Hilal retweetledi
Hilal
421 posts

Hilal retweetledi

Bir insanın kedisi köpeği hayvanı için o benim yavrum, kızım, oğlum demesi, ben onun annesiyim - babasıyım demesi kişiyi “deli, anormal, psikolojik olarak rahatsız” yapmaz. Kişinin o canlıyla bir bağ, bir sevgi, şefkat, merhamet, bakım ilişkisi kurduğunu gösterir ve bu hitaplar bu ilişkinin sözlü ifadesidir.
İnsanlar zaten evlerine aldıkları, bakımını üstlendikleri canlılara böyle bir yakınlık duydukları için bunu yapıyorlar. Bu insanlar delüzyonda değil, bu hitapları bir başka canlıya bir bakım - sorumluluk ifadesi olarak söylüyorlar.
Biri ben köpek annesiyim deyince kendini köpek sanmıyor. Ya da biri sen benim çocuğum var deyince cevap olarak benim de köpeğim var deyince senin çocuğuna köpek demiş olmuyor. Benim de bir bağ - bakım verme ilişkisinde olduğum bir varlık var diyor. Bu senin çocuğunla ilişkini değersizleştirmiyor, çocukla köpeği bir hiyerarşiye koymuyor.
İnsanların çocuk yapacağı varsa yaparlar, köpekleri kedileri var diye çocuk yapmamazlık etmezler zaten. Yok ben zaten çocuk istemiyorum kedi köpekle mutluyum diyene de zorla hayır kedi köpekle olmaz diye çocuk yaptırmayın zaten?
Ben evdeki kedime köpeğime oğlum - kızım demesem, müdür desem ne yapacaksınız çalışma bakanlığından inceleme mi başlatacaksınız o müdür değil, müdürse nerde iş kontratı diye. İdrak seviyemizi 7 yaş üstüne çıkarmaya gayret edelim. İnsanları rahat bırakalım.
Türkçe
Hilal retweetledi

Madencinin cebinde günlerdir eşinin verdiği pazar listesi. Alamadım diyor. 3 çocuğum var açız diyor.
#HakkımıVerDorukMadencilik

