İHD Urfa
2.7K posts

İHD Urfa
@ihd_urfa
İnsan Hakları Derneği (İHD) Urfa Şubesinin Resmi Twitter Hesabıdır. Rûpela Twittera fermî a komeleya mafên mirovan ya şaxa Riha ye
Riha/ Urfa Katılım Mayıs 2016
98 Takip Edilen3K Takipçiler
İHD Urfa retweetledi

TRANS İNHİTARLARI POLİTİKTİR !
TOBB ETÜ yurtlarında kalan trans öğrenci Arya’nın yaşamını yitirmesi, bu coğrafyada LGBTİ+’ların maruz bırakıldığı dışlanma, yalnızlaştırma ve korumasızlığın ne kadar ağır sonuçlar doğurduğunu bir kez daha göstermiştir.
İnsan Hakları Derneği olarak bu ölümü yalnızca bireysel bir trajedi olarak değil, LGBTİ+’ları sistematik biçimde hedef haline getiren siyasal ve toplumsal düzenin sonucu olarak görüyoruz.
Bu coğrafyada LGBTİ+’lara yönelen ayrımcılık, yalnızca tek tek kişilerin önyargısından ibaret değildir. Sorunun kökleri, devletin kurucu ideolojisinde ve resmi ideolojinin yıllardır yeniden ürettiği tekçi yaşam anlayışında yatmaktadır. “Makbul” yurttaşı, “makbul” bedeni, “makbul” kimliği ve “makbul” hayatı tanımlayan bu anlayış; bunun dışında kalanları görünmez kılmakta, değersizleştirmekte ve toplumsal tehdit gibi sunmaktadır. LGBTİ+’lara yönelen nefret de tam olarak bu siyasal ve ideolojik zeminde güçlenmektedir.
Bugün LGBTİ+’ların eğitim, barınma, sağlık, güvenlik ve kamusal alanda var olma hakları sürekli baskı altındadır. Sürekli hedef gösterilen, aşağılanan, yalnızlaştırılan ve korunmayan LGBTİ+’lar için gelecek hayali kurmak her geçen gün daha da zor hale gelmektedir. Bu nedenle yaşananlar yalnızca bireysel acılar değil, kurucu ideolojinin ve resmi politikanın ürettiği yapısal şiddetin sonuçlarıdır.
Devletin yükümlülüğü yalnızca yaşam hakkına doğrudan müdahale etmemek değildir. Devlet; yaşamı korumak, ayrımcılığı önlemek, nefret söylemi ve nefret suçlarıyla mücadele etmek, üniversiteleri ve yurtları güvenli hale getirmek, mahremiyeti korumak ve ortaya çıkan her ölümde etkili bir soruşturma yürütmekle yükümlüdür. Ancak bugün devlet, bu yükümlülükleri yerine getirmek yerine LGBTİ+’ları daha da güvencesiz hale getiren politikalarla sorunun parçası haline gelmektedir.
Açıkça söylüyoruz: Bu ölümler politiktir. Devleti LGBTİ+ karşıtı politika ve uygulamalara derhal son vermeye, nefret üreten resmi dili terk etmeye, ayrımcılığı önleyici somut mekanizmalar kurmaya ve sorumlular hakkında etkili işlem yapmaya çağırıyoruz.
Arya’yı saygıyla anıyor; LGBTİ+’ların yaşam hakkını, onurunu ve geleceğini savunmaya devam edeceğimizi bir kez daha ifade ediyoruz.


