Sait Çamlıca@saitcamlica
Yıllar önce Nurcu bir gence, sadece bir yıl boyunca Said Nursî’nin hiçbir kitabını okumamasını; bunun yerine yalnızca Diyanet’in hazırlamış olduğu beş ciltlik Kur’an tefsirini veya kendi seçeceği başka bir tefsir kitabını okumasını tavsiye etmiştim. Bunun yanı sıra Peygamberimizin hayatını anlatan birkaç kitap okuyup bunlar üzerine derinlemesine düşünmesini de önermiştim. O genç bana “Allah korusun!” diye cevap vermişti.
Bu cevap, meselenin ne kadar vahim olduğunu açıkça ortaya koyuyordu.
Ben biliyordum ki Nurcular, Risale-i Nur okumaktan Allah’ın kitabını okumaya zaman ayıramayan bir kitle yetiştirdiler. Ben biliyordum ki Nurcular, Said Nursî’nin hayatını anlatan Tarihçe-i Hayat kitabını okumaktan, Peygamberimizin hayatını anlatan Siyer-i Nebi’yi okumaya zaman ayıramayan bir kitle yetiştirdiler.
İşte bu yüzden o gence bu tavsiyede bulunmuştum. Fakat verdiği tepki, içinde bulunduğu zihinsel kuşatmanın ne kadar derin olduğunu gösteriyordu.
Yıllardır açıkça söylüyorum: Nurculuk bir hastalıktır. Nurculuk, İslam dışında bir din gibi kurgulanmış bir yapıdır. Bu yapının kutsal metni Risale-i Nur, referans alınan şahsiyeti ise Said Nursî’dir.
Çocuklarınızı bu tür yapılardan uzak tutun. Çünkü bu yapılar, insanları doğrudan Kur’an’dan ve Peygamberimizin örnekliğinden uzaklaştıran bir zihniyet üretmektedir.