Av.Halil ibrahim Kebeşoğlu

118 posts

Av.Halil ibrahim Kebeşoğlu

Av.Halil ibrahim Kebeşoğlu

@halil_hibrahim

Avukat, Ceza Hukuku https://t.co/WH4XaCrCKx

Kayseri, Türkiye Katılım Şubat 2014
814 Takip Edilen89 Takipçiler
Av.Halil ibrahim Kebeşoğlu
Av.Halil ibrahim Kebeşoğlu@halil_hibrahim·
Değerli hocam, görüşlerinize bütünüyle katılmaktayım. Ancak kanaatimizce burada tartışılması gereken temel sorun, rücu mekanizmasının yalnızca belirli dava ve kararlar bakımından işletiliyor görünmesidir. Nitekim, CMK’nın 100. maddesinde öngörülen tutuklama şartlarına aykırı biçimde verilmiş çok sayıda tutuklama kararı bulunduğu, bu kararlar nedeniyle Devletin tazminat ödemek zorunda kaldığı bilinmektedir. Buna rağmen, bugüne kadar bu kararları veren sulh ceza hâkimleri ile tutukluluk halinin devamı kararı veren mahkeme hakimleri hakkında benzer şekilde bir rücu uygulamasına ilişkin kamuoyuna yansıyan örneklere rastlanmaması, eşitlik ilkesi bakımından tartışmalara yol açabilecek bir görünüm ortaya çıkarmaktadır.
Türkçe
0
0
1
82
Tolga Şirin
Tolga Şirin@tolgashirin·
Hangi ölçütlerle bu sonuca ulaşıldığını bilmiyorum ama bu, prensip itibarıyla çok önemli bir gelişme! Uluslararası insan hakları hukuku bakımından hâkimlere rücû meselesi daha çok “yumuşak hukuk” niteliğindeki (bağlayıcı olmayan fakat yönlendirici etkisi bulunan) metinlerde ele alınan bir konudur. Prensip olarak hâkimlerin verdikleri kararlar veya yaptıkları hukuki değerlendirmeler nedeniyle kolayca tazminat ve/veya rücû sorumluluğuna tabi tutulmaları, yargı bağımsızlığını ve hâkim teminatını zedeleyebilecek bir durum olarak görülür. Bununla birlikte bu ilkenin mutlak olmadığı da kabul edilmekte, özellikle “ağır ihmal” veya “kast” düzeyine ulaşan hâllerde tazminat, rücû ve hatta cezai sorumluluk uygulamalarına izin verilmektedir. Nitekim bu yaklaşım, Avrupa Konseyi belgelerinde (özellikle CCJE görüşleri ve Hâkimler Magna Carta’sı) ile Birleşmiş Milletler’in yargı bağımsızlığına ilişkin temel ilkelerinde de (sınırların net çizilmesi kaydıyla) benimsenmiştir. Anılan kararın, spesifik olarak AYM kararlarının uygulanmaması pratiği bakımından da ayrıca önem taşıyabileceğini not ediyorum! Türkiye yönünü demokrasiye döndüğünde bu karar gündeme gelecektir.
T24@t24comtr

HSK’dan 'Balyoz' kararı: Ödenen tazminat nedeniyle oluşan kamu zararı, 'FETÖ' mensubu eski hâkim ve savcılardan alınacak t24.com.tr/haber/hskdan-b…

Türkçe
5
23
75
8.7K
Av.Halil ibrahim Kebeşoğlu
Av.Halil ibrahim Kebeşoğlu@halil_hibrahim·
Tutuklamanın bir koruma tedbiri olduğu hususu, uzun süredir gerek bu platformda gerekse diğer mecralarda sürekli olarak dile getirilmektedir. Ne var ki, hukuka aykırı uygulamaların doğrudan kişiyi etkilemediği durumlarda, bu ihlallere karşı yeterli toplumsal ve hukuksal tepkinin ortaya konulmadığı görülmektedir. Daha önceki paylaşımlarımızda, Rasim Ozan Kütahyalı’ya kelepçe takılarak görüntülerinin servis edilmesini lekelenmeme hakkı bağlamında eleştirmiş; cep telefonu şifresini vermemesinin Anayasa kapsamında güvence altına alınmış bir hak olduğunu ifade etmiş; ayrıca ifade tutanaklarının ve soruşturma aşamasına ilişkin bilgilerin paylaşılmasının soruşturmanın gizliliğinin ihlali niteliği taşıdığını belirtmiştik. Uzun süre hakimlik yapmış bir kişi olarak hukuksal yaklaşımımız, tutuklamanın ancak zorunlu hâllerde ve son çare olarak başvurulması gereken istisnai bir tedbir olduğu yönündedir. Bununla birlikte, Rasim Ozan Kütahyalı’nın geçmişte yaşanan birçok hukuka aykırı uygulamaya karşı sessiz kaldığı, hatta kimi zaman bu uygulamaları destekleyen yayın ve açıklamalar yaptığı da kamuoyunun hafızasında yer almaktadır. Gelinen aşamada ise, kendisinin de hukuka aykırı olduğu ileri sürülen uygulamalara maruz bırakıldığı görülmektedir.
