grkakr

4.6K posts

grkakr

grkakr

@grkakr

Basketbol Antrenörü

Antalya Katılım Nisan 2012
384 Takip Edilen251 Takipçiler
grkakr
grkakr@grkakr·
@nurhancetinkaya @cumhuriyetgzt Konuyu saptırmak komik oluyor. Andimizla ilgili söylem noldu? Dedi diyor birisi,biz de kesin demiştir diyoruz. Tanıyoruz kendilerini. Cok rezilliğini şahit olduk. Ekmek için Ekmeleddin çiler siziiii
Türkçe
0
0
0
11
Nurhan Çetinkaya
Nurhan Çetinkaya@nurhancetinkaya·
Biz onun vasatlığını biliyorduk, şimdi kendisi de bunu kusmuş oldu. Bu jakoben tayfa bu ülke için büyük sorundur kendilerinden başka kimsenin nefes almasına müsade etmez. Yazıklar olsun @cumhuriyetgzt gazetesine verdiğim emeklere destek için hergün 1000 gazete alıp dağıttığım günlere….
Nurhan Çetinkaya tweet media
Türkçe
14
26
148
3.7K
grkakr
grkakr@grkakr·
@alihaydarfirat @kilicdarogluk 🤣🤣🤣Mutlak Bultana hazırlık mı yapıyorsunuz. Alevilikten soğuttunuz yeminle. AK trollere döndünüz. Komiksiniz bi de biliyor musunuz?
Türkçe
0
0
0
6
Dr. Ali Haydar Fırat
Dr. Ali Haydar Fırat@alihaydarfirat·
Siz hep kendinize yakışanı yaptınız, yine aynı tutarlılıkla devam ettiniz. Önceki Genel Başkanımız sayın @kilicdarogluk inancına, tarihte yaşanmış bir büyük acıya bugünün hırslarıyla yaklaşmanız sizin kişiliğinizin bir kez daha dışavurumudur. Daha önce de yine o güzelim @cumhuriyetgzt yazan sayın @ORHANBURSALI da benzer bir gönderme yapmış ve yine özür dilemişti. Demek ki mevcut @cumhuriyetgzt yazarlarının mezhepçi, faşist zihniyeti arada bir dışavuruyor… Mevcut parti yönetimindeki arkadaşlarımızın sessizliğini de ayrıca herkesin vicdanına bırakıyorum. “İnsanın cemâli sözünün güzelliğidir” diyor Hacı Bektaşi Veli. Kararmış yüreğiniz ve yüzünüzle sizi baş başa bırakıyorum. Bu yazarlar ve bu yönetim oldukça Cumhuriyet almayacağım, okumayacağım.
Türkçe
67
65
428
21.2K
grkakr
grkakr@grkakr·
@demirdenizchp Mutlak Butlan a hazırlık herhalde. Hemen sahipleneceksiniz mutlak bultanı.
Türkçe
0
0
0
28
Deniz Demir 🇹🇷
Deniz Demir 🇹🇷@demirdenizchp·
Hem bu kadar hadsiz hem de yazdığı kelimenin anlamını bilmeyecek kadar cahil olmak gerçekten büyük bir 'marifet'!"
Deniz Demir 🇹🇷 tweet media
Türkçe
36
26
329
6.3K
grkakr
grkakr@grkakr·
@avrasyaanket @nuriaslan_tr @Suat_Ozcagdas Aklı başında bir Alevi... Ohhh yaaaa. Alevilikten soguyacaktim. Eğer bu kişi danismaniz ise sakın bırakmayın.Çok doğru birisi.Hatta M.Vekili falan yapın.
Türkçe
0
0
1
35
Kemal ÖZKİRAZ
Kemal ÖZKİRAZ@avrasyaanket·
Bunu yazan aşağılık , ahlaksız Kişi İBB çalışanı. Sn. Suat Özçağdaş bu kişi her yerde sizin gayr-ı resmi danışmanınız olduğunu söylüyor. Ali Akgün için ne yapacaksınız? Sn. @nuriaslan_tr @Suat_Ozcagdas
Kemal ÖZKİRAZ tweet media
Türkçe
159
73
297
17.2K
grkakr
grkakr@grkakr·
@ozgedemir_tr @mkirikkanat @kilicdarogluk Bu arada konu Andımız... Demiş mi,dememiş mi? Halk içinde mücadele ediyor gibi yapıp bizlerin gazını alırken,gerçek düşüncesini yakınlarına fısıldamiş mi? Bu arada M.Kirikkanat Adamdır Adaaaam.
