İbrahim Kaboğlu

6.7K posts

İbrahim Kaboğlu banner
İbrahim Kaboğlu

İbrahim Kaboğlu

@ibrahimkaboglu

İstanbul Barosu Başkanı

Katılım Eylül 2014
542 Takip Edilen107.6K Takipçiler
Av. Egemen Gürcün
Av. Egemen Gürcün@EgemenGurcun·
Tekirdağ Baromuzun 68. kuruluş yıl dönümünü büyük bir gurur ve onurla kutluyoruz. Kurulduğu günden bu yana hukukun üstünlüğünü, savunma hakkını ve adalet mücadelesini kararlılıkla temsil eden Baromuz, yalnızca meslek örgütü olmanın ötesinde, demokratik toplum düzeninin ve temel hak ve özgürlüklerin en güçlü güvencelerinden biri olmuştur. Cumhuriyetimizin kurucu değerlerine ve Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün “hukuk devleti” idealine bağlılıkla aklın, bilimin ve çağdaş hukukun rehberliğinde, laik ve demokratik Cumhuriyetin kazanımlarını korumayı ve geliştirmeyi temel sorumluluğumuz olarak görüyoruz. 68 yıllık köklü geçmişimizden aldığımız güçle, mesleğimizin onurunu, meslektaşlarımızın haklarını ve yurttaşlarımızın adalete erişimini korumak için aynı kararlılıkla çalışmaya devam ediyoruz. Bu anlamlı gün vesilesiyle, Baromuzun bugünlere gelmesinde emeği bulunan tüm başkanlarımıza, kurul ve komisyonlarda görev almış üyelerimize, meslektaşlarımıza ve çalışanlarımıza şükranlarımızı sunuyor aramızdan ayrılan kıymetli meslektaşlarımızı saygı ve rahmetle anıyoruz. Savunmanın bağımsızlığı, yargının tarafsızlığı ve hukukun üstünlüğü için yürüttüğümüz mücadeleyi, Cumhuriyet değerlerine ve Atatürk ilke ve devrimlerine bağlılıkla daha da güçlendirerek sürdüreceğiz. Tekirdağ Barosu’nun 68. kuruluş yıl dönümü kutlu olsun. #TekirdağBarosu
Türkçe
1
0
8
1.3K
İbrahim Kaboğlu
İbrahim Kaboğlu@ibrahimkaboglu·
21 Mart Dünya Orman Günü kutlu olsun… 2012 yılında Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nca kabul edilen Dünya Orman Günü, küresel ölçekte ormanların önemine dikkat çekmesi sebebiyle oldukça kayda değerdir. Bugün ülkemiz ormanlarının ekolojik, ekonomik ve sosyal boyutları üzerine düşünmek için bir fırsat aynı zamanda. 21. yüzyıl anayasacılığı ışığında bir çevre anayasası olarak da okunabilecek Anayasamız; başta madde 169’da sıralanan yasak ve ilkelerle olmak üzere, madde 170, 43, 56 ve 63 ile orman kamu düzeninin temellerini ortaya koymaktadır. Son 10 yılda giderek artan bir şekilde ülkemiz ekosisteminin ve ormanlık alanlarımızın; kereste ticareti, maden ruhsatları ve turistik tesisler yoluyla talanına, ormanların kullanımının sermayenin ihtiyaçlarına indirgenmesine tanıklık etmekteyiz. Bu yaklaşımın son örneği, TBMM Genel Kurulu’nda kabul edilen, 30 maddeden oluşan Milli Parklar Kanunu ve Bazı Kanunlar ile 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi olmuştur. Orman kamu düzeninin anayasal dayanakları yasama, yürütme ve yargı organları için bağlayıcıdır ve yasamanın bu alandaki yetkisi asli ve genel değil, korumak ve geliştirmekle sınırlı ve kayıtlıdır. Yasama, bu düzenleme ile siyasal ve iktisadi liberalizm arasındaki çelişkide, daha önceleri de olduğu gibi, iktisadi liberalizmi talan eşiğine vardırdığını göstermektedir. Anayasa madde 169 hükümlerine açıkça aykırılık teşkil eden bu düzenleme anayasal orman suçudur. Milli parklar sadece turistik alanlar değillerdir. Ekolojik dengenin korunmasında, iklim krizinin etkileriyle mücadelede ve yurttaşların doğa ile kurdukları kamusal ilişkinin mekanları olmaları bakımından bugünümüz ve geleceğimiz için yaşamsal öneme sahiptirler. Çevre hakkını ihlal ederek, devletin Anayasa’nın 169. maddesinden doğan sorumluluğunu hiçe sayarak Meclis'te kabul edilen bu teklif Resmi Gazete'de yayınlanmamalı ve yeniden görüşülmesi için Cumhurbaşkanı tarafından TBMM'ye geri gönderilmelidir. İstanbul Barosu olarak gelecek kuşakların da hakkı olması itibarıyla özel önemi haiz çevre hakkını her zaman savunduğumuz gibi, bu düzenlemeye karşı da savunmaya devam edeceğiz.
