

İSMAİL BAL
9.8K posts


















Araştırma’da paylaşılan son verileri analiz ederken, rakamların ötesindeki metodolojik geçmişi de masaya yatırmak gerekiyor. Bir araştırma kuruluşunun güvenilirliği, sadece tahminlerinin isabetiyle değil, bu tahminleri üretirken kullandığı yöntemlerin etik ve hukuki zeminiyle ölçülür. 2024 yerel seçim sürecinde tanık olduğumuz "sandık çıkış anketi" (exit poll) uygulaması, bu noktada ciddi bir tartışma konusudur. Türkiye’de yasal çerçevede yasak olan bu yöntemin, herhangi bir yaptırıma konu olmaması bir yana, ihlalden elde edilen verilerin bir "pazarlama başarısı" olarak sunulması veri etiği açısından sorunludur. Kuralların esnetilmesiyle elde edilen sonuçlar "isabet" olarak nitelendirilemez. Yasakların delindiği bir zeminde üretilen verinin, seçim sonrasında ödüllendirilmiş bir "bilme" hikayesine dönüştürülmesi, anket sektörünün bilimsel standartlarına zarar veren bir emsal teşkil etmiştir. Öte yandan, geçmişte "fire verilmiyor" denilen bölgelerde yaşanan %50’ye yakın sapmalar, ölçüm araçlarının sahadaki dip dalgaları yakalamada ne kadar yetersiz kalabildiğini göstermişti. Bu denli yüksek sapma geçmişi olan bir metodolojinin, bugünkü yüksek oranlı verilerini ihtiyatla karşılamak analitik bir zorunluluktur.




