
Gelecekteki o hayali versiyonumuza o kadar çok yatırım yapıyoruz ki bugünkü halimiz sadece o muhteşem sonuca hizmet eden isimsiz bir işçiye dönüşüyor. 'O gün geldiğinde çok mutlu olacağım' cümlesi, aslında bugünün üzerine atılmış en ağır topraktır. Çünkü o gün genellikle gelmez, gelse bile biz o kadar çok beklemişizdir ki tadını çıkaracak iştahımız çoktan o bekleme salonlarında tükenip gitmiştir.
Elimizde biriken tek şey, 'yapılacaklar listesinin ağırlığı' ve 'bir gün yaparım' dediğimiz hayallerin tozlu raflarıdır. Belki de hayat, o beklediğimiz büyük mucize değil, o mucizeyi beklerken pencereden dışarı bakıp kaçırdığımız o sıradan ikindi vaktidir.
Türkçe