Herkes farklı şekilde tükeniyor hayatta. Kimi doğru insanı beklerken, kimi yanlış insana katlanırken. Ve herkes bir şeylerin bedelini ödüyor. Bazen seçimlerinin, bazen seçemediklerinin.
Bazı insanlar evine dönmüş gibi hissettirir. Her şey yerli yerindeymiş, senin kurulu düzenin buymuş ve hep oranın özlemini çekmişsin gibi. Tanıyorsun görünce yani. Zaten evini nerde görsen tanırsın.
Hiç kimsenin ilgisine ihtiyaç duymadığın gün olgunlaşırsın, hiç kimseden beklentiye girmediğin gün yara almazsın ve hiç kimseye bağımlı kalmazsan kazanırsın.
Alt tarafı bir çiçek koklayıp bir hayvan sahiplenip bir kaç insan tanıyıp bir yar sevip gidecektik bu dünyadan nasıl kötü bir zamana denk geldi ömrümüz.
Sahip olduklarınla değil, dokunduğun hayatlarla hatırlanacaksın. Birine ilham vermek, bir kalbi iyileştirmek, bir hayatı değiştirmek, bunlar asıl mirasındır.
İnsan belli bir süreden sonra kimseyi istemiyor hayatında. Bazı şeyler yaşanıyor ve insan öğreniyor, yoruluyor. Kendinle kalmaktan korkmuyorsun. Yalnızlığın verdiği olgunluğu yaşıyorsun. Kimseye vakit ayırarak kafanı yormak istemiyorsun. Yalnızlığın samimiyetine sığınıyorsun.
Kendi sınırlarını çiz. Varlığını değersizleştiren insanları hayatından çıkar. Sana sadece ihtiyacı olduğunda gelenleri değil, gerçekten seninle olmak isteyenleri seç. Yarım kalanlara dönüş yapma, tükenmiş olanı canlandırmaya çalışma .