haluk polat

2.4K posts

haluk polat banner
haluk polat

haluk polat

@halukpolat

Müzik insanı. @LosObreross, @4Vokalofficial, @An_vokal, @YchorusOfficial,

istanbul Katılım Eylül 2009
1.3K Takip Edilen1.4K Takipçiler
haluk polat retweetledi
TKP
TKP@tkpninsesi·
Çocuklarımız için bir kez daha Cumhuriyet, Egemenlik ve Eşitlik! Ülkemizin en ileri kazanımlarına imza atan Türkiye Büyük Millet Meclisi 106 yıl önce bugün kuruldu. Bağımsızlık mücadelesine önderlik etti, saltanatı ve hilafeti kaldırdı, cumhuriyeti kurdu. Bu büyük atılımdan bugün eser kalmadı. Yurttaşlarımızın büyük bir yoksulluğun, eşitsizliğin, sömürünün kucağına itildiği, çocuklarımızın tarikatlara, gerici bir eğitim sistemine teslim edildiği, her gün işçi ve kadın cinayetlerinin gerçekleştiği bir ülkede ne halkın egemenliğinden ne de cumhuriyetten bahsedebiliriz. 23 Nisan’dan daha birkaç gün önce Şanlıurfa’da ve Kahramanmaraş’ta çocuklarımız ve öğretmenlerimizin karşı karşıya kaldığı saldırı ülkemizin içine düştüğü karanlığın boyutlarını göstermektedir. Uzun bir süredir ülkenin kurumları bir avuç patronun tüm zenginlikleri yağmalamasına, cumhuriyetin kazanımlarının tasfiye edilmesine, halk düşmanı politikaların hayata geçirilmesine yarayan bir oyun alanına dönüştürülmüştür. Bugün egemen siyaset ve meclis hiçbir biçimde emekçi halkımızı temsil etmemektedir. 23 Nisan’ın anlamı ise açıktır: 23 Nisan bağımsızlık, laiklik ve halkın kendi kendisini yönetme iradesidir. Çocuklarımızın yüzünün güldüğü aydınlık bir ülkedir. Bu ülkenin gerçek sahibi olan emekçiler kendi gelecekleri hakkında söz sahibi olacakları bir düzeni ve meclisi mutlaka kuracaktır. Eşitlikçi, özgür, bağımsız, aydınlık bir ülkeyi kuracağımıza olan inançla tüm halkımızın ve çocuklarımızın 23 Nisan’ını kutluyoruz.
Türkçe
6
274
543
38.8K
haluk polat retweetledi
soL Haber
soL Haber@solhaberportali·
soL’dan kamuoyuna açıklama *** Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığına bağlı Dezenformasyonla Mücadele Merkezi, Kahramanmaraş’ta öğrenci ve öğretmenlerin hedef alındığı saldırı sonrası açıkça soL Haber’in görselini kullanarak yalan haber iddiasında bulunmuş, soL’un “toplumsal kaos yaratmaya çalıştığını” öne sürmüştür. Öncelikle soL’un yalan olduğu söylenen haberinin kaynağı, doğrudan bölgede görev yapan eğitim emekçileri ve bölgedeki eğitim sendikası yöneticileridir. soL, olayın sıcaklığı ile dile getirilen bu iddiaya ihtiyatla yaklaşmış, iddiayı haberleştirirken resmi kurumların açıklamalarının aksi yönde olduğunu, bölgedeki kaynakların ise ısrarla söz konusu durumu dile getirdiğini aktarmıştır. Başkanlık, tüm yayıncılık geçmişi büyük bir özen ve titizlikle dolu olan soL’u hedef göstermek, yargı sopasıyla tehdit etmek yerine halkın resmi kanallardan doğru şekilde bilgilenmesini sağlama görevini yerine getirmelidir. Öte yandan Başkanlığın hedef gösterme tarzının “seçiciliği” de ayrıca dikkat çekicidir. soL’u asılsız şekilde hedef göstermeyi büyük bir kolaylıkla yerine getiren Başkanlığın, “Şanlıurfa’daki saldırganın olaydan bir gün önce gözaltına alınıp serbest bırakıldığını” yazan Sabah gazetesini işaret etmeyi “unutmuş” olması da gerçekten hayret vericidir. Tekrarlıyoruz, Başkanlık soL’u tehdit etmek ve asılsız iddialarda bulunmak yerine halkın resmi kanallardan sağlıklı bilgi alması görevini yerine getirmelidir. Okurlarımıza saygıyla…
Türkçe
35
481
1.2K
76.7K
haluk polat retweetledi
TKP
TKP@tkpninsesi·
Türkiye Komünist Partisi işçi sınıfının birlik, mücadele ve dayanışma günü olan 1 Mayıs’ta, Adana, Ankara, İstanbul ve İzmir olmak üzere dört ayrı merkezde miting düzenliyor. 1 Mayıs mitingleri işçi sınıfının kapitalist sömürüye ve emperyalist barbarlığa karşı devrimci ve cumhuriyetçi meydan okuyuşunu temsil edecek. 1 Mayıs'ta emekçiler sosyalizm ve cumhuriyet için toplanacak. İstanbul Kartal Meydanı- Saat 15.00 Ankara Anıtpark- Saat 15.00 İzmir Karşıyaka Demokrasi Meydanı- Saat 15.00 Adana İller Bankası Kavşağı- Saat 12:30
TKP tweet media
Türkçe
33
381
731
110.9K
haluk polat retweetledi
TKP
TKP@tkpninsesi·
