Kerim CEBECİ

15K posts

Kerim CEBECİ banner
Kerim CEBECİ

Kerim CEBECİ

@kerimcebeci

Ülkü Ocakları İstanbul İl Başkan Yardımcısı - Beşiktaş JK Kongre Üyesi - İlayda Denizcilik- İAÜ-Kastamonu Ünv. Rtv- Namık Kemal Ünv. Sosyal Bilimler Enstitüsü

İstanbul, Türkiye Katılım Aralık 2010
1.5K Takip Edilen2.7K Takipçiler
Sabitlenmiş Tweet
Kerim CEBECİ
Kerim CEBECİ@kerimcebeci·
İnsan size göre insanlıktan çıktığında, bize göre gerçek insanlığı bulduğunda dava adamı olma yolunda ilerliyebilir. [D.Kerim cebeci]
Kemer, Antalya 🇹🇷 Türkçe
7
38
184
0
Kerim CEBECİ retweetledi
Ahmet Yiğit Yıldırım
Ahmet Yiğit Yıldırım@ayyildirim1·
Dün Şanlıurfa’da, bugün ise Kahramanmaraş’ta yaşanan elim hadiselerin; sığ, yüzeysel ve tek boyutlu değerlendirmelerle geçiştirilemeyeceği açıktır. Bu vahim gelişmelerin, tüm sebepleri, sonuçları ve arka plan dinamikleriyle birlikte; serinkanlı, sağduyulu ve çok yönlü bir bakış açısıyla ele alınması, hakikatin tam manasıyla ortaya çıkarılması açısından zaruri bir mecburiyettir. Dijitalleşmenin kontrolsüz yaygınlığı, sosyal medya mecralarının denetimsiz etkisi ve giderek derinleşen akran zorbalığı, maalesef çocuklarımızın ruh dünyasında telafisi güç tahribatlar meydana getirmektedir. Günümüz dünyasında evlatlarımız, sosyal medyanın adeta emzirdiği; parmak uçlarıyla ekranlara yön verdiği, saniyeler içinde birbirine zıt duyguların yaşanıp tüketildiği yapay bir iklimin içinde büyümektedir. Bir kaydırma hareketiyle sevinçten öfkeye, merhametten şiddete savrulan bu hızlı duygu geçişleri, henüz gelişim çağındaki zihinlerde gerçek ile sanal arasındaki sınırları bulanıklaştırmaktadır. Sanal âlemde kolaylıkla değiştirilebilen, silinebilen ve yeniden kurgulanabilen hayatların, gerçek dünyada da aynı şekilde yönlendirilebileceği yönünde tehlikeli bir vehim oluşmaktadır. Bilhassa ergenlik çağındaki bireylerin, bu sanal akışın etkisiyle gerçekliği basitleştirme, sonuçları hafife alma ve anlık tepkilerle hareket etme eğilimleri artmaktadır. Bu durum, kontrolsüz bırakıldığında, telafisi mümkün olmayan sonuçlara kapı aralayabilecek bir zemin hazırlamaktadır. Nitekim benzer hadiselerin farklı toplumlarda da yaşandığı gerçeği, meselenin küresel bir tehdit boyutu kazandığını açıkça göstermektedir. Liderimiz Sayın Devlet Bahçeli
Ahmet Yiğit Yıldırım tweet media
Türkçe
45
655
867
8K
Kerim CEBECİ retweetledi
MHP
MHP@MHP_Bilgi·
15 Nisan Dünya Sanat Günü Kutlu Olsun
MHP tweet media
Türkçe
73
728
1.3K
19.6K
Kerim CEBECİ retweetledi
Ahmet Yiğit Yıldırım
Ahmet Yiğit Yıldırım@ayyildirim1·
Amerika Birleşik Devletleri, Rusya Federasyonu, Çin Halk Cumhuriyeti, Türkiye ve Avrupa Birliği’nin katılımıyla bir “Dünya Barış Konseyi” mekanizmasının derhal hayata geçirilmesi insanlık nam ve hesabına tarihi bir mecburiyettir.
Türkçe
39
554
821
6.2K
Kerim CEBECİ retweetledi
Ahmet Yiğit Yıldırım
Ahmet Yiğit Yıldırım@ayyildirim1·
Türk polisi yalnız değildir. Yalnız bırakılmamalıdır. Yalnızlaştırılmamalıdır.