Türkçe
0
0
0
2
Özge DEMİR
Özge DEMİR@ozgedemir_tr·
Kötü niyetli ve provokatif kişilik @mkirikkanat ! “Kılıç artığı” gibi ifadeler, yalnızca bir kelime tercihi değil; geçmişte yaşanan büyük acıların ve katliamların gölgesini bugüne taşıyan tehlikeli bir zihniyetin yansımasıdır. Bu tür söylemler, hayatta kalmış insanları hedef alır, onları ötekileştirir ve toplumda derin fay hatları oluşturur. Bu söylem artık bireysel bir ifade olmanın ötesine geçmiştir. “Kılıç artığı” gibi tarihsel olarak nefret ve yok etme çağrışımı taşıyan ifadeleri kullanan bu kişi, açıkça toplumu kin ve nefrete sürüklemektedir. Bu dil; ayrıştıran, hedef gösteren ve toplumsal barışı tehdit eden bir anlayışın ürünüdür. Hiç kimse, özellikle kamuoyuna seslenen bir kişi, bu kadar tehlikeli ve provokatif bir dili kullanma sorumsuzluğunu gösteremez. 📣 Yetkililere çağrımdır: Toplumu ayrıştıran, nefret söylemini körükleyen ve insanları hedef haline getiren bu tür açıklamalar hakkında gerekli incelemeler derhal başlatılmalı; hukukun gereği neyse gecikmeksizin yapılmalıdır. Unutulmamalıdır ki nefret dili cezasız kaldıkça yaygınlaşır. Toplumsal huzurun korunması ve benzer söylemlerin önüne geçilmesi adına, sorumlular hakkında gereken adımların atılması artık bir zorunluluktur. @adalet_bakanlik @abakingurlek @TC_icisleri @mustafaciftcitr
Özge DEMİR tweet media
Türkçe
10
22
151
2.2K
grkakr
grkakr@grkakr·
@turkan_elci Ooooo Mine Hanım sıralamış herkesi. Kafaları kaldırmışlar. Büyük kadınsın Mine Hanım. Ses verenlere bakıyorum da,aynı anda hepsi fırlamış. Nerede ülke zararlısı varsa çıkmış ortaya. Buyuksuuuuuuun...
Türkçe
0
0
0
23
Türkan Elçi
Türkan Elçi@turkan_elci·
Yaş almak her insan evladına olgunluk kazandırmıyor. İçinde faşizan duygu barındıranlara hiç kazandırmıyor. Çünkü faşizan duygu, kendini dünyanın merkezi sanarak lehine gördüğü her koşulda pörtleyen, fışkıran önüne geçilmeyen bir duygudur. Onlardan yana olan devirlerin onlara verdikleri gücün sarhoşluğuyla konuştukları için cehaletleri su yüzüne çıksa da yine de konuşurlar. Yazarlık, çizerlik, entelektüel olma iddialarının üzeri bir kalemde çizilme ihtimali olsa da yine konuşurlar. Çünkü onları konuşturan, içlerinde biriktirdikleri kindir, nefrettir, kibirdir. Kendilerine benzemeyeleri aşağı görme duygusudur. Bu da umarım en çok onları bitirir.#MineKırıkkanat
Mine G. Kırıkkanat@mkirikkanat

Alevi dostlardan içtenlikle özür dilerim. Kılıç artığı sözünün tarihçesini bilmiyordum. Bu sözü, Kılıçdaroğlu’nun soyadına atfen söyledim. Cehaletimi bağışlayın🙏

Türkçe
15
30
283
9.5K
grkakr
grkakr@grkakr·
@drmadiguzel Adam tribünlere oynuyordu.Sizin aklınızla alay ediyordu.Eski Kızılderili numarası,av tuzağı fark etmesin.Gecmise bir bakın,ama mezhep penceresinden değil.Ğoreceksiniz.
Türkçe
0
0
0
18
Mustafa ADIGÜZEL
Mustafa ADIGÜZEL@drmadiguzel·
Mine Kırıkkanat'ın rezil ifadesi Sn. Kemal Kılıçdaroğlu'na yönelik sistemli saldırının son halkasıdır. Bu sözler mezhepçi ve ırkçı bir kafanın mahsülüdür. Bu dile çanak tutan, bu iklimi besleyen herkes de bu kötülüğün ortağıdır. Üstelik, Andımızı tekrar okunması için verilen önergede CHP adına ben konuştum. O dönemki genel başkanımız Sn. @kilicdarogluk idi ve hep birlikte olumlu oy kullandık. MHP çekimser, HDP ve AKP red oyu verdi. Biri aday yapılmadığı için iftira atıyor. Biri de önce atıyor, sonra da cehalete yatıyor. Cehalet mazeret değildir. Haksızlık karşısında susan da dilsiz şeytandır...
Mustafa ADIGÜZEL tweet media
Türkçe
28
26
142
11.1K
grkakr
grkakr@grkakr·
@halukhepkon @mkirikkanat Domuz gibi biliyorlar ama firsatçılığı tercih ediyorlar. Yeminle Alevilerden soğudum.Allahdan aklı başında Alevi tanıdığım çok da içim rahatlıyor. Adamın bütün foyalari çıkmış,kendini rezil etmiş,ülkenin bugünlere gelmesinde ki katkısı ortaya çıkmış ama hala destek veriyorlar.
