j
1.1K posts


@kmustafaozturk Üstat bilinçli taksirde fail neticeyi öngörür kabullenme saikiyle değil gerçekleşmeyecegine inanarak İSTEME unsuru gerçekleşmeden hareket vardır ; olası kastta İSTEME unsuru gerçekleşmeden fakat istemeye yakın KABULLENME saikiyle hareket eder ayrıca aydınlatırsan makbul olur
Türkçe

Daha açık sorayım:
TCK m.21/2’de olası kast “Kişinin, suçun kanuni tanımındaki unsurların gerçekleşebileceğini öngörmesine rağmen, fiili işlemesi hali” olarak tanımlanmış.
TCK m. 22/3’te bilinçli taksir “Kişinin öngördüğü neticeyi İSTEMEMESİNE karşın, neticenin meydana gelmesi hali” olarak tanımlanmış.
Aralarındaki fark ne?
Türkçe

🚨MEB Görevde Yükselme (Şube Müdürü) sınavında görev almak isteyen öğretmenler için bugün son gün.
🕛 Saat 23.59’da sona erecek başvurular, mebbis.gov.tr üzerinden yapılabiliyor.
📌 Sınav görev ücretleri (%15 vergi dilimine göre) ise şöyle:
Bina yöneticisi: 2.221 TL
Salon başkanı: 1.929 TL
Gözetmen: 1.870 TL
E-Sınav salon başkanı: 1.520 TL
Yedek gözetmen: 1.403 TL
E-Sınav gözetmen: 1.403 TL
Türkçe

@Atakan_Gorguluu @erlik1923 Sadece öğretmenlik değil Birçok fakülteyi kazanmak artık çok kolay ayrıca fakülte bittikten sonra adaysın mühim olan kendi alanında neticeye varabilecek misin atanabilecek misin o zor işte siz başarabilirseniz atanın ne güzel işte sizin tabirinizle" memur cenneti
Türkçe

Bolca Hukuk Genel Kurulu ve Ceza Genel Kurulu Kararları okuyun. Çok faydası olacaktır.
Murat Ülger@muratulger_
Hukukçu meslektaşlarınıza ve öğrenci arkadaşlarınıza bir tavsiye verin
Türkçe

📌Mesleki tavsiyedir.
Ben ruhsatı aldıktan 3 ay sonra pandemi patladı. Hem bu sebeple hem de yeni olduğum işler azdı. Bu boş vakitte evde tavan izlemek yerine, hukuk kitaplarımı okudum. Bitti yenilerini aldım. İhtiyacım olmamasına rağmen dikkatimi çeken her mahkeme kararını BAŞTAN SONA KADAR okudum. Bunları hala yapıyorum.
Ben bunları yaparken arkadaşlarım “İhtiyacın olunca açıp bakarsın, niye boşa bunları okuyorsun, vakit kaybı” diyorlardı. Zamanında ektiğim tohumların hasadını yapmaya başladım. Artık herhangi bir ceza dosyasını film izlerken falan çözüyorum. Dün aşırı yoğundum, dosyalar da yeniydi, bakmaya fırsatım olmadı, duruşma öncesi inceleyip Yargıtay kriterleri bakımından savunmayı kafamda oluşturdum duruşmaya öyle girdim. İstediğimi de aldım. Esas hakkında savunma için süre istemeye gerek görmüyorum. Savunmam zaten duruşmada şekilleniyor zihnimde. Kullanmak istediğim karar metinleri yanımdaysa ve müvekkille bütün delilleri değerlendirdiysek süre istemem genel olarak.
Bunu ben süper Avukatım demek için anlatmadım. Bugüne kadar reklam yapmayı bırakın, müvekkillere kazandığım davaları dahi anlatmadım. Amacım megalomani değil, beni tanıyanlar bilirler zaten işime gösterdiğim özeni. Bugüne kadar da bir kişinin dahi kapısına gidip iş istemedim, hep birileri beni aradı. Reddettiğim halde ısrar edip dosyayı vermek isteyen oldu... (Saçma sapan reklam yorumları gelmesin diye bu açıklamayı yapmak da can sıkıcı)
Benim öğrencilikten de gelen ceza hukuku ilgim vardı. Bunu stajda pekiştirdim. Stajda her gün kararlı dosya okuyup duruşma izledim. Ruhsatı alınca da lisans, yüksek lisans ve doktora seviyelerinde okudum sürekli. Dosya tecrübesi ile teorik bilgiyi de birleştirince mesleğin başında 1 haftada çözebileceğim dosyayı bugün 1 saatte çözebilecek hale geldim. Çünkü o dosyadaki suça ilişkin zaten akademik ve yargısal okumalarımı yapmışım. Elimde hazırda doktrin metni var, yargıtay kararı var, bu bağlamda savunmam zihnimde kendiliğinden oluşuyor.
Tüm bunları okumama borçluyum. Zamanında "boşa" okudum, ama bugün o "boşa" okumaların ekmeğini yiyorum. Özel Hukuk ya da İdare Hukuku alanında bu kadar kendimden emin konuşamam. Çünkü özel hukuk, ceza hukukuna göre 5 kat falan daha büyük bir alan. İdare Hukukunu da cinlerden başka seven yok zaten. Özel hukuka ilişkin olarak da çalışıyorum, doktrin ve içtihat okuyorum, ama o alanda ceza hukukunda olduğu kadar kendimden emin konuşabilecek düzeye erişmek için yeteri kadar zamanım olmadı.
İkisi arasındaki farkı şöyle izah edeyim: Ben Samsun'da doğup büyüdüm. 20 yıl da orada yaşadım. Her yerini de bilirim, çünkü bisikletimle çok gezerdim. 10 yıldır İstanbul'dayım. Ceza hukukunda çalışırken kendimi Samsun'da gibi hissediyorum, kimseye (ya da internete) ihtiyacım olmadan yolumu bulurum. Özel hukukta çalışırken kendimi İstanbul'da hissediyorum. Ana arterlere, neyin nerede olduğuna hakimim, ama detaylar için çalışmam gerekiyor, birinden yardım almam gerekebiliyor. İdare hukukunda çalışırken de kendimi hiç bilmediğim bir şehirde hissediyorum, en ufak yolculuk için yardım almam lazım.
Hulasa, okuyu arkadaşlar. İşler rahatlayınca ya da "bi ara" değil, bu cümleyi okuduktan hemen sonra alın elinize kitabı ve okuyun.
Türkçe

@audomaropulchra Hukuk fakültesi cezaya ilgisi olan 3.sınıf öğrencisi olarak bunları yapmaya çalışıyorum takdir ediyorum
Türkçe