Türkçe
0
0
0
5
Avukat Cemil
Avukat Cemil@avcemilcicek·
Rasim Ozan Kütahyalı tutuklandı, şimdi cezaevine gönderiliyor! Böyle hukuk devleti mi olur ya, böyle adalet mi olur! Neden 3 gün geç tutuklandı, neden 3 gündür beklendi anlamlandıramadım. Rasim Ozan Kütahyalı’nın tutuklanması hukuka tamamen uygundur! Kaçma ve delil karartma şüphesi vardır! Rasim Ozan Kütahyalı derhal serbest bırakılmamalı!
Avukat Cemil tweet media
Türkçe
121
117
913
58.8K
Av.Halil ibrahim Kebeşoğlu
Av.Halil ibrahim Kebeşoğlu@halil_hibrahim·
Atilla Taş/Türkiye Kararı, Selahattin Demirtaş/Türkiye (Büyük Daire) Kararı ve İmret/Türkiye Kararı doğrultusunda, bir kişinin silahlı terör örgütü üyeliği veya terörle bağlantılı suçlardan dolayı cezalandırılabilmesi için, söz konusu kişinin terör faaliyetleriyle bağlantısını ortaya koyan somut ve yeterli delillerin mevcut olması gerektiği kabul edilmektedir. AİHM içtihadına göre, terör örgütü üyeliği suçlamasının mahkûmiyetle sonuçlanabilmesi bakımından, kişinin terör suçları işlemiş olabileceğine ilişkin olguların, tarafsız bir gözlemciyi ikna edebilecek ağırlık ve yeterlilikte ortaya konulması zorunludur. Bu çerçevede, Türk Ceza Kanunu’nun 314. maddesinin uygulama alanı bakımından öngörülebilirlik sorunu taşıdığı; zira kimi durumlarda yasal faaliyetlerin dahi terör örgütü üyeliği kapsamında değerlendirilmesine imkân verecek ölçüde geniş yorumlandığı yönünde eleştiriler bulunmaktadır. Nitekim anılan hükmün uygulamasının, keyfî müdahalelere açık bir görünüm arz ettiği yönündeki değerlendirmeler, uluslararası insan hakları mekanizmalarının rapor ve kararlarında da yer almaktadır. Bu nedenle mahkemelerin, örgüt üyeliği suçunun oluşup oluşmadığını değerlendirirken; Yargıtay içtihatlarında da önem verilen “süreklilik”, “yoğunluk” ve “çeşitlilik” kriterlerini somut olay bazında ayrıntılı şekilde incelemeleri gerekmektedir. Öte yandan, Venedik Komisyonu tarafından yayımlanan görüşlerde de, TCK’nın 314. maddesinin uygulamada oldukça geniş yorumlandığına dikkat çekilmiş; bu durumun, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve Medeni ve Siyasal Haklara İlişkin Uluslararası Sözleşme kapsamında koruma altına alınan temel hak ve özgürlüklerin cezalandırma konusu yapılmasına yol açabildiği ifade edilmiştir. Nihayet, Yalçınkaya/Türkiye Kararı ve Yasak/Türkiye Kararı kararlarında da benzer hukuki değerlendirmelere yer verilmiş; bu kapsamda Türkiye aleyhine hak ihlali kararları tesis edilmiştir. Tüm bu gelişmeler birlikte değerlendirildiğinde, Türk yargısının, AİHM içtihatlarında ortaya konulan insan hakları standartları doğrultusunda, terör yargılamalarına ilişkin yaklaşımını yeniden gözden geçirmesi gerektiği yönündeki görüşlerin doktrinde ve uygulamada giderek ağırlık kazandığı söylenebilir.