Türkçe
1
0
0
85
Haluk Hepkon
Haluk Hepkon@halukhepkon·
Mine G. Kırıkkanat'ı tanıyan, bilen, yazılarını takip eden herkes, onun Aleviler hakkında aşağılayıcı, kötü bir tavrı olamayacağını bilir. Yanlış bir ifade üzerinden bazı siyasetçilere yönelik eleştirilerin önünü kesmeye çalışmak ya da farklı siyasi hesaplara girmek, daha büyük bir yanlıştır...
Türkçe
164
56
456
28.9K
grkakr
grkakr@grkakr·
@Ali_Oztunc Kadından biraz adamlık öğrenin bence. Sırf mezhebi yüzünden,ülkeye ihanet etmiş bir adama hala sahip çıkmak da ne bileyim... Çok iyi biliyorsun ki o söz o anlamda kullanılmadı,kendisi de açıklama yaptı. Fırsatı değerlendirmek gerek değil mi? Fırsatçısıniz...Net! Mine hanım adamdr
Türkçe
0
0
1
24
Ali Öztunç
Ali Öztunç@Ali_Oztunc·
Mine Kırıkkanat isimli müptezel, bilmeden yazdıysa cahildir, Cumhuriyet gazetesi bu cahile köşe vermemeli. Bilerek yazdıysa (ki ben öyle olduğuna inanıyorum ) faşisttir, Cumhuriyet gazetesi bu faşiste köşe yazarlığı yaptırmamalı.
Türkçe
84
89
722
14.2K
grkakr
grkakr@grkakr·
@mkirikkanat Sen harika kadınsın. Kımıl zararlılarını hizalamak nasıl bir şey yaa. Hepsi biliyor dil sürçmesi olduğunu,anlamından koparildigini...O insanlar seni ovseydi senden şüphe duyardım. Takma bunları,kafalarını kaldırdılar,emin olduk kendilerinden. Yüreğine sağlık senin.
Türkçe
0
0
1
122
grkakr
grkakr@grkakr·
@TCAytunCiray @eczozgurozel Bazen size guvenesim geliyor,adam doğru söylüyor vs.diye geçiriyorum içimden, sonra K.K. hakkında yazdıklarınız geliyor aklıma. Bir insan K.K. nu seviyor ve övüyor...Derdiniz ülke değil,kaptirdiginiz köşe başı sanki.Adam ülkeyi bu karanlığa gomenlerle ortak olmuş.size ne lazım?
Türkçe
0
0
2
84
Dr. Aytun Çıray
Dr. Aytun Çıray@TCAytunCiray·
SEN "YÜZÜNE TÜKÜRÜZ" DERSEN..! Sn Mine Kırıkkanat'ın Sn Kılıçdaroğlu'na "Kılıç artığı" demesi üzerine Sn @eczozgurozel bir açıklama yaparak, "Yıllardır şahsıma yaptığı her türlü hakaretine sabırla sustuğum bir sözde yazar, bu kez Sayın Kemal @Kılıçdaroğlu’na hadsizce saldırmış. Önceki Genel Başkanımızın hukuku en başta, bana emanettir. Tek kelime ile KINIYORUM" demiş. Peki... Partinin Genel Başkan yardımcısı, "Yüzüne tükürürüz" dediğinde Kemal Bey'in hukuku yok muydu? Yahu 2023'den bu yana edilen küfürler ne olacak? Şimdi bu yazdıklarımı akılları sıra değersizleştirmek üzere beni "Kemalci" ilân edecek ahmaklara soruyorum... Kemal Bey namuslu bir devlet insanıdır. Hem bürokrat hem siyasetçi olarak birlikte çalışmaktan çok memnunum. Zaman geldi terbiye sınırları içinde kendisine en ağır eleştiriyi yaptım. Demokrat bir tavırla karşıladı. Eğer şimdi eleştirirsem kendisine "Efendim bu kadroyu koruyup kolladınız.  Her kararınızda size onay verenleri tanıyamamış olmanız büyük bir zaaf" derdim. Ama ister değişimci, ister zoomcu deyin.. Bu yönetimin asla böyle eleştirilere tahammülü yok. Örneğin; CHP'nin hukuk işlerine bakan GBY çıkıp CHP'lilere, "Endişe etmeyin, Ekrem Bey tutuklanırsa her türlü tedbiri aldık" demişti. Ben de "Yanılıyorsunuz. Tek çare ilk Kurultayda Ekrem Bey'i Genel Başkan seçmenizdir," diye yazınca.. Nasıl bir demokratlarsa.. Bana cevap @halktvcomtr ve @szctelevizyonu 'da sansür olarak döndü. Sosyal medyadaki hakaret dolu saldırılar ise cabası. Sn @kilicdarogluk'nı Ekrem Bey'in davasından bir şey çıkmaz, diyerek Almanya'ya götürenler de bunlardı. Dikkat ederseniz beni CHP'nin iç tartışmalarına çekmek için çok gayret ettilerse de çekemediler. Eğer o tartışmalara girseydim.. Taraf olsaydım eğer inandırıcılığım zedelenirdi
Dr. Aytun Çıray tweet media
Türkçe
92
58
329
19.6K
grkakr
grkakr@grkakr·
@MSTanrikulu Kadın herkesi hizaladı... Kabak gibi meydana çıktı herkes...
