
Kaan Gülener
515 posts










Baro seçimleri yaklaşıyor. Şirket kurması yasak olan avukatlarla ilgili bir hatırlatma. @barolar da meslektaşlar da bu konuda maalesef (terzi söküğünü dikemez) çok kafa yormaz. Yoran biri olarak açılayayım. Avukatların ve benzeri serbest meslek erbabının çok dezavantajlı durumu var bilanço usulüne göre. Yüksek vergileri ‘kendimizi yaksak da’ değiştirmeyeceğiz. O yönde talep de yok. Ama aynı durumlarda olan şirketlerle aynı şartlarda eşitleyebiliriz. Vergiyi yine verelim. Ama aynı oranda verelim. Öncelikli miktarlara takılmayın. Fiyatı önemli olmaksızın araç/işyeri sahibi olan her serbest meslek erbabının sorunu. Ama yazık ki çoğumuz böyle bir sorun olduğunun farkında bile değiliz. 2019 yılında yaklaşık 200K USD karşılığı (1,2 milyon₺) araç aldım. O tarihte en yüksek ÖTV %160 idi KDV%18. O zaman ÖTV motor cc ve fiyata göre olduğu için ÖTV bu araçlarda %110 idi. Aracın çıplak değeri 75-77K USD idi (456K TL) Sonra ÖTV %220’ye KDV %20’ye çıktı. Yani araç bir anda 295K USD oldu. (Yaklaşık 1,75 milyonTL) yani bir araba bana 3 araba devlete almak gerekti. Ödenen kredinin faizini ve sevgili devletime ödediğim faizin BSMV’sini saymıyorum. Bir de KKDF var ama uygun koşullarda muafiyet alınabilir, saymıyorum. 2024’te aracı 125k USD (4,2 milyona TL’ye ) sattım. Zararım yaklaşık 170 bin USD. Ama devletime göre 3 milyon TL kar ettim. Bu sebeple 1,2 milyon vergi ödemeliyim. Devlete 3 araba daha almak demek. Araba satıp yeni araba aldım. Fiyatı önemli değil. (Aynı aracın güncel modeli donanıma göre 450-500k usd. Tabiki 350-375k usd yine vergi) Hadi boşver ülkece fakirlerdik. Sattığımız fiyata yani 4,2 (125k USD’ye) yeni araç aldık. Ama devletim diyor ki sen şahıssın. Sattığın arabanın giderini diğer aldığın arabanın maliyetine sayamazsın. Yani eski arabadan kar ettin vergisini öde. Yenisi, yeni tur yeni şans. Yeni aldığın arabanın da yasa çıkardım en fazla 1,5 milyon TL’sini ( yaklaşık 45K USD) gider yazabilirsin. Onu da yılda 300.000 TL (yaklaşık 9K USD) olmak üzere toplam 5 yılda. (Yasa 2020’de çıktığında 5 yıl için sınır toplam 300 Bin TL idi) Arabanın değeri enflasyon sebepli yine TL bazında artacak, sevgili devletim yine aynı tür vergiyi alacak. Yetmeyecek kabul etmediği gider sebepli artan farktan da vergi alacak. Misal araba 3,5 milyon. Yani 100K USD. 1,5 milyonu amortisman yaptın 5 yılda (enflasyon sebepli yapamadın aslında) 2 milyon kanunen kabul edilmeyen gider. Dolar 5 yıl sonra 100 TL (önceki 5 yılda artış 5,7 kat; sonraki 5 yıl 3 kat artsa bile 102 TL oluyor. ) Arabayı misal 100K USD’ye sattın. Yani 10 milyon. 2 milyon kanunen kabul edilmeyen gideri düştün 8 (oysa senin 2 oldu 6 ama olsun devletime para lazım)1,5 da arabanın devletin kabul ettiği maliyet 6,5. Eğer o tarihte gelir vergisi yine artmamış (%35 idi %40 oldu)olursa 2,8 milyon TL ( 82,5K o zamanki kurla 28K USD) daha devletime vergi. Bilanço usulü olsaydı yani şirket olunsaydı; Kanunen kabul edilmeyen gidere enflasyon uygulanacaktı. Satılan araba yeni arabaya gider yapılabilecekti. Vergi ödenmeyecekti. Şahıs olunca ödenen vergiler bu şekilde. Bunun düzeltilmesi lazım da cidden çok az meslektaşım bu işlere kafa yoruyor. Devletim sürekli daha çok vergi almanın peşinde. Herhangi bir yanlışı düzeltmenin değil. (Enflasyon bu kadar yüksek olmadığı, araçların üst gider limiti olmadığı, ÖTV oranının bu kadar yüksek olmadığı dönemde aracı gider yazmak makuldü/avantajlıydı. Gelir vergisi yerine ÖTV-KDV ödeyip görece iyi araç tercihim vardı. 2020 yılından itibaren daha çok para lazım diye diye ÖTV, KDV, gelir vergisi, BSMV, KKDF, MTV arttı. Enflasyon sebepli kredi faizleri de %600 arttı.Yetmedi üst limit getirildi üst limit denilen miktar da en ucuz araba fiyatıyla aynı neredeyse.2024’e geldik hala vergiler az diye daha çok vergi almanın peşindeyiz. Millet de ‘arabası/evi varsa zengindir. Onlar ödesin ama arada kent lokantası, erken emeklilik, sosyal yardım vs olsun’ zihniyetinde). Düzelme neredeyse imkansız. Yazık ülkemin bir avuç güzel insanına.







28 Yıllık avukatım.Bugüne kadar hiç arab.,uzlaştırmacı,bilirkişi,konkordato komiseri vs. olmak için başvuru yapmadım.Çünkü,hiç zamanım yok.Gerçekten avukatlık yapıp bunlara zaman bulabilenlere de şaşırıyorum.28Yıldır sadece avukatlık yapıyorum.Zaten başka bir şeye zaman kalmıyor.

Memurlar dışında tek bir kişiye bile yeşil pasaport verilmemelidir.








Eğer bir ülkede, diyelim X ülkesi, yetkim olsaydı, yurt dışına seyahat edebilecek X vatandaşlarını crème de la crème seviyesinde olan insanlar arasından seçerdim. Mesela, yurt dışına çıkmak için $ 20 gibi cüzi bir parayı ödemelerini şart koşardım. Böylelikle bu parayı bile ödeyemeyecek durumda olanlar, ülkemin itibarına gölgelemesin diye memlekette kalırdı. Güvendiğim, kefil olduğum X vatandaşlarına, yabancı ülkelerin vize ve bürokrasi oyunlarını kolayca aşmaları için özel bir pasaport verirdim. Öte yandan, $ 20 ödeyebilecek ama elit olma konusunda şüphe duyduğum X vatandaşlarına daha basit bir belge verirdim; böylece yabancı devletler gerektiğinde onları ülkelerine sokmayabilirdi. Özetle, seçkin olanlar özgürce gezer, diğerleri ise hak ettikleri yerde, yani X memleketinde, kalırdı.



