19 mayıs'ta, 29 ekim'de, 10 kasım'da ve daha nice özel günde seve seve ayağına gidip andığınız liderin askerleriyiz. Evet sivilde olsak Mustafa Kemal Atatürk'ün laik cumhuriyetini korurken bir askeri olarak koruyacağız
Benimle tanışmak harika bir deneyimdir; ta ki benim hakkımda "keşke hiç tanışmasaydık" tweetleri atana kadar. O süreçteki estetik zevkimiz için bir kadeh kaldırabiliriz
Dışarıdaki herkes için "hayatımı mahveden o adam" olabilirim ama evdeki kedim için sadece yaş mamasını 5 dakika geciktirdiği için yargılanan bir bireyim
Sabah montla çıkıp öğlen güneşten haşlanmak, akşam yağmurda ıslanmak... Lahana gibi kat kat giyinmekten mevsimlik işçiye döndüm. Hangi mevsimdeyiz, yetkili biri açıklama yapabilir mi
Nietzsche’nin "Tanrı öldü" demesiyle Serdar Ortaç’ın "Seni çöpe atacağım poşete yazık" demesi arasında çok ince bir çizgi var. İkisi de bir vazgeçişi, bir nihai sonu ve materyalizmin zirvesini temsil ediyor
Hatıralar, beynimizin bize oynadığı en masraflı oyundur. Yaşanmış bir acıyı alıp, yıllar sonra üzerine estetik bir filtre koyup bize "güzel günlerdi" diye yutturuyor.