TKP 1 Mayıs için çağırıyor Türkiye Komünist Partisi işçi sınıfının birlik, mücadele ve dayanışma günü olan 1 Mayıs’ta Adana, Ankara, İstanbul ve İzmir’de olmak üzere, dört ayrı merkezde miting düzenlemeye karar vermiştir. İşçi sınıfının kapitalist sömürü ve emperyalist barbarlık karşısında devrimci ve cumhuriyetçi bir meydan okuyuşun öncü gücü haline gelmesi bugünün ertelenemez temel görevidir. 1 Mayıs emekçi halkın bu görev doğrultusunda irade gösterdiği, enerji ve umut çoğalttığı, örgütlendiği bir gün olmadığı sürece anlamsızlaşmaya mahkumdur. Ne yazık ki, Türkiye’de 1 Mayıslar anlamsızlaşma tehlikesi ile karşı karşıyadır. Sendika konfederasyonlarının uzun yıllar boyunca 1 Mayısların kutlanması için gösterdiği çabayı yok saymak, hükümetlerin baskısı karşısında gösterdikleri kararlılığa karşı haksızlık yapmak niyetinde değiliz. Ancak bu emek ve mücadeleye gölge düşüren tutum ve davranışlar da yıllar içinde ne yazık ki kalıcılaştı ve 1 Mayıslarda belirleyici olması gereken işçi sınıfının bağımsız ideolojik ve siyasal kimliği iyice silikleşti. Konfederasyon ya da bağlı sendika yönetimlerinin siyasal tercihlerine kimse karışamaz. Ancak birleşik ve kapsayıcı bir 1 Mayıs düzenlemek doğrultusunda irade ortaya koyanların 1 Mayıs’ın evrensel ilkelerine uygun bir içerik hazırlamaları ve katılımcı örgütlere eşit mesafede durmaları gerekmektedir. Bütün çağrılarımıza, açıklamalarımıza, görüşmelerimize rağmen 1 Mayıslarda CHP ve bazen de DEM’li siyasetçilere konuşmacı olarak yer açılması, bazı kentlerde miting düzenleyicilerinin CHP seçim otobüslerini kürsü ve propaganda aracı olarak kullanması basit bir özensizliğin ürünü değil, Türkiye’de sendikal hareketin içine düştüğü durumla ilgilidir. Türkiye Komünist Partisi’nin CHP’nin 1 Mayıslara katılımından rahatsızlık duymadığı herhalde açık olmalıdır. Tersine, partimiz CHP’nin 1 Mayıslara daha büyük bir kitle ile katılmasını arzu etmektedir. Ancak TKP büyük bir ciddiyet, kararlılık ve yüksek katılımla parçası olduğu işçi sınıfının mücadele gününde, hangi gerekçeyle olursa olsun, kapitalist sömürü düzeni ve emperyalizmle sorunu olmayan siyasetçileri dinlemek ya da onların sahne şovlarını izlemek zorunda değildir. 1 Mayısların düzen partilerinin işçi sınıfının çıkarlarıyla ilgisi olmayan gündemlerine bağımlı hale getirilmesinin bir diğer sonucu Taksim Meydanı ile 1 Mayıs arasındaki tarihsel ilişkinin değer yitirmesidir. Taksim, Türkiye’de 1 Mayıs’ın ilk kez kitlesel ve merkezi olarak kutlandığı alandır. Bu alanda yüz binlerce emekçi toplanmış işçi sınıfının taleplerini dile getirmiş, halaylarla, türkülerle umut tazelemiştir. Diyarbakır'dan, Çukurova’dan, Trabzon’dan, İzmir ve Ankara’dan saatlerce yolculuğu göze alarak toplanan işçilerin oluşturduğu güçlü irade bir yıl sonra burjuvazinin kalleşçe provokasyonu ile kana bulanmış ve işçiler bu katliama 1978’de daha büyük bir kararlılıkla ve birleşik bir 1 Mayıs için Taksim’e akın ederek yanıt vermiştir. Bunun ardından gelen yasaklama ve baskı dönemlerinde Taksim doğal olarak bir mücadele alanına dönüşmüştür. Partimiz yıllar boyunca Taksim’in 1 Mayıs Alanı olarak işçi sınıfına açılması için sürdürülen mücadelenin parçası olurken, birkaç kez iktidarların yasakçı tutumunun örgütlü bir iradeyle delinebileceğini göstermiştir. Öte yandan 1 Mayıs’ın bir alan inatlaşmasına indirgenmesi, tam da iktidarların istediği bir olgudur. 1 Mayıs, işçi sınıfının enerji topladığı, çoğaldığı, kendine güven tazelediği ve toplumun diğer kesimlerinin işçi sınıfı gerçeğini bir kez daha gördüğü bir gün olmak durumundadır. Taksim gündeminin bağlamından kopması, giderek kimi popüler kişilerin “görüntü verme” işlemine dönüşmesi işçi sınıfının birlik, mücadele ve dayanışma ruhunu güçlendirmemektedir. Her yıl ortaya atılan ve sonrasında hakkı verilmeyen “Taksim kararlılığı” bir noktadan sonra inandırıcılığını yitirmekte, daha da önemlisi başka alanlarda düzenlenen eylem ve etkinlikleri peşinen değersizleştirmektedir. Taksim Meydanı’nın işçi sınıfına açılması konusunda iktidar üzerinde kurulacak sistematik baskı kadar, işçi sınıfının bu talebin karşısında durulamayacak bir siyasal ve toplumsal ağırlık kazanması da önem taşımaktadır. Taksim Meydanı, 1970’lerde, İstanbul’un değil, Türkiye’nin 1 Mayıs Alanı’ydı. Bugün bu yaklaşımın terk edilmesi, “teknik” zorluklarla değil siyasal ve ideolojik gerilemeyle açıklanmalıdır. Bu anlamda, 1 Mayıslarda önceliğimiz işçi sınıfının çıkarlarını temsil eden birleşik ve bağımsız bir kuvvetin vücut bulmasını sağlamak olmalıdır. Taksim’in bir daha sermaye tarafından işçi sınıfına kapatılamayacak bir biçimde yeniden kazanılması da ancak bu çabanın sonucu olarak mümkün olacaktır.

