
..🇹🇷
101 posts








EN KÖTÜSÜNE HAZIR OLUN Şu son bir aydır sizinle bu köşede ABD ve İsrail’in İran’a yönelik savaşa nasıl hazırlandığını ve nasıl yürüteceğini derinlemesine konuştuk. Hatta ortada hiçbir mesele yokken yılbaşından hemen sonra Netanyahu’nun Trump’ı İran’a saldırtacağını dahi söylemiştim. Geldiğimiz noktada ben bu satırları yazarken ABD, İsrail, İran, Katar, Kuveyt, Birleşik Arap Emirlikleri, Bahreyn, Ürdün ve Irak olağanüstü bir savaşa girişmiş durumda. Peki bu zamana kadar söylediklerimizin hepsi gerçekleştiyse… Bundan sonra ne olacak? * Bunun için ilk önce savaşın şekline göz atalım. Bakın… 1 Şubat’ta “müzakere bahane, hedef rejimin ta kendisi”demiştim. ABD ve İsrail daha ilk dalga saldırılarda Hamaney, Genelkurmay Başkanı, Cumhurbaşkanı, Savunma Konseyi Sekreteri ve Ulusal Güvenlik Konseyi Sekreteri’ni vurdu. Durumları henüz belli olmasa da İsrail’den gelen bilgi şu yönde: Geçmişteki, günümüzdeki ve gelecekteki tüm liderler hedef alınıyor. Bu da aslında 1 Şubat’taki kehanetimizi doğruluyor. Nihai amaç rejimin indirilmesi. * Trump’ın savaş duyurusunda söylediği şu cümleye de dikkat lütfen… “İran'ın büyük ve gururlu halkına bu gece diyorum ki; özgürlük saatiniz yakındır. İşimiz bittiğinde hükümetinizi ele geçirin.” Trump ve Netanyahu’nun planının tek hesaplayamayacakları yönü de bu. İstedikleri kadar vursunlar… İşin sonucunu içerisi belirleyecek. * İran’ın daha baştan bölge ülkelerine saldıracağını düşünmüyordum. Katar, Kuveyt, Birleşik Arap Emirlikleri, Bahreyn, Ürdün ve Irak’a saldırılması şunu gösteriyor… İran rejimi bu meseleyi istikbal ve hayatta kalma savaşı görüyor. * Dünyada en tehlikeli şey nedir biliyor musunuz? Kaybedecek hiçbir şeyi olmamak. İran rejiminin artık kaybedecek hiçbir şeyi yok. Ya iktidarlarını kaybedecekler ya da kendileri giderken tüm bölgeyi de beraberinde götürecekler. Bu işin sonunda ya ABD ve İsrail ya da rejim utanç verici bir duruma düşecek. Artık işin ortası yok. Bu noktada… En kötüsünü daha görmedik. En kötüsü gelmek üzere.



