Türkçe
0
0
0
41
Av.Halil ibrahim Kebeşoğlu
Av.Halil ibrahim Kebeşoğlu@halil_hibrahim·
Atilla Taş/Türkiye Kararı, Selahattin Demirtaş/Türkiye (Büyük Daire) Kararı ve İmret/Türkiye Kararı doğrultusunda, bir kişinin silahlı terör örgütü üyeliği veya terörle bağlantılı suçlardan dolayı cezalandırılabilmesi için, söz konusu kişinin terör faaliyetleriyle bağlantısını ortaya koyan somut ve yeterli delillerin mevcut olması gerektiği kabul edilmektedir. AİHM içtihadına göre, terör örgütü üyeliği suçlamasının mahkûmiyetle sonuçlanabilmesi bakımından, kişinin terör suçları işlemiş olabileceğine ilişkin olguların, tarafsız bir gözlemciyi ikna edebilecek ağırlık ve yeterlilikte ortaya konulması zorunludur. Bu çerçevede, Türk Ceza Kanunu’nun 314. maddesinin uygulama alanı bakımından öngörülebilirlik sorunu taşıdığı; zira kimi durumlarda yasal faaliyetlerin dahi terör örgütü üyeliği kapsamında değerlendirilmesine imkân verecek ölçüde geniş yorumlandığı yönünde eleştiriler bulunmaktadır. Nitekim anılan hükmün uygulamasının, keyfî müdahalelere açık bir görünüm arz ettiği yönündeki değerlendirmeler, uluslararası insan hakları mekanizmalarının rapor ve kararlarında da yer almaktadır. Bu nedenle mahkemelerin, örgüt üyeliği suçunun oluşup oluşmadığını değerlendirirken; Yargıtay içtihatlarında da önem verilen “süreklilik”, “yoğunluk” ve “çeşitlilik” kriterlerini somut olay bazında ayrıntılı şekilde incelemeleri gerekmektedir. Öte yandan, Venedik Komisyonu tarafından yayımlanan görüşlerde de, TCK’nın 314. maddesinin uygulamada oldukça geniş yorumlandığına dikkat çekilmiş; bu durumun, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve Medeni ve Siyasal Haklara İlişkin Uluslararası Sözleşme kapsamında koruma altına alınan temel hak ve özgürlüklerin cezalandırma konusu yapılmasına yol açabildiği ifade edilmiştir. Nihayet, Yalçınkaya/Türkiye Kararı ve Yasak/Türkiye Kararı kararlarında da benzer hukuki değerlendirmelere yer verilmiş; bu kapsamda Türkiye aleyhine hak ihlali kararları tesis edilmiştir. Tüm bu gelişmeler birlikte değerlendirildiğinde, Türk yargısının, AİHM içtihatlarında ortaya konulan insan hakları standartları doğrultusunda, terör yargılamalarına ilişkin yaklaşımını yeniden gözden geçirmesi gerektiği yönündeki görüşlerin doktrinde ve uygulamada giderek ağırlık kazandığı söylenebilir.
Türkçe
0
0
3
71
T24
T24@t24comtr·
🔴 Kanunsuz ceza ve geniş yorum yasaktır 📌 Silahlı bir örgüte üyelik iddiası geniş yorumların aksine, ikna edici delillerle ve makul şüphenin ötesinde bir şekilde ispatlanmalıdır. Kişinin hakkında mahkûmiyet kararı verilmesinde ve cezalandırılmasında; kanunların ve hukukun makul olmayan genişlikte veya kişinin kendisine yöneltilen suçlamalardan aklanmasını imkânsız hale getirecek biçimde sınırları aşan biçimde geniş yorumlanması yasaktır ✍️ Fikret İlkiz'in yazısı... t24.com.tr/yazarlar/fikre…
T24 tweet media
Türkçe
17
161
367
32.1K
Av.Halil ibrahim Kebeşoğlu
Av.Halil ibrahim Kebeşoğlu@halil_hibrahim·
HSK İkinci Dairesi, kamuoyunda "Balyoz/Ergenekon" olarak bilinen dosyalar kapsamında gözaltına alınıp tutuklanan, yapılan yargılama sonunda beraat eden ve bu işlemler nedeniyle açılan tazminat davalarında devletin tazminat ödemek zorunda kaldığı olayla ilgili sorumluluğu bulunduğu iddia edilen 23 hakim ve savcıya "rücu" edilmesi konusunda izin vermiştir. Hakkında verilen beraat kararı kesinleşen kişilerin, haksız tutuklama veya tutukluluk hâlinin devamı yönünde verilen kararlar nedeniyle uğradıkları zararların Devlet tarafından tazmin edilmesi hukuk devleti ilkesinin bir gereğidir. Bu kapsamda, ödenen tazminatın kusuru bulunan hâkimlere rücu edilmesi yönündeki uygulama, yargısal sorumluluğun güçlendirilmesi bakımından isabetli bir yaklaşım olarak değerlendirilebilir. Bununla birlikte, söz konusu uygulamanın yalnızca belirli dava veya kararlarla sınırlı şekilde hayata geçirilmesi, eşitlik ve objektiflik ilkeleri bakımından eleştiriye açıktır. Hukuki güvenliğin ve yargısal hesap verebilirliğin sağlanabilmesi için, benzer nitelikte hukuka aykırı tutuklama veya tutukluluğun devamı kararlarında kusuru bulunduğu tespit edilen tüm hâkimler yönünden aynı ölçütlerin uygulanması gerektiği kanaatindeyiz.