Böylesi bir birlik ise, protokol açıklamalarla, “biz Taksim’deyiz, herkese çağrımızdır” diye ilan edip 1 Mayıs’a kısa bir süre kala başka bir alanı miting adresi olarak göstererek sağlanamaz.

1 Mayıslar işçi sınıfın sözünün ve eyleminin sömürücü sınıflar dışında bütün topluma umut verdiği bir gün olmalıdır.

TKP’nin bütün çabası bu yöndedir.

Partimizin önümüzdeki yıllarda işçi sınıfının örgütlenmesine, siyasal ve toplumsal gücüne katkı koyacak, düzen partilerinin gölgesinden kurtulmuş ve alınan kararların arkasında durulacak birleşik ve kapsayıcı 1 Mayıslar için elinden gelen katkıyı koymanın yollarını arayacağından kuşku duyulmamalıdır.
 2026’da ise TKP, Türkiye’nin devrimci, yurtsever, cumhuriyetçi birikiminin ve en önemlisi işçi sınıfının öncü kesimlerinin 1 Mayıslarda boynunun bükük durmaması, tersine 1 Mayıs’ın hemen ertesinde daha büyük bir umut ve kararlılıkla mücadeleye devam etmesi için sorumluluk almaktadır. Benzer kaygı ve yaklaşımlarla hareket eden siyasi ve sendikal yapıları bu sorumluluğu paylaşmaya, dört merkezde düzenlenecek 1 Mayıslara aktif bir biçimde katılmaya çağırıyoruz.
TKP tweet media
Türkçe
31
495
889
134.8K
haluk polat retweetledi
TKP
TKP@tkpninsesi·
ABD ve İsrail kaybetti, direnen İran halkı kazandı! ABD ve İsrail’in İran’a yönelik 39 gün süren saldırısı, Trump’tan gelen “bütün bir medeniyet yok olacak” tehditlerine karşın 40. günde varılan ateşkesle şimdilik sonlandı. Sağlanan bu ateşkesin nedeni Trump’ın gözü dönmüş tehditleri değil, İran halkının zorbalara boyun eğmeyeceğini başta Trump ve Netanyahu olmak üzere tüm dünyaya göstermesidir. 28 Şubat'tan beri hiçbir sınır tanımadan İran halkının üzerine bomba yağdıran emperyalist haydut ABD ve soykırım suçlusu İsrail açıkça yenilmiş, savaşın başında dile getirdikleri hedeflerin hiçbiri gerçekleşmemiştir. İsrail ve ABD’nin yenilmez olduğu efsanesi bir kez daha çökmüştür. Bu, tüm dünya halkları için güzel haberdir. Şimdi, bu haydutların insanlığın başına yeni belalar açmaması için emekçilerin tüm dünyada ayağa kalkma zamanıdır!
TKP tweet media
Türkçe
9
458
922
29.4K
haluk polat retweetledi
Kemal Okuyan
Kemal Okuyan@OkuyanKemal·
Yıllarca komünistler için “evinizi, arabanızı elinizden alacaklar” yalanını attılar. Oysa komünistler barınma hakkının en temel hak olduğunu savundu yıllarca. 

