glsnm
292 posts


Bunları yaşamayan “çocukluk” yaşamamıştır demiyorum ama… eksik yaşamıştır
•Dial-up internet bağlanırken ev telefonu çalmasın diye dua etmek
•Walkman’de pil bitmesin diye şarkı seçerek dinlemek
•Ataride Mario / Contra’da saatler geçirmek
•VCD/CD kiralayıp film seçmek için saatler harcamak
•Floppy diskle dosya taşımak
•MSN’de “çevrimiçi mi acaba?” beklemek
•Radyo başında sevdiğin şarkıyı yakalamaya çalışmak
•Sokakta saklambaç, misket, dokuztaş oynamak
•Analog fotoğraf çekip “banyo sonrası sürpriz” yaşamak
•Jetonla oyun salonu kültürü
Sen hangisini yaptın?
Türkçe

Ekibe bir Z kuşağı üyesi katıldı.
Birinci hafta.
İşe alım sürecinde yönetici, “Yoğun dönemlerde bazen geç saatlere kadar kalıyoruz.” dedi.
Z kuşağı başını salladı.
Sonra sordu,
“Bu ücretli mi…
yoksa sadece beklenen bir şey mi?”
Oda sessizleşti.
- Hiçbir tavır yoktu.
- Hiçbir isyan yoktu.
- Sadece bir soru.
O günün ilerleyen saatlerinde
İK, “büyüme fırsatlarından” bahsetti.
Z kuşağı,
“Büyüme maaş artışlarını mı içeriyor, yoksa sadece daha fazla sorumluluk mu?” diye yanıtladı.
Yine sessizlik.
- Hiçbir tembellik yoktu.
- Hiçbir hak iddiası yoktu.
- Sadece netlik vardı.
İşte o zaman ekip bir şeyi fark etti. İnsanlar
“Z kuşağı tembeldir” dediğinde, aslında demek istedikleri şudur:
Z kuşağı, eski kuşağın
- öğün atladığını,
- doğum günlerini kaçırdığını,
- hafta sonları çalıştığını,
- ve tükendiğini izledi sadece onlara
“bütçeler kısıtlı”
ve “işiniz olduğu için şükredin” denildi.
Yani Z kuşağı farklı bir seçim yaptı.
- Aşırı çalışmayı romantize etmiyorlar. - Acı çekmeyi hırsla karıştırmıyorlar.
- Övgü için sağlıklarını feda etmiyorlar.
Hala çok çalışıyorlar.
Sadece karşılıksız çalışmayı reddediyorlar.
Bu tembellik değil.
Bu bir kalıp tanıma.
Ve dürüst olmak gerekirse, eski neslin yaşadığı her şeyden sonra…
Onları gerçekten suçlayabilir misiniz?
Türkçe


Valla anlatırken hâlâ içim çekiliyor, az kalsın canım ablamdan oluyorduk. Titizdir, düzenlidir ama gel gör ki kimseye söyleyemediği acayip bir huyu var. Her akşam işten eve yorgun argın gelir, odasına geçer geçmez o gün boyu ayağındaki çorapları kirli sepetine atmadan önce illa ki bi' derin derin koklardı. Bir gün odasına pat diye girdiğimde yakalamıştım onu, "Abla manyak mısın, ne yapıyorsun?" diye dalga geçmiştim. O da utanıp "Ya ne bileyim, günün yorgunluğu uçup gidiyor gibi hissediyorum" diyerek geçiştirmişti.

Türkçe

Kahvenin yıl hatri var hikayesi nerden geliyor 👇
19. yüzyılda Eminönü’nde Üsküdarlı, bilge bir kahveci yaşarmış. Bir gün kahvehaneye gelen bir Osmanlı subayı, içerideki herkese kahve ısmarlamış ama köşede tek başına oturan Rum gemi kaptanını işaret ederek, "Herkes benden içsin, ama şu adama vermeyin" demiş.
Türkçe

Gülsem mi ağlasam mı bilemedim.
Bugün nişanımı bitirdim ve ihanet acısı yetmezmiş gibi yüzük parmağıma kilitlendi!
Sabun, buz, yağı, mor olana kadar çektim, çekme denedim, hiçbir şey olmadı.
Acıyor, parmağım şişti ve o yüzük çıkmıyor bir kelepçe gibi görünüyor.
Çaresizlik! gibi duruyor ama elim zonkluyor ve bu yalan işaretinden kurtulmak için başka ne yapılır bilmiyorum.
Aranızda hiç böyle bir yüzüğe takılan oldu mu? Kesmeye gerek kalmadan nasıl çıkardılar?


Türkçe
