Türkçe
İHD Urfa retweetledi

Çocukların Yaşam Hakkı Tartışmaya Açık Değildir
ihd.org.tr/cocuklarin-yas…
Şanlıurfa Siverek’te bir okulda gerçekleşen silahlı saldırı sonucu çocukların yaralanması, çocukların en temel haklarının açık ve ağır ihlalidir. Okullar; çocukların yaşam, gelişim ve korunma haklarının güvence altında olması gereken alanlardır. Bu alanların şiddetin hedefi haline gelmesi kabul edilemez.
Çocukların yaşam hakkı, güvenlik hakkı ve nitelikli, güvenli eğitim ortamına erişim hakkı devletin mutlak yükümlülüğüdür. Bu yükümlülük, yalnızca olay sonrası müdahale ile değil; şiddeti önleyici, riskleri ortadan kaldırıcı ve çocukları her koşulda koruyucu politikaların hayata geçirilmesini gerektirir.
Taraf olunan Birleşmiş Milletler Çocuk Haklarına Dair Sözleşme uyarınca çocuklar her türlü şiddete karşı korunmalıdır. Buna rağmen, eğitim alanlarının silahlı saldırılara açık hale gelmesi; koruma mekanizmalarının yetersizliğini ve ihmalin sonuçlarını ortaya koymaktadır.
Bu olay, bireysel bir şiddet eylemi olmanın ötesinde; çocukların güvenliğini sağlayamayan politikaların sonucudur. Çocukların üstün yararı gözetilmeden yürütülen her politika, yeni ihlallerin zeminini hazırlar.
Bu nedenle;
📌Olay tüm boyutlarıyla, etkili ve bağımsız biçimde soruşturulmalı, sorumlular hakkında cezasızlığa izin verilmemelidir.
📌Okullarda çocukların güvenliğini esas alan, hak temelli ve bütüncül koruma politikaları derhal oluşturulmalıdır.
📌Çocuklara yönelik şiddeti önlemeye dönük erken uyarı ve izleme mekanizmaları kurulmalıdır.
📌Etkilenen tüm çocuklara uzun süreli, erişilebilir ve ücretsiz psikososyal destek sağlanmalıdır.
Çocukların yaşamı, güvenliği ve onuru tartışmaya açık değildir. Güvenli eğitim ortamı bir ayrıcalık değil, temel bir haktır. Bu hakkın ihlali karşısında cezasızlık değil, hesap verebilirlik esastır.
İnsan Hakları Derneği Çocuk Hakları Komisyonu olarak sürecin takipçisi olacağımızı ve çocukların üstün yararı için mücadeleyi sürdüreceğimizi kamuoyuna bildiriyoruz.
İnsan Hakları Derneği Merkezi Çocuk Hakları Komisyonu
Türkçe
İHD Urfa retweetledi

Merkezi Kadın Komisyonumuzun #GülistanDoku açıklaması..
Gülistan Doku, Dersim’de üniversite öğrencisiyken 5 Ocak 2020 tarihinde şüpheli bir biçimde kayboldu. O günden bu yana Gülistan Doku’nun ailesi ve kadın hareketi, onun bulunabilmesi için büyük bir çaba harcadı. Yargı makamları ve siyasal irade ise genel olarak yaptıkları açıklamalarda Gülistan Doku’nun intihar ettiğini ileri sürdü. Ancak aile ve kadın hareketi, ilk günden itibaren bu iddiaya inanmadı.
Bunun şüpheli bir ölüm yani kadın cinayeti olduğu yargısını kamuoyuyla sürekli paylaştılar.
Olayın üzerinden 6 buçuk yıl geçti. Bu süre sonunda, ilk kez soruşturmayı yürüten kadın savcının çabalarıyla bazı gerçekler ortaya çıkarıldı ve kamuoyuyla paylaşıldı. Olayda, Dersim’de vali olarak görev yapan Tuncay Sonel’in büyük bir sorumluluğu olduğu ortaya çıktı.
Bugün gözaltında bulunan ve meslekten ihraç edilmiş polis memuru Gökhan Ertok’un, Gülistan kaybolduktan sonra 13 gün boyunca onun SIM kartını kullandığı; bazı verileri transfer ettiği ve bazılarını sildiği, yani delil kararttığı tespit edildi.
Anlaşıldığı kadarıyla dosyada bazı kişiler olayın oluş şekline ilişkin konuşmaya ve itiraflarda bulunmaya başlamıştır. Yine soruşturma dosyasından kamuoyuna yansıyan bilgilere göre, Dersim Valisi Tuncay Sonel’in koruma müdürü Şükrü Eroğlu ile konuya ilişkin birden fazla görüşme yapıldığı, veri ve para transferlerinin gerçekleştiği ortaya çıkmıştır.
Özellikle valinin oğlu Mustafa Türkay Sonel’in olayın baş faili olduğuna dair birçok kişinin beyanda bulunduğu anlaşılmaktadır. Ayrıca Gülistan Doku’nun eski erkek arkadaşı Zeinal Abarakov ile annesi ve polis memuru olan üvey babasının da olayla bağlantılı olduğu, onların da gözaltında bulunduğu bilgisi kamuoyuna yansımıştır. Dosyada gizlilik kararı bulunduğundan, olayın failleri ve oluş şekline ilişkin henüz tüm detaylara ulaşılamamaktadır. Ancak özellikle dönemin valisi, oğlu ve çevresindeki kişilerin bu olay örgüsünde büyük pay sahibi olduğu, hatta fail oldukları yönündeki bilgiler güçlenmektedir.
Açıklamamızın tamamı: ihd.org.tr/gulistan-doku-…

