Hüseyin Naim Güney
19.2K posts

Hüseyin Naim Güney
@hnagy52
Araştırmacı Yazar

Ordulu gençlerin emeğinin ürünü #İzlemDergi’de bu ay kişisel anılarımdan yakın tarihe uzanan kapsamlı bir söyleşi yaptık. İlk 2 sayfasını paylaştığım söyleşinin tümü (7 sayfa) izlemdergi.com adresinde pdf olarak yer aldı. Emek verenleri içten teşekkürlerimle kutluyorum.









Seni kitap okuyan insanlarla tanıştıracağım. Hayat, ancak böyle insanlarla bir araya geliyorsan yaşanmaya değer olur. Jack London

Avrupa’nın en üst düzeyinden gelen açıklamalar ve sahadaki gelişmeler artık Türkiye'nin, Batı için bir ortak değil, denetlenmesi gereken bir güç olarak görüldüğünü ortaya koyuyor. Bu yaklaşım yeni değildir, tarihsel bir sürekliliğin bugünkü yansımasıdır. AB kendi içinde kırılganlaşırken, dünya çok kutuplu bir düzene kayıyor. Böyle bir ortamda Türkiye ya edilgen bir çevre ülke olacak ya da kendi jeopolitik gücüne dayanarak bağımsız bir strateji kuracak. Bu yazım Avrupa’nın zihniyetini, Doğu Akdeniz’deki fay hatlarını ve Türkiye’ye yönelik sistematik baskıyı analiz ederken, özellikle 23 Nisan gibi bizler için çok kritik ve tarihi değeri olan bir günde İngiltere ile imzalanan stratejik ortaklığın taşıdığı riskleri de sorguluyor. open.substack.com/pub/mavivatan/…






1946 yılında İngiliz hükümeti, ülkedeki her çocuk için ücretsiz okul sütü uygulamasını başlattı. Beş yaşından on beş yaşına kadar, her okul günü çocuklara üçte bir pint (yaklaşık 190 ml) süt veriliyordu. Süt tam yağlıydı. Doğrudan İngiliz süt çiftliklerinden geliyordu. Küçük cam şişelerde, üzeri folyo kapaklı şekilde okul kapılarına bırakılıyor, metal kasalar içinde bekliyordu. Hava sıcak olduğunda teneffüse kadar güneşte kalıyor ve hafif tuhaf bir tat alıyordu—bugün bile bir nesil İngiliz yetişkinin rahatsız edici bir netlikle hatırlayabildiği bir tat. Okul sütüyle büyüyen nesil, antropometrik ölçümlere göre kaydedilmiş en sağlıklı İngiliz çocuk nesli oldu. Ortalama boy uzadı. Kemik yoğunluğu arttı. Şekerli gıdalara rağmen diş sağlığı iyileşti. Okul çağındaki çocuklarda demir eksikliği azaldı. Sağlık Bakanlığı’nın savaş sonrası tuttuğu büyüme verileri, süt programının başlamasıyla birebir örtüşen, her yıl düzenli ve ölçülebilir bir iyileşme gösterdi. 1971 yılında, dönemin Eğitim Bakanı Margaret Thatcher, yedi yaş üzerindeki çocuklar için ücretsiz süt uygulamasını kaldırdı. Gazeteler ona “Süt Hırsızı Thatcher” lakabını taktı. Yoğun şekilde eleştirildi. Ama kararını değiştirmedi. Sütsüz büyüyen sonraki nesil, kendinden önceki nesle göre ölçülebilir şekilde daha az sağlıklıydı. Bunu büyüme grafikleri gösterdi. Diş kayıtları gösterdi. Askerlik sağlık kontrolleri (yapıldığı sürece) bunu ortaya koydu. Sütün sağladığı şey—kalsiyum, D vitamini, A vitamini, tam amino asit profili, konjuge linoleik asit ve büyüyen bir iskeletin genetik potansiyeline ulaşması için gerekli yağda çözünen besinler—artık sabah teneffüsünde folyo kapaklı cam şişelerle gelmiyordu. Yerine, çoğu zaman hiçbir şey gelmedi. Ya da meyve suyu kutuları geldi. Ya da 1990’larda okul koridorlarında beliren otomat makinelerinden alınan cips paketleri. Süt içen nesil bugün yetmişli ve seksenli yaşlarında. Ortalama olarak, kendilerinden sonra gelen nesilden daha uzun boylu, daha güçlü kemik yapısına sahip ve daha uzun ömürlüler. Süt sihirli değildi. Süt, sadece süttü. Ama vücudun ihtiyaç duyduğu şeyi, ihtiyaç duyduğu zamanda sağlıyordu devletin bir dönem kabul ettiği bir maliyetle. O maliyet ortadan kaldırıldığında, ödenen bedel çok daha yüksek oldu. @SamaHoole den 👏