Türkçe
0
1
13
1.4K
İbrahim Kaboğlu retweetledi
İstanbul Barosu
İstanbul Barosu@istbarosu·
Adil Yargılanma ve Savunma Hakkı Uluslararası Sempozyumu Tarih: 3-5 Nisan 2026 Yer: İstanbul Barosu Av. Orhan Adli Apaydın Konferans Salonu Sempozyum programının detayları daha sonra paylaşılacaktır.
İstanbul Barosu tweet media
Türkçe
3
15
37
5.1K
İbrahim Kaboğlu retweetledi
İstanbul Barosu
İstanbul Barosu@istbarosu·
Ramazan Bayramı’nın; herkesin hukuki güvenlik içinde yaşadığı, anayasal haklarını özgürce kullanabildiği; barışın, adaletin ve dayanışmanın güçlendiği bir geleceğe vesile olmasını diliyoruz. Tüm meslektaşlarımızın ve yurttaşlarımızın Ramazan Bayramı’nı kutluyor, sağlık ve huzur dolu bir bayram geçirmesini temenni ediyoruz.
İstanbul Barosu tweet media
Türkçe
3
10
30
3.3K
İbrahim Kaboğlu
İbrahim Kaboğlu@ibrahimkaboglu·
Kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları olan barolar hem hukuk devletinin kollayıcısı hem de demokratik devletin temel bileşenleridir. Demokratik toplum çoğulcu; düşünce özgürlüğünün güvence altında olduğu ve hoşgörülü bir toplumdur. Tam bir kavşakta bulunuyoruz: Türkiye Cumhuriyeti, Anayasa’nın 2. Maddesi’nde öngörüldüğü üzere demokratik hukuk devletine mi yönelecek, yoksa siyasal hesaplaşmalara kurban edilen bir geçmişe ve belirsiz olan bir geleceğe mi yönelecek? Bu ayrım noktasından demokrasiye doğru ilerlemek için, anayasa hukukumuzun yakın geçmişini iyi kavrayarak hem yürürlükteki hukuk kurallarını çok iyi algılamalı hem de geleceğe yönelik hukuku etkili kılmak için fikir üretmek durumundayız.
Türkçe
0
9
47
4K
İbrahim Kaboğlu
İbrahim Kaboğlu@ibrahimkaboglu·
Artvin'in yetiştirdiği kıymetli siyasetçi, hak ve demokrasi mücadelesine önemli emekler vermiş önceki dönem CHP Artvin İl Başkanı Sayın Ahmet Biber’i kaybetmenin derin üzüntüsünü yaşıyorum. Artvin'in doğasına, insanına ve aydınlık geleceğine olan bağlılığıyla her zaman sevgi ve saygıyla hatırlanacaktır. Değerli başkanımıza Allah’tan rahmet; kederli ailesine, tüm sevenlerine, bütün hemşehrilerimize sabır ve başsağlığı dilerim.