Türkçe
0
0
0
26
Av.Halil ibrahim Kebeşoğlu
Av.Halil ibrahim Kebeşoğlu@halil_hibrahim·
@t24comtr Savunma hakkı, süre tutularak şeklen yerine getirilecek bir usul işlemi değildir. Ek savunmanın 15 dakikayla sınırlandırılması, adil yargılanma hakkı ve meramını anlatabilme ilkesi bakımından ciddi tartışma yaratır.
Türkçe
0
0
0
19
T24
T24@t24comtr·
🔴 İBB davasında Murat Kapki'ye 15 dakika ek savunma süresi verildi: "Eşim, kayınpederim, çalışanlarım sanık ama Çetin Ayaz'la İsmail Kaan yok" "Osman Kaan kimlere para vermiş oğlunu kurtarmak için, anlatsın" t24.com.tr/haber/ibb-dava…
Türkçe
2
4
45
6.1K
Av.Halil ibrahim Kebeşoğlu
Av.Halil ibrahim Kebeşoğlu@halil_hibrahim·
Hakkında verilen beraat kararı kesinleşen kişilerin, haksız tutuklama veya tutukluluk hâlinin devamı yönünde verilen kararlar nedeniyle uğradıkları zararların Devlet tarafından tazmin edilmesi hukuk devleti ilkesinin bir gereğidir. Bu kapsamda, ödenen tazminatın kusuru bulunan hâkimlere rücu edilmesi yönündeki uygulama, yargısal sorumluluğun güçlendirilmesi bakımından isabetli bir yaklaşım olarak değerlendirilebilir. Bununla birlikte, söz konusu uygulamanın yalnızca belirli dava veya kararlarla sınırlı şekilde hayata geçirilmesi, eşitlik ve objektiflik ilkeleri bakımından eleştiriye açıktır. Hukuki güvenliğin ve yargısal hesap verebilirliğin sağlanabilmesi için, benzer nitelikte hukuka aykırı tutuklama veya tutukluluğun devamı kararlarında kusuru bulunduğu tespit edilen tüm hâkimler yönünden aynı ölçütlerin uygulanması gerektiği kanaatindeyim.
Türkçe
0
0
0
256
T24
T24@t24comtr·
HSK’dan 'Balyoz' kararı: Ödenen tazminat nedeniyle oluşan kamu zararı, 'FETÖ' mensubu eski hâkim ve savcılardan alınacak t24.com.tr/haber/hskdan-b…
Türkçe
72
39
112
135.3K
Av.Halil ibrahim Kebeşoğlu
Av.Halil ibrahim Kebeşoğlu@halil_hibrahim·
Evet, Ahmet Bey,bu söylediklerim o davalar için de aynen geçerlidir. Ben,kim olursa olsun uygulamaların hukuka uygun olmasını savunuyorum.Temel görüşüm şudur:Prof.Dr.Ali Kemal Yıldız hocanın da dediği gibi,"hukuk trenini bir kere raydan çıkarırsanız,nerede duracağını asla bilemezsiniz "
Türkçe
0
0
0
16
Av.Halil ibrahim Kebeşoğlu
Av.Halil ibrahim Kebeşoğlu@halil_hibrahim·
Cemil Bey,mesajda sdı geçeni sevebilir veya sevmeyebiliriz sma Anayasa m.38 çok açıktır: “Hiç kimse kendisini ve yakınlarını suçlayan beyanda bulunmaya zorlanamaz.” Cep telefonu şifresini açıklamaya zorlamak; kişiyi kendi aleyhine delil üretmeye mecbur bırakma sonucunu doğuruyorsa, bu durum susma hakkı ve kendini suçlamama güvencesi kapsamında değerlendirilmelidir. Temel haklar, kişiye göre değil; herkes için vardır.
