kivanc kocak

33.2K posts

kivanc kocak banner
kivanc kocak

kivanc kocak

@kafcamus

iletişim yayınları / dünyanın en büyük takımının şekerspor, dünyanın en iyi müzik grubunun queen olduğuna dair gerçekleri kimseyle tartışmam

istanbul Katılım Nisan 2009
2K Takip Edilen8.7K Takipçiler
Sabitlenmiş Tweet
kivanc kocak
kivanc kocak@kafcamus·
pıt, 17 yılın her dakikasında muhteşemdin… milyonlarca teşekkür… bizim olmadığımız odalarda olacaksın hep
kivanc kocak tweet mediakivanc kocak tweet media
Türkçe
22
2
199
0
kivanc kocak retweetledi
rifat bali
rifat bali@brbali·
Biraz uzun bir bildirim. Sabrınıza güveniyorum… Ben bu mecraya 2010 yılında dahil oldum. Çok uzun yıllar göz gezdirmek, kurucusu ve yayın yönetmeni olduğum Libra Kitap’ın kitaplarını haberleştirmek ve yeni çıkan yayınları takip etmek için kullandım. Seyirci kaldım, 1-2 kere bir şey yazmaya kalkıştım, aldığım tepkilerden insanların (a) ya okuduklarını anlamadıklarını; (b) ya okuduklarını yazarın kimliğine göre değerlendirip yanlış anladıklarını; (c) veya ego ve kibirleri müthiş olduğu için üstüne alındıklarını ve küstahlaştıklarını fark ettim. Ve susmaya devam ettim. Ta ki Aksa Tufanı Saldırısı’na kadar (ATS). ATS’den sonra bu platformda yazılanları izlemeye başladım. Sebebi de Türk Yahudi Toplumu (TYT) hakkında en son kaldığım yerden (2003) bugüne kadar uzanan bir kitap yazmaya karar verişim oldu. Burayı izlemeye başlayınca X’in algoritması önüme hep aynı konuyla ilgili bildirimleri çıkarmaya başladı ve ben şoka uğradım. 1950’lerden bu yana basını okumuş biri olarak Yahudiler hakkında yazılanları bilen birisiyim. Dolayısıyla şaşırma eşiğim epey düşüktür. Şoka uğramamın sebebi İslamcı/Muhafazakâr/Milliyetçi/Kemalist, hangi kesim olursa olsun, saygın, mükemmel eserlerin müellifi olan kimi kişilerin ATS’den sonra yaptıkları yorumlardı. Şimdi buradan yola çıkarak genellemeler yapmak istemiyorum. Kimseye de “doğru yol”u göstermeye niyetli bir aktivist değilim. Gözlemciyim, o kadar. Sadece diyeceğim şu: Buradan gözlemlediğim gidişat hem Türkiye, hem de TYT açısından kötü bir gidişat. İki sebepten dolayı: (a) ATS’den bu yana gerek TYT kurumsal olarak ve gerekse Türk Yahudileri (TRY) bireysel olarak İsrail’i kınamak ve kelam etmek için baskıya maruzlar. Kimse kanaatini aleni bir şekilde ifade etmeye zorlanamaz. Etmediği takdirde de İsrail’in siyasetini tasvip ettiği anlamına gelmez. Niyet okumaya heveslenmeyin. Türkiye’de yaşayan bir TRY bu tür baskılar karşısında İsrail hakkındaki menfi/eleştirel vicdani kanaatini ifade etmeye niyetli olsa bile inadına bundan vazgeçer. (b) Türkiye Yahudilerine karşı kimi İslamcı/muhafazakâr mecralarda boy gösteren “Siyonist bulma ve deşifre etme” hobisi en hafif deyimiyle rezilliktir. Bunun bir örneğini Melih Abuaf vakasında yaşadık. Bir diğer vaka bugün başlayan henüz hız kazanmadığı için “vaka” demek pek doğru bir tanımlama olmayabilir ama öyle diyelim, iç mimar Selim Yuhay (bir zamanlar TV’de “Evim Şahane” adlı bedava ev yenileme programı yapıyordu) vakası. Adı soyadı Türk olan, bundan dolayı “bağrımızda beslediğimiz virüs” (Kemalizm kitabını yazmış ve bir bölümünün başlığı “Kahrolsun Şeriat” olduğundan dolayı lanetle anılan meşhur Tekinalp/Moiz Kohen sendromu) gibi algılanan bir TRY’nin İsrail’de arkadaşları olmasını, bir İsrail haber portalını takip etmesini, arif olan anlar üslubunda, “ifşa etmek” ne demek? Bu habercilik mi? Yoksa halihazırda toplumda mevcut son derece olumsuz hissiyatı ateşlemek