Türkçe
0
0
0
55
Sezgin Tanrıkulu
Sezgin Tanrıkulu@MSTanrikulu·
Şahsıma yönelik, sistematik biçimde ırkçı, nefret içerikli ve hedef gösterici söylemleri yıllardır üreten bir 'yazar'ın, bugün aynı çirkin üslupla önceki Genel Başkanımız Kemal Kılıçdaroğlu hakkındaki "Kripto kılıç artığı" sözleri kabul edilemez. Kimlikler üzerinden siyasetçileri, yurttaşları ya da toplumsal kesimleri hedef alan bu dil; demokratik siyaseti zehirlemekte, toplumsal barışı tehdit etmektedir. Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’na yönelik “Kripto Kılıç Artığı” ifadesi; yalnızca siyasi nezaket sınırlarını aşan bir hakaret değil, aynı zamanda Türkiye’nin toplumsal hafızasında derin yaralar bırakmış özellikle Alevi yurttaşlarımızın maruz kaldığı ayrımcı, ötekileştirici ve tarihsel travmaları çağrıştıran son derece sakıncalı bir söylemdir. Toplumsal hafızayı yaralayan, ayrımcılığı besleyen her türlü ifadenin karşısındayız. 'Yazar' kisvesi altında sistematik olarak nefret söylemi üreten bu şahsı kınıyorum.
Sezgin Tanrıkulu tweet media
Türkçe
72
45
593
25.2K
grkakr
grkakr@grkakr·
@faikoztrak Kadının o olayı kasdetmedigini hepiniz biliyorsunuz ama ülkeyi karanlığa sokakların ortağı K.K. nu desteklemek için bahane olarak kullanıyorsunuz. Adam bütun herseyi belli etti. Motivasyonunuz ne anlamadım.Güluyotum size sadece.
Türkçe
0
0
1
23
Faik Öztrak
Faik Öztrak@faikoztrak·
Tarih bilgisine sahip olmayan, kerameti kendinden menkul bir kalemşörün hak, hukuk, adalet mücadelesini yıllarca büyük bir kararlılık ve nezaketle yürüten önceki Genel Başkanımız Sn. Kemal Kılıçdaroğlu’na ve insan onuruna yönelik hadsiz saldırısı; siyaseti ötekileştirerek, düşmanlaştırarak yapmanın nerelere ulaşabileceğinin göstergesidir. Milletimiz, 2019 Yerel Seçimlerinde CHP’ye “İstanbul ve Ankara dahil 11 büyükşehri sen yönet” dedi. 2023 seçimlerinde Saray’a birinci turda vize vermedi, ittifakın Cumhurbaşkanı adayı %48’e ulaştı. Son yerel seçimlerde ise CHP’yi birinci parti yaptı. “Sonraki seçimde görevi sana vereceğim, bana başarabileceğini göster” dedi. Tuğla üstüne tuğla koyarak bugüne gelen CHP’yi saldırgan trol diliyle kavgalı ev haline getirmek, tek kişilik rejimin değirmenine su taşımaktan başka bir işe yaramaz. Nefret dilinin, hakaretin, ötekileştirmenin, düşmanlaştırmanın basında da, Cumhuriyet Halk Partisi çatısı altında da, ülkemizin genel siyasetinde de yeri olmamalıdır. İktidarın yolu, partimizin her bir neferinin emeğine ve geçmişine sahip çıkmaktan geçer.