Türkçe
139
635
1.5K
18K
Kerim CEBECİ retweetledi
Ahmet Yiğit Yıldırım
Ahmet Yiğit Yıldırım@ayyildirim1·
Türk ve Türkiye Yüzyılı, kırsalımızdan, köylerimizden, çiftçilerimizin ve besicilerimizin omuzlarında yükselecektir. Terörsüz Türkiye hedefimiz doğrultusunda ilerledikçe, sınırlarımızdan terörün gölgesi çekildikçe, huzurun coğrafyası genişledikçe, devletin kudretiyle milletin duası aynı istikamette buluştukça, yıllarca korkunun, istismarın, göçün ve güvensizliğin baskısı altında kalmış nice bölgemiz yeniden ayağa kalkacaktır. İşte tarım kentleri dediğimiz budur, değerli dava arkadaşlarım. Doğu Anadolu’nun, Güneydoğu Anadolu’nun, sınır havzalarımızın, yaylalarımızın, ovalarımızın ve köylerimizin terör prangasından kurtularak büyük bir üretim seferberliğine katılması mümkündür ve artık hayal değildir. Terörsüz Türkiye, silahları susturan, terörün kökünü kazıyan bir hedeftir. Terörsüz Türkiye, tarlaları ekinle buluşturan gelecektir. Terörsüz Türkiye, yeniden şenlenecek köylerdir. Terörsüz Türkiye, işini büyükşehirde aramayan gençlerdir. Terörsüz Türkiye, aşını anasının kazanında kaynatan kadınlarımızdır. Terörsüz Türkiye, ata yurdunu terk etmeyen babalardır. Terörsüz Türkiye, huzurun üretime, üretimin refaha dönüşmesidir. Liderimiz Sayın Devlet Bahçeli
Ahmet Yiğit Yıldırım tweet media
Türkçe
84
724
1K
8.5K
Kerim CEBECİ retweetledi
Ahmet Yiğit Yıldırım
Ahmet Yiğit Yıldırım@ayyildirim1·
İsrail meclisinde kabul edilen ve Filistin’li siyasi tutuklular için idam cezası yolunu açan düzenleme, siyonizmin hukuktan ve ahlaktan yoksun yönünü gözler önüne sermektedir. Hukuk eliyle meşrulaştırılmaya çalışılan zulüm, siyonizmin İslam’dan almaya çalıştığı intikamın, Filistinli kardeşlerimiz üzerinde kurmaya çalıştığı tahakkümün bir başka yansımasıdır. Uluslararası hukuk bu denli ağır bir saldırıya dayanabilecek midir? Eşitlik nerede kalmıştır? Ayrımcılık yasağı kimler için vardır? Batı’nın insan hakları söylemiyle Ortadoğu’nun gerçekliği arasındaki uçurum artık izlenemez hale gelmiştir. Liderimiz Sayın Devlet Bahçeli
Ahmet Yiğit Yıldırım tweet media
Türkçe
71
753
1.1K
7.2K
Kerim CEBECİ retweetledi
Ahmet Yiğit Yıldırım
Ahmet Yiğit Yıldırım@ayyildirim1·
İç cepheyi sağlam tutmadan dış kuşatmayı yarmak mümkün değildir. Sanıyorum ki sınırlarımız dışındaki tüm gelişmeler karşısında, Terörsüz Türkiye sürecini sürdürmekteki ısrar ve kararlılığımızın temel sebepleri daha iyi anlaşılmaktadır. Hal böyle iken, bu süreci bahane ederek Milliyetçi Hareket Partisi’nin çizgisini, Türk milliyetçiliğinin fikri omurgasını ve yegâne kalesini sorgulamaya yeltenen sözde muhalefet, her şeyden önce kendi basiretsizliğini ele vermektedir. Oysa ne idrakleri bu meseleyi kavramaya yeter, ne ufukları bu süreci okumaya yeter, ne de çapları Milliyetçi Hareket Partisi’ni tartışmaya yeter. Liderimiz Sayın Devlet Bahçeli
Ahmet Yiğit Yıldırım tweet media
Türkçe
114
841
1.4K
15.9K
Kerim CEBECİ retweetledi
MHP
MHP@MHP_Bilgi·
Genel Başkanımız Sayın Devlet BAHÇELİ Grup Toplantısında Konuşuyor twitter.com/i/broadcasts/1…
Türkçe
230
1.4K
2.1K
30.1K
Kerim CEBECİ retweetledi
Devlet Bahçeli
Devlet Bahçeli@dbdevletbahceli·