Türkçe
İHD Urfa retweetledi

Batman Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda tek başına tutulan mahpus Mehmet Çeviren’in intihar ederek yaşamına son verdiğine ilişkin iddialar basına ve kamuoyuna yansımıştır.
Anayasa’nın 17. maddesi ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 2. maddesi uyarınca; devlet, gözetimi altındaki her bireyin yaşam hakkını koruma yönünde pozitif yükümlülük altındadır. Bu yükümlülük, mahpusun sağlığını ve güvenliğini tehdit eden riskleri önceden tespit etmeyi ve bu riskleri bertaraf etmek için her türlü önleyici tedbiri almayı zorunlu kılar.
Gerekli denetim mekanizmalarının işletilmemesi ve riskin bertaraf edilmemesi, doğrudan devletin yaşam hakkı koruma sorumluluğunun ihlali anlamına gelmektedir. Yine mahpusun tutulma koşullarının insan onuruyla bağdaşmadığı her durum, temel bir hak ihlalidir ve hukuk devleti ilkesiyle çelişmektedir.
Mehmet Çeviren’in şüpheli ölümü hakkında; etkili, bağımsız ve şeffaf bir soruşturma yürütülmeli, ihmali veya sorumluluğu bulunan görevliler hakkında idari ve adli süreçler derhal başlatılmalıdır.
İnsan Hakları Derneği olarak sürecin takipçisi olacağımızı ve insan onuruna yaraşır bir infaz rejimi inşa edilene kadar mücadele edeceğimizi kamuoyuna duyururuz.
İnsan Hakları Derneği
Merkezi Hapishane Komisyonu
Türkçe
İHD Urfa retweetledi
İHD Urfa retweetledi

Derneğimizin hasta mahpus listesinde bulunan ve sürecini yakından takip ettiğimiz hasta mahpus Mehmet Emin Çam hakkında Adli Tıp Kurumu tarafından infaz erteleme kararı verilmiştir.
Verilen bu karar üzerine Mehmet Emin Çam tutulduğu Batman T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’ndan tahliye edilmiştir.
Bir kez daha yetkililere hapishanelerde tutulan hasta mahpusların serbest bırakılması için çağrıda bulunuyoruz.
Hasta mahpuslara özgürlük!
İnsan Hakları Derneği
Merkezi Hapishane Komisyonu
Türkçe
İHD Urfa retweetledi

İnsan Hakları Derneği’nin kurucularından, mücadelemizin öncü kadınlarından Leman Fırtına’yı, aramızdan ayrılışının 11. yıl dönümünde saygı ve özlemle anıyoruz.
Leman Fırtına, ardında son derece güçlü bir mücadele mirası bıraktı. 1960’lı yıllarda başlayan hak mücadelesi, 1980 askeri darbesi sürecinde ve sonrasında cezaevlerindeki mahpusların hak arayışlarıyla doruğa ulaştı. Bu kararlı yürüyüş, onu İnsan Hakları Derneği’nin kurucuları arasına taşıdı.
#LemanFırtına yalnızca bir “anne” kimliğiyle değil; en zorlu dönemlerde, en ağır koşullarda gösterdiği öncü duruşla hafızalara kazınmış bir mücadele insanıydı. Dirençliydi, kararlıydı ve hepimizin çok sevdiği bir insandı.
Onlar olmasaydı, bugün insan hakları mücadelesi bu noktada olmazdı.
Bu nedenle Leman Fırtına’yı ve onunla birlikte bu yolu açan tüm kurucularımızı sonsuz bir bağlılık ve derin bir özlemle anıyoruz.

Türkçe
İHD Urfa retweetledi
İHD Urfa retweetledi
İHD Urfa retweetledi

Çoklu hastalıkları ve kritik sağlık durumu nedeniyle hapishanede hayati tehlike altında olan, 74 yaşındaki hasta mahpus #MehmetEminÇam'ın derhal tahliye edilip kapsamlı tedaviye erişmesi için kamuoyunu duyarlı olmaya çağırıyoruz.
#MehmetEminÇamSerbestBırakılsın
#HastaMahpuslarSerbestBırakılsın

Türkçe
İHD Urfa retweetledi
İHD Urfa retweetledi

Licê'de bulunan kemiklerin ATK raporuyla "biri çocuk, iki kişiye ait olduğu" kanıtlanmışken, Savcılığın "insan kemiği tespiti yok" diyerek takipsizlik kararı vermesi kabul edilemez. ++
Mezopotamya Ajansi@Mezopotamyatrk1
Licê’de bulunan kemikler biri çocuk 2 kişiye ait çıktı mezopotamyaajansi44.com/tum-haberler/c…
Türkçe
İHD Urfa retweetledi