ve şahıslara karşı kötüleme / dışlama kampanyaları düzenlemek mi? Türkiye’de Y’lere karşı sevgi tezahürlerini eksik etmeyen değerli arkadaşlar bu kadar “love bombing” biraz fazla. Fazla sevgi âşık usandırır ve aşkınız usulcacık sizden ayrılır. Haa “evet ayrılalım yeter artık dırdırınızdan bıktık” diyorsanız (olabilir, her evlilikte olur böyle vakalar ve bu mecrada bu dilekler çokça da tekrarlandı) o zaman şunu konuşmak lazım. TRY’nin Exit stratejisi. Arada bir alafranga deyimler kullanmak epey havalı oluyor! Ciddiyet kazandırır! Türkçesi TRY’nin çıkış stratejisi. 12 Eylül öncesi Türkiye’sinde TYT liderleri durum daha da kötüye giderse Amerika’ya kitlesel bir göçe izin verilmesi opsiyonunu Amerika ile müzakere etmişlerdi. Ufuk Güldemir Kanat Operasyonu kitabında (1986) zikretmişti. Ben on sene sonra bir makalede buna atıfta bulunduğumda İstanbul’un kimi Yahudi liderleri “stratejimizi ifşa ettin! Belki bir daha ihtiyaç olur” diyerek bana kızmışlardı. Sene 2026, yetmişli yıllar değil. Artık çoğu TRY’de İspanyol veya Portekiz vatandaşlığı var. Ayrıca ödeyecek parası olanlar için Golden Visalar var. Ankara istediği kadar “gitmeyin kapıları tutarız” desin, isteyen istediği yere gider, gitmeye de devam eder. Gitmelerinden sonra da kimse dizlerini dövüp “kaybolan renkler” edebiyatı yapmasın lütfen, zira çok ciddi diyorum, kara mizah yapmıyorum, Türkiye’nin hiçbir kaybı olmaz. Gayrimenkuller satılır, şirketler yerli/yabancı sermayeli şirketlere satılır. Gidenler gider, kalanlar kalır. Nasıl olsa beyin göçü kimsenin umurunda değil. Olsaydı “şu öğrencimiz Harvard’dan kabul aldı gidiyor” gibisinden saçma milliyetçi böbürlenmelerde bulunmazdık. Zira gidenler TR’nin beşeri sermayesi. Geri konulması çok zor bir sermaye. Sonrasında 3-5 i eskaza geri gelirse “tersine beyin göçü başladı” diye sevinç nidalı manşetler atmaya başlarsınız. TRY gençleri zaten gitti, gidiyorlar. Ne mi olur ? Şu olur. Bu mecradaki Y. avcıları biraz işsiz kalırlar., Bir de Türkiye artık yurtdışına dönük tanıtım faaliyetlerinde kültürel mozaikten bahsederken Yahudi mozaiği parçasını bulmakta biraz zorlanır ve 70+ veya 80+ yaşlarında yaşlılar yurdunda kalmakta olanlarla idare etmek zorunda kalır. Ha bu arada tabii ki Yahudi bayramlarında Şişli, Sarıyer, Beşiktaş, Adalar belediye başkanları ve Ankara kutlama mesajları yayınlamaya devam edecekler. Ne de olsa yaşlılarımızın gönlünü almak, “sizler bizim renklerimizsiniz” demeyi unutmamak lazım. İlgilisine not: TYT'nin "önde gelen bir lideri" ne göre 2040 yılında TRY nüfusu öngörüsü : 5000. Kaynak: Özgür Kaymak, “The Jewish Community in Modern and Contemporary Turkey”, The Oxford Handbook of Religion in Turkey (Oxford 2024) içinde.
Türkçe
25
30
180
32.9K
kivanc kocak retweetledi
İletişim Yayınları
İletişim Yayınları@iletisimyayin·
Ebru Ojen'den Belgrad Kanon, Gaye Boralıoğlu'ndan Her Şey Normalmiş Gibi ve Evren Yesari'den Vaker, Ahmet Hamdi Tanpınar Roman Ödülü'nde kısa listeye kalan kitaplarımız. Yazarlarımızı tebrik ediyoruz...
İletişim Yayınları tweet media
Türkçe
3
3
25
4.8K
kivanc kocak retweetledi
İletişim Yayınları
İletişim Yayınları@iletisimyayin·
Yelina Tayfur'dan Dünyadan Sonra Bir Yer, Eyüp Aygün Tayşir'den Üç, Ayşe Burçak'tan Aşklar ve Hayaletler, Hakan Bıçakcı'dan Geçiçi Manzara, Sait Faik Hikâye Armağanı'nda kısa listeye kalan kitaplarımız. Yazarlarımızı tebrik ediyoruz...
İletişim Yayınları tweet media
Türkçe
4
3
31
5.3K
kivanc kocak retweetledi
Mustafa dönmezer