İsrail’in suç kaydı kabarık, temel insan hak ve özgürlüklerinden bihaber ve demokrasinin düşmanı olan başbakanı Netanyahu’nun, Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan hakkında sarf ettiği seviyesiz ve küstah ifadeler; yalnızca bir siyasi hezeyanın değil, aynı zamanda ahlaki iflasın da tezahürüdür. Netanyahu’nun mesnetsizlik abidesi ifadelerini; dizginlerini yitirmiş bir suçluluk psikolojisinin, kan ve katliam üzerine kurduğu alçak siyasetinin ve köşeye sıkışmışlık korkusunun dışavurumu olarak değerlendirmeliyiz. Hakikatle bağı kopmuş, vicdan terazisi kırılmış, siyasi aklı esarete düşmüş bir zihnin ürünü olan bu çürük sözler; muhatabını değil, sahibinin içine düştüğü derin meşruiyet krizini gözler önüne sermektedir. Türkiye Cumhuriyeti, kirli ağızların iftiralarıyla sarsılacak, ucuz propagandalarla yönü değiştirilecek bir devlet değildir. Bugün asıl konuşulması gereken, sözün değil, suçun sahibidir. Bölgesel ve küresel istikrarsızlık dalgasının her gün daha da sertleştiği; bölgemizdeki huzur ve güvenlik ikliminin siyonist hesaplarla dağıtılmak istendiği, emperyalizmin bu kanlı ve kirli oyuna çanak tuttuğu günümüzde; masum sivilleri hunharca katleden bir terör makinesinin Sayın Cumhurbaşkanımıza, ülkemize, devletimize söz söylemeye kalkışması, utanmazlığın ve küstahlığın ulaştığı yeni bir dip noktadır. Gazze’de çocukların üzerine yağan bombaların hesabını veremeyenler; Batı Şeria’yı gasp eden, Lübnan’ı işgal eden, Suriye’nin egemenliğini tehdit eden ve İran’da gayrimeşru yollarla rejim mühendisliğine soyunan, çevre ülkelerin iç dengelerini bozmayı alışkanlık haline getiren bu anlayış; bölgeyi ateş çemberine çeviren saldırgan politikalarıyla insanlık vicdanında mahkûm olmuştur ve şimdi dikkatleri başka yöne çekmek için gürültü çıkarmaktadır. Barışı çalan, güvenliği talan eden, insanlığın ortak değerlerini yağmalayan bu yaklaşım; sadece bir saldırganlık değil, aynı zamanda bir kleptokrasi ve ahlaki çöküştür. İsrail yönetimi, bölgesel barışı dinamitleyen, uluslararası hukuku ayaklar altına alan, istikrarsızlığı besleyen organize bir kriz odağına dönüşmüş durumdadır. Bu yapı, yalnızca Ortadoğu’nun değil bütün dünyanın huzurunu hedef almaktadır. Bütün bunların gölgesinde konuşan Netanyahu’nun sözleri, siyasetin değil, panik halinin ürünüdür. Cumhur İttifakı’nın Türk milletinin dirliğini ve düzenini düstur edinen, hiçbir zorluk ve odak karşısında eğilmeyen, bükülmeyen, değişmeyen tavizsiz duruşu çerçevesinde altını çiziyorum: Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin başıdır. O’na yöneltilen hayasız ve hadsiz dil, doğrudan doğruya Türk devletinin hükümranlık haklarına, Türk milletinin itibarına ve milli iradenin bizzat kendisine yöneltilmiştir. Türkiye Cumhuriyeti; tarihi, devlet aklı ve köklü medeniyet birikimiyle bu tür kirli senaryoların karşısında dimdik durmaya devam edecektir. Hiç kimse Türkiye’yi hedef alarak kendi suçlarını perdeleyemez, kendi karanlığını başkalarının üzerine yıkamaz. Türkiye’yi hedef alan bu saldırgan üslubun gerisinde; siyonist terör örgütü elebaşının Türkiye’nin artan diplomatik ağırlığından, Sayın Cumhurbaşkanımızın mazlum coğrafyalar lehine yükselttiği hakikat sesinden ve Türkiye’nin milli birlik ekseninde güçlenen duruşundan duyduğu rahatsızlık vardır. Meselenin özü budur. Netanyahu’nun Cumhurbaşkanımıza dönük sözleri yok hükmündedir. Cumhurbaşkanımız’ın yanındayız. Devletimizin kudretine ve hürriyet üzerine inşa edilmiş duruşuna yönelen her sinsi ve hain operasyonun, tahriklerin, iftira ve tehditlerin ise karşısındayız. Kamuoyuna saygıyla duyurulur.