Türkçe
230
42
304
14.3K
Dr. Ali Haydar Fırat
Dr. Ali Haydar Fırat@alihaydarfirat·
Sayın @kilicdarogluk dair; Bugün önceki Genel Başkanımız sayın Kemal Kılıçdaroğlu’na, inancına, ailesine, onuruna, mesleki birikimine, siyasi mücadelesine neredeyse hakaret etmeyen kalmadı. 13 yıl boyunca gönüllü olarak ve yürekten destekledim, eleştirdim ama asla hakaret etmedim. Şuna çok şaşırıyorum, daha doğrusu insan nasıl bu kadar soysuzlaşır diye soruyorum. Milletvekilliği, İş Bankası Yönetim Kurulu ve RTÜK üyeliği, Grup Başkanvekilliği vb. için evine gidip ağlayanlar, çoluk çocuğuyla gidip yalvaranlar, araya onlarca “hatırlı” insan koyanlar kısacası onurunu ve haysiyetini ayaklar altına alıp bir koltuk için yapmadığını bırakmayanlar bugün hep birlikte küfür ediyorlar. Kemal bey sayesinde milletvekili, belediye başkanı ve aklınıza ne gelirse olanlar, şimdi bir başka Genel Başkanın gözüne girmek için her gün önceki Genel Başkana küfürde yarışıyorlar. Sayın Özgür Özel, bütün bunlar yaşanırken tek bir açıklama yapmıyor, tek bir tweet atmıyor, sayın Kılıçdaroğlu’nu ziyaret edip kendisini var eden Genel Başkanına destek vermiyor. Daha dün partinin yolunu bilmeyenler türlü entrikalarla vekil olanlar bugün “devrim saflarından” @kilicdarogluk saldırıyor. İnsan haysiyetini, şerefini ve onurunu kendisine değil bir başkasına ve onun verdiği koltuğa borçlu olursa sözünün hükmüde o kadar olur. Dün Kemal bey için kılıç sallayanlar şimdi o kılıçla onu doğramaya çalışıyorlar. Boğazından bir tek haram lokma geçmemiş insana boğazına kadar harama batanlar saldıracaktır. Ne diyordu İsmet Paşa; tarih kürsüsünden ibretle siz seyrediyorum. Suçluların telaşı içindesiniz…
Türkçe
553
159
847
64.4K
yusuf kaplan
yusuf kaplan@yenisafakyazari·
Türkiye, sessiz sedasız çok stratejik bir hamle yaptı İsrail'e karşı: Suriye’deki Palmira hava üssünü devraldı. Bu üs, İsrail’in sadece Suriye değil, Türkiye’ye karşı da operasyon yapmaya kalkışırken ikinci kez düşünmek zorunda kalması demek!
Türkçe
276
1.7K
8.5K
566.6K
grkakr retweetledi
Runas Dos Lunas
Runas Dos Lunas@DosRunas·
🚨 LULA DA SILVA ACABA DE EXPLOTAR LA MENTIRA GLOBAL 🔥 “Ni yo, ni la Unión Europea, ni Estados Unidos aceptamos ese acuerdo… ¡y ahora vuelven a inventar que Irán va a fabricar armas nucleares! ¡NO las van a desarrollar! Es la misma vieja estrategia: primero te mienten, luego te destruyen. A América Latina nos pintan como un continente de narcos.
Al mundo árabe lo convierten en sinónimo de terrorismo. ¿Y quién es el “bueno” en esta película? ¡Ellos! Siempre ellos. ¡Basta de mentiras para justificar guerras!” ¿Te suena familiar?
Lula lo dijo clarito. Copia, pega y que se haga viral. #LaVerdadDuele #LulaNoSeCalla #HipocresiaOccidental #IranNoEsElEnemigo
Español
847
23.1K
45.2K
673.8K
grkakr retweetledi
yavuz oğhan
yavuz oğhan@yavuzoghan·
Boğaziçi İmar Müdürü Elçin Karaoğlu Silivri'de savunma yapıyor. İBB davasında ne oluyor diye merak edenlerden rica ediyorum, biraz uzun ama bu bölümü bir okusunlar. insanlar nelerle suçlanıyor, iddianameye hangi ifadeler girmiş hangileri girmemiş Elçin Karaoğlu'ndan dinleyin. Aylardır cezaevinde yatan insanların çaresizliklerine bir bakın. Elçin Karaoğlu: Ayşegül Kayabay’la devam etmek istiyorum. Hakkımdaki suçlamalar arasında neden benim adımın dahil edildiğini anlamadığım hani bir diğer eylem daha, eylem 51. Bu eyleme bakıldığında, Beşiktaş'ta, 1970'lerden, 80'lerden beri var olan 50 yıllık mevcut bir yapıda yapılan birtakım imara aykırılıklarla ilgili yapı sahibi Ayşegül Kayabay ile Süleyman Atik isimli kişiler arasında geçen bir olay anlatılıyor. Bu benim ilk kez iddianamede okuduğum, daha önceden hiçbir şekilde bilgim olmayan bir konu. Bu eylemle ilgili savunmamın sonundan başlayacağım. Şöyle ki; şimdi ilk olarak değerlendirme kısmının sonunda yine "imar taleplerini Yakup