Türkçe
3
0
2
721
Av.Halil ibrahim Kebeşoğlu
Av.Halil ibrahim Kebeşoğlu@halil_hibrahim·
Meslektaşıma katılıyorum. Eskiden bir dosyaya baktığınızda; delil durumu, yerleşik içtihatlar ve uygulama pratiği çerçevesinde az çok bir öngörüde bulunabilirdiniz. Bugün ise aynı konuda birbirinden çok farklı kararlarla karşılaşabilmek mümkün. Davaya bağlantılı Yüksek Yargı kararları sunulmasına rağmen aksine kararlara sıklıkla rastlanıyor.Örnek içtihatların rehberliğinden nedense faydalanılmıyor. Eski bir hâkim ve uzun yıllar ağır ceza mahkemesi başkanlığı yapmış uygulamadan gelen bir hukukçu olarak zaman zaman hukuki sürecin nasıl sonuçlanacağını öngörmekte zorlandığımız dosyalar oluyor. Oysa hukuk güvenliği yalnızca doğru karar verilmesiyle değil, kararların öngörülebilir olmasıyla da ilgilidir.
Türkçe
0
0
3
401
Av.Halil ibrahim Kebeşoğlu
Av.Halil ibrahim Kebeşoğlu@halil_hibrahim·
Geçmişte birçok haberinde masumiyet karinesini ve lekelenmeme hakkını yeterince gözetmediğini düşündüğüm gazeteci Alican Uludağ için de bugün adil yargılanma hakkını savunuyorum. Çünkü hukuk; sevdiğimiz, yakın hissettiğimiz insanlar için değil, herkes için gereklidir. “Hak ediyor ama…” diye başlayan cümleler hukuk devletini ayakta tutmaz. Bir gün hukuk herkese lazım olur. Bu nedenle adalet, amasız ve fakatsız şekilde herkes için istenmelidir.
Türkçe
0
0
0
19
DW Türkçe
DW Türkçe@dw_turkce·
Sosyal medya paylaşımları gerekçe gösterilerek 19 Şubat'tan beri tutuklu bulunan gazeteci Alican Uludağ hakkında açılan davanın ilk duruşması 21 Mayıs'ta Ankara'da görülecek Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Uludağ'ın serbest bırakılmasını talep etti 🔗 pepurl.com/p/5DpMx
DW Türkçe tweet media
Türkçe
7
62
220
11.5K
Av.Halil ibrahim Kebeşoğlu
Av.Halil ibrahim Kebeşoğlu@halil_hibrahim·
Yargı açısından en tehlikeli şey yalnızca hukuka aykırılık değildir; toplumun yargıya olan güvenini kaybetmesidir. Hakimler hakkında “dosya ilişkileri”, “eski büro bağlantıları” gibi iddiaların kamuoyunda konuşuluyor olması bile başlı başına ağır bir sorundur. Çünkü adalet yalnızca tarafsız olmak zorunda değildir; aynı zamanda tarafsız görünebilmelidir. Bu nedenle bu tür iddiaların süratle ve şeffaf biçimde araştırılması, yargı kurumunun itibarı açısından zorunludur.
Türkçe
0
0
1
392
AvAliDvrmAn
AvAliDvrmAn@AvAliDvrmAn·
Tarihin en kötü, en niteliksiz adliyesi CHP PM Üyesi, Anayasa Profesörü Şule Özsoy Boyunsuz: “Avukatlıktan hakimliğe geçenlerin eski bürolarıyla hâlâ irtibatta oldukları ve o bürolar üzerinden hakimlere dosyalar gittiği söyleniyor Bunlar HSK teftişi ile ortaya çıkarılmalıdır”
Türkçe
34
840
4K
103.1K
Av.Halil ibrahim Kebeşoğlu
Av.Halil ibrahim Kebeşoğlu@halil_hibrahim·
CMK’nın 93.maddesine göre kelepçe takılması istisnai bir tedbirdir. Ancak uygulamada, kaçma veya saldırı tehlikesi somut olarak ortaya konulmadan kişilerin kelepçeli şekilde gözaltına alınması sıradanlaştırılıyor. Masumiyet karinesi, insan onuru ve ölçülülük ilkesi; “önce kelepçe sonra gerekçe” anlayışını kabul etmez. Hukuk devleti, tedbirin de hukuk içinde uygulanmasını gerektirir.