İbrahim Kaboğlu tweet media
Türkçe
1
1
22
2.1K
İbrahim Kaboğlu retweetledi
İstanbul Barosu
İstanbul Barosu@istbarosu·
14 Mart, yalnızca bir meslek gününü değil; yaşam hakkını koruma sorumluluğunu, bilimin rehberliğini ve insan onuruna bağlılığı simgeler. Ne var ki bugün hekimler ve sağlık emekçileri; artan sağlıkta şiddetin yanı sıra, mesleki emeklerini değersizleştiren söylem ve uygulamalarla da karşı karşıya kalmaktadır. Yaşam hakkının korunması ve toplum sağlığının güçlendirilmesi, ancak hekimlerin güvenli ve bağımsız koşullarda görev yapabilmesiyle mümkündür. Tüm zorluklara rağmen görevlerini büyük bir özveriyle sürdüren hekimlerin ve sağlık çalışanlarının 14 Mart Tıp Bayramı’nı kutluyor; sağlıkta şiddete karşı ve sosyal devlet öncelikleri olarak herkes için eşit, erişilebilir sağlık hakkı mücadelesinde İstanbul Barosu olarak yanlarında olduğumuzu bir kez daha vurguluyoruz
İstanbul Barosu tweet media
Türkçe
3
24
68
8.1K
İbrahim Kaboğlu retweetledi
İstanbul Barosu
İstanbul Barosu@istbarosu·
İSTANBUL BAROSU’NDAN SİLİVRİ’DEKİ İBB DAVASINA İLİŞKİN ÖN RAPOR Kamuoyunda “İBB davası” olarak bilinen ve bu hafta başlayan yargılamalara ilişkin olarak İstanbul Barosu, adil yargılanma ve savunma haklarının gözetilmesi amacıyla evrensel standartlara uygun ve tarafsız bir dava gözlem heyeti oluşturmuştur. Yargılama süreci boyunca duruşmalar izlenerek dava gözlemi ve raporlama faaliyetleri sürdürülecek, elde edilen bulgular kamuoyu ile paylaşılacaktır. Yargılamanın ilk haftasının tamamlanmasının ardından, duruşmalarda yapılan gözlemler doğrultusunda adil yargılanma hakkı bakımından sorunlu görülen uygulamalara ilişkin bir ön rapor hazırlanarak kamuoyunun dikkatine sunulmuştur. Duruşmalara ilişkin gözlemlerde; mahkemenin bağımsızlığı ve tarafsızlığı, savunma hakkının etkin kullanımı, silahların eşitliği ilkesi, duruşmaların aleniyeti ve masumiyet karinesi bakımından değerlendirilmesi gereken çeşitli hususlar tespit edilmiştir. İstanbul Barosu, İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi 2025/318 Esas Sayılı Dosyası -“İBB Davası”- Dava Gözlem Ön Raporu bağlantıyı tıklayarak ulaşabilirsiniz. istanbulbarosu.org.tr/files/docs/202…
İstanbul Barosu tweet media
Türkçe
14
225
549
30.2K
İbrahim Kaboğlu
İbrahim Kaboğlu@ibrahimkaboglu·
12 Mart, ülkemizin tarihi için olduğu kadar kendi hayatım açısından da önemli bir gün. 12 Mart 1971’de askeri muhtıra ile hükümetin düşürülmesi, sıkıyönetim ilanı ve askerlerin güdümünde bir hükümet kurulması, Anayasa tarihimiz açısından kritik bir eşiktir. Ben o tarihte Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde 1. sınıf öğrencisiydim ve anayasa hukukuna beni yönelten etkenlerden biri de 12 Mart ve sonrasında yaşananlardır. Aradan geçen tam 55 yılda, 12 Mart 1971’de silahların gölgesinde 1961 Anayasası’nın değiştirilmesiyle girdiğimiz yolda 1971’in başaramadığını, 1982 Anayasası daha az özgürlük, daha çok otorite biçiminde tamamlamıştır. 1982 Anayasası ozgün haliyle cok kısa bir süre uygulanmış; 87-2005 arası değişikliklerle hak ve özgürlükleri, 2007-2017 arası değişikliklerle ise iktidarı pekiştiren düzenlemeler yapılmıştır. 2017 Anayasa değişikliğiyle ise hükümet ilga edilmiş, devlet başkanlığı ve hükümet aynı zamanda parti başkanı olan tek kişide toplanmıştır. Bu yüzden, özellikle genç avukatlar olarak yakın geçmişimizin inişli çıkışlı dönemlerini nesnel olarak kavramanız gerekir. Savunma mesleği açısından bu kavrayış hem mesleğinize hem yargılama sürecine hem de ülkemize katkı sunacaktır. Son 55 yılım bizzat tanıklıkla geçiyor. Ülkemiz ve insan hakları adına daha olumlu gelişmelere tanıklık edebilmek için İstanbul Barosu olarak üstlendiğimiz sorumluluklar gereği çalışmaya devam edeceğiz.