Komünistlerin devletleştirme programı, büyük işletmeleri, sanayiyi, madenleri, bankacılık sektörünü vb. kapsar. Ve hiçbir yerde bunu gizlemezler. “Üretim araçlarında özel mülkiyeti” esas alan bir toplumsal sistemin yıkılacağını ilan ederler. 

Peki yurttaşların evine göz dikenler kimdir? Her şeyden önce insanları evsizliğe mahkum edenlerdir. Bugün milyonlarca kişinin evi zaten yok! Bir de emlağı bir yatırım aracı olarak görenler, onar onar, yüzer yüzen konut ve arsa alanlar var. Onlar şiştikçe daha fazla insan evsizleşiyor.

Komünistlerin devletleştirme programı, tüm toplumun beslenme, barınma, ulaşım, sağlık, eğitim, kültür, spor, dinlenme gibi temel ihtiyaçlarını sağlamaya dönük eşitlikçi ve refah üreten bir programdır.

Bir de holdingler için “kamulaştıranlar” var. Akbelen’de olduğu gibi. Köylere, insanların yaşam alanlarına zorla el koy, sonra özel şirketlere tahsis et, karşı çıkanları tutukla!

Sıkışınca da “komünistler evinizi elinizden alacak” diye yalan at!
Türkçe
21
532
1.6K
40.9K
haluk polat retweetledi
Kemal Okuyan
Kemal Okuyan@OkuyanKemal·
Mehmet Şimşek "Türkiye, küresel yetenek ve sermaye için yeniden bir çekim merkezi haline geliyor" demiş. Küresel sermaye denetimsizliğe, bastırılmış ve ucuz işgücüne, tepe tepe kullanacağı kamu kaynakları ve altyapıya, yüksek kâr ve ranta gelir. Eserinizle övünebilirsiniz!
Türkçe
3
219
578
11.9K
haluk polat retweetledi
TKP
TKP@tkpninsesi·
Bir Gün Daha Bekleme,
 TKP’ye Katıl! Değerli yurttaşlar, emeğiyle geçinen kardeşlerimiz; Hayatın karmaşası içinde çoğu zaman yorgunluk, kaygı ve umutsuzlukla savruluyor, durup düşünmeyi ihmal ediyoruz. Oysa sormamız gerek: Bu düzen kimin için işliyor, kimin sırtında yükseliyor? Biz bu hikâyenin neresindeyiz? Düşündünüz mü? 
İktidarlar ve sermaye sahipleri, milyonlarca asgari ücretliye neden daha iyi bir yaşam sunsun? Çarklar tıkır tıkır işlerken, kârlarına kâr katarlarken hayat pahalılığını niye dert etsinler?
Başımızdaki azınlık neden yıllarca emeğiyle yaşamış, bugün en düşük emekli aylığıyla geçinmeye çalışan yurttaşların derdiyle ilgilensin?
 Gençlerin işsizliği, umutsuzluğu kimin umurunda? İşsizlik yaygınken çalışanları daha kötü şartlara razı etmek kolay değil mi?
Kadınların aynı işte daha az ücret alması umurlarında mı? “Beğenmiyorlarsa gitsinler” demek onlar için yeterli değil mi? İşçiler, çiftçiler, öğrenciler, esnaf…
Bütün ülke sabahın köründen gecenin yarısına kadar çalışıyor, üretiyor. Ama en zengin %10, zenginliğin %70’ine el koyuyor. Geri kalan için insanlar birbirine düşüyor. Söyleyin, niye son versinler bu kardeş kavgasına? Şirketler büyürken, faizciler kazanırken; vitrindeki siyasetçiler zenginlere hizmet etmeyi sürdürüyor. Yoksullaşan emekçiler kimsenin umurunda değil. Ayağa kalkana dek de kimsenin umrunda olmayacak! Yalanlara, kirli propagandaya, demagojiye kulak asma.
Tehditlere, göz boyamalara boyun eğme. Emeğiyle yaşayanların mutlu, huzurlu ve güvende olmaya hakkı var. Bunun için birlikte mücadele edecekleri bir Parti de var. Doğruyu savunuyorsa, emekçinin yanında duruyorsa, mücadeleden kaçmıyorsa;
 TKP’ye katılmak, komünist olmak gerek! Aynı soruları soruyorsan, “Bu düzen değişmeli” diyorsan; 
Bir gün daha bekleme. Türkiye Komünist Partisi gönüllülerine katıl.
 Ülkemizi hak ettiği geleceğe birlikte taşıyalım.
Türkçe
14
354
644
24K
haluk polat retweetledi
Dr. Roberto Morales Ojeda
Dr. Roberto Morales Ojeda@DrRobertoMOjeda·
Siempre es un placer recibir al secretario general del Partido Comunista de Turkiye, Kemal Okuyan, quien nos visita para reiterar solidaridad en el contexto actual de amenazas del gob de EEUU. Intercambiamos también sobre iniciativas de apoyo material a nuestro país en el área de la salud.
Dr. Roberto Morales Ojeda tweet mediaDr. Roberto Morales Ojeda tweet mediaDr. Roberto Morales Ojeda tweet mediaDr. Roberto Morales Ojeda tweet media
Español
54
1.2K
1.4K
46.9K
haluk polat retweetledi
Kemal Okuyan
Kemal Okuyan@OkuyanKemal·
Dün Hande Fırat “İran’ın Damgan Semnan Eyaleti’nde bulunan Tahran ile Meşhet arasındaki Damgan kentinden Türkiye’ye doğru balistik füze ateşlendi. Balistik füze Irak ve Suriye’yi geçti, NATO ülkelerinin güvenliği için görevlendirilen ve Antalya açıklarında bulunan ABD gemisi tarafından vuruldu, parçası ise Hatay Dörtyol’da bulunan bir yazlığın yapay gölüne düştü.” diye başladı yazısına.