Türkçe
0
0
0
250
Şamil Tayyar
Şamil Tayyar@samiltayyar27·
İBB ve Aziz İhsan Aktaş soruşturmaları esnasında paylaşılan görüntülere de itiraz etmiştim. Bunu da doğru bulmuyorum. Ne kadar nefret etsek bile bu kelepçeli görüntüleri, lekelenmeme hakkının istismarı olarak görüyorum. Çok yazık.
Türkçe
623
36
445
107.8K
Av.Halil ibrahim Kebeşoğlu
Av.Halil ibrahim Kebeşoğlu@halil_hibrahim·
Mesajda adı geçeni sevebilir veya sevmeyebiliriz ama Anayasa m.38 çok açıktır: “Hiç kimse kendisini ve yakınlarını suçlayan beyanda bulunmaya zorlanamaz.” Cep telefonu şifresini açıklamaya zorlamak; kişiyi kendi aleyhine delil üretmeye mecbur bırakma sonucunu doğuruyorsa, bu durum susma hakkı ve kendini suçlamama güvencesi kapsamında değerlendirilmelidir. Temel haklar, kişiye göre değil; herkes için vardır.
Türkçe
1
0
2
90
Emre Turkut
Emre Turkut@emreturkut·
Etme bulma dünyası, orası hakikat ama Rasim Ozan Kütahyalı’nın da temel hak ve özgürlükleri olduğu fikri insanımızın canını fena halde sıkıyor. Çoklarına kötü haber gibi gelecek ama ROK dahil hiçbir şüpheliyi telefon şifresini vermeye zorlayamazsınız. Konuyla teknik açıdan ilgilenenler şu yasal çerçeve ve doktrinlere göz atabilir: AY madde 38/6 self-incrimination, AY madde 20 gizlilik hakkı, TCK 243-4, CMK 134, 6698 sayılı KVKK, 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu, yeni Siber Güvenlik Kanunu, ABD ile karşılaştırmalı olarak 5th Amendment rights, compelled decryption of electronic devices, foregone conclusion doctrine.
Türkçe
2
6
25
3.5K
Av.Halil ibrahim Kebeşoğlu
Av.Halil ibrahim Kebeşoğlu@halil_hibrahim·
Basının haber alma ve verme özgürlüğü, hukuk devletinin vazgeçilmez unsurlarındandır. Ancak bu özgürlük; soruşturmanın gizliliğini, masumiyet karinesini ve lekelenmeme hakkını ortadan kaldıracak şekilde yorumlanamaz. Henüz yargılama başlamadan soruşturma içeriklerinin servis edilmesi, yalnızca ceza muhakemesi açısından değil; anayasal haklar bakımından da ciddi sorunlar doğurmaktadır. Hukuk devletinde kamuoyunun haber alma hakkı ile bireyin adil yargılanma hakkı arasında makul denge korunmalıdır.
Türkçe
0
0
1
487
Şamil Tayyar
Şamil Tayyar@samiltayyar27·
Rasim Ozan Kütahyalı’nın ifade tutanağı hayli kabarık. Tam 244 sayfa. Aslında tutanağın önemli kısmı sorular ve MASAK raporu kesitlerinden oluşuyor. Suç örgütü yöneticiliği, üyeliği, yasadışı bahis, dolandırıcılık ve suç gelirini aklamakla suçlanıyor. Etkin pişmanlıktan yararlanmak istememiş. Şirketinin bulunmadığını, yorumculuğunun yanısıra bireysel yatırımcı olduğunu anlatıyor. Hiçbiri suçlamayı kabul etmiyor, hesabındaki toplam 50 milyon lirayı aşan para hareketliliğini “kredi kartından düşük komisyonla çektirdiği paranın hesabına aktarılması” ve “ticari kredi” olarak açıklıyor. Tüm sorulara aynı şablonla cevap vererek, minder dışında güreşi tercih ediyor. Sonuç olarak. MASAK’ın raporu çok ayrıntılı ve açık bırakmayan titizlikle hazırlanmış. Kütahyalı profesyonelce cevap vermiş ama işi zor. Tahliyesini isterken eşinin hamile olduğunu, 12 yaşındaki kızlarının akran zorbalığına maruz kaldığını, eşinin bu yaşananlardan dolayı düşük riskinin bulunduğunu anlatmış. Özetle mevzu böyle.