Mustafa dönmezer@mstfdnmzr·
Yıllardır aradığım kitap buymuş. Hep merak ettiğim modernizm nedir, ne değildir bu kadar iyi anlatabilmesi hem de yıllardır okuduğumuz ama kavrayamadığımız kitaplar üzerinden anlatabilmesi inanılmaz. Faust’u yeniden okuyacağım mesela. Bende ki basımı 21. basım hem de, hiç bir yerde denk gelememiştim kitaba. @iletisimyayin çok teşekkür ederim. Çevirmenleri Ümit Altuğ ve Bülent Peker’e de şükranlarımı sunuyorum. Kurgudan sıkılanlar için ilaç olabilecek bir kitap ve evet herkes okumalı bence.
Mustafa dönmezer tweet media
Türkçe
8
35
583
38.6K
kivanc kocak retweetledi
T24 Haftalık
T24 Haftalık@T24Haftalik·
⛏️ Doç. Dr. Güneş Duru: Arkeologlar kendilerini apolitik olarak tanımlasa da fiilen 'devletçi' bir çerçevede varlıklarını sürdürdüler 🗨️ "'Geleceğe Miras' çerçevesinde daha fazla buluntunun müzelere kazandırılması hedefleniyor, oysa arkeolojinin amacı turizm gelirini artırmak değildir" ✍️ Ebru D. Dedeoğlu'nun söyleşisi... t24.com.tr/yazarlar/ebru-…
T24 Haftalık tweet media
Türkçe
0
7
18
9.9K
kivanc kocak retweetledi
Zeki Kayahan Coşkun
Zeki Kayahan Coşkun@zekikayahan·
Milli Takım futbolcularına villa verilecekmiş… Neredeymiş bu villalar? Habere göre Bargilya Sulak Alanı’nda… 197 kuş türünün olduğu yerde… Çevre mühendisleri “aman ha yapmayın” diye uyarırken… İş yargıdaymış, yargı süreci hala sürerken… Kuraklık gelecek yılların en büyük sorunuyken… Muğla Su İnisiyatifi yaptığı yazılı açıklamada şunları söylemiş: “Bu proje TFF’nin kurumsal bir girişimi değil, İbrahim Hacıosmanoğlu’nun şahsi yatırımıdır. Yıllardır yargı ve kamuoyu engeline takılan Ali Ağaoğlu projesini satın alarak devam ettirmek istiyor. Milli takım zaferini bahane ederek, Milas’ın son sulak alanını yok etmeye çalışıyor.” Mesele, kamusal bir değerin özel bir kazanca dönüştürülmesi gibi görünmüyor mu? Yani bu alan hepimizin, halkın… 197 kuş türünün de… Milli Takım, bizim… Milli takım, primle oynayan bir kulüp takımı değil… Göğsünde ay, yıldız taşıyan futbolcular var. Bu formanın değeri ne villayla ölçülür ne tapuyla… Çünkü bazı şeylerin fiyatı olmaz. Milli forma… Vatan duygusu… Doğa… Bunlar parayla, tapuyla ölçülemez… Bir ülke kazanırken doğasını kaybetmez… Kaybetmemeli! Eğer bir galibiyetin bedeli; toprağın, suyun, ekosistemin zarar görmesiyse… O galibiyetin tadı kaçar… Halkın önemli kısmının asgari ücretle çalıştığı, işsizliğin yoğun olduğu, en düşük emekli aylığının asgari ücretin bile altında kaldığı, deprem bölgesinde insanların hala konteynerde yaşadığı günümüzde milyonlarca euro kazanan futbolculara düşen “Biz bu formayı villa için değil, bu ülke için giyiyoruz.” demesi ve villaları reddetmesidir… Bazı kavramlar vardır… Bu kavramlar fiyat, villa, arsa, araba vs. ile yan yana geldiği zaman değeri düşer… Ve milli forma bu kavramların başında gelir… Üzerinde bayrağımız vardır… Ve bir milli maçı kazandığımızda stadyumda şu şarkı çalar👇 “Havasına suyuna taşına toprağına Bin can feda bir tek dostuma Her köşesi cennetim ezilir yanar içim Bir başkadır benim memleketim” Sadece şarkıda kalmasın… Memleketin havasını, suyunu, taşını, toprağını korumak hepimizin görevi… Futbolcuların da… haberhurriyeti.com/amp/haber/2751…
Türkçe
323
3.8K
9.8K
232.9K
kivanc kocak
kivanc kocak@kafcamus·
Erdoğan abi "iyi insan"ın karşılığı gibiydi benim için. üstelik, yıllarca halı sahada oynadık, iyi de orta saha topçusuydu; herhalde arkasından en çok böyle söylenmesi mutlu ederdi onu. özleyeceğim.
İletişim Yayınları@iletisimyayin