Türkçe
597
3.6K
10K
219.1K
Kerim CEBECİ retweetledi
Ahmet Yiğit Yıldırım
Ahmet Yiğit Yıldırım@ayyildirim1·
Ülkü Ocakları Osmaniye İl Başkanlığımızın, Millî Eğitim Bakanlığı ile imzalanan protokol çerçevesinde düzenlediği eğitim programları başarıyla tamamlanmıştır. Bu kapsamda; Afet Yönetimi, İHA Pilot Eğitimi ve İlk Yardım alanlarında eğitim alan 60 gencimiz sertifika almaya hak kazanmıştır. Eğitimlerini tamamlayan gençlerimize sertifikalarını takdim ettik. Kendilerini tebrik ediyor, başarılarının devamını diliyorum. 🇹🇷
Ahmet Yiğit Yıldırım tweet mediaAhmet Yiğit Yıldırım tweet mediaAhmet Yiğit Yıldırım tweet mediaAhmet Yiğit Yıldırım tweet media
Türkçe
87
792
1.2K
16.4K
Kerim CEBECİ retweetledi
Alparslan DOĞAN
Alparslan DOĞAN@Aalparslandogan·
MHP TBMM Grup Toplantımız #14Nisan2026 Salı günü (Yarın) Saat:10.45'te yapılacaktır. MHP TBMM GRUP BAŞKANLIĞI @MhpTbmmGrubu
Alparslan DOĞAN tweet media
Türkçe
9
67
94
898
Kerim CEBECİ retweetledi
MHP
MHP@MHP_Bilgi·
Şehadetinin yıl dönümünde Ülkücü Şehidimiz Alper Tunga UYTUN'u rahmet ve dualarla anıyoruz.
MHP tweet media
Türkçe
41
637
1.6K
28.5K
Kerim CEBECİ retweetledi
MHP
MHP@MHP_Bilgi·
Genel Başkanımız Sayın Devlet Bahçeli’nin TV100’e gönderdiği özel mesajıdır: Ahmet Bey iyi akşamlar. Size ve konuklarınıza iyi yayınlar diliyorum. Programınızda değerlendirilen konular ışığındaki bir önerimizi sizlerle paylaşmak istiyorum: Pakistan’ın başkenti İslamabad’da, İran ve ABD arasında süren görüşmelerin sonuçsuz kalması dünyada barışı tehdit eden bir netice doğurmuştur. Yaşanan gelişmeler, 3. Dünya Savaşı senaryolarının daha yüksek sesle konuşulmasına sebebiyet vermiştir. Bu şartlarda BM Genel Sekreteri António Guterres’in çağrısıyla; ABD, Rusya, Çin, Türkiye ve Avrupa Birliği’nin, “Dünya Barış Konseyi” mekanizmasıyla yeni bir tedbir geliştirmeleri önerisinde bulunuyoruz. Bu girişime de Türkiye’nin ev sahipliği yapabileceğini düşünüyoruz. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli
Türkçe
957
1.9K
3.9K
257.1K
Kerim CEBECİ retweetledi
Ahmet Yiğit Yıldırım
Ahmet Yiğit Yıldırım@ayyildirim1·
Ülkü Ocakları Hatay İl Başkanlığımızın yeni hizmet binasının açılışını gerçekleştirdik, hizmet binamızın hayırlara vesile olmasını temenni ediyorum. Bununla birlikte, Millî Eğitim Bakanlığı ile imzalanan protokol çerçevesinde düzenlenen sertifika programları başarıyla tamamlanmıştır. Bu kapsamda, Afet Farkındalık Eğitimi ve Orman Yangınları ile Mücadele alanlarında eğitimlerini tamamlayan 110 gencimiz sertifika almaya hak kazanmıştır. Eğitimlerini tamamlayan gençlerimize sertifikalarını takdim ettik. Kendilerini tebrik ediyor, başarılarının devamını diliyorum. 🇹🇷
Ahmet Yiğit Yıldırım tweet mediaAhmet Yiğit Yıldırım tweet mediaAhmet Yiğit Yıldırım tweet mediaAhmet Yiğit Yıldırım tweet media
Türkçe
122
958
1.7K
30.9K
Kerim CEBECİ retweetledi
Ülkü Ocakları
Ülkü Ocakları@Ulku_Ocaklari·
Büyük devlet adamı, Atatürk'ten sonra ikinci mareşalimiz, İstiklal Harbi Kahramanı, Milliyetçi Hareket Partisi'nin siyasi kökü olan Millet Partisi'nin kurucusu Fevzi ÇAKMAK'ı vefatının yıl dönümünde rahmet ve dualarla anıyoruz.
Ülkü Ocakları tweet media
Türkçe
34
497
981
10.4K
Kerim CEBECİ
Kerim CEBECİ@kerimcebeci·
Tuzlamızda yeni hizmete kazandırılan Ahmet Nalbant Sahil Camii’nde, Cuma namazı sonrası Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Safi Arpaguş ve İstanbul İl Müftüsü Doç. Dr. Emrullah Tuncel ile bir araya gelerek kendilerine “Tuzlamıza hoş geldiniz” dedik.
