cage

230.2K posts

cage banner
cage

cage

@imamcage

#PusulamAtatürk Instagram ve Facebook kullanmıyorum

türkiye Katılım Ağustos 2011
4.3K Takip Edilen4K Takipçiler
Sabitlenmiş Tweet
cage
cage@imamcage·
🔴 TAKİPÇİLERİME DUYURU ❗️❗️❗️ Profilimde İBB başkanımız Ekrem İmamoğlu 'na yapılan sansür kalkana kadar @ekrem_imamoglu fotosu olacaktır
Türkçe
9
1
36
4.3K
cage
cage@imamcage·
@RTErdogan Gülistan Doku için 6 yıl beklendi .🤔 6 yıl bekletip soruşturma açmayanlara hesap sorulacak mı ?
Türkçe
0
0
28
660
Recep Tayyip Erdoğan
Recep Tayyip Erdoğan@RTErdogan·
Bu ülkenin tüm çocuklarına bir sözümüz var: Onların inşallah vatandaşı olmaktan gurur duyacakları güvenli bir ülkede yaşamalarını temin edeceğiz. Yüreği yaralı annelerimiz için, bu ülkenin gözleri umutla parlayan çocukları için inşallah bu sorunu büyümeden hal yoluna koyacağız.
Türkçe
2K
2.9K
12.3K
513.5K
cage retweetledi
Ferit Demir
Ferit Demir@DemirFerit62·
Gülistan Doku soruşturmasında bugün neler oldu? Koruma polisi Şükrü Eroğlu'nun ifadesindeki çarpıcı bölümler neler? Vali Tuncay Sonel 3 ay boyunca Zaynal ve ailesini Antalya-Belek'te neden lüks otelde konaklattı? Dönemin Emniyet müdürü kimin evine giderek vali beyin selamı var dedi ve neler rica etti? Canlı yayında Gülistan Doku soruşturmasının gerçeklerini anlatıyorum... youtube.com/live/9oZJRK3fw…
YouTube video
YouTube
Türkçe
9
59
477
44.4K
Tüketici Ajansı
Tüketici Ajansı@tuketiciajansi·
Şok marketlerde satışa sunulan muzun hali görenleri "şoka" uğratıyor. Kararmış muzlar kg fiyatı %25 indirimli olarak böyle satışa sunuluyor.
Tüketici Ajansı tweet media
Türkçe
190
227
1.2K
129.1K
cage retweetledi
Gıda Dedektifi
Gıda Dedektifi@gidadedektifiTR·
Bu görüntü Batman Merkez'de faaliyet gösteren Şehit Abdulrezzak Kanat İlköğretim Okulu'ndan! Bu okulda 13 Nisan günü yapılan etkinlikte Kızılay çocuklara satışı ve reklamı yasak olan Ülker ürünlerini böyle dağıttı. Ülker, okullara resmen dadandı. Peki buna kim göz yumuyor? @tcmeb
Gıda Dedektifi tweet mediaGıda Dedektifi tweet media
Türkçe
40
592
2.2K
75.4K
cage
cage@imamcage·
@HavaForum Yine kiraza don mu vuracak ❓️🙄
Türkçe
0
0
1
740
Hava Forum
Hava Forum@HavaForum·
Başkent Ankara'da perşembe ilk saatlerde yüksek kesimlerde seyirlik lapa lapa kar yağışı bekliyoruz. ❄️
Türkçe
9
16
659
62.1K
cage
cage@imamcage·
@ebugargamelyeni Fotoğrafını da koysaydın ,güvenlik güçlerimiz zorluk çekmesin 🤣
Türkçe
0
1
8
302
Atilla 𐱅𐰇𐰼𐰰
Atilla 𐱅𐰇𐰼𐰰@ebugargamelyeni·
Cehabeye oy verenleri ne zaman içeri almaya başlayacaklar , kaynanam koyu cehabeli bir de Reyize devamlı laf ediyor , kendisi Şafak sokak no 12 Bornova İzmir adresinde ikamet ediyor başına bir şey gelecek diye korkuyorum
Türkçe
27
7
278
7.3K
cage
cage@imamcage·
@gulbenergen Gülben hanım geç gelen adalet ,adalet değildir ama, Buna da şükür diyoruz .