“Nereye dönse, ne yapsa vazgeçemediği ve bırakamadığı şeylerin toplamıdır insan. Onların içimizde birikmesidir varlığımızın esasını oluşturan.” Erdoğan Özmen’i bir kez daha sevgiyle anıyoruz… iletisim.com.tr/kisi/erdogan-o…

Türkçe
2
6
47
5.4K
kivanc kocak
kivanc kocak@kafcamus·
RT @iletisimyayin: Burcu Karakaş, Türkiye'ye getirilen Ukraynalı yetim çocukların uğradığı taciz ve ihmalleri inceleyen araştırmalarıyla ÇG…
Türkçe
0
3
0
53
kivanc kocak retweetledi
İletişim Yayınları
İletişim Yayınları@iletisimyayin·
“Birkaç gün için annelik vazifesinden azade olmak ve anne olduğumu unutmak istiyordum, hatta bakımıma muhtaç bir annenin kızı olduğumu da.” Çağdaş İran edebiyatının en etkileyici isimlerinden olan Feriba Vefi, hayatın tam içinden, sıradan ama çok sahici kadınları anlatıyor. bit.ly/4jAaaoh
İletişim Yayınları tweet media
Türkçe
0
4
19
3.2K
kivanc kocak retweetledi
İletişim Yayınları
İletişim Yayınları@iletisimyayin·
Ergin Altay, Rusçadan çevirdiği Dostoyevski'nin "Yazarın Günlüğü" eseriyle Ekonomi Gazetesi Kitap Eki'nin verdiği Yılın Çeviri Kitabı Ödülü'nün sahibi oldu. Çevirmenimizi kutluyoruz!
İletişim Yayınları tweet media
Türkçe
0
6
44
3.5K
kivanc kocak retweetledi
İletişim Yayınları
İletişim Yayınları@iletisimyayin·
Dünya Tarihinde Kadınlar, Çin’den Rusya’ya, Afrika’dan Asya’ya, kabile yaşamından modernizme, Sanayi Devrimi’nden kurtuluş mücadelelerine, kıtaları ve çağları aşıyor, tarihi kadınların gözünden okumak isteyenler için eleştirel bir pencere sunuyor. bit.ly/4fJBUnf
İletişim Yayınları tweet media
Türkçe
1
15
53
4K
kivanc kocak retweetledi
kivanc kocak retweetledi
İletişim Yayınları
İletişim Yayınları@iletisimyayin·
YENİ / Geçmişle Diyaloglar, arkeologların yanı sıra konuya ilgi duyan tüm meraklılara da seslenen; geçmişi anlatmakla yetinmeyip onunla ilişkimizi gözden geçirmeye çağıran bir kitap. bit.ly/3NlpkSM @gunesduru
İletişim Yayınları tweet media
Türkçe
0
10
37
17.7K
kivanc kocak
kivanc kocak@kafcamus·
@gunesduru eline sağlık muhterem. hayırlı, uğurlu, bahtı açık ola... (yalnız bir küçük not: tanıl'ın sosyal medya hesabı yok)
Türkçe
0
0
1
218
Gunes Duru 🌈
Gunes Duru 🌈@gunesduru·
Geçmişle Diyaloglar: Arkeolojiyi Yeniden Düşünmek 2 yıldır üzerinde çalıştığım bir kitap, nihayet basıldı ve elime ulaştı. Sevgili @_tanilbora ya önsöz ve giriş bölümünü yolladığım ilk temastan itibaren gösterdiği heyecan ve motivasyon için, Kıvanç Koçak’a editöryal dokunuşları için ve Suat Aysu’ya kapak tasarımı için teşekkür ederim. @iletisimyayin umarım okuyanı (bol) olur.
Gunes Duru 🌈 tweet media
Türkçe
14
9
130
6.9K