Kerim CEBECİ tweet media
Türkçe
0
1
7
336
Kerim CEBECİ retweetledi
Yıldıray ÇİÇEK
Yıldıray ÇİÇEK@Yildiraycicek9·
AKLIMDAN GEÇENLER, GÖNLÜME DÜŞENLER (5) Bir cümleden, bir davranıştan ya da bir olaydan etkilendiğimde; düşünceler zihnimde şekillenir, gönlüme düşer ve çoğu zaman sosyal medya üzerinden kaleme dökülür. Zamanla birikir, olgunlaşır ve nihayetinde sizlerle buluşur… Bozulan toplumsal yapıda; değer yargılarımızı yeniden hâkim kılma, kötülüğü engelleme, iyiliği yaygınlaştırma; karakterli, ahlaklı, dürüst ve vefalı olmanın kıymetini hatırlatma düşüncesiyle yazıyorum. Kendi eksiklerinin farkında olan ve bu eksiklikleriyle birlikte başkalarına da hatırlatmada bulunmayı görev bilen bir yazar olarak, kalemim nereye yönelirse oraya doğru ilerliyor; biriktirdiklerimi ise yine sizlerle paylaşıyorum: KURDUN ÖFKESİ, YILANIN SİNSİLİĞİ Kemal Tahir’in Cumhuriyet dönemindeki olayları anlatan ünlü romanı Kurt Kanunu’nu yeniden karıştırırken gözüme o cümle takıldı: “Kurdun öfkelendiğini anlarsın. Demek ki insana yakınlığı var. Yılanın öfkesi anlaşılmaz.” Kemal Tahir bu cümlede kurtla yılanı karşı karşıya koyar. Kurt: Öfkesi açıktır, belli eder. Bu yüzden insana daha “yakın”dır; duyguları anlaşılır, tahmin edilebilirdir. Yılan: Öfkesi gizlidir, sinsice saklar. Ne zaman vuracağı belli olmaz. Asıl tehlike de işte buradadır. Kurtların kavgası da öfkesi de meydandadır; bu yüzden mert sayılır. Anadolu’da ise yılanı tarif ederken “yılan gibi sokmak” (ani ve sinsice zarar vermek) ya da “koynunda yılan beslemek” (en güvendiğin kişiden ihanet görmek) gibi ifadeler kullanılır. Demek ki insan için asıl tehlike, yılan misali sinsi davranışlardır: Yüzüne gülüp sırtından vuran… Dost görünüp hançerini hazır tutan… İyiliğini ister gibi yapıp kötülük için fırsat kollayan… Dua eder gibi davranıp içinden beddua eden… Seviyor görünen ama içinde nefret besleyen… Yüceltiyor gibi yapıp en sessiz anda arkandan aşağılayan… Kim görmedi bunları? Kim yaşamadı, kim yaşatmadı? İşte bu, yılanın sinsiliğini taşıyan insan tipidir. En tehlikelisi de budur. Çünkü sinsilik, karakterin en zehirli hâlidir; örtülü, aldatıcı ve kurnazdır. Her davranışında menfaat peşinde koşar, her fırsatta kötülük arar. Kemal Tahir’in “Kurdun öfkelendiğini anlarsın” sözünde ise tam tersine açık, net ve dürüst bir duruş vardır. İnsanda aranan da budur: öfkesi de iyiliği de sevgisi de duası da değişmeyen bir tavır. Hatanı yüzüne söyleyebilen, eksiğini saklamayan mert bir duruş. Bugün belki de en çok aradığımız şey de budur. Osman Öztunç’un haykırışındaki gibi: “Ekin ektim, başak yılan Kuşandığım kuşak yılan Yorgan akrep, döşek yılan Bir gün rahat yatamadım Suları ıslatamadım.” Yani aranan, yılan gibi sinsilik değil; kurt gibi açıklıktır. Belki de mesele sadece kurt ya da yılan olmak değildir. Asıl mesele, kimin öfkesinin açık, kimin niyetinin gizli olduğuna iyi bakabilmektir. Sosyal hayatta bir de “yılan kim, kurt kim?” diye ayırt etme kavgamız var ya… İşte o da ayrı bir ömür tüketiyor. Çünkü artık her şey birbirine karıştı; herkes birbirine benzedi. 