Şamil Tayyar tweet mediaŞamil Tayyar tweet mediaŞamil Tayyar tweet media
Türkçe
303
76
463
168.4K
Av.Halil ibrahim Kebeşoğlu
Av.Halil ibrahim Kebeşoğlu@halil_hibrahim·
@t24comtr Keşke geçmişte de başkalarının temel hak ve özgürlükleri aynı hassasiyetle savunulabilseydi. Hukukun evrensel ilkelerine yönelik ihlaller karşısında sessiz kalınması hâlinde, bu ihlallerin ne zaman, kimi ve hangi biçimde etkileyeceğini öngörmek mümkün değildir.”
Türkçe
0
0
1
1.2K
T24
T24@t24comtr·
Rasim Ozan Kütahyalı: Eşim hamiledir ve her gün ağlamaktadır, düşük yapması ihtimalinden korkuyorum. Ayrıca 12 yaşındaki 2 kızım da 2 gündür akran zorbalığı yaşamaktadır. Çünkü medya benim haberlerimi yapmaktadır. Çoğu uydurma haberdir. Bir an evvel hamile olan eşime ve iki kızıma kavuşmak istiyorum t24.com.tr/gundem/hesabin…
T24 tweet media
Türkçe
198
14
88
117K
Av.Halil ibrahim Kebeşoğlu
Av.Halil ibrahim Kebeşoğlu@halil_hibrahim·
Bir kişinin gözaltına alınması ile kamuoyuna “suçlu” gibi servis edilmesi aynı şey değildir. Son dönemde bazı soruşturmalarda insanların kelepçeli şekilde kameralar önünde yürütülmesi, görüntülerin özellikle servis edilmesi ciddi bir sorun hâline geldi. Oysa ceza muhakemesinin amacı teşhir değil; adil yargılamadır. Kelepçe, ancak zorunlu hâllerde başvurulabilecek bir güvenlik tedbiridir. Görüntü vermek için kullanılan bir araç hâline getirilmesi hukuk devletiyle bağdaşmaz.
Türkçe
0
0
1
63
Yunus Emre Yaşar
Yunus Emre Yaşar@avemreyasar·
Sosyal medya fenomeni “Kadir Hoca” olarak bilinen Kadir Özkaraaslan, tahliyesinin ardından gözaltı sürecinde kendisine “lekeleme yürüyüşü” yaptırıldığını; sırf görüntü alınsın diye 10 adım ters kelepçeyle yürütülüp kayıt altına alındığını kendi YouTube kanalında anlatmış. Hukuk devletinde, masumiyet karinesi altındaki kişilerin suçlu algısı oluşturacak şekilde teşhir edilmesi; hiçbir zorunluluk yokken kelepçeli, hele ters kelepçeli biçimde yürütülmesi kabul edilemez. Hukuka güveni artırmak istiyorsak medyatik isimler üzerinden algı çalışması yapmak yerine samimi olmalıyız. Bu samimiyetin ilk adımı da insanlara ters kelepçe takmamak ve görüntülerini medyaya servis etmemekle başlar.
Türkçe
1
0
11
2.6K
Av.Halil ibrahim Kebeşoğlu
Av.Halil ibrahim Kebeşoğlu@halil_hibrahim·
“Soruşturmanın gizliliği” ilkesi, yalnızca şüpheliyi değil; adil yargılamayı ve hukuk devletini korur.Bu durum sevdiğimiz veya sevmediğimiz herkes için geçerli bir hukuk kuralıdır. Henüz iddianame dahi düzenlenmeden, emniyet ifadelerinin medya üzerinden servis edilmesi; -Masumiyet karinesini, -Savunma hakkını, -Soruşturmanın sağlıklı yürütülmesini, Ciddi biçimde zedelemektedir. Ceza yargılaması,medya üzerinden değil; somut dosya üzerinden ve mahkeme önünde yapılmalıdır. Soruşturma dosyasının içeriğini sızdıranlara TCK 285'i hatırlatmak isterim.
Türkçe
0
0
0
63
Av.Halil ibrahim Kebeşoğlu
Av.Halil ibrahim Kebeşoğlu@halil_hibrahim·
“Soruşturmanın gizliliği” ilkesi, yalnızca şüpheliyi değil; adil yargılamayı ve hukuk devletini korur. Henüz iddianame dahi düzenlenmeden, emniyet ifadelerinin medya üzerinden servis edilmesi; -Masumiyet karinesini, -Savunma hakkını, -Soruşturmanın sağlıklı yürütülmesini, Ciddi biçimde zedelemektedir. Ceza yargılaması,medya üzerinden değil; somut dosya üzerinden ve mahkeme önünde yapılmalıdır. İfadeyi sızdıranlara TCK 285'i hatırlatmak isterim.