Türkçe
0
0
5
370
Gülben Ergen
Gülben Ergen@gulbenergen·
Gülistan adalete ışık tutuyor. ⚫️Tunceli Devlet Hastanesi Başhekimi Çağdaş Özdemir tutuklandı ⚫️Tunceli Valisi Tuncay Sonel Gözaltında ⚫️Valinin oğlu Mustafa Türkay Sonel tutuklandı. ⚫️Valinin Oğlunun Yakın Arkadaşı Umut Altaş kırmızı bültenle aranıyor. Devletin imkanlarıyla 6 yıldır bi aileyi yakanları devlet yakar. #RojinİçinAdalet
Türkçe
58
151
2K
47K
Etkili Haber Yeni Sayfa
Etkili Haber Yeni Sayfa@etkiIihaberyeni·
A101 tarafından satın alınan CarrefourSA'nın içki satışını sonlandırması bekleniyor.
Etkili Haber Yeni Sayfa tweet mediaEtkili Haber Yeni Sayfa tweet media
Türkçe
17
3
40
48.3K
cage retweetledi
Tele2 Haber
Tele2 Haber@tele2haber·
Murat Taylan: "Tele1 satışa çıktı. Duyurusu yapıldı bugün TMSF tarafından. Kayyumda bulunduğu süreçte Tele1 zarar eden bir şirkete dönüştü. Türkiye'de bir televizyon kanalına hiç kimsenin inanmadığı bir iddianameyle, genel yayın yönetmeninin casusluk yaptığı iddiasıyla el konulmuş olması ve satışa çıkartılmış olması. Hikaye bu. Türkiye'de bir televizyon kanalı iktidarı rahatsız eden, yayınlarıyla rahatsız eden bir televizyon kanalı satışa çıkartıldı. El koyulması bu anlamda tarihseldi. Şimdi satışa çıkartılmış olması da benzer bir tarihsel eşiğin aslında aşıldığını gösteriyor. Türkiye'de kanallara el konabilir, istenilen kanal satışa çıkartılabilir anlamına geliyor."
Türkçe
25
451
2.1K
69.5K
cage
cage@imamcage·
@mayrukcouture Üstad nereye ? Rota Kuzey kutbuna mı ❓️
Türkçe
1
0
0
75
Bahadır Erdem
Bahadır Erdem@BBahadirErdem·
Halk TV de saat 21.00’de ⁦@haberaktif⁩ moderatörlüğünde Açıkça’da her şeyi açık açık konuşacağız. Sizler de bir bardak sıcak çayınızı alın, sohbetimize buyrun. Yorumlarınızla katkınızı bekliyoruz.
Bahadır Erdem tweet media
Türkçe
28
10
218
4K
cage
cage@imamcage·
@DrGunerSonmez Söylencek çok şey var hocam da şimdilik susuyoruz ...🥺
Türkçe
0
0
1
127
Prof. Dr. Güner Sönmez
Prof. Dr. Güner Sönmez@DrGunerSonmez·
Sevgili yöneticiler, bürokratlar, memurlar… Zamanın ve rüzgârın aldatıcılığına kapılıp asla hukuksuzluk yapmayın, kanunların dışına çıkmayın. Bana bir şey olmaz demeyin. Hukuksuz isteklere asla kapı aralamayın. Rüzgâr kesilir, devran döner, gün gelir hesap önünüze konur.