14 Şubat 2026 VEFA BİR TESLİMİYETTİR Vefa, özünle ve ruhunla bir teslimiyettir. Vefa, ısrarlı ve kesintisiz bir takip; fedakârlığın en uygun zamanı yakalayabilmesidir. Vefa; her şartta, her zorlukta, muhatabının karşısında iyiliğe, sevgiye ve dostluğa teslim olabilmektir. Filmdeki Ramiz Dayı’nın repliğinde dediği gibi: “Teslim olunmadan sadık olunmaz, yeğen.” Arının kovana, balığın denize, tohumun toprağa, kuşun gökyüzüne, koyunun çobana, askerin komutanına teslimiyeti gibi… Vefa, iyi günde pek anlaşılmaz; asıl yüzünü zor günlerde gösterir. Çünkü vefanın en uygun iklimi, zorlu zamanlardır. Bunu başarabilenler hazine karakter ve şahsiyettir. Zor zamanlarda gördüğün vefa, ömür boyu yüreğinde bir huzur portresi olarak kalır. O anlar gözünün önünden hiç gitmez; insan onları tekrar tekrar yaşamak ister. Çünkü ispatlanmış bir vefa, ispatlanmamış on sadakat sözünden daha kıymetlidir. Elini zamanında tutan varsa, günü geldiğinde sen de tutacaksın… Düştüğünde kaldıran varsa, günü geldiğinde sen de kaldıracaksın… Kapalı yolunu açan varsa, günü geldiğinde sen de açacaksın… Sana nefes olanlara sen nefes olamıyorsan, bu nankörlüktür; vefanın hançerlenmesidir. “Ben, ben, ben” diyenlerin değil; “biz” olabilenlerin şuurudur vefa… “Herkes vardı, kimse yoktu” denilen yerdeki “kimse”dir o vefa… Bu, karşılık beklemek değil; vefanın doğası ve terazi ayarıdır. O terazi bir kez bozulursa, Mevlana’nın şu sözünde tartılır tüm davranışlar: “Köpeği köpeklikten çıkarıp insana dost yapan sadakat ve vefadır. İnsanı insanlıktan çıkarıp köpekten aşağı yapan ise sadakatsizlik ve vefasızlıktır.” Çünkü vefa, insanın insana bıraktığı en duygusal ama en ağır izdir. O derin izi bırakanlara selam olsun… İze çamur bulaştıranlara ise Allah hidayet versin; çünkü onların yolculuğu, iflahı zor bir dünya yolculuğudur. 15 Şubat 2026 ÇUKURA DÜŞEN VE DEBELENENLER… Sosyolojik tahlilleriyle büyük değerimiz olan Türk aydını merhum Erol Güngör, “İnsana ahlâkî şahsiyetini asıl veren yer, onun yakın çevresidir.” der. Aklın, ahlâkın, îmânın, insânî değerlerin ve ölçünün kaybolduğu ortamlar, mecâzen çukura düşmeyi ve orada debelenmeyi tarif eder. Bu yüzden çevre çok önemlidir. O çevre nicelerini yoldan çıkarmıştır. Abdurrahim Karakoç’un “Dönekname” şiirindeki gibi olmuştur birçok karakter: “Tevâzuu severdi, kaynatıp taşırdılar Girdi hırs ambarına, çıkamadı bir daha… Haramla yağladılar, kibirle pişirdiler Bulanık göl ettiler, akamadı bir daha… Yakın arkadaşları çöplük yaptı beynini Doldurdular ve sonra dökemedi bir daha…” “Cennetlik” dediğimiz nice insan, çevresinin tesiriyle çukura batmış; gün geçtikçe bedeninde yük, ruhunda ağırlık hissettikçe, insânî değerleri bünyesinden atmış ve cehennemin yolunu adeta kan-ter içinde örmeye koyulmuştur. Ah o para hırsı, ah o makam hırsı, ah o gelecek hesabı, ah o her şeye hâkim olma ihtirâsı… Zaptedilmeyen nefsânî arzular öylesine sınırları aşmıştır ki, o çevrenin içindekiler bile “utanç” noktasına gelmiştir. Kötülüğün sembolü İblis, adeta bunların ruhunu ele geçirmiş; bedenlerine yön tayin etmektedir. Bu yüzden bunların îmân ve insânî değer adına hiçbir kutsal yanı kalmamıştır. Daha doğrusu, hiçbir konuda Allah korkusu kalmamıştır. Şu mübârek günlerde bile kötülük kadehlerini İblis doldurmaktadır. Mânevî atmosferde dualara “âmin” demek, günahlardan arınmak, bin pişmanlık duymak ve “Biz bu çukura nasıl düştük?” diye muhasebe etmek yerine; zanlarla, şizofrenik üretimlerle hâlâ şeytan yarıştırıyorlar… Çünkü her kötü tarifte kendilerine seslenildiğini sanıyorlar. Çünkü yaşadıkları hayata ayna tutuluyor. Şeytanın yarıştığı bir ortamda dürüst, ahlâklı, tuz ekmek hakkını bilen bir dost kalmayınca, kimse “Kendinize çeki düzen verin” diye uyarmıyor; onlar da doğal olarak İblis’in ödülüne talip olmak için koşturuyorlar… Çukur çok kişiyi