
Kürtlerin “Mazlum”u: Kürt Milliyetçileri Dîyar Kurdî ✏️ @Diyar_kurdi2 Kemal Sunal filmlerindeki Mazlum karakterini bilirsiniz… Mahallenin en talihsiz adamıdır. Kavga çıkar, Mazlum dayak yer. Birinin morali bozulur, Mazlum azar işitir. Ortada suçlu yoksa suçlu hazırdır: “Mazlum!” Adam bazen olayın yanından bile geçmemiştir ama fark etmez. Çünkü herkesin sinirini boşaltacağı birine ihtiyaç vardır. Son zamanlarda Kürt toplumundaki tartışmalara bakınca insanın aklına ister istemez bu karakter geliyor. İki yazar tartışıyor… Konu sıkışınca: “Kürt milliyetçileri zaten…” Bir sanatçı birilerine kızıyor… Lafın sonunda mutlaka: “Bazı milliyetçiler…” Bir siyasetçi eleştiriliyor… Mesele dönüyor dolaşıyor: “Ulusalcı çevreler…” Bir akademisyen tepki görüyor… Suçlu yine hazır. Sanki görünmez bir alarm sistemi var: Tartışma çıkınca hemen “Mazlum” çağırılıyor. Çünkü bugün birçok meselede Kürt milliyetçileri, toplumun ortak “günah keçisi” gibi kullanılmaya başlandı. Kimsenin kendi hatası konuşulmuyor. Kimse kendi eksiğiyle yüzleşmiyor. Ama ortalık gerildiği anda biri çıkıp düğmeye basıyor: “Milliyetçiler!” Ve herkes rahatlıyor. Başarısızlık mı var? Milliyetçiler. Dağınıklık mı var? Milliyetçiler. Eleştiri mi geldi? Milliyetçiler. Sanki Kürt milliyetçileri olmasa bütün problemler çözülecekmiş gibi bir hava oluşturuluyor. İşin en ilginç tarafı ise şu: Kürt toplumunda herkes bir noktada dönüp dolaşıp aynı kapıyı çalıyor. Tartışma sertleşince, cevaplar tükenince, öfke büyüyünce… Hemen “Mazlum” sahneye çağrılıyor. Çünkü artık bazı çevrelerde Kürt milliyetçisi, fikri tartışılacak bir kesim olmaktan çok, yük boşaltılacak bir alana dönüştürülmüş durumda. Kimsenin söyleyemediği söz ona söyleniyor. Kimsenin taşımadığı suç ona yükleniyor. Ve en kolay hedef olarak hep o gösteriliyor. Tıpkı eski filmlerdeki Mazlum gibi… Mahallede kim kavga ederse etsin, en sonunda tokadı yiyen yine odur.

