Öner'e yönlendirmekle" suçlanmışım. Ancak Eylem 51'in şüphelilerinin arasında Yakup Öner yok. Yani bu eylemin anlatımında da yok, ifadelerinde de yok, eylem örgüsünde de yok. Onu bir tarafa koydum, şüpheliler arasında da yok. Fakat ben Yakup Öner'e yönlendirmekle suçlanıyorum. Şimdi tabii bu durumda ben neye göre savunma yapmalıyım, inanın bilmiyorum. Ama elimden geldiğince yine ifadelerin çelişkileri artı kurum açısından bu yerin durumu nedir onu anlatmaya çalışacağım. Sayın Başkanım, şimdi ifadelerden özet olarak geçersek, önce Süleyman Atik'in etkin pişmanlık ifadesini, tamamını okumuyorum özetlemek istiyorum. Özetle diyor ki: "Ayşegül isimli arkadaşı, ondan evi için tadilat izni alması hususunda yardımcı olmasını istemiş. "Ben özetlediğim için kendi dilinden anlatmadım burada. "O da Boğaziçi İmar Müdürlüğü'ne gelip benimle görüşmüş. Ben talebi reddetmişim." Yani bana gelmiş, ben reddetmişim, öyle söylüyor. "O da bunun üzerine Fatih Keleş'le görüşmüş. Fatih Keleş de 250.000 TL karşılığında izin vereceğini söylemiş. O da parayı alıp Fatih Keleş'e vermiş." Böyle söylüyor. Şimdi Ayşegül Kayabay'ın savcılıkta verdiği ifadesine bakıyoruz. O ne diyor özetle? Diyor ki: "Süleyman'dan eviyle alakalı sorunlarda yardımcı olmasını istemiş. Süleyman da parça parça olmak üzere toplamda 500.000 TL almış. Vermezse işlem yapılırmış. Kendisinden 250.000 TL daha istemiş. O da vermeyince Boğaziçi İmar Müdürlüğü mülkü yıktı." Dediği bu. Şimdi yine bu iki kişi arasında ne geçtiğini bilmediğim bir konuşma Sayın Başkanım. Ama biri diyor ki "250.000 TL aldım", diğeri diyor "500.000 TL aldı 250.000 TL daha istedi, onu da ben vermedim." Şimdi bu kişilerin ifadeleri de tutarlı değil. Bu iki kişi ne yaşadı ben inanın bilmiyorum. Sanırım heyetiniz de benim bunu bilmemi beklemiyordur. Ben burada ancak şunu anlatabilirim, kurum açısından bu yerle alakalı ne yaptığımızı anlatabilirim. Onu da anlatacağım ileride. Şimdi devam ediyorum tekrar. Sayın Başkanım, az önce Süleyman Atik'in bir tadilat izninden ve benim konuyu reddettiğimden bahsettiğini söylemiştim. Öncelikle bu dosyada ne bir müracaat var ne de verilmiş bir izin var. Açıkçası ben böyle bir konuşmayı da hatırlamıyorum. Yani hani reddetmişim yani bunu da hatırlamıyorum yani inanın. İlk olarak bunu da söyleyeyim. Peki kurum olarak ne yapmışız? Burada çok enteresan bir olay var. Kurum olarak ne yapmışız diye sorunca Ayşegül Kayabay isimli kişi, az önce okuduğum özetlediğim ifadesinden bir ay önce bir ifade daha vermiş savcılığa. Bu ifadesinde ne dediğini az sonra okuyacağım. Bu ifade iddianamede değerlendirilmemiş. Yani yok. Bu ifade hiçbir şekilde yok. Ama Ayşegül Kayabay o ifadede her şeyi doğrudan anlatmış. Hani "Müdürlük ne yaptı?" diyor ya; kısmen orada anlatmış, sonra da ne yaptığımızı ben anlatacağım. Dolayısıyla doğrudan oradan okuyacağım. Sayın Başkanım, bu okuduğum ilk ifadeydi. Burada ekran 2’yi, yani 2. görseli yansıtabilir miyiz? Bu ifadeden sonra yakalama kararıyla birlikte Ayşegül Kayabay savcılık makamına çağırılıyor ve az önce okuduğum 2. ifadesi alınıyor. Şimdi okuyacağım bu ifade ise iddianamede hiç yer almıyor. Ne diyor burada? "Bu evi ben 2014 yılında kendi ailemin yardımıyla satın aldım. Satın aldıktan sonra evin dış giriş kısmına pimapen ile birkaç ekleme yaptım ve kapalı hale getirdim. Bu durumu komşum şikayet etti. Boğaziçi İmar Müdürlüğü’nden evime geldiler ve yaptığım tadilatın usule aykırı olduğunu söyleyerek 3.500 TL ceza kestiler; sonradan yaptığım pimapenleri sökmemi istediler. Bana verdikleri süre içerisinde pimapenleri sökmedim. Tekrar evime geldiler; pimapenleri sökmediğimi gördüklerinde bu kez 100.000 TL daha ceza kestiler. Sonra ben daha fazla ceza yememek için kendi imkanlarımla pimapenleri söktüm. Belediyenin şikayeti üzerine mahkeme görüldü. Hatta Boğaziçi İmar Müdürlüğü