Oysa Hatay Dörtyol’a düşenin İran füzesi değil, onu vuran NATO savunma füzesinin parçası olduğu hemen ortaya çıkmıştı. Peki bu herkesin bildiği gerçeği neden Hande Fırat görmezden gelip, İran füzesinin Türkiye’ye düştüğünü yazdı? Ve bununla kalmayıp neden İran’dan fırlatılan füzenin hedefinin Türkiye olduğunu bir kesin hüküm olarak ilan etti?

Yazıya göre Ankara bu saldırıyı İran’ın emir komuta zincirindeki dağılmayla açıklama eğiliminde. Şimdilik…

Ne kadar ilginç değil mi?

Büyük ölçüde doğrudan yönlendirmeyle hareket eden, hele hele böylesi “güvenlik” konularında inisiyatif alamayacak olan iktidar medyasında iki taban tabana zıt görüş işleniyor ve hatta bu görüşler aynı mecrada yan yana, arka arkaya kamuoyuyla buluşuyor.

Bir kesime göre ABD ve İsrail Türkiye’yi savaşın içine çekmek için komplo kurmakta. Diğerleri ise İran’ın Türkiye’yi tehdit ettiğini ve bir noktada Türkiye’nin buna yanıt vereceğini söylüyor.

Aynı partinin, aynı iktidar bloğunun sonuçları on yıllara yayılacak bir konuda bu kadar farklı yönlere işaret etmesinin nedeni ne? 

Ya da bu blok hâlâ nasıl dağılmıyor?

E çünkü, bu başlıkta asla ve asla İsrail ile bir işbirliğini içine sindiremeyecek birkaç unsur dışında, iktidar yıllardır yaptığını yapıyor ve bütün olasılıkları elinde hazır tutuyor. Dolayısıyla bizim gibilerin aldığı ABD ve İsrail saldırganlığına karşı ilkesel tutumdan farklı olarak, “Türkiye’yi savaşa çekmek istiyorlar” diyenlerin önemli bölümü ABD ve NATO müttefikleriyle pazarlıkçı tutum için gerekli “direnci” oluşturuyor. Diğerleri ise kamuoyunun “İran da kırmızı çizgileri aştı” noktasına gelmesi için kaba propaganda makinesini canlı tutmakta.