yutmuştur. Kimi de son anda hidayete ererek çukurdan kurtulmayı başarmıştır. Ancak bazıları o kadar derine batmıştır ki, onlara “alçak” bile demek haksızlık olur. Necip Fazıl Kısakürek ne güzel söylemiş: “Bazı kişiler vardır ki, onlara alçak bile diyemem. Çünkü alçaklık bir seviyedir, onlar çukurdur, çukur.” Allah bize “Cennetlik” tadındaki insanları hayatımızda dost olarak nasip eylesin… Ve son nefesimize kadar onlarda, biz de bozulmayalım. Amin… 27 Şubat 2026 ATTIK BİR ÇİZİK DAHA! Dil, insanın kimliğinin ve karakterinin bir yansımasıdır. Dil, tanımak istediğin kişinin aynasıdır. Bir insan, pek çok yönünü diliyle ele verir. Güvenilir mi değil mi, ikiyüzlü mü değil mi, menfaatçi mi değil mi, fitne ve fesat mı yayıyor, bilgili mi değil mi, ahlaklı mı değil mi… Diline bak, anlarsın. Dil konusunda en nefret ettiğim insan tipi; yüzüne başka, arkandan başka konuşan ve davranan kişilerdir. Bu, bir kişilik bozukluğudur; bir karakter hastalığıdır. İmam Şafiî’nin şu sözü ise adeta hayatımızın bir yaşam fragmanı gibidir: “Seni sende olmayan meziyetlerle öven bir insanın, bir gün seni sende olmayan hallerle kötüleyeceğinden hiç şüphen olmasın.” Ne de çok yaşıyoruz bunları, değil mi? Çünkü defolu karakterler her ortama ayrı ayrı uyum sağlamak ister. Bu yüzden sana söylediği sözler başka bir ortamda karşılık bulmuyorsa, orada da tam tersini dile getirir. Olmayan özelliklerinle över, yine olmayan özelliklerinle kötüler. Gerçeği değil; olmayanı, yaşanmayanı pazarlar. Herhâlde dost ve arkadaş bildiklerimizin arkamızdan konuştuklarını duysak… (Ki zaman zaman çok duyuyoruz.) Âlemde dost ve arkadaş sayısı bir elin beş parmağını geçmez. Seni senden çok düşünüyormuş gibi yüzüne konuşup, senin olmadığın ortamlarda da seni olayın içine dâhil ederek hayal âleminden hikâyeler uyduranların; çoğu zaman yolunu açtıkların, iyilik yaptıkların, sıfat ve itibar kazandırdıkların olması ise hayatın trajik bir cilvesidir. Elbette böyle durumlar karşısında, diliyle kendini ele verenlere karşı güven alanını daraltacak ya da onları hayatından köklü biçimde çıkaracaksın. Hayatında var olup da kendini gizleyenlerin ise bir gün deşifre olmasını bekleyeceksin. Yine yazdık bir hayal kırıklığı eserimizi daha… Attık bir çizik daha… Sıradaki gelsin… 7 Mart 2026 BAK GÖRÜRSÜN! Hayatın bazen kendiliğinden işleyen kaideleri vardır. Karşına çıkan bir hiçlik, bir pislik ya da bir sığlık davranışı; kimi zaman gerçekleri daha geniş ve daha net biçimde görünür kılar. Bu hâl, çoğu zaman tetikleyici bir özellik taşır. Bazen senin ölçülü ve sınırlarını bilen davranışların değil; karşındakilerin sergilediği bu çıplak hiçlik, pislik ve sığlık tavırları gerçekleri bir bir ortaya döker. Çünkü onlarınki gürültülü, pervasız ve çirkef bir davranıştır; bu yüzden de daha çok dikkat çeker. Maskeler düşer, ahlaksızlık deşifre olur, kokuşmuş karakterler somutlaşır, saklanan çirkinlikler gün yüzüne çıkar. Artık gözlemcilerin, hakemlerin ve karar vericilerin bile söyleyecek sözü kalmaz. Çünkü bugüne kadar idare edilen, göz yumulan hiçbir durumun mazereti, bahanesi ve örtüsü kalmamıştır. Ancak kötülüklerin sahneden çekilmesi için bazen sadece uzatmaları beklemek gerekir. Kulun kötülükler karşısında sabır uzatmaları vardır; bir de Yaradan’ın yaratılış hesabı, ilahi adaleti… Mevlânâ ne güzel söylemiş: “Kötülükte bulundun mu kork; çünkü o bir tohumdur. Allah onu mutlaka yeşertir, bitirir ve karşına çıkarır.” Kalbinin kötülüğü