Türkçe
34
206
1.6K
21.8K
yavuz oğhan
yavuz oğhan@yavuzoghan·
Boğaziçi İmar Müdürü Elçin Karaoğlu Silivri'de savunma yapıyor. İBB davasında ne oluyor diye merak edenlerden rica ediyorum, biraz uzun ama bu bölümü bir okusunlar. insanlar nelerle suçlanıyor, iddianameye hangi ifadeler girmiş hangileri girmemiş Elçin Karaoğlu'ndan dinleyin. Aylardır cezaevinde yatan insanların çaresizliklerine bir bakın. Elçin Karaoğlu: Ayşegül Kayabay’la devam etmek istiyorum. Hakkımdaki suçlamalar arasında neden benim adımın dahil edildiğini anlamadığım hani bir diğer eylem daha, eylem 51. Bu eyleme bakıldığında, Beşiktaş'ta, 1970'lerden, 80'lerden beri var olan 50 yıllık mevcut bir yapıda yapılan birtakım imara aykırılıklarla ilgili yapı sahibi Ayşegül Kayabay ile Süleyman Atik isimli kişiler arasında geçen bir olay anlatılıyor. Bu benim ilk kez iddianamede okuduğum, daha önceden hiçbir şekilde bilgim olmayan bir konu. Bu eylemle ilgili savunmamın sonundan başlayacağım. Şöyle ki; şimdi ilk olarak değerlendirme kısmının sonunda yine "imar taleplerini Yakup Öner'e yönlendirmekle" suçlanmışım. Ancak Eylem 51'in şüphelilerinin arasında Yakup Öner yok. Yani bu eylemin anlatımında da yok, ifadelerinde de yok, eylem örgüsünde de yok. Onu bir tarafa koydum, şüpheliler arasında da yok. Fakat ben Yakup Öner'e yönlendirmekle suçlanıyorum. Şimdi tabii bu durumda ben neye göre savunma yapmalıyım, inanın bilmiyorum. Ama elimden geldiğince yine ifadelerin çelişkileri artı kurum açısından bu yerin durumu nedir onu anlatmaya çalışacağım. Sayın Başkanım, şimdi ifadelerden özet olarak geçersek, önce Süleyman Atik'in etkin pişmanlık ifadesini, tamamını okumuyorum özetlemek istiyorum. Özetle diyor ki: "Ayşegül isimli arkadaşı, ondan evi için tadilat izni alması hususunda yardımcı olmasını istemiş. "Ben özetlediğim için kendi dilinden anlatmadım burada. "O da Boğaziçi İmar Müdürlüğü'ne gelip benimle görüşmüş. Ben talebi reddetmişim." Yani bana gelmiş, ben reddetmişim, öyle söylüyor. "O da bunun üzerine Fatih Keleş'le görüşmüş. Fatih Keleş de 250.000 TL karşılığında izin vereceğini söylemiş. O da parayı alıp Fatih Keleş'e vermiş." Böyle söylüyor. Şimdi Ayşegül Kayabay'ın savcılıkta verdiği ifadesine bakıyoruz. O ne diyor özetle? Diyor ki: "Süleyman'dan eviyle alakalı sorunlarda yardımcı olmasını istemiş. Süleyman da parça parça olmak üzere toplamda 500.000 TL almış. Vermezse işlem yapılırmış. Kendisinden 250.000 TL daha istemiş. O da vermeyince Boğaziçi İmar Müdürlüğü mülkü yıktı." Dediği bu. Şimdi yine bu iki kişi arasında ne geçtiğini bilmediğim bir konuşma Sayın Başkanım. Ama biri diyor ki "250.000 TL aldım", diğeri diyor "500.000 TL aldı 250.000 TL daha istedi, onu da ben vermedim." Şimdi bu kişilerin ifadeleri de tutarlı değil. Bu iki kişi ne yaşadı ben inanın bilmiyorum. Sanırım heyetiniz de benim bunu bilmemi beklemiyordur. Ben burada ancak şunu anlatabilirim, kurum açısından bu yerle alakalı ne yaptığımızı anlatabilirim. Onu da anlatacağım ileride. Şimdi devam ediyorum tekrar. Sayın Başkanım, az önce Süleyman Atik'in bir tadilat izninden ve benim konuyu reddettiğimden bahsettiğini