ABD birbiriyle gerilim ve rekabet halindeki bütün müttefiklerini İran savaşına katmak için klavyenin tüm tuşlarına basmış durumda. Ama bu bölge, ABD’nin müttefiklerinden ibaret değil. Şu anda karşı konulamaz bir kuvvet gibi hareket eden “makine”nin yakıtı kibir, küstahlık, adaletsizlik ve öngörsüzlüktür. Dünyanın en kalitesiz yakıtıdır bu ve ne zaman nerede arıza vereceği bilinmez.
Türkçe
13
327
851
58.3K
haluk polat retweetledi
TKP
TKP@tkpninsesi·
Bu savaştan uzak durun! ABD ve ortağı İsrail, günlerdir İran’ı hedef alan saldırılarıyla başlattıkları savaşa ülkemizi de ortak etmek için harekete geçmiş durumda. Beşinci gününe gelinen savaşta, tüm teknolojik güç ve hava hâkimiyetlerine rağmen hiçbir ilerleme sağlayamayan ABD ve İsrail, çareyi savaşı genişletmekte arıyor. İran’ın içinden beşinci kol çıkarıp silahlandırma planlarının basına yansıdığı bir sırada, bugün İran’dan ateşlenip Türkiye’ye yöneldiği öne sürülen bir füzenin NATO savunma sistemlerince vurulduğu haberi gündeme geldi. Bu haberin ardından, Bakanlığın aksi yöndeki açıklamasına rağmen, tüm medyanın tek merkezden hareket ediyormuş gibi “İran’dan atılan balistik mühimmat Hatay’a düştü” şeklindeki açık çarpıtması ve NATO’nun, daha olayın ayrıntılarına dair hiçbir bilgi yokken “İran’ın Türkiye’ye saldırmasını kınıyoruz” açıklaması büyük bir tuzaktır. AKP iktidarını uyarıyoruz. Ülkemizi, büyük bir provokasyona imza atarak İsrail ve ABD'nin yanında bu savaşın parçası kılma çabalarına geçit vermeyeceğiz. Bir kez daha ilan ediyoruz: Halkımızın ve ülkemizin güvenliğine yönelik en büyük tehdit dünyanın en büyük terör örgütü olan NATO ve ABD’dir. NATO üsleri derhal kapatılmalı, ülkemizdeki ABD askerleri bir an önce kapı dışarı edilmelidir.
Türkçe
20
714
1.7K
62.4K
haluk polat retweetledi
Kemal Okuyan
Kemal Okuyan@OkuyanKemal·
İsrail ve ABD İran’a saldırıyor. “Bizimkiler” 28 Şubat açıklamaları yapıyor. İsrail ve ABD İran’a saldırıyor. “Bizimkiler” “Ramazan’da laikliği savunamazsınız” demeye getiriyor. İsrail ve ABD İran’a saldırıyor. “Bizimkiler” henüz bir şey demediler ama “tarafları itidale davet etmeye” hazırlanıyor. Ve ülkemizdeki ABD üsleri 7/24 İran’a karşı istihbarat toplarken laikliği, cumhuriyeti savunanlara “dinsiz” suçlaması yapılıyor. Bir arpa boyu yol gitmediler. Soğuk Savaş’tan bu yana değişen bir şey yok.
Türkçe
28
618
2.4K
76.9K
haluk polat retweetledi
TKP
TKP@tkpninsesi·
Kahrolsun Emperyalizm! Kahrolsun Siyonizm! Topraklarımızın ABD haydutluğu için kullanılmasına izin vermeyeceğiz. NATO üsleri derhal kapatılmalıdır! 📌28 Şubat saat 16:00 📍İzmir Buca Nato Üssü Önü @IzmirTkp
TKP tweet media
Türkçe
6
230
638
25.8K
haluk polat retweetledi
TKP
TKP@tkpninsesi·
Kahrolsun emperyalizm, kahrolsun siyonizm Haydut devlet ABD ve soykırımcı İsrail’in İran’a yönelik yeni saldırısı bugün başladı. Bu saldırı sadece İran’ı değil, ülkemiz de dahil olmak üzere bütün bölge halklarını hedef almakta ve tehdit etmektedir. Gelinen noktada ülkemizin bu saldırıların üssü olarak kullanılması akıldan bile geçirilmemelidir. Ülkemizdeki ABD üsleri bir an önce kapatılmalı, topraklarımızdan ABD ve İsrail’e verilen istihbari destek derhal sonlandırılmalıdır. Bugün insanlık için bir test günüdür. Bu barbar saldırının karşısında ikircikli bir tutum almak, söze “ama İran” diye başlamak ABD ve İsrail saldırısına destekçilik anlamına gelmektedir. TKP, bu emperyalist saldırıya karşı İran halkının yanındadır. Bu saldırı durdurulmalı, bu haydutluk püskürtülmelidir. İran halkı kazanacak, emperyalizm kaybedecek!
Türkçe
47
795
1.8K
80.3K
haluk polat
haluk polat@halukpolat·
Tam da budur!
Mehmet Kuzulugil@MehmetKuzulugil