Türkçe
Hilal retweetledi

Hilal retweetledi

Valiliklerin belediyelere verdiği talimat doğrultusunda sokak köpekleri toplanıyor. Çoğu barınak kapasitesi yeterli olmadığı için korkunç yöntemlerle itlaf ediliyor. Yıllardır mahallelerde yaşayan mahallelinin tanıdığı sakin zararsız köpekler de buna dahil. Korkunç bir katliam var. Yapmayın etmeyin diyenlere, gidin köpekleri barınaktan sahiplenin deniyor. Bir izleyicimiz mahallenin köpekleri toplanınca gidip bu köpekleri barınaktan sahiplenmek istemiş, işte başına gelenler:
Evimizin çevresinde yaşayan, 2’si kısır, 1’i anne olmak üzere 3 yetişkin ve 4 yavru köpek vardı. Hepsi son derece zararsız, korkak ve sevecen hayvanlardı. Mahalle esnafı ve çevredeki pek çok kişi gibi biz de düzenli olarak mama ve su veriyorduk. Ancak bölgemizden gelen şikayetler üzerine bu köpekler belediye ekipleri tarafından toplandı.
Normal şartlarda evimizde bir köpeğimiz olduğu ve 7 aylık hamile olduğum için ikinci bir köpek sahiplenmek için uygun bir zaman değildi. Ancak bu hayvanların durumuna kayıtsız kalamadık çok alışmıştık onlara. Birini kendi evimize ikinci köpek olarak birinini de anneme köydeki evimizin bahçemize ikinci köpek olarak sahiplenmek istedik. Yavruların başkaları tarafından da sahiplenilme şansı biraz daha yüksek olabileceği için yetişkin köpeklerden iki tanesine yuva olalım dedik. Zaten kısır olmayan köpekleri de vermek istemediler.
Köpekler Cuma günü toplandı, Pazar günü ziyaret günüymüş pazar ziyaret edebildik. Parvo ve distemper gibi ciddi hastalıkların bulaşmasından endişe ettiğimizi hem bu köpekleri hem de evimizdeki ve bahçedeki köpeklerimizi korumak istediğimiz için bir an önce barınaktan çıkartmak istememize rağmen, sahiplendirme günlerinin yalnızca Çarşamba ve Perşembe olması sebebiyle bu mümkün olmadı.
Çarşamba sahiplenme için gittiğimizde Ankara Valiliği’nin aldığı bir karar doğrultusunda, apartman dairesinde yaşayan kişilerin yalnızca tek bir köpek sahiplenmesine izin verildiği belirtildi. Benim üzerime kayıtlı bir köpek olduğu için benim sahiplenmeme izin verilmedi, aslında iki köpek çıkartmak istiyorduk ama eşimin üzerine tek bir köpek sahiplenebildik.
Ayrıca, apartmanda köpek beslenmesine izin verildiğine dair apartman yöneticisinden imzalı ve kaşeli bir belge talep edildi. Diğer köpeğin annemin köydeki bahçesinde kalacağını söyledik, annemin üzerine sahiplenmeye çalıştık ama onun da ikameti apartmanda olduğu için onun apartman yöneticisinden de belge istendi. O belgeyi sağlayamadık. Köydeki bahçeli evin tapusu vs kabul edilmedi. Sonuç olarak iki köpek kurtarmaya çalıştık ama bir tane kurtarabildik.
Tüm bu süreçler, sokak hayvanlarına yuva olmak isteyen kişiler için ciddi bir engel teşkil ediyor. Eğer amaç hayvanların sokağa geri bırakılmasını önlemekse, zaten sahiplendirme sırasında hayvanlara takılan çip sahiplenen kişinin üzerine veriliyor ve sokağa terk edilmesi durumunda ciddi para cezası var.
Bu noktada şu soruyu sormadan edemiyoruz: Aynı belgeler ve kısıtlamalar, petshoplardan ücret karşılığı hayvan satın alan kişiler için de geçerli midir? Onlara da üzerinizde kayıtlı başka köpek var mı diye soruluyor mu, onların apartman yöneticisinden de kaşeli apartmanda köpek beslenebilir belgesi isteniyor mu?
Belediyeler bir yandan sokak hayvanlarını toplarken, diğer yandan barınaktan sahiplenmeyi bu kadar zorlaştırdığında, bu hayvanların geleceği bizi korkutuyor. Personel ilgili ve kibardı ama valilik kararı sebebiyle ellerinden pek bir şey gelmiyor. Kafeslerde tıklım tıkış beton üzerinde bulaşıcı hastalıklar arasında hayvanlar yaşamaya çalışıyor.
Bu yapılanların vebalinin çok büyük olduğunu, köpeklerin bu acımasızlığı hak etmediğini düşünüyorum.
Türkçe
Hilal retweetledi
Hilal retweetledi
Hilal retweetledi
Hilal retweetledi

set çalışanları sizden daha fazla emek veriyor ama sizin aldığınız haftalık milyon paraların çeyreğini bile alamıyorlar üstelik senin o kadar olayın varken para kazanmaya devam edebiliyorsun yat kalk şükür et mızmızlanacağına
Anonim Muhabir@anonimuhabir
Uraz Kaygılaroğlu, oyunculuğun zorluğundan bahsetti: “Dizi çekmek çok zor iş, kolay değil. Haftada 5-6 gün, 12 saat oradasın. 120 kişi bir evin içerisinde nefes alanı yok. Akşam eve gidiyorum, uyuyorum, kalkıyorum, tekrar oraya geliyorum. Arada hayatımı da devam ettirmem lazım.”
Türkçe
Hilal retweetledi
Hilal retweetledi

Hilal retweetledi
Hilal retweetledi
Hilal retweetledi

Hilal retweetledi




