Türkçe
0
17
139
5.6K
İbrahim Kaboğlu retweetledi
İstanbul Barosu
İstanbul Barosu@istbarosu·
12 MART 1971 MUHTIRASI, DEMOKRASİYE DARBEDİR Serbest seçimler, insan haklarına dayanan demokratik rejimin olmazsa olmaz koşuludur. Tam 55 yıl önce yayımlanan askeri muhtıra seçimle belirlenmiş olan Hükümet’in düşürülmesi, sıkıyönetimin ilanı ve askerlerin güdümünde bir Hükümetin kurulması ile sonuçlandı. İktidarın yetkilerini arttırmak ve özgürlükleri sınırlandırmak için silahların gölgesinde Anayasa değişikliği yapıldı. Askeri müdahalenin demokrasi ve toplum için bedeli ağır oldu. Siyasal iktidarın serbest seçimler yoluyla el değiştirmesini engellemeye yönelik –yargının araçsallaştırılması dahil– her türlü baskı ve uygulamadan kaçınma gereği, dün olduğu kadar bugün de yaşamsal bir sorundur. Bu vesile ile, hukukun üstünlüğünü savunmakla yükümlü İstanbul Barosu, Anayasa’ya uyma gereğini Cumhuriyet’in temel organlarına hatırlatmayı görev addeder.
İstanbul Barosu tweet media
Türkçe
2
9
26
2.4K
İbrahim Kaboğlu retweetledi
Fayn
Fayn@faynstudio·
💬 ‘‘2017’de kişi–parti–devlet füzyonu oluştu. Şimdi risk, devlet–toplum füzyonu. Yurttaşın özerk alanının daralması, toplumun devlet kontrolüne alınması söz konusu.’’ İstanbul Barosu Başkanı ve anayasa hukukçusu Prof. Dr. İbrahim Kaboğlu Fayn'a konuştu: 💬 ‘‘Anayasa dışı işlem ve eylemlerde bulunan savcı, İstanbul'da bütün bu ihlallere, anayasaya aykırılıklara imza atan kişi adalet bakanı oldu. Kim en çok ihlal ediyorsa en çok o ödüllendiriliyor.’’ 💬 ‘‘2013-2014'e kadar AKP ve FETÖ'nün yaptığını, 2016'dan sonra AKP- MHP yapmaya başladı. Liyakat ilkesini tamamen ortadan kaldıran düzenlemeler Cumhur İttifakı tarafından yapıldı.’’ 💬 ‘‘Çözüm sadece iktidar değişimi değil. Bu kurgu ile gitmez. Türkiye’de Meclis’e karşı siyasal sorumluluğu olan bir hükümet modeli olmadan denge-denetim mekanizması kurulamaz.’’ Tamamını okumak için: fayn.press/ibrahim-kabogl…
Türkçe
0
22
81
10K
İbrahim Kaboğlu
İbrahim Kaboğlu@ibrahimkaboglu·
Dünya Emekçi Kadınlar Günü Kutlu olsun! Eşitlik, özgürlük ve haysiyet kavram ve değerlerinin birlikte düşünülmesi gereken bir gün. Bunun ilk adımı ise, her bireyin ayrım gözetilmeksizin haysiyet yönünden mutlak eşitliği anlayışından geçer. Uluslararası kazanımlarını erkek bakış açısı ile geri almak veya 8 Mart günü yalnızca birkaç saat dayanışma ve eylem özgürlüklerini bile engellemek, söylem ve eylem ikiyüzlülüğüdür. Eşit ve özgür nice 8 Mart'lara...
Türkçe
0
11
53
1.8K
İbrahim Kaboğlu retweetledi
Zuhal Çiloğlan
Zuhal Çiloğlan@zuhalsiran·
İstanbul Barosu Başkanı İbrahim Kaboğlu, CHP’nin cumhurbaşkanı adayı ve İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu ile 401 sanığın yargılandığı İBB Davası'nın pazartesi günü Silivri’de görülmeye başlamasına ilişkin ANKA’ya konuştu. Kaboğlu, “Eğer siz bu şekilde bir ‘torba duruşma’ yaparsanız, birleştirilemeyecek dosyaları birleştirir, birlikte görülmesi gereken dosyaları ise ayrıştırırsanız ve kafanızda önceden var olan bir suç örgütü tasavvurunu bu tür bir kurgu ile kamuoyuna yansıtmak isterseniz, her hâlükârda orada bir izdiham ortaya çıkacaktır. Bu bakımdan ilk koşulum, tahliye kararı verilmesi, yani tutukluluk hâllerinin sona erdirilmesidir" dedi.