söylemiştim. Öncelikle bu dosyada ne bir müracaat var ne de verilmiş bir izin var. Açıkçası ben böyle bir konuşmayı da hatırlamıyorum. Yani hani reddetmişim yani bunu da hatırlamıyorum yani inanın. İlk olarak bunu da söyleyeyim. Peki kurum olarak ne yapmışız? Burada çok enteresan bir olay var. Kurum olarak ne yapmışız diye sorunca Ayşegül Kayabay isimli kişi, az önce okuduğum özetlediğim ifadesinden bir ay önce bir ifade daha vermiş savcılığa. Bu ifadesinde ne dediğini az sonra okuyacağım. Bu ifade iddianamede değerlendirilmemiş. Yani yok. Bu ifade hiçbir şekilde yok. Ama Ayşegül Kayabay o ifadede her şeyi doğrudan anlatmış. Hani "Müdürlük ne yaptı?" diyor ya; kısmen orada anlatmış, sonra da ne yaptığımızı ben anlatacağım. Dolayısıyla doğrudan oradan okuyacağım. Sayın Başkanım, bu okuduğum ilk ifadeydi. Burada ekran 2’yi, yani 2. görseli yansıtabilir miyiz? Bu ifadeden sonra yakalama kararıyla birlikte Ayşegül Kayabay savcılık makamına çağırılıyor ve az önce okuduğum 2. ifadesi alınıyor. Şimdi okuyacağım bu ifade ise iddianamede hiç yer almıyor. Ne diyor burada? "Bu evi ben 2014 yılında kendi ailemin yardımıyla satın aldım. Satın aldıktan sonra evin dış giriş kısmına pimapen ile birkaç ekleme yaptım ve kapalı hale getirdim. Bu durumu komşum şikayet etti. Boğaziçi İmar Müdürlüğü’nden evime geldiler ve yaptığım tadilatın usule aykırı olduğunu söyleyerek 3.500 TL ceza kestiler; sonradan yaptığım pimapenleri sökmemi istediler. Bana verdikleri süre içerisinde pimapenleri sökmedim. Tekrar evime geldiler; pimapenleri sökmediğimi gördüklerinde bu kez 100.000 TL daha ceza kestiler. Sonra ben daha fazla ceza yememek için kendi imkanlarımla pimapenleri söktüm. Belediyenin şikayeti üzerine mahkeme görüldü. Hatta Boğaziçi İmar Müdürlüğü tarafından kesilen ilk 3.500 TL'lik cezadan sonra görüşmek üzere Boğaziçi İmar Müdürlüğü’ne birkaç kez gittim. Buradaki görevlilerle görüşmek istedim ama kimse benimle muhatap olmadı. Hatta orada Boğaziçi İmar Müdürü'nün Elçin Karaoğlu olduğunu öğrendim; kendisini daha önce tanımıyordum. Orada kendisiyle görüşmek istediğimi görevlilere bildirsem de kendisi görüşmek için beni kabul etmedi. Elçin Karaoğlu isimli şahsı sadece ismen tanıyorum, kendisiyle hiç görüşmedim." İfadenin devamında şöyle diyor: "Kendisiyle görüşmedim. Ben kimseye rüşvet vermedim, para vermedim. Süleyman Atik isimli şahsın beyanları asılsızdır. Neden böyle bir beyanda bulundu bilmiyorum. Boğaziçi İmar ile yaşadığım sorunlar 2023 yılındadır; ancak Süleyman Atik, 2021 yılında benden rüşvet parası aldığını beyan etmiştir. Ben kendisinin olayları yanlış hatırladığını düşünüyorum çünkü ben kimseye para vermedim. Para vermiş olsam neden hakkımda şikayetçi olsunlar? Ayrıca rüşvet vermiş olsam neden Boğaziçi İmar Müdürlüğü’ne 100.000 TL üzerinde ceza ödeyeyim? Makbuz ve dekontlarım da yanımda." Sayın Başkanım, şimdi bakıyorsunuz; bu ifade savcılığa verdiği ifadedir. Öbürü ifade de bu neden ifade değil? Bu ifade neden iddianameye girmiyor? Sonra yakalama kararıyla tekrar savcılığa getirtiliyor. Eğer öbürü delilse, bu da delildir. Bu arada öbür ifadede de benimle ilgili doğrudan bir