yüzüne vurmuş çirkin ruhlu insanlar istedikleri kadar kötülük tohumu eksin… Vakti geldiğinde o tohumlar filizlenir, boy verir ve ektikleriyle yüzleşmekten kimse kurtulamaz, kaçamaz. Şeytanla yarışırken günü geldiğinde hesabını veren nice kötü ruh ve beden sahipleri gördük… Dün hesabını verdiler, yarın da verecekler. Ne demişler: “Terazi tartıyla, her şey vaktiyle.” Dünya menfaatleri için köpekleşen, nefsi arzuları için sırtlanlaşan hiç kimse huzur içinde yaşayamaz. Gölgeleri bile kendilerine yük olur. Çünkü her pislikte bir iz bırakmışlardır. Bu yüzden her olayda paranoyaklaşır, her gölgede kendi suçlarının hayaletini görürler. Bazen de kendi kötülük hayaletlerini başkasına kostüm olarak giydirmeye çalışarak rahatlamaya çalışırlar. Ama o kostüm her bedene uymaz… Maziye bak, hayata bak, çevrene bak… Hep bunların hazin sonunu görürsün. Terazi tarttı, vakit yaklaştı… 10 Mart 2026 ORAYA BAŞKA, BURAYA BAŞKA Herkesin çevresinde, kaderin tanıştırdığı bazı insanlar vardır. Bu tiplerin hayatı boyunca tek değer yargısı, her nefes alış verişlerinde düşündükleri kendi menfaatleridir. Kimi zaman başkalarına dost gibi görünürler, kimi zaman düşman gibi davranırlar; her şey tamamen “Ne kazanırım?” ölçüsüne bağlıdır. Onlar için sürekli bir denge arayışı vardır; hak ve hakkaniyet onlar için geçerli değildir. Önemli olan hep “Ne olur, ne olmaz?” sorusudur. Bir olayda menfaatleri varsa, suç ve suçluya bakış açıları da sürekli değişir: Aynı suçu (A) kişi işlerse linç eder, (B) kişi işlerse menfaat ve denge arayışı gereği “Ne var ki bunda?” diyebilirler. İşte bunlar, en aşağılık insan modelidir. Bu tipler, şahit oldukları en namussuz hâlleri sıradan bir olay gibi pazarlar, en sıradan olayları ise namussuzluk olarak sunarlar. Her durumda menfaat kokusunu takip eder, ihtimali canlı tutar ve her tarafı ayrı ayrı idare ederler. Oraya başka, buraya başka davranarak her olayı menfaat süzgecinden geçirirler. Hep menfaat kaybına uğrama korkusu taşırlar. Para, pul onlar için adeta ölümsüzlük iksiri gibi değer taşır. Bu kişiler için Hz. Ali’nin, “İyi ve kötü insana aynı değeri vermek doğru değildir… Bu suretle birincisini iyilikten soğutur, ikincisini kötülük yolunda cesaretlendirirsin.” sözü hiçbir anlam ifade etmez. Çünkü kötü insan da, iyi insan da onlar için her an faydalanacakları, menfaatleri için kullanacakları potansiyel figürlerdir. Bunlara İmam Gazali’nin, “Birtakım arzularının yerine gelmesi için küçülme.” sözünü de tavsiye etsek, onlar için mikroskopla görülecek menfaatler bile ölüm kalım mücadelesi gibi görünmektedir. Ne diyelim Allah küçültmesin… Menfaatleri için değer yargısını yitirenler, bulundukları yerin kokuşma ürünüdür. Çıkarları için hiçbir ahlaki ölçü tanımayanlar, toplumun çürüme unsurudur. Dünyalık menfaatler peşinde koşarken değer yargın kalmadıysa, adalet terazin hileli ise bil ki, insanlık orada ölmüştür. Ölen ne çok insan var çevremizde… Kokuyorlar… Hem de iğrenç bir şekilde… 22 Mart 2026 turkgun.com/kose-yazisi/20…
Yıldıray ÇİÇEK tweet media
Türkçe
5
96
293
5K
Kerim CEBECİ retweetledi
Ahmet Yiğit Yıldırım
Ahmet Yiğit Yıldırım@ayyildirim1·
📍 ATO Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilen 23. Ankara Kitap Fuarı’nda, Ülkü Ocakları Ankara İl Başkanlığımızın standını ziyaret ettik. 📚 🇹🇷
Ahmet Yiğit Yıldırım tweet mediaAhmet Yiğit Yıldırım tweet mediaAhmet Yiğit Yıldırım tweet mediaAhmet Yiğit Yıldırım tweet media
Türkçe
537
1.1K
1.8K
42.9K