ANKA Haber Ajansı@ankahabera

İstanbul Barosu Başkanı İbrahim Kaboğlu: Silivri’de adil yargılanma mümkün değildir ankahaber.net/haber/detay/ib…

Türkçe
1
32
176
18.1K
İbrahim Kaboğlu
İbrahim Kaboğlu@ibrahimkaboglu·
7 Mart 1921, Artvin'in 105. Kurtuluş yılı kutlu olsun! Borçka ilçesinin Kurtuluş önderi dedemiz ve büyük amcamız Osman Nuri Bey ve  silah arkadaşları ile Kurtuluş hatıratını günümüze aktaran babam Hüseyin Avni Bey'e şükranla, Artvin'in 105. Kurtuluş yılı kutlu olsun!
İbrahim Kaboğlu tweet mediaİbrahim Kaboğlu tweet media
Türkçe
0
2
25
1.3K
İbrahim Kaboğlu
İbrahim Kaboğlu@ibrahimkaboglu·
İnfaz Hukuku konulu toplantımız vesilesiyle, en sonuncusu iki gün önce olan Silivri Cezaevi ziyaretlerimden bazı gözlemlerimi aktarmak istiyorum. Seçilmişlerin, belediye başkanlarının, gazetecilerin ve avukatların ortak paydası; siyasal aidiyetleri ve fikirleri nedeniyle Silivri’de olmalarıdır. Orada olmamalıydılar. Mahpus, özgürlüğünden alıkonulmuştur fakat haklarından alıkonulmuş değildir. Ceza infaz kurumlarında aynı koşullardaki kişilerin eşit muamele görmemeleri ve ayrımcılığa tabi tutulmaları, mahpusların adalete erişimlerinin kısıtlanması kabul edilebilir değildir. Bir hapishanede bulunan mahkum ile hapishane müdürü haysiyet bakımından eşittir. Çünkü haysiyet eşitliği mutlaktır. Kişilerin en başta özgürlüğünden alıkonulmuş olmasının ve alıkonulduktan sonra bırakılması gereken kişilerin bırakılmamasının Anayasa’ya aykırılığının yanında, bir diğer sorun ise cezaevlerinin kapasite aşımlarıdır. 13 bin kapasiteli Silivri’de 36 bin mahpus bulunuyorsa, infaz hukukunu ne kadar ıslah ederseniz edin, onun hükümlerini orada uygulamaya koymanız mümkün olmaz. İnsan haklarının sert çekirdeği olarak, savaş ortamında dahi dokunulmaması gereken suçsuz sayılma hakkının önemini her Silivri ziyaretimde yeniden gözlemliyor ve teyit ediyorum.
Türkçe
0
21
110
8.8K
İbrahim Kaboğlu
İbrahim Kaboğlu@ibrahimkaboglu·
Hukuk Mesleklerine Giriş Sınavı (HMGS) Platformu üyeleri, ziyaretlerinde sınavların neden olduğu adaletsizlikleri dillendirerek çözüm önerilerini aktardılar. Görüşme, TBMM’de yasal düzenleme sırasında sınav şekli ve konuları ile soru havuzu üzerine işaret ettiğim sorunların uygulamaya fazlasıyla yansımış olduğunu teyit etti: 2. kez yapılan yasal düzenleme ile arttırılan sınav konularını Yönetmelik ile daha da genişletebilme olanağının Anayasa'ya aykırılığı bir yana, bazı soruların hukuk bilgi ve liyakat ölçmeye elverişli olmadığı da örneklerle ortaya konuldu. Yanlış sorular ve yargısal başvuru yollarında tanık olunan karmaşa ve mağduriyetler de somut örneklerle anlatıldı. Sınavların bugünkü haliyle sürdürülmesi durumunda, uzun dönemde hukuk fakültelerinde öğrenimin niteliğinde daha da gerileme, HMGS hazırlık piyasası! ve hukuk mesleklerinde nitelik sorununun çözülemeyeceği üzerine kaygılarım doğrulandı. HMGS, hukukçu adaylarında niteliği ölçmeye elverişli yaklaşımla -baraj sorunu dahil- bir bütün olarak yeniden ele alınmalı ve uygulamasında ortaya çıkan sorunlar giderilmelidir. @Hmgsplatformu
İbrahim Kaboğlu tweet media
Türkçe
0
166
495
134.4K