
hakan karagöz
164 posts



Aynen öyle cücüllatam çok Doğru tespit. Herkese nasip olmaz. Insan kendisinin tertemiz ve mis gibi olduğunu bildiği zaman işte böyle salınarak giriyor her kapıdan içeri çooook şükür. Sonuçta iki tık fazla alayım diye insanların hayatlarını hiçe sayarak haber yapanlar için de bizim bir serzenişimizin olması çoook normal . esas anormal olan Bunu sanki dev bir mağduriyete çevirip inlemeniz tek lafla hüzün kapladınız az daha eleştirilseniz ne olacaksınız acaba. @cuneytozdemir





















NOT BABY JOKIC. CALL HIM DADDY ŞENGÜN. #EuroBasket

Basın tarihimize biraz bakınca ben de sevgili Deniz gibi düşünmeye başladım. Ve aslında soruların başına, yorum eklemenin kökeninin Osmanlı'ya kadar uzandığını ögrendim. Aslında bu bir Türk geleneği. Osmanlı’dan Cumhuriyet’e, Tanzimat basın geleneğimiz hep “yorumla başlayıp soruya bağlamak” üzerine. Yani bu 150 yıllık bir gelenek. Kökeninde ise tarihte gazeteciler, toplumda hep 'Aydın kişi' olarak sınıflandırılmış. Bu yüzden de soru sordukları kişinin verdiği cevap kadar, soran kişinin konu hakkında yorumu da merak edilmiş. Bu nedenle de yapılan işlerde batılılar gibi nesnel sorular sorulması istenmemiş ve yorumla başlanması talep edilmiş. Bu zamanlarda yorumun abartıldığı kesin ama batı medyasının temsilcilerinin sadece soru isteklerine karşılık, 150 yıllık alışkanlıktan vazgeçmemek gerektiği düşüncesindeyim.












