m.kaya
12.9K posts


@Can_Aksoy_ Eko hastane yolunu yapmamış metro mu yapacak, trollerine Paris Roma gezisi var metro, arıtma tesisi yok kardeşim şunu kafanıza sokun
Türkçe

1️⃣ Neden Esenyurt Metrosunu arıyoruz :
Esenyurt kamuoyu yoklamalarında, ilk sırada %42 ile ulaşım ve trafik sorunları geliyor.
Trafiğin en önemli sebebi, raylı ulaşımın olmaması.
Çalışan nüfusun yoğun olduğu Esenyurt’ta mesaiye geliş gidiş saatlerinde trafik kilitleniyor.
Esenyurtluların hayatına en çok etki eden trafik sorununun tek çözümü, metro.
O yüzden soruyoruz:
Esenyurt Metrosu Nerede?

Türkçe

@Bo_nan_za_ Ya tuvalet terliğine ya da Recep Tayyip Erdoğan a oy vericez tabi ki biz asrın liderine oy veriyoruz
Türkçe

14.000 dolar.
Dün bir düşman mevzisini ele geçiren robotun fiyatı bu.
TerMIT. Üstüne Browning M2 takıyorsun, bombaatar takıyorsun, mayın döşüyorsun, yaralı tahliye ediyorsun. Estonya'nın aynı işi yapan THeMIS'i 300.000 dolar.
Üreten firma Tencore. 2024'te 5 kişiyle kuruldu. 2025'te 2.000+ robot üretti. Tüm AB'nin toplam üretiminden fazla.
Bi başka firma daha var, Ratel. Savaştan önce sokak lambası üretiyordu.
Bu robotları yapan adamlar 3 yıl önce yoktu.
Conflict@ConflictTR
🔴 Ukrayna Devlet Başkanı Zelensky: Savaşta ilk kez bir düşman mevzisi tamamen robot sistemleri ve dronlar tarafından ele geçirildi. Hiç piyade yoktu. Bir robot, bir asker yerine en tehlikeli bölgeye girerek mevziyi ele geçirdi.
Türkçe
m.kaya retweetledi

Şiilerin mülteci kamplarından hiç duydunuz mu? Onları toplu halde sürgün edilirken gördünüz mü? Bir "Şii"ye mülteciyi çadırında acısını yaşarken karşılaştınız mı? Ve Şiilerin on binlercesinin tıkıldığı hapishanelerden haberiniz oldu mu?
Gerçek, çarpıcı bir şekilde ortada: Şam, Yemen ve Irak'taki tehlike kampları ile "kimliğe dayalı" hapishaneler, sadece Sünniler ile dolu; onların şehirleri yok edildi, zorla sürgün edildiler ve savaşların bedelini kanla, sürgünle, ölüm ve infazlarla ödeyenler onlar.
Irak'ta: Mezhepçi milislerin baskısı altında Sünni şehirler ve köyler boşaltıldı, yüz bin Sünni demir parmaklıklar ardında çürüyor, idam makinesi ise dönmeye devam ediyor.
Suriye'de: Dünyanın dört bir yanında milyonlarca sürgün ve mülteci, yüz binlercesi hapishanelerde yutuldu, bu insanlık felaketi gözlerden gizli değil.
Lübnan'da Şiilerin milisleri tarafından Sünnilere yapılanlar gizli değil!
Yemen'de: Milyonlarca yerinden edilmiş kişi acılar çekiyor, binlerce kaçırılmış kişi Husi milisinin darbesinden dolayı zindanlarda ölüme terk edildi; bu darbe devleti yıktı ve halkı sürgün etti.
Şiilerin mülteci kampları nerede? Onların sürgün dalgaları nerede? Sünniler gibi şehirleri yok edilmiş, sürgün edilmiş Şiiler nerde? Kimliğe dayalı hapishaneler ve infazlar nerede?
Saddam döneminde Şiiler sürgün edilmiş mazlumlar ve hapishaneler onlara mı özgüydü? Ve Husiiler Yemen’de darbe yapmadan önce sürgün edilmiş kayıp kişiler miydi? Yoksa vatanda ortak mıydılar, ta ki devleti ele geçirip diğerlerine zulmedene kadar?
Hizbullah, Lübnan'da devletin üstünde bir devlet olmadan önce mazlum muydu? Ve Suriye'de güç dengeleri değişmesine rağmen diğer azınlıklar gibi Aleviler veya Dürziler için toplu sürgün veya katliam gördünüz mü?
Eğer bölgemizdeki Şiiler, iddia ettikleri gibi "mazlum direnişçiler" ise, acılardan doğmuşlarsa.. O zaman kampları nerede? Mültecileri nerede? Yanmış şehirleri nerede? Hangi hükümetler ve halklar onları ezdi?
Ve eğer Kudüs yolunda direniş hareketleri ise, iddia ettikleri kırk yıllık direnişlerinin meyveleri nerede? Acı neden sadece Arap ülkeleri ve halklarında?
Sayıların ve coğrafyanın dili yalan söylemez; çadır Arap Sünnisi'ne aittir, yıkılmış şehirler Arap Sünnisi'ne aittir, sürgünler ve mazlumlar Sünnilerdir, tek zarar gören Sünni topraklarıdır.
Kamuoyunun manipülasyonuna artık son! Biz, bize haksızlık eden kardeşlerimizle, siyasi bir rakiple, adaletsizliğin kurbanlarıyla veya "İranlıların" iddia ettiği ve desteklediği gibi Filistin'in kurtuluşunu hedefleyen bir direniş mücadelesiyle karşı karşıya değiliz. Aksine, toprakları hak sahiplerinden almayı ve silah zoruyla, milis terörizmiyle, tekfir (dışlama) ideolojisiyle, imha yöntemiyle ve aldatma ve yalan medyasıyla tarihi yeniden yazmayı amaçlayan bir Fars Şii yerleşimci-sömürge projesiyle karşı karşıyayız.
"Takiyye" (hile) dönemi sona erdi. Mevcut gerçeklik bize, onların tek amacının, slogan maskelerinin arkasına saklanarak ve direnişi ve haklı davaları yanlış bir şekilde istismar ederek, "mezhepçi" araçları ve kendi halkımızdan onların kandırdığı kişiler tarafından desteklenerek, biz Arapların yıkıntıları üzerine Fars Şii projesini kurmak olduğunu gösteriyor.
Yemenli aktivist Abdulkerim İmran-