Derneğimizin hasta mahpus listesinde yer alan Mehmet Edip TAŞAR’ın yaşamını yitirdiğini derin bir üzüntüyle öğrenmiş bulunmaktayız.
Mehmet Edip TAŞAR hakkında, ileri yaşı ve ağır hastalıkları nedeniyle Adli Tıp Kurumu tarafından “cezaevinde kalamaz” raporu verilmiş olmasına rağmen; ilgili makamlar tarafından infaz erteleme veya tahliye yönünde herhangi bir karar alınmamıştır. Ağır hastalıkları bulunan TAŞAR, sağlık durumunun kötüleşmesi üzerine 3 Mart 2026 tarihinde hastaneye kaldırılmış ve entübe edilmiştir. TAŞAR, bugün tedavi gördüğü hastanede yaşamını yitirmiştir.
Defalarca ifade ettiğimiz üzere, Türkiye hapishanelerinde tutulan hasta mahpuslar; 5275 sayılı Kanun’dan kaynaklanan engelleyici hükümler ile karar alıcı makamların gerekli adımları atmaması ve sorumluluklarını yerine getirmemesi nedeniyle yaşamlarını yitirmektedir.
#MehmetEdipTAŞAR’ın yaşamını yitirmesinde de, gerekli önleyici tedbirleri almayan ilgili makamların sorumluluğu bulunmaktadır.
Yaşam hakkı, devletin korumakla yükümlü olduğu en temel haktır. Hasta mahpusların tedaviye erişiminin sağlanmaması ve hapishanede tutulmaya devam edilmeleri, bu hakkın açık ihlalidir.
Devlet yetkililerini; hasta mahpuslara ilişkin gerekli önleyici tedbirleri derhal almaya ve tahliyeleri önündeki engelleri kaldırmaya çağırıyoruz.
Mehmet Edip TAŞAR’ın ailesine ve yakınlarına başsağlığı diliyoruz.
İnsan Hakları Derneği
Türkçe
İHD Urfa retweetledi

Antalya Yüksek Güvenlikli Ceza İnfaz Kurumu’nda bulunan mahpuslar Gürkan Türkoğlu, Tahsin Sağaltıcı ve Hüseyin Özen vekilleri aracılığıyla derneğimize başvurmuştur. Başvuru üzerine gerçekleştirilen görüşmelerde; Yüksek Güvenlikli Hapishanede uygulanan ağır izolasyon koşullarının insan onuruna aykırı şekilde ağırlaştırıldığı, havalandırma ve sohbet hakkı gibi temel hakların fiilen kullandırılmadığı, ayrıca ceza infaz kurumunun fiziki yapısının insan onuruyla bağdaşmadığı ve bu nedenle yaptıkları sevk taleplerinin karşılanmadığı yönünde ciddi iddialar tarafımıza iletilmiştir. Mahpuslar, bu ağır koşullar ve sevk taleplerinin sonuçsuz bırakılması nedeniyle açlık grevine başlamıştır.
23.03.2026 tarihi itibarıyla Gürkan Türkoğlu ve Tahsin Sağaltıcı açlık grevinin 237. gününde, Hüseyin Özen ise 217. günündedir. Mahpuslarda denge kaybı, yürüme güçlüğü, tekerlekli sandalye kullanma ihtiyacı, üşüme, titreme, kalp çarpıntısı, uykusuzluk, konuşma ve odaklanma güçlüğü, ishal gibi ağır sağlık belirtileri görülmektedir. Bu durum başta yaşam ve sağlık hakkı olmak üzere temel haklar bakımından ciddi riskler barındırmaktadır.
Derneğimiz, Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkif Evleri Genel Müdürlüğü ve TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu’na başvuruda bulunmuş, ayrıca Adalet Bakanlığı’ndan randevu talep etmiştir. Ancak bu başvurularımıza ve randevu talebimize bugüne kadar herhangi bir yanıt verilmemiştir. Yetkili makamları, geri dönülmez sonuçlar doğmadan, mahpusların yaşam hakkını ve insan onurunu esas alan, Birleşmiş Milletler Mahpuslara Muameleye Dair Asgari Standart Kuralları (Nelson Mandela Kuralları) ile uyumlu ivedi ve etkili adımlar atmaya çağırıyoruz.


Türkçe
İHD Urfa retweetledi

Antalya S Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nda mahpus Devrim Ayık'a yönelik işkence, kötü muamele ve sağlık hakkı ihlallerine ilişkin İHD Antalya Şubesi ve ÖHD Antalya Temsilciliği'nin hazırladığı ortak rapor şimdi yayında 👇🏼
ihd.org.tr/antalya-s-tipi…

Türkçe