Türkçe
0
0
0
365
Emrullah Erdinc
Emrullah Erdinc@emrullaherdinc·
🔴 Rasim Ozan Kütahyalı’nın Emniyet İfadesinin Ayrıntıları Ortaya Çıktı Yasa dışı bahis ve kara para soruşturması kapsamında gözaltına alınan Rasim Ozan Kütahyalı’nın emniyette verdiği ifadeden dikkat çeken bölümler ortaya çıktı. 📌 Kütahyalı, ifadesinde yalnızca WhatsApp kullandığını, diğer uygulamaları bilmediğini söyledi. 📌 “Lakabınız var mı?” sorusuna ise: “Medya ve siyaset dünyasında ismimin baş harfleri olan R.O.K olarak bilinirim” cevabını verdi. 📌 Adına kayıtlı herhangi bir şirket bulunmadığını söyleyen Kütahyalı, daha önce kurulmuş bir şirketinin de olmadığını belirtti. 📌 Dosyaya giren MASAK raporlarında ise Kütahyalı’nın hesabına farklı ödeme kuruluşları üzerinden milyonlarca liralık para transferi yapıldığı yer aldı. 📌 MASAK verilerine göre; SİPAY, ELEKSE, FZYPAY, Birleşik Ödeme, Faturamatik ve Paladyum Elektronik Para üzerinden 09.06.2021 - 03.06.2024 tarihleri arasında toplam 192 işlemde 35 milyon 201 bin 344 TL para girişi tespit edildi. 📌 Emniyetin yönelttiği soruda, bu para transferlerinin yasa dışı bahis gelirlerinin aktarılması veya katmanlaştırılması amacıyla kullanılıp kullanılmadığı soruldu. 📌 Rasim Ozan Kütahyalı ise ifadesinde söz konusu paraların kendi kredi kartlarını döndürmek amacıyla yaptığını öne sürdüğü işlemlerden kaynaklandığını savundu. 📌 Kütahyalı, “Kredi kartımdan para çekilip komisyon düşülerek tarafıma ödendi. Çok fazla işlem yaptığım için meblağ yüksek görünmektedir” dedi. 📌 Ayrıca ödeme kuruluşlarını tanımadığını ve bu şirketlerde hesabının bulunmadığını öne süren Kütahyalı, “Bu kuruluşların ne iş yaptığını nezarethanede diğer şüphelilerden öğrendim” ifadelerini kullandı. 📌 Soruşturma kapsamında MASAK’ın hazırladığı para transfer şemaları da dosyaya girdi. Şemalarda farklı kişiler ve hesap hareketleriyle bağlantılı para trafiği yer aldı.
Emrullah Erdinc tweet mediaEmrullah Erdinc tweet mediaEmrullah Erdinc tweet mediaEmrullah Erdinc tweet media
Türkçe
19
22
153
56.9K
Av.Halil ibrahim Kebeşoğlu
Av.Halil ibrahim Kebeşoğlu@halil_hibrahim·
Hakkında değerlendirme yapılan kişinin geçmişteki açıklamaları nedeniyle yoğun biçimde eleştirilmiş olması mümkündür. Ancak bu durum, kendisine yönelik hukuka aykırı uygulamaların meşrulaştırılması sonucunu doğurmamalıdır. Hukuk devleti ilkesinin temel gereği; kişi, düşünce ve kimlik ayrımı yapılmaksızın herkes bakımından usul güvencelerinin korunmasıdır. Temel hak ve özgürlükler, yalnızca toplumun sempati duyduğu kişiler için değil; herkes için geçerlidir. Bu yönüyle meslektaşımın değerlendirmesine katılıyorum.
Türkçe
0
0
0
82
🎙️ Muhbir
🎙️ Muhbir@ajansmuhbir1923·
Av. Mehmet Ruşen Gültekin: “Rasim Ozan Kütahyalı’nın gözaltı kararından başlayarak kelepçe takma işlemi olmak üzere yapılan tüm usul işlemleri usul hukukuna aykırıdır. Lekelenmeme hakkı ihlal edilmiştir.”
🎙️ Muhbir tweet media
Türkçe
37
1
36
8.7K