tarafından kesilen ilk 3.500 TL'lik cezadan sonra görüşmek üzere Boğaziçi İmar Müdürlüğü’ne birkaç kez gittim. Buradaki görevlilerle görüşmek istedim ama kimse benimle muhatap olmadı. Hatta orada Boğaziçi İmar Müdürü'nün Elçin Karaoğlu olduğunu öğrendim; kendisini daha önce tanımıyordum. Orada kendisiyle görüşmek istediğimi görevlilere bildirsem de kendisi görüşmek için beni kabul etmedi. Elçin Karaoğlu isimli şahsı sadece ismen tanıyorum, kendisiyle hiç görüşmedim." İfadenin devamında şöyle diyor: "Kendisiyle görüşmedim. Ben kimseye rüşvet vermedim, para vermedim. Süleyman Atik isimli şahsın beyanları asılsızdır. Neden böyle bir beyanda bulundu bilmiyorum. Boğaziçi İmar ile yaşadığım sorunlar 2023 yılındadır; ancak Süleyman Atik, 2021 yılında benden rüşvet parası aldığını beyan etmiştir. Ben kendisinin olayları yanlış hatırladığını düşünüyorum çünkü ben kimseye para vermedim. Para vermiş olsam neden hakkımda şikayetçi olsunlar? Ayrıca rüşvet vermiş olsam neden Boğaziçi İmar Müdürlüğü’ne 100.000 TL üzerinde ceza ödeyeyim? Makbuz ve dekontlarım da yanımda." Sayın Başkanım, şimdi bakıyorsunuz; bu ifade savcılığa verdiği ifadedir. Öbürü ifade de bu neden ifade değil? Bu ifade neden iddianameye girmiyor? Sonra yakalama kararıyla tekrar savcılığa getirtiliyor. Eğer öbürü delilse, bu da delildir. Bu arada öbür ifadede de benimle ilgili doğrudan bir suçlama yok. Dediğim gibi; ben bu konuyu ilk kez iddianamede okudum. Ama sonuçta bir suçlamayla muhatabız ve garibime giden noktalarda içimi dökmek istiyorum. Yoksa ben bu ifadelere de pek girmem; "O şunu demiş, bu bunu demiş" diye bakmam. Benimle bir ilgisi var mı? Yok Başkanım. Şimdi bunun üzerinde daha fazla bir şey demeye gerek var mı bilmiyorum. Komşusu şikayet etmiş, özetliyorum: Bizim kurum çalışanlarımız, müdürlük çalışanlarımız hemen gidip işlem yapmışlar. Para cezası kesmişiz, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunmuşuz. Gidip tekrar kontrol etmişiz; aykırılıklar giderilmediği için bir kez daha para cezası kesmişiz. Hanımefendi tutanak sonrası kurumuma gelmiş, benim adımı o zaman duymuş. Benimle görüşmek istemiş, ben görüşmemişim; ama ben yine de rüşvetle suçlanıyorum. Muhtemelen o sırada makamda başka bir görüşmem olduğu için görüşememişimdir. Peki, eyleme konu yerdeki binanın durumu nedir ve müdürlüğümüzün gündemine nasıl gelmiş? Bunu anlatmak istiyorum. Ana yapı ile ilgili Ek-11'de eski bir fotoğraf var. Bu fotoğraf; 1982 ve 2009 yıllarına ait iki tane uydu fotoğrafıdır. Bu yapı, 1970’lerden beri, 80’lerden beri orada mevcut olan bir yapı. Yapıldığı tarihteki metrekaresiyle yani anlaşılsın diye söylüyorum eni, boyu, yüksekliği neyse o tarihte, gene aynı, birebir aynı. Mevcut durumda da herhangi bir büyümesi, bir alan kazanması söz konusu değil. Bu yerle ilgili kuruma yapılmış bir başvuru yok, verilmiş bir izin de yok. Ve burayı 50 sene boyunca bir Allah’ın kulu da görmemiş yani. Benim yaşım kadar bina. Benim yaşım kadar binayı 50 sene boyunca ne Boğaziçi İmar Müdürleri gelmiş geçmiş ne yönetimler gelmiş geçmiş. 50 sene boyunca bir Allah’ın kulu görmemiş bu binayı. Şimdi yapıyı, uydu fotoğrafını gösterdim. Herhangi bir başvuru yok, verilmiş bir izin yok dedim. Şimdi iddianamede yer alan ve ifadede geçen binanın yanına sökülüp takılan cam ve pimapen malzemeden yapılan bir kapalı alan var Sayın Başkan. Alanın büyüklüğü 9.07 metrekare. Şimdi 2022 yılının son günlerinde yani 2023’ün başı diyebiliriz neredeyse. Bu bahsedilenler 2021’de eylemde yapılan konuşmalar. Son günlerinde müdürlüğe bir şikâyet geliyor. Şikâyet dilekçesinin ekinde, başkanım orada çalışma yapılırken fotoğraflar var. Hani ustalar o pimapenleri yaparken, camları takarken, doğramaları yerine montajlarken, komşum zaten şikâyet etti diyordu ya, herhalde komşusu bilmiyorum kendi ifadesi. Şikâyetçi, fotoğraflarını