Boğaziçi Üniversitesi'nde "türbanlılara zulmedildiği" bir palavradır. Söylenen buysa sorun yok. Ama eğer söylenen üniversitenin geçmiş yönetimlerinin pek özgürlükçü oldukları, üniversitenin gerçek akademik özgürlüğü ve yaratıcı düşünceyi desteklediği, bunun bir parçası olarak 28 Şubat'ın "Bebek'e" uğramadığı filansa geçiniz... İyi halt ettiniz denilebilir sadece. Üstün Ergüder, anılarında kendisiyle de kısa bir süre çalışıp emekli olmuş Prof. (EVET YA!) Metin Balcı'yı "eski kafalı" diye anar. Pek emeği geçmiştir ona göre ama gelişmenin de önünde artık engel olmaya başlamışken emekli olmuştur. Metin Balcı, Ülkücü babalar operasyonunun sabotajcısı Emniyet Müdürü Şükrü Balcı'nın kardeşidir. İktisat Fakültesi'nde prof olmuş olması bir utanç şahikasıdır. İngilizcesi yoktur. İktisat bilgisi sıfırdır. Polislikten akademiye geçmişliği her haliyle ortadadır. Okulu yılllarca yönetmiştir. Polis BÜ'ye uzun bir dönem girmemiştir (ki bu da ara sıra yapılan operasyonları unutan bir yorum) çünkü zaten rektörün genel sekreteri polistir! Boğaziçi'nin liberalliği tam olarak Amerikan tarzı liberalliktir. Kendi dolabını bildiği gibi çeviren, mafya artığı polisleri yönetici yaparken hiç sıkılmayan, solculara "amaan, bizde bi şey olmaz" diyerek katlanan, bunu yaparken 1985'teki TKP operasyonunda olduğu gibi, polise doğrudan elden odada öğrenci teslimatı yapan, Uluslararası İlişkiler gibi bölümleri CIA'in Reqruitement Office'ine yakışır "enternasyonel" nitelikli tiplerle dolduran, en sonunda da her türlü yobazlığı ve islamcı militanlığı çoğulculuk zırvasıyla sineye çekip sıvazlayan bir liberalizm. Asr-ı saadetimiz Üstün Ergüder'e kaldıysa... El faatihaaa...

Türkçe
0
2
9
367
haluk polat retweetledi
Kemal Okuyan
Kemal Okuyan@OkuyanKemal·
Epstein rezaleti, öyle bir grup sapkının marifeti değildir. Karşımızda tepeden tırnağa çürümüş bir burjuva sınıfı vardır. Patronlar, siyasetçiler, üst düzey bürokratlar, iliştirilmiş aydıncıklar kendilerinden başka kimsenin giremediği mekanlarda yarattıkları lağımın içinde kendilerinden geçmiş, küçücük çocukları bu korkunç ortama sürükleyip onların hayatını çalmıştır.