suçlama yok. Dediğim gibi; ben bu konuyu ilk kez iddianamede okudum. Ama sonuçta bir suçlamayla muhatabız ve garibime giden noktalarda içimi dökmek istiyorum. Yoksa ben bu ifadelere de pek girmem; "O şunu demiş, bu bunu demiş" diye bakmam. Benimle bir ilgisi var mı? Yok Başkanım. Şimdi bunun üzerinde daha fazla bir şey demeye gerek var mı bilmiyorum. Komşusu şikayet etmiş, özetliyorum: Bizim kurum çalışanlarımız, müdürlük çalışanlarımız hemen gidip işlem yapmışlar. Para cezası kesmişiz, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunmuşuz. Gidip tekrar kontrol etmişiz; aykırılıklar giderilmediği için bir kez daha para cezası kesmişiz. Hanımefendi tutanak sonrası kurumuma gelmiş, benim adımı o zaman duymuş. Benimle görüşmek istemiş, ben görüşmemişim; ama ben yine de rüşvetle suçlanıyorum. Muhtemelen o sırada makamda başka bir görüşmem olduğu için görüşememişimdir. Peki, eyleme konu yerdeki binanın durumu nedir ve müdürlüğümüzün gündemine nasıl gelmiş? Bunu anlatmak istiyorum. Ana yapı ile ilgili Ek-11'de eski bir fotoğraf var. Bu fotoğraf; 1982 ve 2009 yıllarına ait iki tane uydu fotoğrafıdır. Bu yapı, 1970’lerden beri, 80’lerden beri orada mevcut olan bir yapı. Yapıldığı tarihteki metrekaresiyle yani anlaşılsın diye söylüyorum eni, boyu, yüksekliği neyse o tarihte, gene aynı, birebir aynı. Mevcut durumda da herhangi bir büyümesi, bir alan kazanması söz konusu değil. Bu yerle ilgili kuruma yapılmış bir başvuru yok, verilmiş bir izin de yok. Ve burayı 50 sene boyunca bir Allah’ın kulu da görmemiş yani. Benim yaşım kadar bina. Benim yaşım kadar binayı 50 sene boyunca ne Boğaziçi İmar Müdürleri gelmiş geçmiş ne yönetimler gelmiş geçmiş. 50 sene boyunca bir Allah’ın kulu görmemiş bu binayı. Şimdi yapıyı, uydu fotoğrafını gösterdim. Herhangi bir başvuru yok, verilmiş bir izin yok dedim. Şimdi iddianamede yer alan ve ifadede geçen binanın yanına sökülüp takılan cam ve pimapen malzemeden yapılan bir kapalı alan var Sayın Başkan. Alanın büyüklüğü 9.07 metrekare. Şimdi 2022 yılının son günlerinde yani 2023’ün başı diyebiliriz neredeyse. Bu bahsedilenler 2021’de eylemde yapılan konuşmalar. Son günlerinde müdürlüğe bir şikâyet geliyor. Şikâyet dilekçesinin ekinde, başkanım orada çalışma yapılırken fotoğraflar var. Hani ustalar o pimapenleri yaparken, camları takarken, doğramaları yerine montajlarken, komşum zaten şikâyet etti diyordu ya, herhalde komşusu bilmiyorum kendi ifadesi. Şikâyetçi, fotoğraflarını çekmiş. Ya yapılırken çekmiş, buradaki imalat. Şimdi burada 2021’de bir şey anlatıyor, şikâyet var 2023’te yapılmış. Onun ötesi kiremit aktarımı, cephe boyası; bir şey yok. Onlar da zaten İmar Kanunu 21, 22’ye göre ruhsata tabi işler değil. Şimdi şikâyet geliyor, şikâyet üzerine oraya gittiğinde hem bu 9.07 metrekarelik yeni yapılan yeri tutanak altına alıyorlar, hem de binanın bu 50 yıldır mevcut olan binanın tamamını da tutanak altına alıyorlar. Diyorlar ki ruhsatın var mı? Yok. Geliyorlar imar işlem dosyasını çekiyorlar, parsel numarası bakıyorlar yapı ruhsatı var mı, yapı kullanma izin belgesi var mı, yok. Eski yapı, ya da ben aldığımda vardı, 50 senedir