çekmiş. Ya yapılırken çekmiş, buradaki imalat. Şimdi burada 2021’de bir şey anlatıyor, şikâyet var 2023’te yapılmış. Onun ötesi kiremit aktarımı, cephe boyası; bir şey yok. Onlar da zaten İmar Kanunu 21, 22’ye göre ruhsata tabi işler değil. Şimdi şikâyet geliyor, şikâyet üzerine oraya gittiğinde hem bu 9.07 metrekarelik yeni yapılan yeri tutanak altına alıyorlar, hem de binanın bu 50 yıldır mevcut olan binanın tamamını da tutanak altına alıyorlar. Diyorlar ki ruhsatın var mı? Yok. Geliyorlar imar işlem dosyasını çekiyorlar, parsel numarası bakıyorlar yapı ruhsatı var mı, yapı kullanma izin belgesi var mı, yok. Eski yapı, ya da ben aldığımda vardı, 50 senedir vardı. Yapacak bir şey yok, yapacak bir şey yok, binan kaçak. Dolayısıyla o yapılan pimapenlerle birlikte binayı da tutanak altına alıyoruz. Savcılığa yine İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulunuyoruz. Sayın Başkan, kıymetli heyet. Şimdi biz, ya böyle bir meselenin içinde olsak ya İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’na gidip de savcının önüne bu kadını atabilir miyiz yani? Bizim öyle bir ya bizim alnımız açık, başımız dik, git kardeşim savcıya hesabını ver demişiz yani. Suç duyurusunda bulunmuşuz. Aklımızda yok ki bizim, bilgimizde yok ki bizim böyle bir şey. Bunun üzerine ilgilisi hakkında ceza davası açılıyor. Ceza Mahkemesi yeni aykırılıklardan dolayı bu 9.07 metrekarelik aykırılığın giderilmesi sebebiyle düşme kararı veriyor, yani diyor ki burayı söktü pimapenleri, evet sökmüş, düşme kararı veriyor. Diğer bir deyişle binanın diğer 50 yıldır kaçak olan kısmının kaçak olmasını Ayşegül Karabay açısından bir hukuka aykırılık olarak görmüyor. Yani o binada o binada herhangi bir unsuru, atıyorum kiremit aktarmış bile olsa, cephesini boyamış bile olsa, bir aykırılık, hukuki anlamda bir Ayşegül Karabay açısından bir problem olarak görmüyor. Ama biz kurum olarak karara rağmen binanın tamamı hakkında tutanak tutuyoruz dediğim gibi, hatta ve hatta bu binayla ilgili yıkım kararı alıyoruz.Tekrar söyleyeyim Sayın Başkanım. 9,07 metrekareye göz yumduğu iddia edilen yerin tamamı hakkında yıkım kararı aldım. Daha ne diyebilirim ki? Ayşegül Kayabay'ın ilk ifadesinde bu işlemlere iddianamede ne yer verilmiş ve Süleyman Atik ile Ayşegül Kayabay arasında geçen bir konuda bilgim olması düşünülebilir. Benim anladığım burada başka türlü bir şey var. Bu nedir? Bu hukuken nedir? Bu ne suçudur? Ben bunu bilmiyorum. Ama gördüğüm şu: Bir tarafta işini gücünü zamanında, günü gününe, eksiksiz yapan bir müdürlük var. Diğer tarafta da müdürlüğümüzün adını kullanan, arkadan iş çeviren bir kişi var. Bu eylem hakkında daha fazla söyleyecek bir şeyim yok. Kurum taraftır, her şey çok net. Ben kronolojik olarak kısaca belli işlemlerle ilgili bahsetmek istiyorum, kayda da geçsin. 28.12.2022'de şikayet dilekçesi gelmiş. Sayın Başkan, burada hatırlatmak istiyorum: Gerçekleştiği iddia edilen alışveriş 2021 yılına ait. 26.01.2023'te şikayet dilekçesinin ardından yapı tatil tutanağı tutmuşuz, mühürlemişiz. Savcılığa suç duyurusunda bulunmuşuz. Bunları Ek-12 ve Ek-13 olarak size sunduk. Yani hepsini sunmadık, eklere boğmak istemedik. Eklere boğmaya çalışsak dosyalara bakamayacaksınız, ekleri tasnif edip koymak istedik. Çevre ve Şehircilik Bakanlığına bilgi verilmiş Sayın Başkanım. Bakanlığa, Beşiktaş Sosyal Güvenlik Kurumuna yazılmış. Yıkım ve para cezası alınması için başkanlık oluru alınmış 3 Mart 2023'te. 15 Mart 2023'te yıkım kararı ve 89.878 TL para cezası kararı alınmış. 6 Nisan'da ilgililerine tebliğ edilmiş; tapuya yazmışız, yıkım şerhi düşülmesi için. İSKİ'ye, İGDAŞ'a, BEDAŞ'a yazmışız, altyapı hizmetlerinin kesilmesi için. İlgilisi "Ek alanları ben yıktım" demiş, dilekçe vermiş. Yıkmak zorunda kalmış yani, bizim kararımızla birlikte.
Türkçe
23
189
728
55.2K