Kapitalizm budur. Şu unutulmasın: İşçi sınıfı devirmek zorunda olduğu sömürücü sınıfa “itibar” vermekte, ona hiç değilse siyasi-ideolojik bir anlam yüklemektedir. Yoksa dünyanın her yerinde bu asalak sınıfın, insanlığın onca yıllık serüveninin ardından ortaya çıkmış bir cerahattan öte bir kıymeti yoktur.
Türkçe
35
719
2.3K
90.8K
haluk polat retweetledi
José Martí Küba Dostluk Derneği
Dünyanın haydutu ABD, Küba’da soykırım istiyor! Tam petrol ablukası için ülkelere tarife şantajı ABD Başkanı Trump Küba’ya doğrudan ya da dolaylı petrol satışı yapan veya insani yardım kapsamında petrol sağlayan ülkelere ek gümrük vergileri getirecek kararname imzaladı. ABD’nin Küba’ya 65 yıldır uyguladığı abluka şimdi Küba’da soykırım uygulama tehdidi aşamasına girdi. #Cuba 🇨🇺 #Küba 🇨🇺 #Revolución ✊ #67AñosEnRevolución #100AñosConFidel #Fidelle100Yıl #CubaNoEstaSola #CubaEsCoraje #HonorYGloria #CubaEsSolidaridad @siempreconcuba @Embacuba_Turqui @CubaMINREX @PresidenciaCuba @DiazCanelB haber.sol.org.tr/haber/dunyanin…
Türkçe
0
63
150
12.8K
haluk polat retweetledi
TKP
TKP@tkpninsesi·
Ülkemizin içine düştüğü ağır karanlığa, yoksulluğa isyan eden tüm dostlarımıza bir kez daha çağrı yapıyoruz: Yarın hep birlikte Ankara’da buluşalım. Gelin, TKP’nin mücadelesine, hepimizin ortak kavgasına omuz verin. Bu karanlığı hep birlikte sonlandırıp ülkemizi aydınlık günlere taşıyalım. Yarın saat 15.00’te, Ankara’da görüşmek üzere.
TKP tweet media
Türkçe
0
205
484
16.3K
haluk polat retweetledi
Kemal Okuyan
Kemal Okuyan@OkuyanKemal·
Söylenecek çok şey var. Söyleyeceğiz de. Ancak hemen vurgulanmalı ki, AKP “İsrail tehdidi”ni fark etti, bu tehdidi İsrail ve ABD’ye istediğini vererek savuşturma yoluna gitti. Trump emperyalist bir hayduttur, işleri tüccarca çözmek gibi bir tarzı da var. Bizimkiler de yıllar önce tüccar zihniyetiyle yöneteceğiz diyerek iktidara gelmişti. Kolay anlaştılar. SDG’nin ABD ve İsrail’e vereceğinden daha fazlasını verdiler.

Suriye, ülkenin güneyini İsrail’e açan, Lübnan Hizbullah’ına karşı İsrail ve ABD ile işbirliği yapan HTŞ’ye bırakıldı. AKP açısındansa Jolani ekibi aynı zamanda bir “rejim ihracı” anlamına gelmektedir. Türkiye’nin laik kesimleri içinde bu rejim ihracından çok heyecanlananlar olduğuna hiç şaşırmadık. Tutarlı bir program olmayınca, Amerikancılıktan, İsrail yanlılığından, Kürt düşmanlığından arınmak kolay olmuyor.

TKP açıklamasında “Suriye’de laikliği savunanlar Türkiye’de Şeyh Said’e, Türkiye’de laikliği savunanlar Suriye’de cihatçılara sahip çıkıyor” denmişti. Acı ama durumun özeti budur.

AKP Suriye’ye “rejim ihraç etti”. Ama bu aynı zamanda “ithal” edilecek bir siyasal, ideolojik, kültürel projedir ve arka planında güçlü bir ekonomik temele sahiptir. Suriye’nin geleceğine Suriyeliler karar verir. Doğru budur. Ama Suriye’nin geleceğine Suriyeliler karar vermedi. Suriye, bir paylaşım kavgasına sahne oldu ve bu kavgada “kazanan” güçler şimdilik eski sicili kendisine her an hatırlatılabilecek uysal terörist Jolani’yi Suriye valisi ilan ettiler. Öyle bir vali ki, düne kadar Kürtlerin hamiliğine soyunan İsrail ve ABD’den sonra Erdoğan’a bile “biz varken kimse Kürtlerin kılına dokunamaz” deme olanağı veriyor! Suriye derslerinde ABD emperyalizmi var, İsrail var, Yeni-Osmanlıcılık var. Ama dersler Suriye ile sınırlı değil. Kimlik siyasetinin nasıl bir çıkmaz yol olduğu görüldü. Amerikancılığın sadece bir avuç sömürücüye fayda getiren bir felaket anlamına geldiği de… 

Bir başka ders, bütünlüklü olmayan bir Cumhuriyetçiliğin her fırsatta patlayacağı… Filistin meselesinde patladı, Suriye’de patladı. Aslında NATO ve benzer konularda da bir karmaşa var.

Bu nedenle Cumhuriyetçiler cesurca tartışmalı ve gerekiyorsa ayrışmalıdır. Bugün ABD, İsrail, İngiltere, AKP, Suudi Arabistan tarafından uzlaşılan Suriye projesine sırf SDG devre dışı kaldı diye selam çakanların Cumhuriyetçi değerlerle hiçbir ilgisi olamaz. Yol yakınken Bahçeli, Erdoğan ve Öcalan tarafından şekillendirilen Yeni-Osmanlı projesine eklemlensinler (hâlâ bunu yapmadılarsa).
Türkçe
28
371
952
102.7K
haluk polat retweetledi
TKP
TKP@tkpninsesi·
Hangi çocuk ne isterse yemeyi hak etmez ki? Beslenme çantasını hazırlarken iki defa düşünen aileler için: TKP 1 Şubat'ta meydan okuyor!
Türkçe
9
412
843
33.4K