Türkçe

@mustafarmagan Bina çok güzelmiş ama bahçesi bakımsızmış bu şekilde çok bina var kadıköyde
Türkçe

@alicnertn O dönem denizcilik teknolojisi sürekli gelişiyordu bizimkiler eski teknoloji idi yeni teknoloji hamidiye zırhlısı 1903 senesinde göreve alındı
Türkçe

Abdülhamid, amcası Abdülaziz’in denizden bahriyelilerin yaptığı darbe ile tahttan indirilince korkudan Dolmabahçe sarayını terk edip Beşiktaş sırtlarındaki Yıldız’a taşındı. Bütün donanmayı da korkudan haliçte çürüttü.
Abdülhamid devri son bahriye Nazırı Hasan Rami Paşa hatıralarında çürümeye terk edilen gemilerin güvertelerinde tavuk beslendiğini, hatta bunlara yem olsun diye sandıklar içinde yonca yetiştirildiğini anlatır :
“Nezarete tayin olduğum zaman Bahriye mensuplarını miskinlik içinde buldum. Tersane tesislerinin hiçbiri işlemiyordu. Bahriyece mühim olan havuz kapıları haraptı. Torpido istimbotları kıçtan karaya bağlanmıştı. Alt tarafları demir hamızı tutmuştu, çürüyorlardı. Bahriye personeli Kasımpaşa kahvelerinde esneyerek vakit geçiriyordu. Askerler silah kullanmanın en basit kaidelerini dahi bilmiyorlardı. Bu şartlar altında görevi devraldım. Askeri eğitmek için ne zaman harekete geçsem hemen padişaha jurnalleniyordum ve padişahtan gelen 'GEMİLERİN HİÇ BİRİ YERİNDEN KIMILDAMAYACAK' emri tarafıma tebliğ ediliyordu. Nihayet gemiler çürüdü. İçlerinde asker barınamayacak hale geldi. Subaylar bile kamaralara şemsiyeleri açık olarak girer çıkar hale geldiler. Çürüklük o hale geldi ki gemilerin kalafat edilmeleri bile imkânsız hale geldi.”
Sonra utanmadan Balkan savaşlarında donanmasızlıktan Yunan’a kaptırdığımız Ege adalarını o sırada binbaşı olan İsmet (İnönü) bey’in verdiğini söylüyorlar.
Mehmet Akif boşuna şu dizeleri yazmadı:
“Ortalık şöyle fenâ , böyle müzebzeb(karışık) işler
Ah o Yıldız’daki baykuş ölüvermezse eğer,
Âkıbet çok kötü”

Türkçe

@_sumeyra1_ Ben korur olarak anlıyorum, o çocukar kendilerini kafir saldırılarından korumak üzere yetiştiriliyorlar
Türkçe

Kim ne derse desin İran uleması ve halkı 1979'da başlarındaki ABD ve İsrail uşağı rejimi devirerek İslami bir rejim getirmeyi başarmıştır. Caferi mezhebini esas alan bir devlet kurulmuştur. İslam dünyasının büyük çoğunluğunu oluşturan biz sünniler ABD ve İsrail'in güdümünde olmayan bir rejim kurduğumuz gün benim için en büyük bayramdır. Bunu şu anda başarmış tek ülke Afganistan'dır. Onu da ABD ve yandaşları boğmaya çalışıyor. Dualarımız onlarla ve bütün mazlum ve müstaz'af kardeşlerimizle. Ayrıca hür dünyanın mensubu olan vicdan sahibi İspanya gibi ülkelere ve zulme karşı çıkan herkese selam olsun!
Türkçe