vardı. Yapacak bir şey yok, yapacak bir şey yok, binan kaçak. Dolayısıyla o yapılan pimapenlerle birlikte binayı da tutanak altına alıyoruz. Savcılığa yine İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulunuyoruz. Sayın Başkan, kıymetli heyet. Şimdi biz, ya böyle bir meselenin içinde olsak ya İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’na gidip de savcının önüne bu kadını atabilir miyiz yani? Bizim öyle bir ya bizim alnımız açık, başımız dik, git kardeşim savcıya hesabını ver demişiz yani. Suç duyurusunda bulunmuşuz. Aklımızda yok ki bizim, bilgimizde yok ki bizim böyle bir şey. Bunun üzerine ilgilisi hakkında ceza davası açılıyor. Ceza Mahkemesi yeni aykırılıklardan dolayı bu 9.07 metrekarelik aykırılığın giderilmesi sebebiyle düşme kararı veriyor, yani diyor ki burayı söktü pimapenleri, evet sökmüş, düşme kararı veriyor. Diğer bir deyişle binanın diğer 50 yıldır kaçak olan kısmının kaçak olmasını Ayşegül Karabay açısından bir hukuka aykırılık olarak görmüyor. Yani o binada o binada herhangi bir unsuru, atıyorum kiremit aktarmış bile olsa, cephesini boyamış bile olsa, bir aykırılık, hukuki anlamda bir Ayşegül Karabay açısından bir problem olarak görmüyor. Ama biz kurum olarak karara rağmen binanın tamamı hakkında tutanak tutuyoruz dediğim gibi, hatta ve hatta bu binayla ilgili yıkım kararı alıyoruz.Tekrar söyleyeyim Sayın Başkanım. 9,07 metrekareye göz yumduğu iddia edilen yerin tamamı hakkında yıkım kararı aldım. Daha ne diyebilirim ki? Ayşegül Kayabay'ın ilk ifadesinde bu işlemlere iddianamede ne yer verilmiş ve Süleyman Atik ile Ayşegül Kayabay arasında geçen bir konuda bilgim olması düşünülebilir. Benim anladığım burada başka türlü bir şey var. Bu nedir? Bu hukuken nedir? Bu ne suçudur? Ben bunu bilmiyorum. Ama gördüğüm şu: Bir tarafta işini gücünü zamanında, günü gününe, eksiksiz yapan bir müdürlük var. Diğer tarafta da müdürlüğümüzün adını kullanan, arkadan iş çeviren bir kişi var. Bu eylem hakkında daha fazla söyleyecek bir şeyim yok. Kurum taraftır, her şey çok net. Ben kronolojik olarak kısaca belli işlemlerle ilgili bahsetmek istiyorum, kayda da geçsin. 28.12.2022'de şikayet dilekçesi gelmiş. Sayın Başkan, burada hatırlatmak istiyorum: Gerçekleştiği iddia edilen alışveriş 2021 yılına ait. 26.01.2023'te şikayet dilekçesinin ardından yapı tatil tutanağı tutmuşuz, mühürlemişiz. Savcılığa suç duyurusunda bulunmuşuz. Bunları Ek-12 ve Ek-13 olarak size sunduk. Yani hepsini sunmadık, eklere boğmak istemedik. Eklere boğmaya çalışsak dosyalara bakamayacaksınız, ekleri tasnif edip koymak istedik. Çevre ve Şehircilik Bakanlığına bilgi verilmiş Sayın Başkanım. Bakanlığa, Beşiktaş Sosyal Güvenlik Kurumuna yazılmış. Yıkım ve para cezası alınması için başkanlık oluru alınmış 3 Mart 2023'te. 15 Mart 2023'te yıkım kararı ve 89.878 TL para cezası kararı alınmış. 6 Nisan'da ilgililerine tebliğ edilmiş; tapuya yazmışız, yıkım şerhi düşülmesi için. İSKİ'ye, İGDAŞ'a, BEDAŞ'a yazmışız, altyapı hizmetlerinin kesilmesi için. İlgilisi "Ek alanları ben yıktım" demiş, dilekçe vermiş. Yıkmak zorunda kalmış yani, bizim kararımızla birlikte.
Türkçe
22
170
616
39.1K