytinliklerimizi elimizden alırlarsa, bizi yavaş yavaş ölüme mahkûm etmiş olurlar. Esra hâlâ cezaevinde direniyor. Bugün onun köyüne, yarın bizim köyümüze sıra geleceğini, bugün ormanlarımız kesilirken yarın kendi ormanlarımızın, bugün zeytinliklerimiz talan edilirken yarın kendi zeytinliklerimizin yok edileceğini hatırlatıyor. “Kirli bir köy, kirli bir şehir, kirli bir dünya istemiyorum” diyor ve bir avuç para babası şirkete karşı mücadelesini cezaevinden bile yükseklerde taşıdığını belirtiyor. Yarın çıktığında yine köyünü, köylülerini ve doğasını korumak için direnişin en önünde yerini alacağını vurguluyor. Esra yalnız değildir. Doğayı, ormanları, zeytinlikleri ve temiz bir geleceği savunan herkes Esra’ya sahip çıkmalıdır. Çünkü bugün Akbelen’de verilen mücadele, yarın hepimizin toprağı, havası ve suyu için verilen mücadeledir. Esra Işık serbest bırakılsın! Doğa talanına son! Ekolojik direniş büyütelim!
Fuat Kav(yeni hesap) tweet media
Türkçe
0
11
34
1.2K
fuatkav retweetledi
Fuat Kav(yeni hesap)
Fuat Kav(yeni hesap)@fuatkav4·
SÜREÇ... Herkes aynı soruyu soruyor: Süreç nereye gidiyor? Ama açık konuşmak gerekirse, bu sorunun bugün için net bir cevabı yok. Dahası, süreci başlatanların bile bu süreci nereye vardıracaklarını bildiklerini söylemek güç. Çünkü ortada sadece Türkiye iç siyasetiyle sınırlı olmayan; kırılgan, çok katmanlı ve sürekli değişen bir Ortadoğu gerçekliği var. Kürt meselesi artık yalnızca iç politika başlığı değil, bölgesel güç dengelerinin doğrudan parçasıdır. Zaten Devlet Bahçeli’nin “Türkiye tehlikededir, iç sorunlarını çözmelidir” çıkışı da bu jeopolitik sıkışmışlığın bir itirafıdır. Bu sözler, bir çözüm vizyonundan çok, yaklaşan risklerin yarattığı zorunlu bir refleksi ifade etmektedir. Öte yandan Abdullah Öcalan’ın yıllardır sürdürdüğü “muhataplık” arayışı, nihayetinde devletin en sert kanalları üzerinden karşılık bulmuştur. Önce Bahçeli, ardından Erdoğan üzerinden yürüyen bu temas, aslında devletin de kaçınılmaz olarak bu sorunu muhatap almak zorunda kaldığını göstermektedir. Ancak burada kritik bir eşitsizlik ortaya çıkmaktadır. Bugüne kadar sürecin somut adımlarına bakıldığında, inisiyatifin neredeyse tamamen Kürt hareketi tarafından alındığı görülmektedir. PKK’nin feshi, silahlı mücadelenin stratejik olarak devre dışı bırakılması, ateşkes ortamının korunması ve sembolik silah yakma eylemleri… Bunların tamamı tek taraflı irade beyanlarıdır. Devlet cephesinde ise buna denk düşen bir siyasal cesaret ya da yapısal adım yoktur. Kurulan komisyon işlevsizdir, alınan kararlar muğlaktır, verilen mesajlar ise çelişkilidir. Devlet Bahçeli farklı tonlarda konuşurken, Erdoğan süreci oyalayan, tekrar eden ve içi boş söylemlerle yetinmektedir. Ortada bir irade değil, bir idare etme hali vardır. Daha da çarpıcı olan ise pratikte yaşananlardır. Newroz alanlarında yapılan gözaltılar, tutuklamalar ve kriminalizasyon politikaları, sürecin samimiyetini doğrudan ortadan kaldırmaktadır. Bir yandan İmralı ile görüşmeler yürütülürken, diğer yandan Öcalan posterine tahammülsüzlük gösterilmesi açık bir politik ikiyüzlülüktür. Sorulması gereken soru şudur: Feshedildiği açıklanan bir örgütün sembollerinden hâlâ neden korkulmaktadır? Eğer gerçekten yeni bir süreçten söz ediliyorsa, bu refleksler neyin devamıdır? “Öcalan’a özgürlük” sloganını suç sayan bir akıl ile Öcalan’la müzakere yürüten bir akıl aynı anda var olamaz. Bu, yalnızca bir çelişki değil; aynı zamanda sürecin altını oyan yapısal bir tutarsızlıktır. Sonuç olarak ortada bir çözüm sürecinden çok, kontrollü bir belirsizlik hali vardır. Devlet riskleri yönetmeye çalışırken, Kürt hareketi süreci ilerletmeye çalışmaktadır. Ancak tek taraflı adımlarla barış inşa edilmez. Unutulmamalıdır ki Türk toplumu için hassas olan her başlık, Kürt toplumu için çok daha derin, tarihsel ve yaşamsal bir anlam taşımaktadır. Bu gerçeklik görmezden gelindikçe, atılan her adım eksik kalacak, her söylem karşılıksız olacaktır. Bu nedenle mesele artık şudur: Devlet gerçekten çözmek mi istiyor, yoksa süreci zamana yayarak kontrol altında mı tutmak istiyor? Bu sorunun cevabı verilmeden, bu süreç bir yol değil, sadece bir oyalama olarak kalacaktır.
Türkçe
1
46
136
19.3K
Fuat Kav(yeni hesap)
Fuat Kav(yeni hesap)@fuatkav4·
Genç özgürlük arayışçısı 17 yaşındaki Bişeng Anık’ı da unutmadık. 1992 Cizre Newroz’unda gözaltına alındı ve işkence ile hunharca katledildi. Newroza cîwan Bişengjî Pîroz be!
Fuat Kav(yeni hesap) tweet media
Türkçe
4
33
142
3.3K