@ErkaniHarbiyye Bu uzun tweet için İran'dan epey yüklü bir ödeme almışsındır. İrancılığın hafif kalıyor ama bir de sırtını zincirle dövsen tamam olacak
Türkçe

@malikejder O kadar altını bir anda vermezler ancak parça parça 30 sene içinde geri alabilir
Türkçe

Elazığlı iş adamının 6 ton altını İsviçre'de mahsur kaldı
Elazığlı iş adamı Sait Ali Bayrak, babası Hasan Bayrak'tan miras kalan ve İsviçre'deki Credit Suisse bankasında olduğu tahmin edilen 6 ton altını geri alabilmek için 31 yıldır mücadele veriyor.
2005 yılında ağır bir rahatsızlık geçiren anne Bayrak, hastane odasında oğlu Sait Ali Bayrak'a, İsviçre'de mal varlıklarının saklandığı bir kasadan bahsetti. Zürih'e giderek banka yetkilileriyle görüşen Bayrak, 6 ton altından oluşan mal varlığını Türkiye'ye götürmek isteyince işler karıştı.
Altının ülke dışına çıkarılmasını istemeyen İsviçre, Sait Ali Bayrak'a ailesi ile birlikte ülkeye yerleşme teklifinde bulundu. Bayrak ise altını Türkiye'ye götürmek istediğini belirterek, teklifi reddetti.
Hem hukuki hem diplomatik krize dönüştü
Durum iki taraf arasında hem hukuki hem diplomatik krize dönüşürken İsviçre Büyükelçisi, Elazığ'a giderek Bayrak ailesi ile görüştü. Osmanlı dönemine ait ziynet eşyaları, beşi bir yerdeler ve altın kuşaklarla dolu 6 dev sandığın peşindeki bu süreç, dönemin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan'ın danışmanlarına kadar intikal etti.
Güncel değeri 2 milyar doların üzerinde
Bayrak ailesi, güncel değeri 2 milyar doların üzerinde olduğu tahmin edilen 6 ton altın için bugün 60'tan fazla avukatla hukuk savaşına devam ederken, Credit Suisse'in ise "zaman aşımı" ve "kaynak ispatı" gibi bahaneler öne sürdüğü iddia ediliyor.

Türkçe

📢KULİS | “Kadın Cumhurbaşkanı” tartışması
Ekrem İmamoğlu’nun “Türkiye’nin bir kadın Cumhurbaşkanı olabilir” çıkışı sonrası CHP kulislerinde dikkat çeken bir iddia konuşulmaya başlandı.
Kulislerde, İmamoğlu’nun işaret ettiği isim olarak Sinem Dedetaş öne çıkıyor.
Peki sizce, Sinem Dedetaş Cumhurbaşkanı adayı olsa kazanır mı?

Türkçe

Türkiye, savunma sanayii alanında Avrupalı ülkelerin özendiği bir özgünlük ve kapasiteye ulaşmış durumda.
Sizce devlet bu gelişmeleri durdurmayı göze alıp,
İmamoğlu hatta Özgür Özel gibi karakterlere ülke yönetimini devredebilir mi?
Bana hiçbir açıdan gerçekçi gelmiyor.
MARKICAP@RizkyAgungW5
Tayfun block 4 balistik missile
Türkçe

@asayisberkemal0 Ağır bir tazminat, ilelebet ehliyet iptali aklını başına getirir
Türkçe

@Erkeklerlokali Esasında kurgucuların bu tweeti okumamız için bize para ödüyor olması lazım
Türkçe

Kocasından ayrılıp pişman olan kadının hikayesi:
Kocamı terk ettim, başka biriyle evlendim ve sonra boşandım, ona özlem duydum ve onun için, çocuklarım için geri döneceğimi söyledim ve her şeyden pişman oldum.
Onunla konuştum ve kabul etti, ailemi aradı ve tüm detaylarda anlaştık.
Bana dedi ki: Böyle dönmeni istemiyorum, bir tatil yeri ayırtacağım ve ailemi, aileni ve tüm tanıdıklarını davet edeceğim.
Bana dedi ki: En güzel elbiseni giy, ve her şeyi hazırlamam için bana para verdi. Hazırlandım ve ben mutluyken o da açıkça memnundu. Saat 11'de vardım, ne ailesi geldi ne de tanıdıklarım.
Ve birden tüm davetliler bir anda geldi.
Saat 12'de beni aradı ve dedi ki: Eğer dünyada son kadın olsan bile sana geri dönmem, ve bu sefer ben senden boşandım.
Dedi ki: Ben daha önce başka biriyle birlikte olmuş bir kadını almam.

Türkçe














